comScore
1 / 19

Mesut Özil'den Türkiye açıklaması ''Kalbimde...''

FutbolArena - Hürriyet Gazetesi köşe yazarı Ayşe Arman, gazetesinin köşe yazısında Mesut Özil’in hayatını kariyer basamaklarını anlattığı kitaptan alıntılar yayınladı. 

2 / 19

Mesut Özil’den Türkiye açıklaması ’’Kalbimde...’’

<h2>Mesut Özil’den Türkiye açıklaması ’’Kalbimde...’’</h2>
Almanya Bundesliga ekiplerinden Schalkea 04 forması ile göstermiş olduğu çıkış ile birlikte Real Madrid ve Arsenal takımlarının formasını terleten Türk asıllı Almanya Milli Takım oyuncusu Mesut Özil’in hayatı kitap oldu.

İşte kitaptan satır başları;

3 / 19
Hayatın boyunca "Türk müsün Alman mısın? Ne kadar Türksün, ne kadar Almansın?" diye sorulmuş ya sana... Baygınlık geçiriyor musun?

- Yok, alıştım! Ama evet, kendimi bildim bileli bana ne olduğum soruldu: "Kendini daha çok Türk gibi mi hissediyorsun yoksa Alman gibi mi? Hangi tarafın özellikleri daha ağır basıyor?
4 / 19
- Sen ne dedin?

- Öylece suratlarına baktım. Bu toptancı anlayışı sevmiyorum. Ben sadece o ya da bu değilim, öyle ya da böyle değilim. Ben ikisiyim. Ben hepsiyim.
5 / 19
- Peki adın Mesut değil de Matthias olsaydı, futbol hayatın küçükken Almanya’da daha mı kolay olurdu

- Belki de... Bunu zaman zaman ben de düşündüm. 10-12 yaşlarındayken genç takımların seçmelerine katılıyordum. Topu, slalom çubuklarının arasında uçarcasına sürüyordum. Attığım şutlar, kalecinin kulaklarını sıyırıyordu. Ama buna rağmen, genç takımına seçilenler arasında hiç yer almadım. Benden iyi olmamalarına rağmen ismi hep Matthias, Markus ya da Michael olan çocuklar seçiliyormuş gibi geliyordu bana. Ama önemli olan şimdi olduğum yer. Zoru başarmak daha güzel.
6 / 19
’’ANNEM BİZİM İÇİN KENDİNİ FEDA ETTİ’’

- Peki Almanya’da büyüyen bir Türk olmak sana neler kattı?

- Dört kardeşiz. Evde Türk kültürüyle büyüdük. Dışarıda, okulda ve futbolda ise Alman kültürüyle... Bence iki kültürü de tanımak ve içinde olmak dezavantaj değil, aksine avantaj ve büyük zenginlik.
7 / 19
’’ALMAN GİBİ HAREKET EDİP, TÜRK GİBİ DÜŞÜNÜYORUM’’

- Gerçekten Alman gibi düşünüp Türk gibi mi hissediyorsun?

Evet. Okulda ve futbol akademisinde Alman kültürünün değerleriyle yetiştim. Evde ve ailede ise Türk kültürünün. Böyle olunca, ortaya benim gibi bir adam çıkıyor. Alman gibi düşünüp çalışan, Türk gibi hisseden...
8 / 19
- Peki Alman gibi hissedip, Türk gibi düşünseydin ne olurdu?

Nasıl bir adam olacağımı ancak Allah bilir!
9 / 19
- Türk vatandaşlığı yerine Alman vatandaşlığını seçtin. Zorlandın mı?

- Zorlanmaz olur muyum? Öyle ayaküstü verdiğim bir karar değildi. Almanya’da doğmuş olmama rağmen başta sadece Türk pasaportum vardı. O zamanlar çifte vatandaşlık yoktu.
10 / 19
- Peki Alman Milli Takımı’nda oynamayı seçmen çevrende nasıl karşılandı? Annen-baban ne dedi? "Evladım yapma etme, Türkiye’deki akrabalarımızın suratına nasıl bakarız" demedi mi?

Ailem kararı bana bıraktı. Ama hepsinin görüşünü sordum ve dinledim. Sonunda Almanya için karar verdim. Annem, Türkiye için oynamamdan yanaydı. "Köklerin orası evladım" dedi. "Dedenler, ninenler Türkiye’den geldiler!" Amcam da bu görüşteydi. Bana Zonguldak’ı anlattı, oraya gittiğinde içinde kabaran duygulardan söz etti. Ama ben hiç onun gibi hissetmiyordum! 17 yaşına kadar sadece iki defa, yaz tatilinde Zonguldak’a gitmiştim. Tamam iyiydi ama evimdeymişim gibi de gelmemişti.
11 / 19
’’HAYALİM İÇİN ALMANYA MİLLİ TAKIMI’’

- Baban peki? O ne dedi?

Babam, amcama karşı çıktı. "Mesut Almanya’da doğdu. Almanya’da okula gitti. Futbol oynamayı Alman takımlarında öğrendi. Bu yüzden Almanya için oynamalı!" dedi. Abim Mutlu da babamı destekledi. Ama onun gerekçesi farklıydı. "Türkiye’nin şimdiye kadar aldığı en büyük başarı 2002 Dünya Kupası üçüncülüğü, Almanya’nın ise 1954, 1974 ve 1990’da dünya şampiyonluğu var" dedi. Kız kardeşim Neşe ise "Ben Türkiye’nin formalarını daha çok seviyorum" dedi ve gülümsedi.
12 / 19
- Bayağı aile zirvesi olmuş.

Evet. Sonra ben uzun uzun düşündüm ve aileme kararımı açıkladım. Alman Milli Takımı’nda oynayacaktım. Hayattaki en büyük hayalim olan üst düzey bir futbolcu olabilmek için bunu yapmam gerektiğini düşündüm.
13 / 19
◊ Ne kadar zorlandın zirveye çıkarken?
- Hangi meslekte olursa olsun. Bence mesele, kendine güvenmek ve başarıya giden uzun yolculukta, çukurlara düşmeyi yenilgi olarak değil, tecrübe olarak kabul etmek.
14 / 19
◊ Peki zirveye çıkmak mı zor, orada kalmak mı?

- İkisi de... Ama zirvede kalmak daha zor. O yüzden hep yeni hedefler belirlemek lazım. Rahata düşmemek lazım, mütevazı olup devamlı koşturmak lazım.
15 / 19
◊ Gurur duyuyoruz, "Mesut Özdil, Dünya Kupası almış ilk ve tek Türk" diye... Sen neler hissediyorsun Türk medyası seni Türk olarak nitelendirince?

- Türk medyası işini bilir diyorum!
16 / 19
Schalke’deki hocam Norbert Elgert’ten öğrendiklerim hep kulağıma küpe oldu. "Başarı için özgüvene ihtiyacın var. Ama kendini de tanıman gerekir. Bir aslan gibi güçlü hissedeceksin ama ölçüsüz ve sınırsız da olmayacaksın. Yani alçakgönüllü olacaksın!" "İyi de hem alçakgönüllü ol hem sabırsız ol diyorsun. İkisi çelişmiyor mu?" diye sordum. Gülümsedi. Ve duyduğum en güzel şeylerden birini söyledi. "Zirveye giden yolun anahtarı, sabırlı bir şekilde sabırsız olmaktır!"
17 / 19
José Mourinho:

Yaşamda da bir şampiyon o!
Her zaman genç oyuncu arayışında olmuşumdur. Ve Bremen’de Mesut gibi harika bir oyuncu buldum. Büyüleyici paslar verebilmek için gereken hisse ve dripling kabiliyetine sahip, asist verip kendisi de gol atabilen hırslı bir genç. Peki ama üst düzey bir takımda oynamaya hazır mıydı? Fiziksel olarak değildi. Zihinsel olarak belki. Teknik anlamda ise hiç kuşkusuz! Onu kafamdaki altın listeye eklemiştim. Daha sonra Madrid’e gittiğimde, sihirli paslar verebilecek birinin eksikliğini duyduğumu fark ettim. Yaptığımız hücumları muazzam bir şekilde açabilecek birinin eksikliğini... O zaman aklıma yine Mesut geldi. Dünya Kupası’nda, böyle büyük baskıları da kaldırabildiğini bana kanıtladığı zaman onu alma kararını verdik. Ona bir antrenör olarak bir şeyler verebildim mi? Umarım verebilmişimdir. Mesut gibi oyuncular, teknik direktörler tarafından yetiştirilmezler. Onlar o şekilde doğarlar. Bu çocuk hakkında başka ne söyleyeyim? Onu çok özlüyorum. Benim dostum o. Nereden geldiğini asla unutmayan ve oyunun insana bahşettiği zevki hiçbir zaman aklından çıkarmayan bir star. Dünya şampiyonu olmuş bir oyuncu. Bunun yanında, yaşamda da şampiyon o. Onun hikâyesinin bir parçası olduğum için gurur duyuyorum.
18 / 19
Dünya Kupası’ndan beri Rihanna uğurum
◊ Türkçe mi düşünüyorsun, Almanca mı?

- Daha çok Almanca.

◊ Ronaldo ile aynı takımda oynamak nasıl bir ayrıcalık?

- İnanılmaz bir futbolcu. Devamlı hırslı, mücadele eden ve kendini geliştiren biri. Üç sene beraber top koşturduk Madrid’de.
19 / 19
◊ Rihanna nereden senin uğurun oluyor? Gerçekten onun geldiği maçları kazanıyor musunuz?

- Dünya Kupası finalinde de vardı. O yüzden uğur getirdiğini yazdım.

◊ Gençler, bu kitaptan en çok ne öğrensin istersin?

- Her zaman kendilerine güvensinler. Ne olursa olsun, kim ne derse desin hayallerinin peşinde koşmaya devam etsinler. Zoru başarmak güzeldir. Sabırlı olmak çok önemli. Sabırlı bir