FutbolArena Özel - Türk futbolunun uzun yıllardan beri günlük başarılarla el yordamı ile ilerlediği gerçeği hepimizin malumu. Alt yapı eksiklikleri ve özellikle yetiştiricilik konusundaki zaaflar bugün futbolumuzu bir vasat futbolcular ordusuna çevirdi. Artık iyi futbolcu çıksa bile bu tesadüfen oluyor ve bunların sayısı çok az. Federasyonlar ise bu başarısızlığın faturasını yıllardır hep sebep onlarmış gibi kısıtlamalar ile yabancılara çıkartıyor.
Diğer yandan Avrupa Şampiyonası ve Dünya Kupası elemeleri 14 ay gibi bir süreye yayılan ve toplam 10 maçtan oluşan organizasyonlar. 14 aylık sürede iskeleti olmayan bir takımımız olduğu için sürekli yaşanan kadro değişikliklerinin yanında sakatlıklar ve cezalar da önemli rol oynuyor. Sıklıkla değişen kadrolarla 14 ay aynı konsantrasyon ve organizasyonu yakalamak çok zor hale geliyor. İşte bizim takımımızın elemelerdeki başarısızlığının ana nedeni bu,yani düzensizlik.
Peki hasbelkader gittiğimiz 2 turnuva 2002 Dünya Kupası ve 2008 Avrupa Şampiyonası organizasyonlarında neden başarılı olduk ve nasıl yarı finalleri yakaladık. Bunun başlıca sebebi şu. Bu turnuvalara 23 kişilik bir kadro ile gidiliyor ve bu kadro değişmiyor. Dolayısıyla turnuvada zorunlu olarak çekirdek bir kadro oluşturuyorsunuz. Futbolcular bu tür kısa süreli ve reytingi yüksek organizasyonlara daha iyi konsantre oluyor ve takımın kenetlenerek uyum içine girmesi daha kolay oluyor. Yani futbolumuz ne kadar düzensizlikler içinde çırpınsa da takımlar FIFA ve UEFA'nın organizasyon düzeni içinde belli bir düzende maçlarını oynuyor.
İşte bana göre Türki Milli Takımı'nın elemeler ve turnuvalarda gösterdiği değişik performansların başlıca açıklaması budur. Genel resme bakıldığında da önemli olanın elemelerdeki takım olduğu gerçeği çok açık şekilde ortadadır.
Analiz: Hüseyin Özkök

