comScore

Fenerbahçe Fenerbahçe

Murat Fevzi Tanırlı yazdı! 'Çal düdüğü, otur abi'

11 Şubat 2016, Perşembe 11:47
Murat Fevzi Tanırlı yazdı! 'Çal düdüğü, otur abi'

Eski TFF hakemlerinden ve Lig TV yorumcusu Murat Fevzi Tanırlı, 20. haftanın hakem performanslarını FutbolArena için yorumladı.

FutbolArena Analiz - Spor Toto Süper Lig'in 20. haftasında oynanan maçlarda hakemlerin sergilediği performans nasıldı? Eski TFF hakemlerinden ve Lig TV yorumcusu Murat Fevzi Tanırlı geçtiğimiz haftanın hakem değerlendirmesini yaptı.

İşte Murat Fevzi Tanırlı'nın değerlendirmeleri;
27 golün atıldığı ve 5 kırmızı kartın çıktığı haftada maç başı gol ortalamasının 3 olması sevindirici idi. Haftanın en kazançlı takımları elbette zor deplasmanlardan 3'er puanla dönen Mersin İdman Yurdu ve Gençlerbirliği idi.
 
***
 
Beşiktaş özlediği ve özlettiği futboluna, gollerine ve ligine döndü. Futbol gerçekten enterasan bir oyun olmasının yanı sıra günlük psikolojiden de en net etkilenen bir spor.

Beşiktaş'ın 2 maçını da kar nedeniyle oynayamamış olması, şampiyonluktaki tek rakibi Fenerbahçe'nin 2 lig maçından da 6 puanla çıkıp “şeklen”de olsa puan farkıyla lider yürümesi acaba siyah-beyazlıların psikolojisini etkileyecek miydi soruları dolaşıyordu. 
 
***
 
Hatta Mersin ve Trabzon'un yeni teknik adamlarıyla mücadele olarak daha istekli hale gelebilme ve form tutma ihtimalleri bile erteleme maçlarının zamanı geldiğinde Kara Kartal'ın gözünü korkutacak seçenekler olarak sunulmaya başlamıştı.
 
***
 
Gelin görün ki Cuma akşamı Antalya'da hafta öyle bir başladı ki, Beşiktaş ancak 2.yarının 3. haftasında sahaya çıkabilme başarısı gösterirken, futbolcuların aklında F.Bahçe ile puan farkının ne olacağının endişesi, defansıyla övünen F.Bahçe'nin 4-2 mağlup ayrıldığı Antalya deplasmanının morali ile yer değiştirmişti. 2 haftalık süreçte spor medyasındaki varsayımlar birden bire Antalya'da son bulmuştu.
 
***

ORASI BİR MABED, MİSAFİRİ İSE BİR JURGEN…
 
Haftanın en muazzam maçı elbette Bursa'daydı. Trabzon maçındaki doyumsuz futbol atmosferi ve adrenalinin ardından bu hafta da Bursa'ya, oyuncularına ve elbette Hamza Hamzaoğlu'na teşekkürler. Pek tabii ki Başakşehir'e de. Bir tarafta yeni stadyum, yeni teknik adam, moralli ve motivasyonu yüksek Bursa şehri ve Bursapor, diğer tarafta ligimizin “ALMAN”ıBaşakşehir. Jurgen Abdullah Avcı önderliğinde ve mantalitesinde, disiplinli, 90 dakika oyundan kopmayan ve skoru önemsemeden oyununu sürdüren bir takım, Bursa'da önce 2-0'dan, sonra 3-1'den dönebilip puan almayı başarıyorsa saygıyla eğilmek gerekir. 
 
***
 
İki eski kaptanın maçı olması açısından ilginçti ancak gerçekten G.Birliği'nin ligde 2.yarıdaki ilk 3 maçını bunca teknik direktör çalkantısından sonra kazanma ihtimaliyle, Leicester City'nin hala Premeri Lig'de lider olma ihtimali arasında fark görmüyorum. Son 2 haftadır Leicester'ı izlerken ne kadar heyecan dolu destekliyorsam, G.Birliği'nin de bu başarısının ardından İbrahim Üzülmez faktörünü de kutlamak gerekiyor. Sayın Cavcav “günlük” deneme-yanılma oyununa son vermiştir sanırım artık.
 
***
 
Sayın Cavcav'dan son vermesini istemekle birlikte Sivasspor, teknik direktör değişimine devam eden takımlardan oldu. Okan Buruk ile yollar ayrılırken, yeni teknik adam Mesut Bakkal oldu.
 
***
 
Bu hafta tribünlerdeki seyirci sayısına teknik adamlarımızın da eklendiği bir hafta oldu. Hepimiz yaşadık, saha içinde gördüğümüz ile ekran başına geçtiğimiz arasında siyahla beyaz kadar fark olduğu günler oluyor elbette. Sahayla ekranın aynı olduğu da olabiliyor. Ama saha içinde en azından daha sakin lütfen.
 
***
 
UNUTULMAZ 2016
 
Konyaspor bu yılı çok sevecek ve unutamayacak. Rekor puana doğru yürüdükleri sezon olması başka. Ancak 2016'da oynadıkları 9 resmi maç, yenilgi yok, kalelerinde gördükleri sadece 3 gol var ve son 1 haftada TT Arena'dan alınan 1 puanla, kupada Beşiktaş'ı 2-1 yenen yeşil-beyazlılar var. 7 galibiyet 2 beraberlik. Tebrikler Aykut Hocam.
 
***
 
5 GÜN SONRA “DANK” ETTİ

Sevinci ve üzüntüyü yaşama/yaşatma konusunda saygımız yok. Diyeceksiniz ki neye saygımız kaldı ki! Spor demek elbette rekabet demektir. Hele ki futbol! Ancak her şeyi tadında, kararında ve de her şeyden öte saygı çerçevesinde yapmayı beceremiyoruz. Antalya'da Nuri Alço film müziğinin Antalya gollerinden sonra çalınmasındaki ironiye karşı medyada sert tepki gösterildi. Malumunuz filmler ortada. Bir takımın resmi gol müziği bu olur da her maçta yapılmasını anlayabilirsiniz (o da belki).

 
Taraftarlar arasındaki atışmalar, birbirlerini kızdırmalar işin güzelliğidir her daim. Ancak yıllarca tribününde filmlerdeki malumunuz rollerinden dolayı Coşkun'u sempatik taraftarlığıyla tribünlerinde gördüğümüz güzide bir takımımızın, Nuri Alço müziği ile böyle bir şey yapması hoş olmadı. Antalyaspor yönetiminden ise konuya dair bunca polemikten sonra beklenen açıklama Çarşamba günü geldi. Yani maçtan tam 5 gün sonra.
 
***
 
BENDEN SİZE BİR HABER: TFF İNTERNET SİTESİ ÇALIŞIYOR
 
Beşiktaş'ın erteleme maçlarının tarihleri belirlendiğinden bu yana “o oynayabilir mi, şu oynayabilir mi” diye herkesten farklı fikir ve görüşler çıkıyor. Bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmak bize mahsus.  TFF internet sitesi (tff.org) uzun yıllardır açık. Günler ya da aylarca kapalı olduğu bir dönem de olmadı hatırladığım kadarıyla. Futbol Müsabaka Talimatı denilen bir talimatname var. 
 
***
 
“MADDE 18 – MÜSABAKANIN ERTELENMESİNİN SONUÇLARI” der ki;
 
(1) TFF ertelenen müsabakaların uygun gördüğü, bir tarihte oynanmasına karar verir.
(2) Erteleme müsabakalarına, yalnızca ertelenen müsabakanın ertelendiği gün kulüplerde tescilliolan futbolcular katılabilir.
(3) Erteleme tarihinde cezalı veya idari tedbirli olup da, müsabakanın oynanacağı tarihte cezası infaz edilmiş olan kişiler, erteleme müsabakasına katılabilirler.
(4) Erteleme tarihindeki müsabakaya katılmaya hakkı olan kişiler erteleme müsabakası tarihinde cezalı veya idari tedbirli ise erteleme müsabakasına katılamazlar.
 
***
 
Yani?
Yani, Mersin maçının ertelendiği gün ilk 18'de olmayan İSMAİL KÖYBAŞI bu kez oynayabilir. Ancak Mersin maçının ertelendiği tarihte kulüpte tescili olmayan BOYKO oynayamaz. Varsayalım erteleme maçında her iki takımda da cezalılar vardı ve sahaya çıkamadılar. Sonrasındaki maçlarda cezalarını tamamlamışlar ise bu kez Beşiktaş-Mersin maçında oynayabilirler. 
 
***
 
MAZİ İÇİMDE BİR YARA…
 
Futbol gündemimizde son dönemde Amedspor var. Bursa'daki kupa maçında olanların ardından aldıkları cezalar vs. Ben işin burasında değilim, isimlerden ve olaydan bağımsız başka tarafa dikkat çekeceğim.
 
***
 
Sebebi her ne olursa olsun protesto denilen kavram, yakıp yıkmadıkça, kırıp dökmedikçe, saygı ve terbiye sınırında kalmak kaydıyla en önemli farkındalık mesajı, tepki mesajı barındırır. Dünya üzerinde çok şahane örnekleri de yaşanmıştır ve de yaşanmaya devam edecektir. Tepkisiz bir dünya kabul edilemez. Yanlış olduğuna inandığın bir karara karşı seviyeli olduğun sürece tepkini göstermek demokratik dünyada, insan olmanın doğasında vardır.

 
Amedspor'lu oyuncular “seyircisiz oynama” cezasını protesto etmek adına hakemin ilk düdüğünden sonra 30 saniye süreyle saha içinde hareketsiz kaldılar. Sonra müsabakaya başladılar. F.Bahçeli oyuncular da kendi aralarında 30 saniye takıldılar. Budur. Protestonun en zarif ve naif yöntemlerinden biri bu kadar basittir.
 
***
 
Ligin ilk yarısında gece 03.30'a kadar Trabzon'da Avni Aker Stadyumu'nda hakem Çağatay Şahan ve arkadaşlarının mahsur bırakılması, güvenlik güçlerinin ve devlet yetkililerinin çözüm bulamaması, MHK üyesinin bile maç sonunda hakemlerin yanına gelmeye korkmasından tutun da Türk futbol ve hakemlik tarihinin skandal gecesinden sonra hakem derneğim, Merkez Hakem Kurulu'm ertesi hafta maçlarına hiçbir şey olmamışçasına devam edebildiler.  Sindirmek zordu, yöntem ise çok kolaydı ama yapmadılar, yapamadılar.ÇAL DÜDÜĞÜ, BAŞLAT MAÇI, DURDUR VE OTUR ABİ SAHADA 30 SANİYE! Allah rızası için bir tepki göster, protestonu yap. Hakem atışıyla başlat sonra.Çok mu zor?
 
Pardon, zaten hakemlerimize Trabzon'da kötü bir hareket olmadı değil mi sayın başkanım. Para cezası verdik ya, doğru, özür dilerim.
 
***
 
Allah nasip ederse bir gün ben de kulüp yetkilisi olup, TFF'ye cezamı ödeyip, en beğendiğim hakemi maçtan sonra 6 saat odasından çıkarmayacağım. Keyif benim, para da benim… Amacım sadece üst düzey bir hakemimizle futbola dair sohbet, lütfen yanlış anlaşılmasın. Lig TV'de sevgili Nazlı'nın (Canyurt) Top Kale programındaki keyifli sohbet doyurmuyor, yetmiyor bana, ne yapayım…  Allah nasip etsin inşallah.
 
***
Dönelim haftanın hakemlerine…
 
HAFTANIN HAKEM NOTLARI

Osmanlıspor-Sivasspor (Hakem: Barış Şimşek)
Maçın daha 3.dakikasında Osmanlıspor'lu Pinto'nun rakibine yaptığı hareket direkt kırmızı kartı gerektiriyordu. Ev sahibi takım maçın kalan bölümünde, yani tek kelimeyle tamamında  10 kişi oynayacaktı. Ancak hakem Barış Şimşek de bulunduğu açı itibariyle ve de daha dakikanın 3 olması itibariyle böyle acımasızca bir hareket beklemiyordu sanırım. 10 kişiyle Osmanlıspor'un 4-0 kazanması bence imkansızdı.

 
Ev sahibi takımın maçın ilk yarısında ofsayt gerekçesiyle iptal edilen golünde karar doğruydu.
 
Rusescu'nun golü öncesinde Erdal'ın topu kontrolü bariz elle. Yaptığı orta gol oldu ve hatalı bir gol kararı ortaya çıktı.

 
Skorun 4-0 olması şeklen zaten Osmanlıspor farklı kazandı gibi bir görüş ortaya çıkarabilir ancak maçın sadece skor değil, puan dağılımına da hakemlerin etkilediğini düşünüyorum. 
 
Hakemin Notu: 7.5
 
***
 
Antalyaspor-Fenerbahçe (Hakem: Ali Palabıyık)
Haftanın üzücü olaylarından biriyle Antalyaspor-F.Bahçe maçının başlama vuruşuna yöneldik. Hafta içinde beyin kanaması geçiren ev sahibi teknik adam Jose Morais'e hem geçmiş olsun, hem de acil şifalar dileyelim.

 
Ali Palabıyık'ın bu sezon ki en iyi maçıydı diyebilirim. Konsantrasyonu yüksek idi. İlk yarıdaki çoğu başarısız maçların ardından devre arasını iyi geçirmesi temennisiyle vedalaşmıştık kendisiyle. Yardımcı hakem Cem Satman'ın Antalya'lı defanstan pas olarak F.Bahçeli oyuncunun önüne gelen topa kaldırdığı hatalı ofsayt işaretinde Ali Palabıyık'ın yüksek konsantrasyonu pozisyonu devam ettirmesini sağladı. Maçın sonunda Celutska'nın van Persie'yi düşürdüğü pozisyondaki penaltı kararı da doğruydu. 
 
***
 
Maçtan akıllarda kalan notlardan ilki Eto'o'nun attığı golün hazırlanış ve serilik olarak haftanın fevkalade gollerinden biri olmasıydı. Haftalardır hücum futbolu gösterisi olarak asla bir şampiyonluğa oynayan takım gibi olmadığını, “eski” F.Bahçe mantalitesinde izlemediğimizi belirtip Pereira'yı eleştirdiğimiz Fenerbahçe, Portekizli teknik adamın “defans başarımız” cümleleriyle daha ileriye gitmemizi engelliyordu ancak bu hafta Antalyaspor önünde verdikleri “9” pozisyon ve Kjaer'siz defansın görünümü takkeyi düşürdü.Elbette kupa konsantrasyonu daha farklıdır ancak üstüne üstlük Amedspor önünde de yenen 3 gol takımın defansif başarısı hakkında da işaret vermeye başladı.
 
***
 
Bu takım, mevcut kadrosuyla defans futbolu başarısıyla değil, şampiyonluğa oynayan bir takımın agresifliğine, gol bulma arzusuna, hücum etkinliğinin üst seviyede olmasına layık futbol oynamalı. 20 hafta geçtiğine ve hala izleyemediğimize göre Pereira'yı tartışmanın veya basın toplantılarında soruları yanıtladı/yanıtlamadı polemiklerine girmenin de pek bir anlamı yok. Olympiacos'u kim bilir belki 28 sene üst üste de şampiyon yapabilirsiniz ancak teknik adamlık olarak kalan 14 haftada bu zihniyetle Süper Lig'de bir şeyler beklemek zor.

Hakemin Notu: 8.4
 
***
 
Kayserispor-Mersin İY (Hakem: Halil Umut Meler)
Devre arası genel değerlendirmemde ilk yarıya damga vuranlardan ve gelecekte en çok ümitleneceğimiz hakemlerden birinin Halil Umut Meler olduğunu belirtmiştim.  Bu maçı izlemeyenler, maç detayına baktıklarında ilk 18 dakikada 4 sarı, 1 adet çift sarıdan kırmızı ve penaltı kararı görecekler. “Bu hakem ne yapmış yahu?” ön yargınızın “yanlış” olduğunu maçı izlediğinizde göreceksiniz.
 
*** 
 
Maçın 1. Dakikasında da 89.dakikasında da bariz kartlık pozisyon varsa hakem değerlendirecek, doğruyu uygulayacak. Penaltı kararından kırmızı karta kadar tüm tespitleri doğruydu. Maçın genelinde gayet başarılı bir 90 dakika çıkardı. Hatalı kararlar da verebilirdi ancak sahadaki duruşu otoriter tavrı, net hareketleri, jest ve mimikleri, oyuncularla diyaloğu gerçekten hoşuma gidiyor. 
 
***
 
Halil Umut Meler'e kritik uyarım ise“geldiği yeri unutmaması”. Çünkü “geldiği yerden” Süper Lig'de ilk düdüğü çaldığı sahaya çıktığı süreye kadar geçen zaman, pek çok üst düzey hakemimizin 10'da biri sayıda maç yönetmeden Süper Lig seviyesinde görev almaya başladığını unutmaması gerekir. Bunu MHK'nın cesaretine ve gençleştirme hamlesine borçlu. Süper Lig'deki pek çok hakem ve yardımcı hakemden “ayağının yere basması lazım” ve “alt liglerdeki maçlarda ağız burun bükmemesi lazım” paralelinde şımarma işaretleri alıyorum. Aman dikkat. Yeri gelir derbi yönetirsiniz, yeri gelir Deplasmanlı Amatör Lig'de Muratspor-Fevzispor maçı yönetirsiniz. Görev her zaman kutsaldır.
 
*** 
 
Maça dair en önemli cümle ise azıcık da olsa “top” sizi sevecek. Ligin ilk yarısının ortalarından itibaren başarılı performansıyla dikkat çeken Kayserispor, maçın ilk 20 dakikalık bölümünde inanılmaz amatörce gözüken defans hataları yapmakla birlikte sonrasındaki süreçte ise gol adına her şeyi yaptı, müthiş pozisyonlar buldu ancak değerlendiremedi. Mersin “oksijeni” alıp gitti.
 
Hakemin Notu: 8.4
 
***
 
Bursaspor-Başakşehir (Hakem: Hüseyin Göçek)
 
“Haftanın maçı olur” cümlesiyle bu maça dair yorumlarımı Lig TV ekranlarında Maç Sabahı programımızda belirtmiştim ve her iki takıma dabir futbolsever olarak teşekkür ederim.
Hüseyin Göçek'e de öncelikle hafta içinden bir tebrik gönderelim.

 
Cüneyt Çakır ile birlikte Güney Kıbrıs'ta UEFA seminerine katılan Göçek, normalde 55 kişi olan First kategori hakem arasından Şubat'tan itibaren Avrupa'da maç verilecek 31 hakem arasına seçildiği görüldü. FIFA'ya yeni çıkan Alper Ulusoy ve Deniz Ateş Bitnel gibi hakemlerin yanı sıra 29 elit hakem ve 31 first kategori olmak üzere üst düzey olarak ise 60 hakem de yer aldı. Seminerde atletik testler, İngilizce sınavları, video eğitimleri ve maç analizlerinin yapıldığını belirterek Collina ile bir röportajı da okumak isteyenler için paylaşalım. Buradan >>
 
***
 
Dönelim maça. Necid'in her 2 sarı kartı da doğru. Hava topu mücadeleleri hakemler açısından dikkatle izlenmesi gereken pozisyonlar. Sebebi de, bazı hakemlerin bu tarz net sarı kartlık pozisyonları iyi süzüp yakalaması ve cezalandırması, bazılarının da tespit edememesi sorun yaratabiliyor. Ancak Necid'in hareketi net sarı kart. Hamza Hamzaoğlu'nun maç esnasındaki tepki göstermesi elbette normal ancak sınırlarını aşmadan yapmalıydı. Oyun alanı dışına gönderilmesi de doğru bir hareket oldu.
 
***
 
Cikalleshi'nin şık golleri dışında Serkan Ok kanadında da kritik bir ofsayt kararı var ancak çok kritik bir pozisyon, yardımcı hakemi eleştirmek zor. Sivok'un kendi kalesine attığı gol enterasan anlardandı. Bursaspor'un ofsayt nedeniyle iptal edilen golü ile maçın son anlarındaki kontrada bariz gol şansı beklenen pozisyondaki sarı kart değerlendirmesi doğruydu. Son anlarda yine Sivok'a yapılan faul doğru. Başakşehir'in penaltı beklentisi yersiz. Zor maçı iyi yönettiler.

Hakemin Notu: 8.4

***
 
G.Saray-Torku Konyaspor (Hakem: Bülent Yıldırım)
Hakemler adına tartışmalı pozisyonun olmadığı bir 90 dakika izledik. Olcan'ın kafa vuruşunda direkten dönen şutun gol çizgisine düşmesi ve sonrasında içeriye düşmediğinin bariz şekilde anlaşılması tartışmaları bitirdi.

Hakemin Notu: 8.4

***
 
Ç.Rizespor-Eskişehirspor (Hakem: Fırat Aydınus)
Eskişehirspor için final haftaları devam ediyor. Zor deplasmanda mücadele ettiler. Maçın başında yakaladıkları pozisyonda yardımcı hakem Arkın Akgöl,Meyea'ya ceza alanı dışında ayakla yapılan müdahalenin ardından iki oyuncunun çok yakın olmarından dolayı yanılarak faul kararına ceza alanın içinde olduğu gerekçesiyle hatalı tespitle penaltı yardımında bulundu. 
 
***
 
İlk yarıda Rizespor'un faul nedeniyle penaltı beklediği pozisyonlardan 2.sinde yapılan ortada itme nedeniyle belki penaltı verilebilir ancak diğer ikisi değildi. Diğer yandan daha net olan ise Eskişehirspor'lu oyuncunun elle “selam verircesine” gelen topta penaltı kararı olmalıydı.  Çok fazla penaltı tartışmalarıyla sezondaki yerini alan karşılaşmalardan biri oldu.
 
Hakemin Notu: 7.8

***

Akhisar Bld-Trabzonspor (Hakem: Halis Özkahya)
Trabzonspor adına üzerinde düşünülmesi gereken maçlardan biri oldu. Muhammet Demir'in hem şık golü, hem zarif vuruşlarıyla merhaba dediği takımda özellikle Douglas'ın ne yapmak istediğini anlayamadık. Penaltı öncesi pozisyonda defansın topu uzaklaştıramama beceriksizliği dışında Douglas'ın kontrolsüz hareketi net penaltıyı getirdi. Üzerine muhtemelen hakaretten atılması da ayrıca şaşırtıcıydı. “Noel öncesi kendisini cezalı duruma kasten düşürmek isteyen oyuncu” havasındaydı sanki ama Şubat'ın başındayız, anlamak zor. Diğer penaltı beklenen pozisyonlarda hakemin doğru karar verdiğini düşünüyorum.

Hakemin Notu: 8.4

***

Beşiktaş-Gaziantepspor (Hakem: Cüneyt Çakır)
Beşiktaş nihayet sezonun 2.yarısına başladı.  Yine istekli, arzulu, hücum keyfi veren, rakibi bunaltan ve “ben şampiyonluğa oynayan ve isteyen bir takımım” mesajını net veren bir futbol sergiledi.Biz de gerçekten zevkle izledik. Ev sahibi 4 golle kazanırken çok fazla tartışmalı pozisyon olmadı. Cüneyt Çakır iyi maç yönetti.
 
***
 
Boyko'nun transferinden sonra Tolga'nın performansı müthişti. Hafta içinde kupada Konyaspor'a karşı kornerdeki boşa çıkışıyla golde önemli hata yapan Boyko'ya mesaj var. 

Hakemin Notu: 8.4
 
***
 
Kasımpaşa-G.Birliği (Hakem: Abdulkadir Bitigen)
Faul kararlarında hataları vardı. Popov'un ilk sarı kartı doğru. 78.dakikadaki 2.sarı kart pozisyonunda farklı yorumlara sebebiyet veren nokta Popov'un müdahalesiyle önce Serdar'ın kurtulup, ardından koşmaya başlaması ancak müdahaleden dolayı dengesini kuramayıp düşmesi neden oldu. Baldırına temas var gibi gözüküyor.
 
Hakemin Notu: 8.2
 
***
 
HAKEM NOTLARI HAKKINDA

Okuyucularımızdan gelen sorular nedeniyle bir açıklama yapayım. Şu anda ülkemizde resmi olarak hakemlere uygulanan not sisteminde puanlama 8.4 üzerinden başlamaktadır. Bir hakem, siyah-beyaz hata olarak tanımlanan “kırmızı kartla atmama, bariz gol şansını yanlış değerlendirme, penaltıyı görmeme veya yanlış penaltı verme, içeriye giren topu gol vermeme” örneklerindeki gibi hatalar yaptıklarında notlarından direkt olarak 0.5 puan düşülmekte, dolayısıyla bu tarz bir hatada otomatik olarak notları 7.9'a düşmekte, diğer hataları da eklendiğinde puanı daha da düşebilmekte ve genel yorum olarak başarısız bir maç geçirmiş gibi değerlendirilmektedir. 
 
***
 
Siyah beyaz hata sınıfında hataları yok ise, yaptığı hata türüne göre 0.1 puan sırasıyla düşmekte ve GENEL TOPLAMDA da bu hatalara rağmen 8.00 altına da düşmemektedir. 
 
***
 
Hayatınızdan sevgi ve hoşgörü eksik olmasın…
 
Murat Fevzi Tanırlı
Twitter: @mftanirli

Canlı iddaa sonuçları için tıklayın.