comScore

Paris Saint-Germain Paris Saint-Germain

Avrupa futbolunun başı belada! Fransa Ligue 1'in zararı

01 Mayıs 2020, Cuma 23:46
Avrupa futbolunun başı belada! Fransa Ligue 1'in zararı

Koronavirüs'ün Avrupa futbol pazarındaki etkilerini Fransa'nın önde gelen spor ekonomistlerinden Christophe Lepetit ile konuştuk.

FutbolArena Röportaj - Koronavirüs sebebiyle askıya alınan maçlar tüm Avrupa futbolunu vurdu. Bunun etkileri ekonomik tarafta da hissediliyor. Ödeme yapmayan yayıncılar, olmayan bilet gelirleri, çekilme planı yapan sponsorlar. Koronavirüs'ün Avrupa futbol pazarındaki etkilerini Fransa'nın önde gelen spor ekonomistlerinden Christophe Lepetit ile konuştuk.

FRANSA'DA İPTAL KARARI NORMAL
Bu kararın alınması muhtemeldi. Bir süredir bu koşullarda futbolun devam etmeyeceğini hepimizi biliyorduk. En iyimser senaryoda bile maçlar haziran ortasında seyircisiz oynanmaya başlayacaktı. Ama sağlık açısından durumun hâlâ çok karmaşık olduğunu ve spor müsabakalarının iyi koşullarda devam etmesinin için şartların oluşmadığını görebiliyoruz.

"LIGUE 1'ÜN ZARARI 400 MİLYON EURO"

Fransa'da yarım kalan sezonun maliyetini hesaplamak kolay değil. Sezon sonunda maçlar oynanmadığı için ödenmeyecek TV haklarını, bilet geliri elde edilememesini ve yine bir kısım sponsorluk gelirinin ödenmemesini göz önünde bulundurmak lazım. KPMG araştırma şirketi, bunların toplam maliyetinin 300 ile 400 milyon Euro arasında olacağını tahmin ediyor. Club Affaires firması da, Ligue 1 kulüplerinin ayda 95 milyon Euro açık verdiğini hesapladı.



GELİRLER VE GİDERLER ARASINDAKİ MAKAS AÇILDI

Avrupa'daki futbol kulüpleri büyük sıkıntı çekiyor çünkü şu anda en temel faaliyetleri olan maçlara çıkamıyorlar bile. Kulüpler tam da kalbinden vuruldu ve şimdi iki yönden bunun ekonomik yansımalardan mustaripler. Bir yandan, futbol maçları oynanamadığı için gelirlerinin tamamından veya bir kısmından mahrumlar, diğer yandan da giderleri ve özellikle oyuncuların yüksek ücretlerini karşılamak zorundalar. Gelirler ve giderler arasında giderek açılan bu makas sebebiyle, krizden kurtulmak için özellikle oyuncularla, bireysel veya toplu olarak diyaloğa girip müzakere etmek zorundalar.

FUTBOLA YENİ DÜZENLEME GELME İHTİMALİ VAR

Bence orta ve uzun vadede Avrupa futbolu ve dünya futbolu, daha sürdürülebilir bir düzen kurmak için çok daha sıkı bir düzenlemeye (regülasyona) gitmeyi ciddi şekilde düşünmeli. Bu çok daha sıkı düzenleme çerçevesinde, ücretlerin sınırlandırılması tartışılabilir. Uzun vadeli imzalanan oyuncu sözleşmeleri ve ücretler daha derinlemesine tartışılmalı. Çünkü oyuncu ücretlerindeki artış gelirlerdeki artışa paralel giderse, kulüplerin gelirlerindeki ani bir düşüşle büyük zorluk yaşadıklarını görebiliyoruz. Financial Fair Play (FFP) zaten yürürlükte. Sadece kulüplerin bu krizden çıkabilmesi için geçici olarak gevşetilecek. Öte yandan, FFP'yi daha da sağlamlaştırarak finansal kontrolü desteklemek gerekiyor, belki oyuncu ücretlerine bir tavan uygulamak da bu kapsamda düşünülebilir. Ancak bunun dışında, transfer sayısını sınırlamak, belirli kulüplerin genç yeteneklere el koymasını sınırlamak, belirli kulüplerin oyuncuların alım satımı konusunda uzmanlaşmasını önlemek ve bu sayede transfer faaliyetlerini de düzenleyerek daha da ileri gidebiliriz. Son olarak, Avrupa futbolunda daha fazla dayanışma ve daha fazla homojenliğe izin vermek de bir yöntem olabilir.

BİLET GELİRİNE BAĞLI LİGLER SIKINTIDA

Avrupa'da tüm ligler zor durumda. Bence genel olarak, bugün tüm futbolun başı belada. En çok sıkıntı çeken liglerin, büyük ölçüde maç günü yani bilet gelirine bağımlı ligler olduğunu düşünüyorum. Çünkü bugün maçlar oynanamıyor, önümüzdeki aylarda da bilet geliri elde etmekte zorluklar devam edebilir. Büyük ölçüde TV haklarına dayanan liglerle ilgili de iki ucu keskin bir bıçak söz konusu. Almanya gibi bazı ülkelerde yayıncılar vadesi gelen ödemeleri yapacaklarını ve futbolu desteklemeye devam edeceklerini belirttiler. Ama bu durum her ligde böyle olmayabilir.


PSG VE MANCHESTER CITY'YE SAHİPLERİ YARDIM EDER

Açıkçası, bu krize en fazla maruz kalan kulüpler, kullanacak özkaynakları olmayanlar ile kendilerine zor zamanda omuz verecek zengin patronlara sahip olmayanlar. Buna karşılık egemen devletlere ait Manchester City veya Paris Saint-Germain'i düşündüğümüzde, bu devletlerin çok pahalıya mal olsa bile bu iki kulübü tehlikeye atacağını sanmıyorum. Bu hafta L'Equipe gazetesi Paris-Saint-Germain için yaklaşık 200 milyon Euro'luk bir mali kayıptan bahsetti. Ama arkalarındaki Katar devletinin Paris-Saint-Germain'i yalnız bırakmayacağını ve devam etmeleri için gerekli nakti devreye sokacağını biliyoruz. Tersine, belki birkaç milyon euro, belki de 10-15 euro gibi çok daha küçük kaybı olan kulüplerde ise bu imkân yok.

ASIL MALİ SORUNLAR GELECEK SEZON ÇIKACAK

Gelecek sezondan da son derece endişeliyim. Bence Avrupa futbolundaki tüm kulüpler için asıl ekonomik sorunlar önümüzdeki sezon yani 2020-21'de ortaya çıkacak. Birkaç sebepten dolayı: Birinci sebep, spor sponsorluklarında son derece önemli bir düşüş riski var. Spor sponsorları çok ciddi bir ekonomik krizden geçiyor ve bu sebeple yeni sezonda sözleşmeleri yenilemeyebilir veya taahhütlerini azaltabilirler. Bu konuda, en büyük kulüplerin çoğunluğa göre daha iyi durumda olabileceğini düşünüyorum. İkinci sebep, futbol maçlarının seyircili mi yoksa seyircisiz mi oynanacağını henüz bilmiyoruz. Seyirci varsa maç günü gelirleri de olacak demektir. Eğer seyirci yoksa bu gelirden mahrum kalacaksınız demektir. Böyle olumsuz etkiler ortaya çıkarsa gelecek sezon boyunca büyük çaba sarf etmek ve bu nedenle belirli maliyetleri, özellikle de daha önce söylediğimiz gibi ücretleri aşağı doğru ayarlamak gerektiğinden emin olabilirsiniz.



YENİ KUŞAK YAYINCILAR DEVREYE GİREBİLİR

TV yayın hakları daha avantajlı bir alan kulüpler için. Çünkü bu anlaşmalar birkaç yılı kapsayacak şekilde yapılıyor. Örneğin, Fransa'da, 2020'den 2024'e kadar TV sözleşmesi var. Sanıyorum Premier League için de 2019-2022 yıllarını kapsıyor. Bu sebeple 2022 yılına kadar, ani bir düşüş olmayabilir. Eğer liglerin her biri maçları doğru koşullarda oynayabilirse, yayın haklarında da herhangi bir düşüş olmayacaktır. Şimdi ortaya çıkabilecek soru şu: Bir sonraki yayın ihalesinde ne olabilir? Bir süredir bazı uzmanlar TV hakları balonunun patlayacağını öngörüyordu. Ama bu asla gerçekleşmedi. Şimdi ekonomik bir bağlam var, bir sağlık krizi meydana geldi. Bu durum hakları düşürür mü? Bunu geleneksel yayıncılar ile yeni yayıncılar, özellikle de dijital platformlar arasındaki rekabet bağlamında değerlendirmek lazım. Çünkü size "Maçları oynamazsanız size ödeme yapmıyorum" diyen bir yayıncının insafına kalmak bazı kulüpleri ürünleri daha iyi pazarlamaya teşvik edebilir. Özellikle hızla büyüyen ve genç nesiller arasında çok popular hale geldiğini bildiğimiz yeni platformlar aracılığıyla kendilerini yaygınlaştırabilir.

UEFA'NIN DESTEĞİ İYİ İŞARET, HÜKÜMETLER DE DESTEKLEMELİ

Bence bu krizde UEFA'nın oynayacağı bir rol de var ve şu anda dayanışma programları çerçevesinde 200 milyon Euro'luk fonu serbest bıraktılar. Bu meblağın bir kısmı da kulüplere ödenecek. Bu, federasyonlara ve kulüplere nakit girişi sağlayacak olumlu bir işaret. Ama kesinlikle yeterli değil. İster Fransa'da, ister İngiltere'de veya hangi Avrupa ülkesinde olursa olsun, krizden çıkmak ve futbol müsabakalarını yeniden canlandırmak için spor kurumları, kulüpler ve ilgili ulusal hükûmetler arasında müzakerelerin yapılması gerekecek.

Son dakika Dünyadan Futbol Haberleri FutbolArena'da.

FutbolArena Haber Turu (26 Mart 2020)