comScore

Manchester United Manchester United

Avrupa kulüpleri 4 milyar avro kaybedecek

01 Temmuz 2020, Çarşamba 14:18
Avrupa kulüpleri 4 milyar avro kaybedecek

Gazeteci Alp Ulagay, KPMG'nin Küresel Spor Bölümü Başkanı Andrea Sartori ile özel bir röportaj gerçekleştirdi.

FutbolArena - Covid-19 Avrupa futbolunu yaklaşık üç ay boyunca durma noktasına getirdi. Sonunda küresel salgın büyük ölçüde kontrol altına alınınca liglerin büyük bölümü yeniden başladı. Buna karşın salgının futbolun ekonomik yönünde vurduğu daha büyük bir darbe var. Seyircisiz maçlar, aksayan TV yayınları Avrupa'daki 10 büyük ligde yaklaşık 4 milyar avroluk mali kayba yol açacak. Covid-19'un özellikle kulüplerin işletme değerlerine bu olumsuz etkisini danışmanlık şirketi KPMG'nin Küresel Spor Bölümü Başkanı Andrea Sartori'yle konuştuk. Sartori, transfer dönemindeki muhtemel trendleri, Avrupa'nın en değerli 32 takımı arasında Türk takımlarının durumunu da anlattı.

Mayıs ayında, Avrupa'da futbolcuların piyasa değerleri hakkında bir rapor yayınladınız ve ligler yeniden başlamadıkça futbolcuların değerinin 10 milyar avroya kadar düşeceğini tahmin ettiniz. Bunun sebebi neydi?
- Dikkate aldığımız iki senaryo vardı: İlk önce bazı liglerin gerçekten durdurulacağı bir senaryo ve sonra bazı liglerin biteceği orta dereceli bir senaryo. Birincisi, Hollanda liginde ve Belçika liginde ve Fransa liginde olanlar göz önüne alındığında en olası senaryodur. Ancak temelde çalışmanın amacı, her halükarda, sezonun yeniden başlatılması durumunda bile, oyuncu değerlerinin çok önemli oranda düştüğü iki aşırı durumu tahmin etmekti. Ancak bu çalışmayı yayınlarken bile bir ara çözüm olabileceğini biliyorduk.

Ligler devam etmesine rağmen oyuncuların değerinin düşeceğini mi öngörüyorsunuz?
- Çünkü kulüplerin elde edeceği gelir her halükarda azalacak. Bu sebeple, liglerin iptali durumunda Avrupa'daki beş büyük ligden zarar göreceğini tahmin ettik. İptal edilsin ya da edilmesin önemli bir gelir kaybı olacak, elbette iptal halinde bu kayıp daha yüksek olacak. Sadece maç günü açısından gelir kaybını düşünün. Maçların bu kadar sınırlı bir zaman diliminde oynanması durumunda TV'lerin gelirin tamamını ödeyeceği de yüzde 100 net değil. Lig maçlarını normalde haftada bir kez oynuyorsan bu, hafta içi ve iş günleri oynamakla aynı şey değil. Aynı şey sponsorlar için de söz konusu: Ligler devam ettiğinde bile sponsor görünürlüğü aynı olmaz. Dolayısıyla sponsorluğun değeri konusunda da bir miktar pazarlık söz konusu olabilir. Bazı indirimler olabilir. Sonuç olarak, bu senaryoda önemli ölçüde daha az gelir elde edecek kulüplerin kârlılığı da bundan etkilenecek. Sonra nakit akışı birçok kulüp için çok büyük bir sorun haline gelebilir. Yani futbolcu transferleri için daha az para olacak. Tahminimize göre beş büyük ligdeki kulüplerinin maddi kaybı yaklaşık 4 milyar avro olacak.



Yaz aylarında daha kısa bir transfer dönemi de görebiliriz. Bunun kulüpler ve ligler üzerindeki etkisi nasıl olacak?
- Transfer döneminin uzunluğundan bağımsız olarak, pazar bu yıl çok ama çok farklı olacak. Bu yüzden benim için kulüplerin nasıl davranacağına dair beklentiler hakkında konuşmak daha önemli. Transfer penceresi dört haftalık mı, altı haftalık mı yoksa sekiz haftalık mı olacak? Son birkaç yıldır, medya gelirlerinin büyümesiyle futbola çok fazla para aktı. Muhtemelen piyasada daha az para olacak ve satıcı piyasasından alıcı piyasasına geçeceğiz.

BAYERN MÜNİH BU DURUMDAN FAYDALANACAK

Bu yeni durumdan yararlanan kulüpler çıkar mı?
- Yani çok güçlü bilançoya sahip, nakit sorunu olmayan kulüpler çıkabilir. Birini saymak gerekirse aklıma Bayern Münih geliyor. Bayern iyi bir örnek. Güçlü özkaynak ve nakit pozisyonuna sahip kulüpler, dışarı çıkıp daha düşük fiyata oyuncu satın alabilir. Diğer tarafta oyuncu ticaretiyle yaşayan bazı kulüpler var. Bunlar tüm iş modellerini oyuncu ticaretine dayandırıyor. Burada da aklıma Portekiz'den Porto ve Benfica, İspanya'dan Sevilla. Fransa'dan Lyon kulüpleri geliyor. Bu kulüpler tüm operasyonlarını finanse etmek için oyuncu satışına ihtiyaç duyuyor. Bu sebeple de daha fazla sıkıntı çekebilirler.

Oyuncu transferleriyle ilgili herhangi bir yeni trend öngörüyor musunuz?
- Mutlaka daha fazla oyuncu takası olacak. Bu yaz bence bu çok büyük bir trend olacak. Böylece, daha az nakit işlemi ve daha fazla oyuncu takası göreceksiniz. Bu, muhasebe açısından daha yüksek bir kâr elde etmenizi ve böylece bilançonun biraz daha iyi görünmesini sağlar. Bir başka şey daha, ben daha fazla sayıda ve daha uzun süreli kiralama bekliyorum. Örneğin, bir yıl sonra satın alma opsiyonu veren kiralama anlaşması yerine, iki yıl sonra bu opsiyonu veren anlaşmalar da olabilir. 

TÜRKİYE'DEKİ DÜŞÜŞÜN İKİ SEBEBİ

Raporunuzda çarpıcı bir tahmin vardı: Türkiye Süper Ligi'ndeki oyuncuların değerinin neredeyse yüzde 20 ila 30 oranında düşmesi. Bu kadar yüksek düşüşün sebebi nedir?
- Her şeyden önce, bir oyuncunun değerini düşmesinin sebepleri nelerdir? İki önemli sebep var: Birinci sebep, sözleşmenin bitişi süresi. Bitiş süresine ne kadar yakınsanız, oyuncunun değerinin düşme şansı o kadar yüksek olur. Diğer tüm koşulları, yaşı, uyruğu, sporu, performansı ve tüm bunları bir kenara bırakarak söylüyorum. Aynı zamanda normal piyasa koşullarında da dört yıllık sözleşme yapmış oyuncun bunun son 18 ayına girdiyse değeri farklı olur. Türkiye'de de sözleşme bitiş tarihi yaklaşmakta olan çok daha fazla sayıda oyuncunuz var. Dolayısıyla sözleşmelerin süresi daha kısa. İkinci sebep, Türkiye'deki oyuncuların ortalama yaşının daha yüksek olması. Yani bu iki faktör, yaş ve sözleşmenin bitiş süresi oyuncunun değer kaybını en fazla etkileyen iki faktör. Ne yazık ki, Türkiye'deki hem Türk oyuncular hem de yabancı oyuncular bu iki parametreden oldukça etkilenmiş görünüyor.



BÜYÜK KULÜPLER ARTIK BİRER EĞLENCE İŞLETMESİ

Mayıs ayındaki diğer raporunuz ‘European Elite 2020' hakkında konuşalım. Bu geleneksel raporunuzda Covid-19'u bir yana bırakırsak kulüplerin işletme değerinin ortalama yüzde 10 oranında nasıl arttığını merak ediyorum…
- Yıllık ortalama büyüme yüzde 12 oldu. İncelediğimiz dört yıllık dönemdeki toplam büyüme oranı da yüzde 51 oldu. Bunu, en büyük 50 Avrupa şirketinin borsa endeksindeki büyümeyle karşılaştırırsanız, onlar yüzde 13 oranında büyümüş. Yani en büyük 50 Avrupalı ​​şirketi yüzde 13 oranında büyürken en büyük 32 Avrupa futbol kulübünün değeri yüzde 51 oranında büyümüş. Kısacası futbol, ekonominin geri kalanından daha iyi performans gösterdi. Tüm bunlar, elbette, kısmen ticari gelirlerdeki ve stat gelirlerindeki artıştan ama büyük ölçüde medya gelirlerinden kaynaklandı. Tabii bunun 1 Ocak'ta yani Covid-19 öncesi yapılan bir değerleme olduğunu unutmamalısınız.

Avrupa futbol endüstrisinin şu anda sağlıklı olduğunu düşünüyor musunuz?
- En azından piyasanın en tepesindeki, ilk 10-15 Avrupa kulübüne baktığınızda futbol endüstrisi oldukça sağlıklı bir durumda. Beş, 10 yıl öncesine kıyasla daha düşük bir kârlılık seviyesi olsa da genelde iyi performans gösteriyorlar. Manchester United, Barcelona, ​​PSG, Juventus, Liverpool ve Real Madrid gibi kulüpler artık sadece bir spor kulübü değil. Bunlar, küresel ölçüde tanınırlığa ve görünürlüğe sahip medya ve eğlence işletmeleri. Ayrıca çok düşük maliyetle bu ürüne erişen küresel bir taraftar kitlesine sahipler. Bunun en büyük sebebi de elbette, medya endüstrisini son beş yılda belirleyen dijitalleşme. Demek istediğim, dijitalleşme, sosyal medya, temelde futbolla ilgili herhangi bir spor ürününe düşük maliyetli erişim futbolun genel görünürlüğünü çok etkiledi. Bu, özellikle büyük kulüpleri, en önemli ligleri çok daha çekici hale getirdi. Dünyanın herhangi bir yerindeki futbol maçından bahsediyorum. Yani, eğer Pakistan'da yaşıyorsanız ve futbolu seviyorsanız, orada da Premier Lig'e erişebilirsiniz.

Türkiye pazarıyla bitirelim: Galatasaray'ın 2019 yılında yüzde 49 oranla işletme değerinde en yüksek artışı kaydettiğini görüyorum. Bunun başlıca sebebi Şampiyonlar Ligi etkisi mi yoksa başka bir sebebi var mı?
- Şampiyonlar Ligi etkisi ve ayrıca maliyet kontrolü. Çünkü Galatasaray, bu yıl en çok büyüyen kulüp oldu. Yani yüzde 49 oranında büyüdü. Kesinlikle Şampiyonlar Ligi'ne katılımları çok yardımcı oldu. Ancak aynı zamanda maliyet kontrolü ve artan kârlılık da kulübün değeri üzerinde etkili oldu. Bunlar temel olarak iki ana sebeptir. Biz beş farklı parametre ile değeri belirliyoruz ama tüm bunların itici gücü elbette bir kulüp tarafından elde edilen gelirler. Dolayısıyla, gelir ne kadar yüksekse, kârlılık seviyesi ne kadar yüksekse, futbol stadyumu sahipliği ne kadar çoksa, kadronun değeri ne kadar yüksekse kulübün değeri de o kadar yüksek olur. Sistem böyle çalışır. Türk kulüplerinin iyi performans göstermediğini söyleyemem. Genel olarak daha küçük bir ekonominin içindeler. Eğer beş büyük lige bakarsanız, hepsi de Avrupa'nın beş büyük ekonomisi. Dolayısıyla, yüksek GSYİH'ye sahip, yüksek nüfuslu bu pazarlar TV haklarını da herkesten önemli ölçüde daha yüksek bir değere satabiliyor.

AVRUPA'NIN UYUYAN DEVLERİ: TÜRKİYE VE RUSYA

Önümüzdeki yıllarda sıralamanızda yükselecek bir ülke veya lig gözlemliyor musunuz?
- Uzun zamandır söylüyorum: Avrupa'nın iki uyuyan devi Türkiye ve Rusya. Çünkü Türkiye ve Rusya nüfuslarının büyüklüğü sayesinde ekonomik büyüme temin edebilirse TV haklarını daha yükseğe satar, daha yüksek gelir elde eder. Daha iyi bir ekonomiye sahip olurlarsa, daha iyi yabancı oyuncu satın almayı, daha iyi oyuncular yetiştirirlerse uluslararası düzeyde daha iddialı hale gelebilirler. Daha küçük nüfuslu Hollanda, Belçika, Portekiz gibi ülkeler ise bunu yapamaz. Aslında bu, Avrupa'daki manzaranın genel bir resmidir. Bu yüzden sıralamamızın ilk 10'unda, altı İngiliz kulübü var.

Listenizde ileride daha fazla Türk kulübü görecek miyiz?
- Kısa vadede, en azından önümüzdeki iki, üç yıl içinde başka bir Türk kulübünün bu seviyeye ulaştığını görmemiz pek olası değil çünkü listeye girmek için seçim kriterlerine bakmamız gerekiyor: Gelir olarak ilk 50'de, UEFA sıralamasında da ilk 50'de olmanız gerekir. Önümüzdeki iki, üç yıl boyunca başka bir Türk kulübünün bunu yapabileceğini tahmin etmiyorum. Ayrıca yeterince anlaşılmayan bir diğer önemli şey var: Artık bir kulübü eskisi kadar hızlı yukarı çıkaramazsınız çünkü FFP düzenlemesiyle sınırlısınız. Bir dönem Abramoviç'in Chelsea'de, Moratti'nin Inter'de, Berlusconi'nin Milan'da yaptıklarını veya PSG ve Manchester City'nin yaptıklarını artık tekrarlayamazsınız.

Röportaj: Alp ULAGAY

Selen Yakıcı İle Top 5 (20 Ekim 2020)