comScore

Beşiktaş Beşiktaş

Beşiktaş'ta sezonun özeti ve Slaven Bilic

19 Mayıs 2015, Salı 05:45
Beşiktaş'ta sezonun özeti ve Slaven Bilic

Beşiktaş'ta kaçan şampiyonluğun ardından sular durulmuyor. Hedefte Slaven Bilic var. Peki ya Hırvat teknik adam gerçekten başarısız mı? İşte A'dan Z'ye Beşiktaş'ın sezon özeti. Barbaros Yıldızlı yazdı. 

FutbolArena Analiz - Spor Toto Süper Lig'de Konyaspor maçına son bir ümitle çıkmıştı Beşiktaş. Şampiyonluk olmasa bile Şampiyonlar Ligi ön elemesi değerliydi. Her ne kadar play-off son turunda Avrupa'nın devleriyle karşılaşsan bile bu yıl olduğu gibi Arsenal'i sezon başı yakalamak ile sezon ortasında yakalamak arasındaki farkı kullanarak kendini gruplara atıp kasayı doldurabilirdin. Ve tabi prestij. Olmadı. Mucize olmadığı takdirde de Beşiktaş üst üste 3. sezonunu yine 3. bitirecek. 
 
3'üncülükler karıştırılmasın! Beşiktaş 6 yıl sonra ilk kez son 4 haftaya şampiyonluk potasında girdi
 
Beşiktaş son 2 sezonda olduğu gibi mucize olmadığı takdirde bu yılı da 3. bitirecek. Taraftar da haklı olarak isyanda. Yine mi 3'üncüyüz? diye hüsran havasına bürünüldü. Belki tabela değişmiyor ama kimse unutmasın ki, Beşiktaş 6 yıl sonra ilk kez son 4 haftaya şampiyonluk potasında girdi. Üstelik en ciddi adaylardan biri olarak. 
 
Tabela görüşü yüzünden kaybedilen final
Eski üçüncülükler bugünkü üçüncülüğün eseridir
 
"Samet Aybaba da üçüncü yaptı. Bilic'in ne artısı var?" görüşü bir zahmet rafa kaldırılsın artık. Çünkü Samet Aybaba ve önceki dönemlerde Mart ayında yarışa havlu atıyordu Beşiktaş. Mart/Nisan aylarından sonra yarıştan kopmuş bir takımda baskı ve stresten yoksun vaziyette toplanan puanlarla elde edilen üçüncülüğü pek tabi kulübün malzemecisi de başarır. Esas mesele sonuna kadar götürüp, zirve yükünü taşıyarak yarıştan kopmamak. Çünkü teknik direktöre asıl o dönemde ihtiyaç var. Sonunda 1 kazanan olacağından kaybetmek de var. Yeter ki son ana kadar o yarışın içinde ol, o deneyimi kazan ve alışkanlığı elde et. Geri dönüşü olacaktır. Bilic belki finalde başarılı olamadı ama Mustafa Denizli'le yakalanan şampiyonluğun ardından hiçbir teknik direktör Beşiktaş'ı Mayıs ayına şampiyonluk yarışına dahil edemezken, Slaven Bilic en azından statsız, kısıtlı rotasyon imkanlarıyla senede 53 maç oynayarak son ana kadar 'ben de varım' mesajını verdi. Gerçek hesap sorulacak teknik direktörler 3 ay öncesinden havlu atıp Beşiktaş'a deneyim ve büyük takım olma hüviyetini kaybettirenlerdir. Eski üçüncülükler, bugünkü üçüncülüğün eseridir!
Fenerbahçe ve Galatasaray kaybettiği şampiyonlukların birçoğunda son viraj heyecanını ve deneyimini yaşadığı için bu konuda Beşiktaş'tan daha deneyimli. Bu sezon da Galatasaray son dönemeci iyi oynamasa da daha derli toplu ve olgunlukla döndü. 
6 yıldır Mayıs ayına şampiyonluk potasına girilemediği için siyah beyazlılar zirve alışkanlığından, stresinden, heyecanından ve yükünden yoksun kaldı. Bu sezon tüm olumsuzluklara Bilic'le son 4'lü finale kadar iyi götürüldü, tüm vizelerden geçildi ama final sınavında çuvalladı takım. Çünkü:
* 6 yıldır bu camia Mart, bilemedin en kötü Nisan ayında beyaz mendili sallar, sezonu kapatırdı. Zirve yükü, heyecanı ve en önemlisi alışkanlığı unutuldu. 
* 6 yıl sonra bu sezon ilk kez Mayıs ayında "kim şampiyon olacak?" sorusunun şıkları arasında Beşiktaş'ın da ismi geçiyordu. 
* 6 yıldır bu isim sadece sezon başında şıklar arasındaydı. Mart veya Nisan'da da üstü çizilirdi. 
* 6 yıldır Mayıs ayında rakipler şampiyonluk hesapları yaparken, Beşiktaş taraftarı daha Nisan ayında yeni sezon için transfer düşünüyordu. 

 
Dolayısıyla tüm bu heyecanın üstüne binen yükü ve stresi ne yönetim, ne futbolcular ve en önemlisi Bilic de kaldıramadı. Final sınavı Akhisar maçıydı. O maçta da iki pas yapamayıp eli ayağı zangır zangır titreyen futbolcular kenara baktığında telaşlı ve sürekli olarak 4. hakemle dalaşan bir Bilic görünce, hocanın kenardaki gergin ve heyecanlı tavrı sahaya yansıdı. Öğrenciler de sınıfta kaldı. 
 
Bilic'e saygı duyulması gereken mücadele koşulları
 
* Ezeli rakiplerinden sezonu 1.5 - 2 ay erken açtı Beşiktaş. Galatasaray ve Fenerbahçe ilk resmi maçını Ağustos sonunda oynarken, Beşiktaş Temmuz sonunda oynadı. Bu da birçok takımda sezon ortasında ve sonlarına doğru fiziksel düşüş doğurur. 
* 2014/2015 sezonunda en fazla maç oynayan takım Beşiktaş oldu. Şu anda rakiplerinden 10 maç fazla. Üstelik kısıtlı rotasyon imkanı, sık seyahat programı ve iç saha avantajını kullanamadan. Bazı dönemler 1 haftada 2 farklı ülkede 3 şehir gezdi takım. 
* Tüm bu koşullar altında şu anda 1 sezonda neredeyse Premier Lig'in top takımlarıyla aynı sayıda maç yapan Beşiktaş, Fenerbahçe'nin haftada 1 maç yaptığı ve Galatasaray'ın da yarı dönem Avrupa macerasından sonra sadece lige odaklandığı bir sezonda son 4 haftaya şampiyonluk potasında girdi. Hem de 6 yıl sonra ilk kez. 
 
Evet. Son resime bakılırsa Bilic başarısız. Hırvat teknik adam yüzünden çok maç ve hatta şampiyonluğu kaybetti Beşiktaş. Ancak biraz da hem kazandırdıklarına, hem de mücadele ettiği koşullar göz önüne alınıp da son ana kadar takımı yarışta tutmasına bakarak, en azından bu sezon için sadece final sınavlarına endeksli Slaven Bilic'e not vermek haksızlık olur. Pek tabi futbolda sonuç önemlidir. Bilic'in düştüğü durum bu anlamda 89 dakika harika kurtarışlara imza atan bir kalecinin 90. dakikada hatalı gol yemesinden farklı değil. Hiç değilse güzel hatırlansın, güzel veda edilsin ve emekleri hiç edilmesin! Kalkıp da Samet Aybaba ve Yılmaz Vural seviyesine kadar düşürülmesin!
 
REÇETE
 
Belli ki Bilic'le yola devam edilmeyecek. Karanın doğru ya da yanlış olduğunu ise yeni gelen teknik direktörün performansı belirleyecek. Çünkü Beşiktaş'ın ne kadar yetenekli olursa olsun zirve yükünü taşımayacak kadar güçsüz ve kırılgan bir kadrosu var. "Kim gelirse gelsin bundan daha kötüsü olmaz" bakış açısı gün gelir Slaven Bilic'i de aratır. Bu kadro 2 yıldır Bilic'le belirli bir mesafe kat etti. Bu sezon da özellikle Avrupa'da level atladı. O yüzden yönetimin ince eleyip, sık dokuması gerekiyor. Hem hoca, hem de öğrencileri finalde acemi kaldığı için Bilic'in yerine gelecek teknik direktörün önce takıma belirli bir olgunluk kazandırması gerekiyor. Teknik çareler ise belli. Beşiktaş'ın ön tarafı her türlü sezonu götürür. O yüzden öncelikli ihtiyaç kalifiye iki bek ve bir stoper. Mümkünse de artık ismi belli olan bir kaleci. Şampiyonluğu hedefleyen bir takım sezona as kalecisiyle başlayıp 3. kaleciyle bitiriyorsa ve 3 kalecide de 'işte gerçek kalecimiz' deniliyorsa sıkıntı var demektir. Evet, Günay potansiyeli yüksek bir izlenim veriyor ama eğer şampiyonluk hedefliyorsan senin de Muslera ve Volkan Demirel klasmanında, o deneyimde bir kaleciye eldiveni giydirmen gerekiyor. Birkaç maçlık iyi performansıyla tıpkı Oğuzhan Özyakup gibi 23 yaşındaki Günay'ın omuzlarına da bütün yükü bindirirsen onu da kaybedersin. Günay'a her türlü güven, hazır kıta beklet ama önce gerçek bir deneyimle takımını güvenli eldivene teslim et. Tabi her şeyden önemlisi Beşiktaş'ın artık bu sezon olduğu gibi son ana kadar yarışın içinde olup zirve alışkanlığı kazanması gerekiyor. Unutulmasın ki, Beşiktaş son şampiyonluğunda Sivasspor'la çekişti. Tarihinde ilk kez bu hissiyatı yaşayan bir takıma karşı yani. Dolayısıyla her sezon 3 ay önceden yarışa havlu atan bir takım olgunluk, deneyim, büyük takım olma hüviyetini kaybeder ve tıpkı bu sezon olduğu gibi son dönemeçte ligin sıra takımları karşısında bile heyecanına yenik düşüp, çuvallar. 
 
Analiz: Barbaros Yıldızlı

ARKADAŞINI GETİR 50 TL BİLYONPUAN AL!