comScore

Beşiktaş Beşiktaş

Süper Lig'de haftanın hakem raporu

19 Ağustos 2015, Çarşamba 15:47
Süper Lig'de haftanın hakem raporu

Eski hakemlerden Murat Fevzi Tanırlı geçtiğimiz haftanın hakemlerini değerlendirdi.

FutbolArena Analiz - Spor Toto Süper Lig'de 1. haftayı geride bıraktık. İlk haftada hakem kararları tartışılmaya başlandı. Eski hakemlerden Murat Fevzi Tanırlı 1. haftada hakemlerin sergilediği performansları değerlendirdi.

GENÇLERBİRLİĞİ-Ç.RİZESPOR  (Hakem Alper Ulusoy)

Hakem maçın genelinde, penaltı pozisyonu da dahil olmak üzere gayet iyi bir yönetim gösterdi. Ancak son pozisyon maçın içinde dikkatlerden kaçsa da sonrasında çok tartışılacaktır.
 
Oyun Kuralları Kitabı, 12.Kural, Fauller ve Fena Hareketler, Disiplin Cezaları 38. Sayfa  der ki:
 
“Bir oyuncu oyun alanı içinde veya dışında rakibe, takım arkadaşına, hakeme, yardımcı hakeme veya herhangi bir diğer kişiyekarşı ihtar veya ihraç gerektiren bir ihlal yaparsa ihlalin şekline göre cezalandırılır”.
 
Karşılaşmanın 87.dakikasında G.Birliği 2-1 önde iken, Rizespor yukarıdaki pozisyonda hakemin verdiği doğru kararla penaltı kazanmış, Rizespor teknik kadrosu penaltıyı, takımın penaltıcısı olan Deniz'in atması yönünde telkinde bulunmuş, ancak forvet oyuncusu Kweuke topu vermeyerek kendi atmak istediğini belirtmiş ve tartışmalar sonucunda penaltıyı kullanmış, golle sonuçlandırmıştır.
 


Penaltının golle sonuçlanmasını takiben Kweuke, teknik direktörü Hikmet Karaman'a dönerek hem saldırgan hareketlerde bulunarak koşmaya çalışmış, takım arkadaşları tarafından engellenmiş, hem de sürekli “f… you” şeklinde defalarca bağırmıştır. 
 
Olaya istinaden bugün açıklama yapan Rizespor teknik direktörü Hikmet Karaman “Bizim penaltıcımız Deniz, bunu daha dün konuştuk. Geçen sene de buna benzer bir şey yaşadık. Bugün Kweuke'nin yaptığı hareket takım adına iyi bir hareket değil. 3. golü çok güzel attı ama biz bir takımız ve öyle hareket etmememiz gerekiyor. Yabancı futbolcular, Türkiye'ye geldiklerinde burada para kazanıyorlar ama 3 ay sonra bazı şeyleri unutuyorlar, istedikleri gibi hareket ediyorlar. Takım disiplinini sağlamayan ekipler 1 maç kazanabilirler ama geride 33 hafta var. Çaykur Rizespor, iki senedir küme düşmemeye oynuyor. İki oyuncuya veya teknik direktöre bağlı takım olmaz. Takım olmak, karakterli ve profesyonel davranan oyunculardan geçer. Sonradan özür dileyim diye bir şey de yok. Türk futbolu adam gibi yönetilecek. Antrenörler adam gibi yönetecek. Futbolcular da adam gibi işlerini yapacaklar.  Öyle onu yumrukla-bunu döv diye bir şey yok. Bu konuyu mutlaka değerlendireceğim."
şeklinde açıklama yapmıştır. 
 
Hakemler, maçlarda atılan goller sonrasında başta golü atan oyuncu olmak üzere etrafı “tüm ekip olarak” kontrol etmek, sevinç ve tepkiler sonrasındaki disiplin cezalarını doğru değerlendirmek zorundadırlar. 
 
Golü atan Kweuke'nin hem de kendi teknik direktörüne saldırgan hareketlerinin, küfür içerikli konuşmalarının cezasız kalmaması, kırmızı kartla ihraç edilerek cezalandırılması gerekmekte idi. Kweuke'nin disiplin cezası almadan oyuna devam etmesi, akabinde de takımını galibiyete götüren golü atması hakemin sonuca tesir eden önemli bir hatasıdır.
 
Futbolun ruhundaki unutulmaması gereken nokta, “hata yapan oyuncunun cezasının hafifletmek için nasıl yol bulunması gerektiği DEĞİL, bu hatayı yapmayan ve oyunu kurallarına göre oynayan takımın haklarını korumak, oynamak isteyene avantaj sağlamaktır”. 
 
Kweuke'nin takım içindeki hesaplaşmasının cezasını çekecek olan asla G.Birliği takımı değil, tam aksine Ç.Rizespor olmalıydı. Geçen sezon Kadıköy'deki maçta Fenerbahçe'li Emenike'nin taraftarına tepki göstererek formasını çıkarıp, oyun alanını terketmek istediği pozisyonda dahi 1 hafta boyunca hakemin neden sarı kart göstermediği tartışılmıştı ki Emenike saldırgan hareket ya da küfürlü sözler kullanmamıştı. Futbolun içinde anlık tepkiler, sertlikler her zaman olabilir ancak cezası yapanın yanına kar kalacak şekilde olmamalıdır.
 
Hakemin Kweuke'yi atmayarak maçın puan dağılımına tesir ettiği kanaatindeyim.
 
Hakem Notu: 7.9

MERSİN İDMAN YURDU-BEŞİKTAŞ (Hakem Bülent Yıldırım)

Son dönemin en ilginç pozisyonlarından biri yaşandı. Hakem maçın genelinde gayet iyi bir yönetim gösterdi. 
 
Maçın son anlarında gerçekleşen enstantane ise pek çok yorumu beraberinde getirdi.  
 
Öncelikle Oyun Kuralları'nda ihraç gerektiren halleri sıralayalım:
 
1. ciddi faullü oyundan suçlu ise,
2. şiddetli hareketten suçlu ise,
3. rakibe veya bir başkasına tükürürse,
4. topa bilerek elle oynayıp rakip takımın bariz golünü veya gol atma şansını önlerse (kendi ceza alanındaki kaleci hariç)
5. kaleye doğru ilerleyen rakibin bariz gol atma şansını serbest vuruş veya penaltı vuruşu gerektiren bir ihlal ile önlerse
6. saldırgan, hakaret edici veya küfürlü bir şekilde konuşursa ve/veya jest ve el kol hareketleri yaparsa,
7. aynı maçta ikinci bir ihtar alırsa.
 
***
 
Bu bilgilerin ardından yine aynı şekilde Oyun Kuralları Kitabı'nın 130.sayfasında aşağıda belirtilen şekilde Bariz Gol Şansı daha detaylıca irdelenmiştir.
 
Dönelim Mersin'deki pozisyonun görüntülerine…
İlk görüntü panoramik olarak oyuncuların bulunduğu durumu gösteriyor.
 
 
İkinci pozisyon ise, kendisine atılan pası geri geri koşarak kendi ceza alanına girmeye çalışan kaleci Tolga'nın hamlelerini gösteriyor.

 
Ve son pozisyon da Tolga'nın topa elinin temas ettiği nokta ile Pedriel'in topa sahip olabileceği, kontrolüne alabileceği anı göstermektedir.

 
***
 
Son resimden de görüleceği üzere kaleci Tolga'nın bulunduğu konum ceza alanı dışı olması itibariyle asla eliylekontrolüne alma hakkına sahip olmadığıbir bölge olduğu aşikardır. 
 
***
 
Aynı şekilde, Tolga'nın pozisyonda ayağını da kullanabilecekken kullanmadığı görülmektedir. Yani taca veya herhangi bir yere vurabilir ancak top en başından beri kontrolünde olduğundan “nasıl olsa zamanı gelince elime alabilirim” rahatlığında davranmaktadır. Son durumda ise Pedriel'in net şekilde topu alma ve kontrolüne geçirme şansına sahip olduğu da yine resimden gözükmektedir.
 
***
Şimdi 2 pencereden bakabiliriz:
 
İlki, bariz gol şansı kriterindeki “topa bilerek elle oynayıp rakip takımın bariz golünü veya gol atma şansını önlerse (kendi ceza alanındaki kaleci hariç)” maddesi bu pozisyonda zaten kaleci için geçersiz olmakta, ceza alanı dışında elle tuttuğu için “kaleci” sıfatından çıkmaktadır.
 
İkincisi de, 130. Sayfa olarak yukarıda belirttiğim detaylandırılan Bariz Gol Şansı kriterlerindeki “Topun kontrolünü muhafaza etmek veya kazanma ihtimali” maddesini bu pozisyon için nasıl yorumlayacağımızdır. “Topun kontrolünü muhafaza etmek” kısmını Tolga lehine, “kazanma ihtimali” kısmını Pedriel lehine mi yorumlayacağız soruları akıllara gelecektir.
 
Tolga yaptığı bu hareketle, rakip oyuncu Pedriel'int opu alıp gidebilecek mesafe ve kontrole sahip olup, boş kaleye topu yuvarlayacak kadar topla oynama şansını ve dolayısıyla bariz gol atma şansını direkt serbest vuruşa sebebiyet vererek engellemiş midir? Cevabınız evet ise bunun da karşılığı net bir kırmızı karttır. 
 
Bu bilgiler ışığında benim kanaatim de kırmızı kartla cezalandırılması yönündedir. Tekrar hatırlatayım ki, oyun kurallarının ruhunda, hatayı yapanın cezasını hafifletici sebepler bulmak yolunda değil, doğru yorumlamayı yaparken ihlal yapmayana avantaj sağlayacak yorumları getirmenin daha doğru olduğudur.
 
“Efendim Tolga zamanlama hatası yapmıştı, zaten top kontrolündeydi, kırmızı kart futbolun doğasında ağır olurdu” gibi yorumlar, çok uç değerlendirmelere konuyu taşırsak Mersin'in o pozisyonda bulacağı ve sezon sonunda belki ligde kalacağı, belki de Avrupa Kupalarına katılacağı 1 gol averajındanasla daha değerli değildir.  Keza tersi durum Beşiktaş için de yiyebileceği gol anlamında geçerlidir.
 
***
 
Buradaki hakem adına tartışılması gereken ilginç noktalardan birisi sarı kartın sebebidir. Çünkü her elle oynama sarı kartı gerektirmez. Oyun kuralları "elle oynama"nın cezasının serbest vuruş dışında kart gerektirdiği birkaç durum vardır:
 
1-Rakip oyuncunun arkadaşına attığı pası veya bir atağı elle kesiyorsa,
 
2-Elle gol atmaya teşebbüs ediyorsa,
 
3- Serbest vuruşlarda kaleye vurulan topa oyuncu elle kesiyorsa gibi özetle belirtilebilir…
 
Bu kriterler gerçekleştiğinde serbest vuruşla birlikte oyuncuya ihtar cezası verilip, sarı kart gösterilecektir.Mersin-Beşiktaş maçında Tolga'ya çıkan sarı kartın oyun kuralları nezdinde bir karşılığı yoktur. Direkt serbest vuruş-kırmızı kart ya da sadece direkt serbest vuruş kararları olmalıdır. 

Hakemin Notu: 7.9

FENERBAHÇE-ESKİŞEHİRSPOR (Hakem Fırat Aydınus)

Sezonun açılış maçında genel olarak ekibiyle iyi bir müsabaka çıkardılar. Oyunun başlarında Fernandao'nun sarı kartlık hareketini göremedi ancak sonrasındaki faul standardı oynatma isteği ve kartları doğruydu. Fernandao'nun kaleciyle hafif temastaki penaltı beklentisinin hem penaltı olmadığını, hem de aldatma dahilinde olmadığını düşünüyorum.


 
Causic'in arkadan kayarak yaptığı faul sonrasındaki ihtarının ardından anlamsız ve işgüzarca topu yere vurarak ihraca davetiye çıkarması akıl alır gibi değildi. Kulübünün gerekli cezayı vermesi ilerleyen haftalardaki disiplini sağlama açısından faydalı olacaktır.
 
Hakemin Notu: 8.1
 
TRABZONSPOR-BURSASPOR (Hakem Tolga Özkalfa)

Maçın genelinde ekibiyle birlikte gayet iyi bir yönetim gösterdi. Trabzonspor'un golünden önce N'Doye'nin pozisyonunda ofsayt tartışmaları vardı ancak gerçekten zor pozisyon. Çimlerin koyu renkli bölümlerine göre değerlendirme yaparsak biraz önde gibi gözükmekle birlikte yardımcı hakemin kararına saygı duymak gerekir.
 

 
Maç süresince penaltı beklenen pozisyonlardaki devam kararları doğruydu. Yalnız Aykut Demir'in 46. dakikada oyuna giren bir oyuncu olarak, yaptığı hareketlere ve rakibe müdahalelerine dikkat etmesi gerekir. Hemen 2.yarının başlarında Sercan'a yaptığı hareketin şiddeti turuncu olarak değerlendirilebilir, sarı ya da kırmızı kart çıkabilirdi.
 
Hakemin Notu: 8.3
 
SİVASSPOR-GALATASARAY (Hakem Barış Şimşek)

Aslında hakemden çok yardımcıların tartışıldığı bir maç oldu. Barış Şimşek her zamanki soğukkanlılığında idi. Gerek Sabri'nin, gerek Hakan Balta'nın ellerine çarpan toplardaki devam kararları doğruydu ve penaltı ile ilgisi yoktu.  Birkaç avantaj ve sakatlık yorumunda hatası oldu ancak o sebeplerle çok eleştirmiyorum. Oyuncuların sakatlık durumlarının avantaja göre yorumlanıp yorumlanmaması genel olarak hakemlerin hatalar yapabildiği pozisyonlar doğuruyor. Sivaslı oyuncunun yerde kaldığı pozisyonda G.Sarayatağını  devam ettirmesi daha doğru olurdu ancak sakatlığın kaleye çok yakın olması gibi sebeplerle durdurmasını hatalıama çok da abartılı bulmuyorum.
 
Chedjou'nun kaval kemiğine havadan gelen topun Muslera'nın kucağına gittiği andaki “kaleciye pas beklentisi” de yersizdi.Sivaspor lehine verilen penaltı kararı doğru kararlarındandı.
 
Yardımcılar açısından sıkıntılı 2 pozisyon vardı. Birinde G.Saray'ın nizami golü iptal edilirken, diğerinde de bariz ofsayt olan golü geçerli sayıldı. Olcan'ın iptal edilen golünde beyazlı oyuncunun “ayağı”, Olcan'ın gerisinde. Son beyazlı oyuncunun yerdeki BEYAZ AYAKKABISININ olduğu yere dikkat ediniz. Vücuda bakarsanız yanılırsınız ancak takdir edersiniz ki yardımcı hakem için inanılmaz zor bir pozisyon. Diğerinde de Burak Yılmaz'ın zaten serbest vuruş yapılmadan önce hareketsizken bile bariz ofsaytta olduğu görülüyor.
 
Galatasaray adına bir doğru / bir yanlış gol iptali ile hakemin maçın puan dağılımına tesir etmediğini düşünüyorum.

 


AMAN DİKKAT!
 
Maçın tüm tartışmalarının esamesini okutmayacak, belki de haftalarca konuşturacak hareket ise az daha Barış Şimşek'in bir anlık dalgınlığı ile yaşanabilirdi ki Allah korudu. Maçın son anlarında sakatlık pozisyonu için top oyundayken durdurmasının akabinde; hem kenarda diyalog halindeyken, hem de birden bire dönüp topu yere bırakıp oyunu hakem atışı ile başlatması ve oyuncuların boşta bulunmasından kaynaklanan durum, G.Saray'ın golüyle sonuçlanıyordu ki, böyle bir başlangıç ligin ilk haftasından çok ciddi cezaların gelebileceği saha içi olayları doğurabilecek nitelikteydi. Aman Barış Hocam dikkat.   
 
Hakemin Notu: 7.9
 
BAŞAKŞEHİR-ANTALYASPOR (Hakem İlker Meral)

Haftanın en keyifli maçlarındandı. Güzel ve bol gollü 90 dakika olurken, ilk geldiğinde yapılan sağlık kontrolünde “göbeği” dikkat çeken Eto'o gerçekten işin göbekte bitmediğini 2 şık golle gösterdi.
 
Maçta tartışmalı 2 an vardı. İlki Başakşehir'in golü idi. Arkadan gelen oyuncunun sağ ayağının gerek defans oyuncusunun yüzüyle teması ve aynı paralelde havada olması, kaleciye karşı da tehlikeli hareket içermesi nedeniyle golün iptali gerekirdi. Ancak karambolün yoğunluğu ve anlık gelişmesi hakemi zorda bırakmış gözüküyor. Antalyaspor'un kazanmış olması en azından maçın puan dağılımına tesir etmedi olarak düşünüyorum.
 
Bir diğer ilginç pozisyon da penaltı tartışmaları idi. Burada da oyuncu elini orta esnasında kaçırabilir miydi, takdir sizin deyip devam edelim.
 
Hakemin Notu: 7.9
 
KONYASPOR-AKHİSAR BLD (Hakem Serkan Çınar)

Maçın 2 golünün de ilginç karambollerden sonunda gelmesi haftanın enterasan bir maçına tanıklık etmemizi sağladı. Hakem ekibi adına iyi bir karşılaşmaydı.
 
Hakemin Notu: 8.4
 
OSMANLISPOR-KAYSERİSPOR (Hakem Deniz Çoban)

Maçtaki en tartışmalı pozisyon hakemin penaltıyı atladığı pozisyondu. İlave yardımcıya ve 2 nolu yardımcı hakemine de baktı ancak herhangi bir işaret gelmeyince devam ettirdi. Karar penaltı olmalıydı. Bu karar maçın sonucuna ve puan dağılımına tesir etti olarak değerlendiriyorum.
 
Hakemin Notu: 7.9
 
GAZİANTESPOR-KASIMPAŞA (Hakem Serkan Tokat)

Süper Lig'de geçen sezon 1 maç yöneterek siftah yapan Tokat, bu sezona ilk maçta merhaba dedi ve Süper Lig'in yeni yüzü olacakgibi bu sezon. Yeni yeni görev almaya başlayan hakemler için ilk maçın günahı olmaz diyelim. Kasımpaşa lehine net bir penaltıyı göremedi. Bariz bir elle oynamaydı. Ancak bu hata maçın galibini değiştirmedi ve maçın puan dağılımına tesir etmedi.
 
Diğer yandan Elyasa Süme'nin ciddi faullü oyun nedeniyle ihracı çok doğru bir karardı.
 
Hakemin Notu: 7.9

Selen Yakıcı İle Top 5 (16 Kasım 2020)