comScore

FutbolArena TV

Viv Anderson'dan FutbolArena'ya Açıklamalar | "Türkiye Maçını Çok İyi Hatırlıyorum"

08 Mayıs 2020, Cuma 20:48

Gazeteci Alp Ulagay, İngiliz Milli Takımı'nın eski futbolcularından Viv Anderson ile FutbolArena için bir röportaj gerçekleştirdi.

Viv Anderson İngiltere'de milli takımda oynamış ilk siyah oyuncu olarak nam salmıştır. Ancak eski milli oyuncunun Türkiye için farklı bir yeri var. 1984'te İstanbul'da Türkiye'nin aldığı 8-0'lık tarihi yenilgide İngiltere'nin son golünü atmıştı. Uzun ve parlak oyunculuk kariyerinden sonra kısa süre teknik direktörlük de yapan Anderson ile Manchester'da buluştuk ve o meşhur milli maçtan, ırkçılıktan, Alex Ferguson'dan, İngiliz futbolundan konuştuk
 
8-0'LIK MAÇ VE TÜRKİYE
 
1984'te Türk Milli Takımı'na karşı çok meşhur maç oynadınız. Hatırlıyor musunuz?
- 8-0 kazanmayı başardık! İyi hatırlıyorum.
 
İstanbul'a varışınızdan önce herhangi bir özel tavsiye verdiler mi size?
- Türk taraftarların çok tutkulu olduğunu söylemişlerdi bize. Kaldığımız otelin dışında gece boyunca sürekli gürültü yaptıklarını hatırlıyorum. Uyumakta zorlandık. O zamanlar bize çok hasmane davrandıkları doğruydu. Ama maçı çok iyi hatırlıyorum çünkü İngiltere için pek fazla gol atmadım. O gün ise sekizinci golü ben attım. Ayrıca Bryan Robson'a bir gol attırdım, bir tane de Tony Woodcock'a attrdım. Bu sebeple maçı çok çok iyi hatırlıyorum.
 
O zamanki Türk takımı hakkında bir fikriniz var mıydı?
- Hayır, Bobby Robson o sırada Teknik direktörümüzdü. Yani müteveffa Bobby Robson. Türk takımında kimin oynayacağı ve diğer bilgiler hakkında küçük bir dosyamız vardı. Ama hiçbir maçlarını seyretmemiştik. O günlerde rakipleri ve bunun gibi şeyleri izleyebileceğimiz video henüz yoktu. O gün iyi bir futbol oynadık. Rakipten ziyade biz çok daha iyi bir takımdık. Erken bir gol attıktan sonra da kolayca oyuna hakim olduk. Açıkçası 8-0'lık skor da maç boyunca nasıl hakim olduğumuzu gösteriyor. O zaman rakibin ne yapacağını pek bilemiyorduk. Çok iyi bir maç çıkardık, mesela Ray Wilkins'in de o gün çok iyi oynadığını hatırlıyorum. İstanbul gibi bir deplasmanda erken gol attığınızda bu işi kolaylaştırıyor.

O gün oyunun gidişatına şaşırdınız mı?
- Evet, sanırım erken bir gol attık. Bryan Robson erken bir gol attı. Bundan sonra peş peşe goller geldi. John Barnes o gün iki gol atmıştı. Biri arka direğe çarpıp girmişti. Birini de sağ ayağıyla attı. John Barnes sağ ayağıyla gol atmışsa iyi bir gün geçiriyorsunuz demektir! Robson üç, Woodcock iki gol attı. Sonra John Barnes o iki gol attı. Bir golü de ben attım.
 
Maçın görütülerine bakınca attığınız golden sonra çok mutlu görünüyordunuz. İngiltere milli takımı için ilk golünüzdü bu. Toplam 30 milli maçta da sadece iki gol attınız. Sizin için ne ifade ediyordu?
- Milli takımda oynamaktan zaten mutluydum, İstanbul'daki deplasman maçında gol atmak da benim için büyük bir başarıydı. Tony Woodcock'a ve Bryan Robson'a attırdığım gollerden sonra bir tane de kendim atsaydım harika olacaktı. Ön direkte birisi topu aşırdı ve ben de boş kaleye kafayı vurdum. Sanıyorum top kornerden gelmişti. Ülkeniz için gol atmak büyük bir onur, büyük bir ayrıcalık gerçekten.
 
O dönemde Türkiye, Malta ve Lüksemburg gibi Avrupa'nın en küçükleri ile aynı seviyedeydi. O zamandan beri Türk futbolu çok gelişti. Bugünlerde Türk futbolu hakkında bir düşünceniz var mı?
- Tatillerim için her yıl Türkiye'ye gidiyorum. İki-üç hafta oradayım. Geçen senelerde Türkiye'de Robin Van Persie'nin oynadığını gördüm. 8-0 kazandığımız günden bu yana bir çok çok gelişti Türk futbolu. Sanırım Dünya Kupası'nda yarı finale çıktılar değil mi? Santraforunuz Hakan Şükür'ü hatırlıyorum. Gerçekten çok iyi bir oyuncuydu. Türkye çok gelişti, yarı finallere çıktılar. Şimdi yeniden takım kuruyorlar. Bazı iyi oyuncularınız var. Leicester'deki delikanlı, Çağlar Söyüncü gerçekten iyi bir oyuncu. Tüm Avrupa'da iyi oyuncularınız var. Taraftarların da çok fanatic olduğunu biliyorum. Türkiye'de birçok maça gittim, mesela Fenerbahçe'yi izledim. Yakından gördüm bunu.

VİDEO ÖNERİLERİ