comScore

Türkiye - İsveç maçı köşe yazıları: "Lucescu bu senin eserin"

18 Kasım 2018, Pazar 10:14
Türkiye - İsveç maçı köşe yazıları:

Türkiye'nin İsveç'e 1-0 mağlup olarak küme düştüğü maç hakkında gazetelerde kaleme alınan köşe yazılarını derledik.

FutbolArena - Türkiye, UEFA Uluslar Ligi B Ligi 2. Grup son maçında İsveç'e 1-0 mağlup olarak küme düştü. Uluslar Ligi'nde C Ligi'ne düşen milli takımımız ve teknik direktör Mircea Lucescu, spor yorumcuları tarafından ağır şekilde eleştirildi. Türkiye'nin İsveç'e 1-0 mağlup olarak küme düştüğü maç hakkında gazetelerde kaleme alınan köşe yazılarını derledik.
 

Türkiye - İsveç maçı spor yazarları yorumları


Turgay Demir (Fotomaç)

Son derece iyi bir jenerasyon kötü bir teknik adamla harcandı, harcanıyor.
Çağlar, Zeki, Hakan, Cengiz, Okay, Cenk ve diğerleri hiç fark etmez; hangisini, hangi futbol ölçeğiyle ölçerseniz hepsi İsveçli rakiplerinden daha yetenekli ve daha kaliteliler.

Ancak gelin görün ki küme düşen biz olduk! Yazık... Artık C Ligi'ndeyiz...

Kim bilir belki bu bile iyi bir haberdir! Bakarsınız Mircea Lucescu ile D Ligi'ne de gideriz. Olmaz demeyin, bu gidişle olabilir.

İsveç'i ilk maçta 2-0 geriden gelip yenmiştik. Bu kez farklı kazanacağımız pozisyonlar bulduk ama asla organize değildik. Bireysel yeteneklerle yakaladık pozisyonları.

Cengiz maçın hemen başında girdi, vurdu dışarı gitti. Gol olsa, yine bireysel yetenek diye başlardık ama bu defa size başka bir hikaye anlatabilirdik!
İsveç ilk maçtan ders almış, biz almamışız. Onlar beklediler, kanatları kapattılar, şut pozisyonu vermemek için göbekte de son derece kalabalık ve organizeydiler.

Sağdan Cengiz topu aldığında iki kişi başında,

Hakan ona keza.

Ortada Cenk yalnız, Yunus ise kayıp.

Bu manzarayı görüp çözüm üretmek gerekirdi yapamadık.

Ne sahadaki oyuncularımız maçın kötüye gittiğini fark edip farklı davrandılar, ne de kenardaki teknik adam.

Sonuç olarak, bir galibiyet alarak ikinci olup farklı hayaller kurabileceğimiz bir grupta kabusu yaşadık.

Yazık oldu...

Maalesef futbolda, kulüp ya da Milli Takım fark etmiyor ve attığımız taş ürküttüğümüz kurbağaya değmiyor!

Levent Tüzemen (Sabah)

Milli takımın, C Ligi'ne düşmesi Lucescu'nun eseridir. Her maça ayrı kadro ile çıkan Lucescu'nun felsefesi Nasrettin hocanın 'Ya tutarsa' diyerek göle maya çalmasına benziyor. Milli takımın belirgin bir oyun sistemi ve saha içi aklı yok. Her oyuncu, bireysel becerileri ile ön plana çıkmaya çalışıyor. Çünkü birbirleri ile oynama alışkanlıkları yok. Cengiz Ünder, tek başına milli takımı sırtlamaya çalışıyor. Milan'da bulamadığı özgürlüğü Hakan Çalhanoğlu milli takımda uyguluyor.

İsveç, takım olarak sahaya mükemmel yayıldı ve hatasız bir alan savunması uyguladı. Biz ise Yunus Mallı ve Hakan Çalhanoğlu ile yakaladığımız pozisyonları değerlendiremedik ama bu atakları tamamen bireysel beceri ile geliştirdik. Lucescu, maçı ayakta izledi ama müdahale etme konusunda geç kaldı. Göbekte Mahmut-Okay fizik olarak ezilip, oyunu yönetemediler. Lucescu, Mahmut'u oyundan geç aldı. Bazı futbolcular kulüp takımlarında kötü olabilirler ama milli takım onlar için diriliş olur. Ben Oğuzhan'ın hiçbir milli maçta kötü oynadığını görmedim.

İsveç'teki ilk maçı geriden gelip kazanırken Emre Akbaba, Serdar Gürler ve Cenk ön plana çıkmıştı. Dün Emre sakat ama Serdar ve Oğuzhan kulübedeydi. Cenk'in Beşiktaş'taki başarısında Oğuzhan'ın büyük payı vardı. Lucescu, bunları akıl edemeyecek kadar milli takımdan kopuk yaşıyor. Ömer Bayram, milli takımda yakaladığı yükselişini Galatasaray'da sürdürüyor. Şimdi Ömer varken Hasan Ali ile başlamak tam bir akıl tutulması. Kötü oynayan Okay'ın aptalca yaptığı penaltıdan sonra Lucescu'nun hamlelerine bakalım: Oyuna girenler; İrfan Can Kahveci, Oğuzhan Özyakup ve Ömer Bayram. Çıkanlar; Mahmut, Hasan Ali ve Yunus Mallı. Bu milli takımın büyük turnuvalara katılmasını beklemek hayal olur. Tecrübeli isimlere sırtı dönmek tamamen hatadır.


Serdar Ali Çelikler (Habertürk)

Şimdi sonuç şu: Türkiye, Uluslar Ligi'nde 1 galibiyet 3 mağlubiyet alarak B liginden C ligine düştü. Basit eleştiri şu: Lucescu ile olmaz.. (Gerçeklik payı var) Basit savunma da şu: Avrupa'nın en genç takımlarının başında geliyoruz, öğreneceğiz.. (Gerçeklik payı var ama bence çok az)

Şimdi gelelim neden ikilemler milli takımı dediğime.. 

▪BİRİNCİ İKİLEM:

Açık konuşalım; hepimiz şu ikilemdeyiz:

A-) Bu ekipten daha yetenekli oldukları kesin olan, ama daha öncesinde yaptıkları yanlışlarla; çeteciliklerle meşhur bir takım 'yaramaz adamlar'la oynamalıyız.. Bu durumda belki bir kaç turnuvaya katılabiliriz. Ama en azından C Ligi'ne düşmez B Ligi'nde kalırız. 

B-) Aman kardeşim, bu 'adamsın' familyasından gelecek hayır Allah'tan gelsin. Bu genç ve sempatik ekip oynasın... Sonuçlar şimdilik çok da önemli değil.. Almanya da küme düştü sonuçta.. 

☆☆

Bu birinci dilemma kesin olarak hepimizin konuştuğu konular. Benim tercihim B şıkkı. Futbol dünyasının da en tepeden aşağı doğru bu fikirde olduğunu sanıyorum. Gelelim ikilem dışı gerçeğe.. Santrforumuz ve birinci stoperimiz yok. Kalecimiz zaten yok. Gerçekçi olup Çalhanoğlu'nun da ayda yılda bir gol atabilen bir oyuncu olduğunu kabul etmeliyiz. Cengiz dışında üst kalite oyuncumuz yok.

▪İKİNCİ İKİLEM:

Başlangıç kadrosunda 4 büyüklerimizde oynayan sadece Hasan Ali vardı. Serdar Aziz olsaydı sayı 2 olacaktı. Giren çıkan toplam 14 oyuncunun sadece 3'ü 4 büyüklerdendi.. 

A-) Almanya altyapısı iyi hoş da Almanya'da ya da diğer Avrupa'da yetişen oyuncularımız gerçekten "bu seviye"nin oyuncusu mu? Hayır değiller..

B-) Evet, bu seviyenin oyuncuları. Hemen hepsi yetiştikleri ülkelerden önemli takımlara gittiler. Gelişiyorlar ama bir sistem içinde değerli olan oyuncular olduklarından bizim 'sistemsizliğimizle' bu kadar oynayabiliyorlar..

☆☆

Bu ikilemde de A şıkkını işaretliyorum.. Almanya'dan yetişen oyuncularımızın birkaçı hariç bu seviyenin isimleri değiller.

☆☆

Bir çıplak gerçek var ki dün oynayan toplam 14 oyuncudan Çağlar-Okay-Zeki-Mahmut ve Cengiz dışında Türkiye topraklarında yetişen ismimiz yoksa hiç boşuna "altyapı" diye bağırmayalım. Bence Almanya'dan yetişen futbolcu alacağımıza Almanya'dan altyapı sistemi uzmanı getirmeliyiz.. 

☆☆

İlk yarıda Çalhanoğlu'nun 2; Yunus Mallı'nın 1 net pozisyonunda golü bulamazsanız, sizden kalite olarak geride olsa da düzen takımı gelip sizi yeniyor.

Ne dersek diyelim Lucescu ile devam edilmeyecek belli ki.. Ancak santrfor-stoper ve kaleci gibi çok kritik 3 mevkii için bir çırpıda isim sayamıyorsak (familyacılar hariç) teknik direktör dışında da birçok eksiğimiz olduğunu kabul etmeliyiz.

C Ligi'nden B Ligi'ne çıkarız çok sorun değil. Ama 2020 elemeleri için pek şanslı görmüyorum takımımızı..

Son dakika Milli Takım Haberleri için FutbolArena'yı takip edebilirsiniz.

Futbolrena Haber Turu (17 Eylül 2019)


Canlı iddaa sonuçları için tıklayın.