comScore

Tottenham Tottenham

Tottenham zirvede, Arsenal krizde

09 Aralık 2020, Çarşamba 15:56
Tottenham zirvede, Arsenal krizde

Alp Ulagay, Premier Lig'de 11. haftanın notlarını derledi.

FutbolArena - Altı-yedi yıl önce Kuzey Londra'nın ezeli rakipleri Arsenal ile Tottenham'ın konumları bugünkünün tam zıddıydı. Arsenal bir Şampiyonlar Ligi takımıydı, ligde ilk 4'teki yeri sağlamdı. Tottenham ise Premier Lig'in büyükleri arasına girmeye çabalıyordu. Ancak köprünün altından çok sular aktı. Bugün iki takım tamamen farklı rollere bürünmüş durumda. 2014'ün mart ayından beri Arsenal'a sahasında kaybetmeyen Tottenham bir kez daha kazandı ve liderliğini korudu. Arsenal ise 15'inci sırada ve 46 yıldan bu yana lige en kötü başlangıcını yaptı. İşte Premier Lig'de 11. haftanın ardından önemli konu başlıkları.

HAFTANIN SAYISI
4.1 – Chelsea'nin Leeds United karşısındaki gol beklentisi (xG) sayısı. Bu sezon PL'de bir takımın yakaladığı en yüksek xG sayısı.
BÜYÜK MAÇLARIN USTASI

Kış başlıyor, fikstür çetinleşiyor, büyük rakipler geliyor ama Tottenham hâlâ zirvede. Mourinho'nun takımı iki Manchester kulübünden sonra Arsenal'ın da kilidini çok kolay açtı. İlk yarıda iki büyük yıldızları Son ve Kane'in attığı iki harika golle 2-0'ı bulan Spurs özellikle ikincı yarıda topu tamamen rakibine bıraktı, rakip kaleye hiç gitmeyi düşünmedi (0 isabetli şut) ve kendi kalesinde pek tehlike yaşamadan 3 puanı cebe koydu. Hele bir de yeni yıla lider girerlerse Mou ufaktan iddialı konuşmaya başlayabilir.

ORTA ÇOK, VURAN YOK 

2014'ün mart ayından beri Arsenal deplasmanda Tottenham'ı yenemiyor. Uzun bir süre daha da yenebilecekmiş gibi durmuyor. Pazar akşamı da ikinci yarı Arsenal oyuncuları ceza alanı içine orta yağdırıp durdu (maç boyunca toplam 36) ama o ortalara vuracak hiçbir oyuncu yoktu ceza alanı içinde. Lacazette'in cılız kafa vuruşu haricinde net bir fırsat bulamadan sahayı terk ettiler. Savunmasını geride kuran ve organize kapanan tüm rakipler Arsenal'i zorluyor. Hele bir de geriye düştüler mi maçı çevirmeleri çok çok zorlaşıyor. Zaten bu sezonki hücum istatistikleri de bir felaket. Arsenal halen PL'de en az gol atan dördüncü, en az isabetli şut bulan üçüncü ve en az gol pozisyonu yaratan takım.



SEYİRCİ DÖNDÜ, ŞOV BAŞLADI

Geçen hafta İngiltere'deki karantina uygulamaları bazı bölgelerde gevşetildi. Bu sayede Londra, Liverpool ve Brighton'da maçlara 2000'şer bin seyirci alındı. 9 Mart'tan beri PL'deki seyircili ilk karşılaşma olan Londra'daki West Ham – Manchester United maçında seyirciler maskeleriyle tribünde yerlerini aldı. Keza Chelsea – Leeds United maçında da 2000 bin seyirci gürültü koparmayı başardı. Belli ki teknik direktörler de seyircileri özlemiş. Mesela Tottenham kazanınca Mourinho bu sezon ilk kez iki yumruğunu hava kaldırarak tribünleri selamladı. Klopp ise Kop tribünündeki seyircilerin çağrısıyla o çok alıştığımız yumruk şovunu yapmayı ihmal etmedi.

LIVERPOOL'UN EVİNDE ACIMASI YOK

Bu sezon deplasmanda beklenmedik puanlar kaybetti Liverpool. Ancak evinde tam bir canavar kırmızılar. Anfield Road'da altıncı maçlarını da kazandılar. Wolverhampton 25 dakika kadar direndi ama Coady'nin hatası ve Salah'ın golünden sonra maçın tek hâkimi vardı. Üstelik Liverpool'un sahaya Jones ve Williams gibi tecrübesiz isimlerle çıktığını da hatırlatalım. Ama sahaya yayılışları ve pas alışverişleri harikaydı her zamanki gibi. Dördüncü gol öncesi yaklaşık 2.5 dakikada 58 pas yaparak Wolves'un adeta başını döndürdüler. Anfield'da onlardan puan almak yine çok zor olacak.

PEP'İN 700'ÜNCÜ MAÇI

Manchester City, Fulham'ı ağırladığı maçta çok tatmin edici bir oyun oynamasa da 2-0'lık net bir galibiyet aldı. Bu aynı zamanda Pep Guardiola'nın teknik direktörlük kariyerindeki 700'üncü, City'nin başındaki 250'nci maçıydı. Kariyerinde yüzde 72.4'lük başarı yüzdesi yakalayan Pep, maç öncesi basın toplantısında 700 maç daha kulübedeyim demişti. Ama BBC mikrofonlarına da “7 bin maça daha çıkıp emekli olacağım” diye espri yapmaktan da geri kalmadı.



GERİLİM USTASI MAN UNITED

Bu sezon Manchester United'ın her maçı adeta bir gerilim filmine benziyor. Maçların önemli bir bölümünde zorlanıyor, sonra bir şekilde toparlayıp kazanıveriyorlar. İşte üst üste ikinci hafta ilk yarısında döküldükleri bir maçı ikinci yarıda çevirmeyi başardılar. Fernandes'in girişi, Mata'nın katkısı ve golcülerin vuruşlarıyla Londra'dan 3 golle döndüler. Ancak bu sezon 10 maçın 8'inde olduğu gibi skorda geriye düşme sorununa bir çare bulmaları gerekiyor artık. 

DİREK KIRDIRAN GOL

Leicester City, Sheffield deplasmanında çok zorlandı. Öne geçmelerine rağmen hemen beraberlik golünü yemeleri, ikinci yarı maruz kaldıkları Sheffield baskısı derken sıkıntılı bir maç sonu oldu. Ancak 90+1'de tecrübeli golcü Vardy o hep istediği paslardan birini alıp savunmanın arkasına sarktı ve güzel bir plaseyle galibiyet golünü attı. Sonrasında gole öyle bir sevindi ki Vardy, sahanın sol köşesine doğru koştu, yerde kayarak korner direğini bir tekmeyle paramparça etti. Bu hareketle sarı kartı gördü görmesine ama pek de mutsuz değildi doğrusu.

MOYES'U ÇILDIRTAN AN

West Ham United maçının 65. dakikasında Manchester kalecisi Henderson'ın kendi ceza alanı dışına çıkarak yaptığı uzun ve kavisli vuruş daha havadayken ev sahibi takımın teknik direktörü David Moyes itiraza başlamıştı bile. Çünkü top yaklaşık 10 metre yüksekteyken taç çizgisinin dışında gibiydi. Moyes, el kol sallayarak canhıraş bir şekilde hakemi ve yardımcısını uyarırken oyun devam etti. Sanki o verilmeyen tacın dönüm noktası olacağını top daha havadayken görmüştü. Bir de o top gidip Pogba'nın ayağından beraberlik golü olarak West Ham kalesine girmesin mi! VAR da pozisyonu inceledi ama anladık ki taç çizgisini boydan boya çeken bir kamera yok statta. Muhtemelen çizginin dışından kavis alan bir topla Manchester United maça döndü, Moyes da çıldırdığıyla kaldı. 



GİZLİ GOLCÜ ZOUMA

Chelsea'da işler yoluna girdi. Ciddi bir şampiyonluk adayı Maviler. Az gol yiyorlar, son haftalarda bol bol da atıyorlar. Üstelik bu sezon bir de gizli golcüleri var: Kurt Zouma. Fransız stoper Premier Lig'de forma giydiği ilk altı sezonda sadece 4 gol atabilmişti. Bu sezon şimdiden 4 gole ulaştı bile. Daha önce de Brighton, Crystal Palace ve Burnley'ye kornerden birer gol atmıştı. Leeds United maçında da yine kornerden gelen topa vurduğu kafayla skoru 2-1 yapan golü attı. Belli ki rakiplerin özellikle duran toplarda onu marke etmek için en iyi savunmacılarını kullanmaktan başka çaresi yok.

SPEEDY ZAHA

Crystal Palace'ın yıldız forveti Wilfried Zaha her yaz başka takım transfer olmak istediğini beyan eder. Bu transfer olmayınca birkaç maç surat asar. Can sıkıntısı geçince de takımı sırtlar götürür. Bu sezon da Zaha tam anlamıyla sırtlamış götürüyor Palace'ı. WBA gibi zayıf bir rakip bulunca tam anlamıyla döktürdü. Sürekli ceza alanına girmek için fırsat kolladı. Altı şut attı ki bunların ikisi bu sezonki 6'ncı ve 7'nci golleri olarak filelere gitti. Bir vuruşunu Furlong kendi kalesine yolladı. Zaha bu kadar etkiliyken Crystal Palace'ın küme düşme endişesinden uzakta rahat bir sezon geçirmesi de yüksek ihtimal.

Alp ULAGAY

Son dakika Premier Lig Haberleri FutbolArena'da!

Mert Nobre: "Atatürk sadece Türkiye değil dünya lideri"