comScore

Trabzonspor Trabzonspor

Türk futbolunun efsane ismi Özkan Sümer hayatını kaybetti

22 Aralık 2020, Salı 09:30
Türk futbolunun efsane ismi Özkan Sümer hayatını kaybetti

Türk futbolu ve Trabzonspor'un efsane isimlerinden Özkan Sümer hayatını kaybetti.

FutbolArena - Türk futbolu ve Trabzonspor'un efsane isimlerinden Özkan Sümer, bir süredir tedavi gördüğü hastanede 80 yaşında hayatını kaybetti. FutbolArena olarak Özkan Sümer'e Allah'tan rahmet, yakınlarına, sevenlerine ve tüm futbol camiasına başsağlığı diliyoruz.

Özkan Sümer'in vefatıyla ilgili Türkiye Futbol Federasyonu'ndan açıklama yapıldı. Açıklamada şu ifadelere yer verildi:
"Türk futbolunun efsane ismi, A Milli Takımımızı bir dönem çalıştıran, Trabzonspor'un eski futbolcu, teknik direktör ve Başkanlarından Özkan Sümer'in bir süredir tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybettiğini derin bir üzüntü ile öğrenmiş bulunuyoruz.

20 Kasım 1940 Trabzon doğumlu olan Özkan Sümer, Bordo-Mavili takımda futbol oynadı, uzun yıllar teknik direktör olarak çalıştı. Birçok kademede görev yaptığı Trabzonspor Başkanlığını da yapan Sümer, 1980 yılında A Milli Takımımızın teknik direktörlüğü görevinde de bulundu. Birçok takımda Türk futboluna unutulmaz katkılar sağlayan tecrübeli futbol adamı birçok ismi futbolumuza kazandırdı.

Özkan Sümer'e Allah'tan rahmet; ailesi, sevenleri, Trabzonspor Kulübü ve futbol camiasına başsağlığı diliyoruz."

TRABZONSPOR'DAN BAŞSAĞLIĞI MESAJI

Bordo-mavili kulüp de efsane ismi Özkan Sümer için başsağlığı mesajı yayımladı. Mesajda, "Eski futbolcumuz, eski başkanımız, şampiyon teknik direktörümüz, eski Futbol ve Altyapı Genel Koordinatörümüz, Divan Kurulu Üyemiz, İstişare Kurulu Başkanımız ve TÜFAD Onursal Başkanı Sayın Özkan Sümer'i kaybettik. Yakınlarının, sevenlerinin, camiamızın ve futbol ailesinin başı sağ olsun" denildi.


Özkan Sümer kimdir?


1940 doğumlu olan Özkan Sümer, lise eğitimini Trabzon'da tamamladı. Ortaokul yıllarında başladığı futbolculuk kariyerine, 1967'de Trabzonspor'un kurulmasıyla bordo mavili formayı sırtına geçirdi. Futbolculuk kariyerinin ardından teknik direktör olarak 1978 yılında Trabzonspor'un başına geçti. Bordo mavililer, Özkan Sümer ile birlikte 1978/79 ve 80/81 sezonunda şampiyonluklara uzandı. Özkan Sümer, 1983-84 sezonunda Galatasaray'ı da çalıştırdı. Efsane isim ayrıca Denizlispor, Samsunspor ve Konya Mobellaspor'da da birer yıl teknik direktörlük yaptı. Özkan Sümer, 2001 yılında ise Trabzonspor'un başkanlığına seçildi ve iki yıl bu görevi sürdürdü.



"KAĞITTAN TOPLAR YAPAR, TENEKE KUTULARLA OYNARDIK"

"Benim çocukluğumda ortamımız futbola çok uygundu. Mahalle dediğimiz, sokak dediğimiz şey, o zaman bizim çocuk olarak oynayabileceğimiz veya çevre bulabileceğimiz bir imkan sunuyordu bize. Trabzon'da çocukların futboldan kopuk olması söz konusu değildi. İlk başladığımız zaman top bulma güçlüğü vardı sadece. Kağıttan toplar yapar ya da teneke kutularla futbol oynardık. Okul hayatı da öyleydi. Ortaokula başladığım yıl, İdmanocağı'nda da futbola başladım. İlk zamanlar kaleciydim. Devamlı büyüklerle maça çıkıyorduk ve onların şutları falan beni biraz hırpaladı. Sonra pozisyon değiştirdim ve savunma oyuncusu oldum. Zaman zaman forvet oynasam da asıl yerim savunmaydı. 1967'ye kadar da İdmanocağı'nda oynadım ve o yıl Trabzonspor kurulunca oraya geçtim. Trabzonspor'da ilk yıllar çok sancılıydı. 2'nci Lig'de mücadele ediyorduk ve bir an önce 1. Lig'e çıkmayı hedefliyorduk. Transferler, oyuncu almalar vermeler falan 7 yıllık böyle bir çaba sonuçsuz kaldı ve üzücü sonuçlar oldu. Nihayet 7 yıl sonra Trabzonspor kendi gerçeğine döndü. Kendi özgünlüğü içinde kendi oyuncularıyla onları bir araya getirdi ve o potansiyeli etkinleştirerek de 1. Lig'e çıktı. Çıkar çıkmaz da fark edilir bir performans ortaya koydu ve sonraki yıllarda da şampiyonluklar ve kupalar geldi." (AA)

"TARAFTARLIK KOŞULSUZ BİR SADAKATTİR. ŞİMDİ MÜŞTERİ VAR"

"Taraftar dediğimiz şey geçmişte her şeye rağmen böyle sadakat üzerinde düşünülürdü. Yani kulübüne herkesin kolaylıkla yapacağı tanımlamayla söyleyeyim, taraftarlık koşulsuz bir sadakattir. Şimdi müşteri var, müşteriden bahsedebiliriz. Talep ediyor, istiyor. O zaman talep malep yok. Dediğim gibi koşulsuz olarak sadakat. Şunu al diyor, bunu al diyor, oyuncu al diyor, yönetim değişsin diyor, hoca değişsin diyor. Şunlar yapılsın diyor .Yani tamamen müşteri haline gelmiş. Müşteri memnuniyeti de çok farklı bir şeydir ve memnun ettikçe yeni bir memnuniyetsizlik ortaya çıkıyor. Yani, kulüp kurumsal anlamda bir yapıya kavuşmadığı takdirde o müşteri memnuniyeti egemen olur. O memnuniyeti de besleyen medya olur çünkü o da o müşteriyi iyi tutmak zorundadır ve bu birleşme veya bu ilişki ve etkileşim sonunda işte ihtiyaç duyulan doğru bir kulüp yapısını ve yönetimini ortaya çıkarmaya en büyük engel ne yazık ki." (AA)

"FUTBOL, SAVAŞIN BARIŞIDIR"

"Futbol, herkesin herkesle iletişim kurabileceği ortak bir şenliktir. Bir coşkudur, bir birleşmedir ama geneline, küresel olarak baktığımızda Brezilya'dan tut işte İngiltere'ye kadar bir kimlik ve kültür değeri üzerinde insanların bir araya gelmesi ve bir coşku yaşaması, bir neşelenmesi veya bir şeyi kaybettiği zaman müşteri üzülmesi gibi bir bütünlüğü gerektiriyor, bir bütünlük. Evrensel tanımında futbolda ne var, futbol savaşın barışıdır. Spor için söylüyoruz, savaşın barışıdır. Gerçekten evrensel ilişki kurmak yönündeki bu potansiyeli hiçbir zaman böyle küçümseyemeyiz. Kalkıp da Türkiye, dünyanın diğer ülkeleriyle falan bakın bir yarışma içerisinde ve o yarışmanın kendi özgün değerleriyle yarışması gibi bir ortam ve imkan sağlıyor olması önemli bir şey. Yani futbolun en yüksek değeri, her şeyinin insana dayalı olması. Bütün malzemesi insan. İnsan, insan için kutsaldır felsefesi vardır. Futbolda da bütün değerler insan üzerinedir. İnsanları birleştirmek, buluşturmak ve etkinleştirmek içindir. Bu etkinleştirme şiddete ya da barışa dönük olabileceği gibi bir şenlik havasına dönüştüğü dönemler de olabilir. İnsanların ihtiyaç duyduğu taraf da o şenliği yaşamaktır. Zaten olayı kıymetli kılan da o şenliğe ulaşma çabası. Şenlik, her durumda, her tutumda, her ihtiyaçta veya her sonuçta ortaya çıkan bir şey değildir. Futbolda biz çoğunlukla işin teknik tarafına bakıyoruz ama bu, şenlik için yeterli değil. Teknik tarafının kıymetli olabilmesi için etik ve estetik değeri de olması lazım. Bu yok ise o teknik tarafı yetmiyor. Onunla birleşmesi lazım, onunla uyumlu hale gelmesi lazım."

Son dakika Süper Lig Haberleri FutbolArena'da!

Mert Nobre: "Atatürk sadece Türkiye değil dünya lideri"