comScore

Liverpool Liverpool

Liverpool'un şampiyonluk sırrı: Moneyball Felsefesi

11 Temmuz 2020, Cumartesi 17:30
Liverpool'un şampiyonluk sırrı: Moneyball Felsefesi

İngiltere'de 30 yıl aradan sonra şampiyon olan Liverpool'un bu başarıya ulaşmasının altında "Moneyball Felsefesi" yatıyor.

FutbolArena Detay - İngiltere Premier Lig'de bitime 7 hafta kala şampiyonluğunu ilan ederek lig tarihinin en erken şampiyon olma unvanını kazanan Liverpool'da kutlamalar devam ederken bu başarının perde arkasındaki gerçeklere değinmek istedik.
 

Liverpool 30 yıl sonra nasıl şampiyon oldu?


30 yıl boyunca İngiltere'nin en üst düzey liginde şampiyon olamayan Premier Lig'de ilk şampiyonluğunu tadan Liverpool, bu başarıyı biraz da "Moneyball" felsefesine borçlu. 2004-2005 sezonunda Şampiyonlar Ligi'ni kazandıktan sonra bir düşüş yaşayan Liverpool, 2007 yılında Tom Hicks ve George Gillett tarafından 218,9 milyon pound karşılığında satın alınmıştı. İngiliz ekibinde bu satış çok hoş karşılanmamıştı. Çünkü taraftarlar, ABD'li ortakların takımları üzerinden para kazanmak için bu işe giriştiklerini düşünüyorlardı. Zaman geçtikçe ne sportif başarı geldi ne de kulübün borcu azaldı. Liverpool iflas noktasına sürüklendi. Tam da bu sırada ABD'li bir başka işadamı devreye girdi. ABD'de Boston Red Sox takımları olmak üzere birçok beyzbol takımının sahibi olan Amerikan işadamı John W. Henry, 300 milyon pound karşılığında kulübü satın aldı.
 
2010 yılında gerçekleşen bu satış sonrasında John W. Henry'nin ilk icraatlarından biri Fenerbahçe'den anımsayacağımız isim Damien Comolli'yi sportif direktör olarak takımın başına getirmek oldu. Fransız futbol adamı, Luis Suarez ve Andy Carroll gibi isimleri çok yüksek bedeller karşılığında transfer etti. Sezon içerisinde Luis Suarez dışında birçok oyuncunun katkı verememesi sonrası sportif başarı da gelmeyince transfer edilen oyunculardan kulüp ciddi zarar etmeye başladı. Çok geçmeden Comolli ile yollar ayrıldı. 

 

Moneyball Sistemi nedir?

 
Liverpool'un sahibi John W. Henry, ABD'de sahip olduğu beyzbol takımında ABD'ye damga buran Moneyball felsefesinin sıkı bir takipçisiydi. Bu felsefeyi Liverpool'a da uygulamak için kolları sıvadı. Moneyball sistemi ABD'de özellikle beyzbol sporunda uygulanan bir fiyat/performans ve veri analiz sistemi olarak biliniyor. Bu sistemi benimseyen takımlar, kısıtlı bütçeyle iyi bir takım kurup dev bütçeli takımlarla eşit ölçüde mücadele edebiliyorlar. Bu felsefenin altında ise veri analizi yatıyor. İstatistik ve analiz büyük yer tutuyor. Moneyball sisteminde her zaman "işin mutfağı" önemli oluyor. Oyuncuların özel hayatlarına, arkadaşlık ilişkilerine, saç stiline ya da kötü alışkanlıklarına bakılmıyor ve sadece sahadaki durumu dikkate alınıyor. Oyuncuların meziyetleri bilgisayar ortamında değerlendiriliyor. En verimli bir biçimde kullanılıyor. Üstelik takip edilen oyuncular düşük maliyetli…
 
Moneyball felsefesini ve sisteminin nasıl çalıştığını ve neyi amaçlandığını anlattık. Bu sistemin Liverpool'a nasıl uyarlandığını anlatalım. 
 
EKİPTE SATRANÇ ŞAMPİYONU VE NÜKLEER FİZİKÇİ VAR
 
Liverpool'un sahibi John W. Henry tıpkı kendisi gibi bu sisteme inanan Ian Graham'ı kulübün analiz departmanının başına getirdi. Ian Graham, Cambridge Üniversitesi teorik fizik doktorasına sahip bir futbol sevdalısıydı ve 10 yıldır futbolcu verileri topluyordu. Ian Graham'ın kulüpteki ilk icraatlarından biri tesislere bir laboratuvar kurmak oldu. Amaç moneyball sisteminin bir an evvel meyve vermesini sağlamaktı. Genç fizikçi, çok geçmeden kağıt üzerinde futbolla ilişkilendiremeyeceğimiz bir ekip yarattı. Çünkü bu ekip astrofizikçi, satranç şampiyonu bir enerji endüstrisi uzmanı ve doktorasını Harward Üniversitesi'nden almış bir nükleer fizikçiden oluşuyordu.

 
Ian Graham, ekibiyle yaptığı toplantılarda 4 temel konu üzerinde duruyordu. Bunlar istatistik, analiz, matematik ve fiyat/performans idi. Iam Graham öncülüğünde moneyball felsefesi işlemeye başlamıştı. Oyuncuların meziyetleri bilgisayar ortamında değerlendiriliyor ve bu veriler en verimli bir biçimde kullanılıyordu. Üstelik bu oyuncuların maliyetleri de oldukça düşük oluyordu. Bir örnek vermek gerekirse 2016-2017 sezonundaHull City ile Premier Lig'den düşen Andrew Robertson bu sistemin verileriyle transfer edildi. Hiçbir takımın fark etmediği ya da yüz çevirmediği İskoç sol bek, 9 milyon euro gibi Premier Lig için cüzi bir miktar sayılabilecek paraya transfer edildi.
 
SİSTEM, KLOOP'U GETİRDİ
 
Liverpool'u şampiyon yapan Jürgen Kloop da bu yöntemle takımın başına getirildi. Takıma bir şef gerekliydi. Bu şef, düşük maliyetlerle büyük işler yapan biri olmalıydı. Sistem öyle bir işliyordu ki Jürgen Kloop'un Dortmund'u son sırada olsa bile Alman çalıştırıcının uyguladığı taktik, Iam Graham'ın verilerine göre çok iyi görünüyordu.
 
Alman çalıştırıcı, Liverpool'a geldikten sonra transferlerde de moneyball sistemi daha da hissedildi. Nabi Keita, Sadio Mane, Wijnaldum, Roberto Firmino, Alisson Becker, Fabinho, Virgil Van Dijk bu sistemin verilerinden hareket edilerek transfer edildi. Liverpool bu oyuncuları yüksek bonservisle transfer etmiş olsa da mevzubahis futbolcuların değeri zamanla 3'e, 4'e katlandı. Moneyball felsefesi 30 yıl sonra gelecek şampiyonluğu öngörmeyi sağlamıştı. Harcanan paralarla birlikte sportif başarı da gelmiş oldu.
 
Araştırma: Orhun Alicikoğlu

Son dakika Liverpool Haberleri FutbolArena'da.

FutbolArena haber turu (21 Ekim 2020)