“Brezilya'daki Dünya Kupası sonrası 65 yaşında olacağım. İnsanın gücünden çok şey alan futbol mesleğinde 30 yılın üzerinde çalıştıktan sonra artık bırakma zamanı geldi. Kararı Arnavutluk ile oynadığımız maç öncesi aldım. İnsanın bu işte gücünün yerinde olması gerek. Bunu 2004 yılında Bayern'de kroki ve tamamen tükenmiş olarak bir kez yaşadım. Aynı şeyi tekrar yaşamak istemiyorum.”
İşte Hitzfeld bu sözleri söylemişti. Yani açıkça artık tükendiğini be futbolun içinde aktif olarak yer almak istemediğini buna gücü kalmadığının altını kalın çizgilerle çizmişti. Bu bağlamda ben Hitzfeld'i çok iyi tanıyan biri olarak Bülent Tulun'a Dünya Kupası sonrası görüşelim dediğini sanmıyorum. Diğer yandan Galatasaray eğer Mancini ile yollarını ayıracaksa tribünlerin gözünü okşayacak tükenmiş bir teknik adama değil aksine belli bir planı olan ve Galatasaray'da uzun vadeli çalışabilecek birine ihtiyacı var. Hitzfeld'in büyük teknik adamlığı tartışılmaz ama unu elemiş eleğini asmış birinden kimseye hayır gelmez. Ayrıca Hitzfeld'in Alman Sky televizyonu ile uzun yıllara dayanan bir anlaşması bulunuyor. Bundan sonra yapacağı iş sadece koltuğunda oturup maçları yorumlamak olacak.

