comScore

Galatasaray Galatasaray

Galatasaray için Falcao, vizyon transferi mi?

24 Temmuz 2019, Çarşamba 20:54
Galatasaray için Falcao, vizyon transferi mi?

Galatasaray'ın transfer hedefinde olan Radamel Falcao'yu FutbolArena yorumcusu Sinan Yılmaz değerlendirdi.

FutbolArena - Spor Toto Süper Lig ekiplerinden Galatasaray'ın birinci ana gündem maddesi Kolombiyali golcü Radamel Falcao'nun transferi. FutbolArena'dan Sinan Yılmaz, Galatasaray'ın olası Radamel Falcao transferini artıları ve eksileri ile değerlendirdi.

"DÜNYANIN EN İYİ BİTİRİCİSİ" 
Radamel Falcao, 23 yaşında River Plate'ten Avrupa'ya Porto'ya adım attığında Avrupa futbolunun en büyük golcülerinden biri olabileceğini kısa sürede gösterdi. İlk sezonunda 34 gol atıp 10 asist yaparken esas patlamayı ertesi sezon yaptı ve ligde 16, şampiyon oldukları Avrupa Ligi'nde ise 17 gol attı. Hulk ile mükemmel bir ikili olmuşlardı. Toplamda o sezon 38 gol ve 7 asisti vardı. Bu müthiş iki sezonun ardından Avrupa'nın devlerinden birine gideceği barizdi. Gittiği takım da Atletico Madrid oldu. 

Bence Atletico doğru bir adresti. 25'inde oraya geçti ve kendisi gibi yükselen bir kulüp olan Atletico ile mükemmel bir uyum yakaladı. Hem boyuna göre boğa gibi güçlü, çalışkan olan hem de öldürücü bir bitirici olan Falcao, Simeone futbolu için en uygun golcülerden biriydi. Zaten Simeone'de ondan sonra yine onun gibi mücadele gücü yüksek bir golcü Diego Costa ile Falcao'nun yerini doldurabilmişti. 

Atletico'da ilk sezon 36 gol, 6 asist. 2. sezon da 31 gol ve 3 asist yaptı. Farkındaysanız 23 - 27 arası 4 sezon, Porto ve Atletico'daki gol sayıları 34-38-36 ve 31... Bu inanılmaz bir istikrar ve o dönemde gerçekten dünyanın en iyi golcülerinde ilk 3'teydi. İşte kariyerindeki en büyük hatayı da bence o sezon sonu yaptı.



KARİYERİNDEKİ EN BÜYÜK HATA

Ben Falcao'yu kalite olarak hep Luis Suarez sınıfında görmüşümdür. Bence yetenek olarak birbirine denk isimlerdi. Buna karşın ikisinin kariyer planlaması, iki oyuncuyu nasıl farklı noktalara getirmiştir hep örnek olarak gösteririm. Falcao 86'lı ve 27 yaşında, daha çok para için, Atletico ile La Liga zirvesine çıkmış bir golcü olarak bir alt sınıf lige gitti Monaco ile anlaştı. Luis Suarez ise 87'li ve o da 27 yaşında Liverpool'da zirveyi görünce Barcelona'yı seçti. İşte bu iki seçim farkı, iki denk oyuncunun kariyerlerinde büyük rol oynadı. Halbuki Falcao Atletico'dan sonra 27'sinde Real Madrid'e falan gitmeliydi. Biri Uruguaylı biri Kolombiyalı iki golcü en iyi 9 numara kim diye yarışmalıydı. Muhtemelen Benzema'nın çok tartışılan bitiricilik eksiği Falcao ile dolar ve Real Madrid efsanelerinden biri de olurdu.

Falcao, Monaco'da da başarılıydı. İlk devre golleri attı ama 2. yarı sakatlandı. Ertesi sene de hatasından dönüp yeniden zirveye Manchester United'a transfer oldu ama hem sakatlık dönemi sonrasına denk gelmesi hem de İngiliz futbolunun çok hızlı ve fiziğe dayalı yapısı artık 28'ine gelmiş Falcao'yu çok zorladı. Bazı oyuncular, ne kadar büyük olursa olsun bazı liglere uymuyor. Örneğin İtalya Serie A'nın asırlık tarihinin bir sezonda en çok gol atma rekoru Higuain'de ama o da Premier Lig'de yapamadı. Falcao 2 sezon Manchester United ve Chelsea'de başarılı olamayınca yeniden 30 yaşında Monaco'ya döndü ve yeniden doğdu. Artık düşüşe geçtiği düşünülüyordu ama Monaco'da yeniden golleri atmaya başladı.



"HIZI DÜŞÜYOR!"

İlk sezon 30 gol, ertesi sezon 24 gol ve geçen sezon da 16 gol attı. Artık 33 yaşında, gol sayıları düşüyor ve son Copa Amerika'da izlediğim Falcao hız konusunda da biraz daha fazla sorun yaşamaya başlıyor. Hız ve çabukluk onun mükemmel bitiriciliğini konuşturabilmesi için son derece önemli çünkü çabuk olursa şut çekecek açıyı bulabilir. Ağırlaştığında şut sayısı azalacak ve mükemmel bitiriciliğini daha az gösterebilecek. Mesela Copa Amerika'da şut sayısı oldukça düştü. Bu biraz S.O.S veren bir durum.

KAÇ YILLIK PLAN?

Falcao'nun Süper Lig için aşırı kaliteli olduğu, burada Drogba gibi fark yaratabileceği tartışılacak konular değil. Tartışılacak konu vizyon. 

Türk futbol seyircisinin yaşadığı bir paradoks var. Sürekli bir döngü halinde bunu yaşıyoruz. Ligler oynanırken, genç ve isimsiz potansiyelli futbolcuların takımlarını nasıl yukarı taşıyabildiğini hep birlikte izliyoruz. İşte 2 sezon önce tecrübeli Falcao'nun liderlik ettiği Monaco da çok genç bir takımdı ve Manchester City'i eleyip Şampiyonlar Ligi'nde yarı finale çıkınca herkesi şaşkına çevirmişlerdi. Geçen sezon da aynı bu şekilde çıkan bir Ajax vardı. Türk futbol izleyicisi bunları izleyince evet diyor bunlar gibi olmalıyız. Genç, isimsiz ama potansiyelli oyunculara yatırım yapmalıyız. İşte Onyekuru'da gördük, Marcao'da gördük, bunlar da ligimizde Galatasaray'ı şampiyonluğa taşıyan isimler oldular diyoruz. Sonra ligler bitiyor, transfer dönemi geliyor ve takımlarımıza yaşlı dünya yıldızları yazılmaya başlayınca bu kez de o dediklerimizi unutup diyoruz ki, "Drogba'da da gördük, Falcao tartışmasız fark yaratır, futbolcunun yaşı olmaz." vs vs. Bu da doğru. Paradoks da bu zaten doğruların çatışması. 

Genç bir Monaco'da tecrübeli Falcao müthiş liderlik eder, fark yaratır ama kaç tane Falcao? Muslera da 33 yaşında, Mariano da 33, Nagatomo da 32, Babel de 32, Mitroglou da 31, Selçuk da 34, Donk da 33, Adem Büyük de 31, Jimmy Durmaz da 30, Şener de 29, Feghouli ve Belhanda da 29... Kaç tane tecrübe olacak? Bunu abartınca Avrupa'nın en yaşlı ligi oluyorsunuz... 

Geçen sezon devre arasında Galatasaray 22'lik Marcao, 25'lik Luyindama ve 27'lik Diagne hamleleri yapınca bir gençleştirme görmüş ve bunu övmüştük. Üstelik bu üç hamlenin de şampiyonluğa net katkısı oldu ama devre arası yapılan doğru, bu yaz transferinde şimdiye kadar unutuldu. Bu yaz gelen transferlerin, Ozornwafor dışında tamamı tüketim transferi. Marcao, Luyindama, Diagne geleceği olan üretim transferleriydi. Şimdikilerin ise tamamı kısa dönemde 2-3 yıllık tüketmek için.




VİZYON NEDİR?

Şu an Galatasaray, Diagne'yi satabilecek de ondan gelen parayla Luyindama'yı, yeni 6 numarayı ve yeni golcüyü alacak. Aynı durumu bu kadro ile gelecek yaz da yaşamak çok muhtemel. Gelecek yaz bu yaşlı kadro Şampiyonlar Ligi'nde yarı final de oynasa, vitrine çıkarabildiği sadece Marcao ve Luyindama olabilecek. O zaman da taraftar Marcao veya Luyindama'yı satalım da hamle yapmak için para gelsin diye beklemeye başlayacak. Aynısını geçen sezonlarda Beşiktaş da yaşadı. Şampiyonlar Ligi'nde namağlup gruptan çıkma başarısı vardı ama kiralık ve yaşlı oyuncular elendiğinde vitrine çıkabilen tek isim Cenk'ti. Onun da satışı yapıldı ve gelen para doğru kullanılamayınca Beşiktaş projesi 2 senede bitti. Çünkü öyle bir başarı modeli yok Avrupa'da. Tek bir takım bile yok yaşlı yıldızları toplayıp da büyüyebilen. İşte yaşlıların ömrü bitince takım da bitiyor. 2 yıl, 3 yıl. Devamı yok. Temeli olmadığı için uzun soluklu olmuyor. 

Beşiktaş'tan önce Galatasaray da yaşadı bunları. Drogbalı dönem... 3. döneminde Terim gönderildiğinden ve 4. döneminde Terim yeniden gelene kadar Galatasaray yaklaşık 5 yıl yine kadro revizyonları ile boğuştu durdu. 

Şimdi tabi ki 2 yılda net katkı vereceğini bildiğimiz Falcao'ya 2 yıllık maaş olarak 10 milyon euro vermek yerine, risk alıp Marcao'nun santrfor halini bulmayı denemek bence daha doğru. Zira 2 yıllık değil 10 yıllık bir vizyonun varsa doğru olan bu. Türk futbol taraftarının paradokslarından biri de bu... Benfica, Porto ile neredeyse her sezon takımlarımız eşleşir. 10 eşleşmeden 8'inde tur atlayan onlar olur ve her seferinde de yine onları küçümseriz. Zira Benfica 10 milyon eurosu varsa 2 yıllık 5'erden 33'lük Falcao'ya o parayı vermek yerine 7 milyon bonservis, 1'er milyon yıllık maaşla 22'lik Falcao'yu bulmaya çalışır. Faydası kesin ama ömrü 2 yıl olanı değil, faydası kesin olmayan, riskli ama ömrü 12 yıl olan ve yeniden satılıp büyük bir ekonomik değer yaratan genci seçiyorlar. 

Galatasaray'ın da hedefi 10 yıllıksa, kadrosunda Luyindama ve Marcao'dan 2 tane değil 6-7 tane olmalı. Daha çok satıp ekonomisini düzeltmeli, güçlenmeli. Galatasaray 2000'de Avrupa'nın zirvesine böyle çıktı. Kadronun temeli 1992'de Kalli ile atılmaya başlandı ve Avrupa şampiyonluğu 8 yıl sonra geldi. Hagi, Taffarel ve Popescu gibi tecrübeli yıldızlar da vardı ama sayıları 3'tü. Geri kalan 22 oyuncu genç, potansiyelli, isimsiz yıldız adaylarıydılar. Şimdiki takımlarımızda ise genç potansiyelli yıldız adayı sayısı 3, tecrübeli yıldız 10-15 tane. Bu yüzden de takımlarımız 92-2000 arası Galatasaray gibi adım adım büyüyen, adım adım güçlenen kadrolara sahip olamıyorlar. 2 yıllık ömürleri kısa sürede biten kadrolara sahip olabiliyorlar. 

Toparlarsak Falcao 2 yıl büyük katkı verir, acayip sevdiğim bir tarzı olan çok beğendiğim bir golcü ama doğru vizyon bu değil. Eğer Falcao da gelecekse bu yaz yapılacak geri kalan transferler daha geleceğe dönük üretim transferi olmalı.

Sarı Kırmızılı takımla ilgili tüm gelişmelere Galatasaray Haberleri sayfasından ulaşabilirsiniz.

FutbolArena Haber Turu (22 Ekim 2019)

Tüm dünya liglerinde dünkü maçlar ve sonuçları.