comScore

Kayserispor Kayserispor

İlhan Parlak: 'Fenerbahçe maçından sonra kendime gelemedim'

22 Mayıs 2021, Cumartesi 22:47
İlhan Parlak: 'Fenerbahçe maçından sonra kendime gelemedim'

Kayserispor'un golcü futbolcusu İlhan Parlak, geride kalan sezonu FutbolArena'ya değerlendirdi.

FutbolArena - Kayserispor'un golcüsü İlhan Parlak, FutbolArena Kayseri muhabiri Memduh Borazan ile samimi bir röportaj gerçekleştirdi.

 2005-2006 sezonunda Sivasspor'a 7. saniyede attığın golü hatırlıyor musun? En hızlı yerli oyuncusun.
O dönem Ertuğrul hoca beni oynatıyordu ama çok gol kaçırıyordum. Bir türlü gol atamıyordum. Sivasspor maçında tam santrayı yaptık, Ergün Teber topu Ragıp Başdağ'a verdi. Ragıp abi defans arkasına attı, o arada Mehmet Topuz tam yandan koşuyor, tam topa vuracak gibi, top benim önümde, bırak dedim ve kalecinin üzerinden aşırttırdım. Benim de kariyerimin ilk golüydü. O duyguyu ve o anı hiç unutamıyorum.

Bu sezonu nasıl değerlendirirsin. Neyi doğru neyi yanlış yanlış yaptınız?

Ben sezon başı Ankaragücü'nden geldiğimde ilk haftalar oynanmıştı. Gerçekten ortam olarak çok güzel. İmkânlar olarak Türkiye'nin sayılı kulüplerinden bir tanesi. Maddi anlamda her ay ödemelerin yapıldığı nadir kulüplerden bir tanesidir. Benim burada gördüğüm şeyler, bazı rahatlıklar var. Özellikle oyuncu grubunda. İlk geldiğimde tabi bunları değiştirmek olmuyor ama yavaş yavaş bunları düzeltme adına her şeyi yaptım. Burada isimler, şahıslar gelip geçicidir. İlhan Parlak da gelip geçicidir. Önemli olan kulübün ve Kayserispor'un menfaatidir. Benim için bulduğum süreç içersinde o. Eğer kulübün menfatı dışında insanlar kendi şahsı menfaatlarını daha ön plana alırsa ben bu şeylerse hassasım. Bu konularda taviz verilmesi taraftarı değilim. Biz futbolcu grubu olarak antrenmanlarda en iyisini yapmaya özen göstermemiz lazım. Maçlarda ise hocamızın bizden istediklerini sahaya yansıtmamız lazım.  Hocanın görevi oyuncuyu hazırlamak, oyuncunun görevi de sahada o planı sistemi sahaya uygulamaktır. Bu konudan Yalçın hocayı takdir ettim.  Belki taktik anlamda oyuncunun saha içerisinde ne yapması gerektiği anlamında çalıştığım en iyi hocalardan birisi. Bunu rahatlıkla söyleyebilirim. Çünkü saha içerisinde oyun dizilimi anlamında, rakibin eksikleri anlamında, bunları gerçekten bize gösterip ne yapmamız gerektiğini anlattı. Son 5 maçta oynadığımız oyunla herkes keyif aldı. Bizler saha içerisinde bu keyfi yaşadık. Oyuncu grubu olarak 6 tane hoca ile çalıştık. Her hocanın farklı bir sistemi oluyor. Oyuncu grubu olarak idare edilmesi kolay insanlar değil. Paranız, şöhretiniz her şeyin var sizi idare etmek zor. Herkesin kontratları var. Bu parayla olacak bir şey değil. Onun için geçmişteki hatalardan ders alıp, bu hataları yapmadan önümüzdeki sene bu sıkıntıları yaşamamak lazım. Başkan her türlü sorumluluğunu yerine getiriyor. Ben Ankaragücü'nde de oynadım. Yeri geldi 1 sene paramızı almadık ama burada her ay para ödendi. Kazandığımız maçların primi sabah uyandığımız yatmış oluyordu. Böyle bir kulüp var. Bizler futbolcular olarak sorumlulukları yerine getirmemiz lazım.



"FENERBAHÇE MAÇINDA SARI KART GÖRMÜŞÜM, BEN BİLMİYORDUM"

Bazı şeyleri buradan paylaşmam hoş olmaz. Hakikaten bu sezon zor dönemler sıkıntılı süreçler geçirdik. Beklenmedik oyuncuların beklenmedik yaptığı davranışlar beni çok üzdü ama onlara başta ben olmak üzere tepkimizi koyduk. Yanlış bir şey varsa bunu dışarı yansıtmadan yapmaya çalıştık. Güvendiğiniz, inandığınız hakikaten bu takımı düşünüyor dediğiniz insanların yapmış olduğu yanlışlar onlar hep üzdü bizi. Allah'a şükür onlarından da üstesinden geldik. O olaylar gerçekten beni üzdü ve yaraladı diyebilirim. En çok zorlandığım devamlı maç stres, sıkıntı beni çok yordu. Şöyle söyleyim son 5 aydır sivil kıyafet bile giymedim. Allah korusun küme düştüğümüzde kulübün çok büyük sıkıntılar içerisinde olacağını biliyorum. Ben daha önce bunları yaşadım. Kayseri Erciyesspor hepimizin önünde. Benim için bu sezon her maç kariyerimin en önemli maçı olarak düşündüm. Bu da insanı inanılmaz derece de yıpratıyor ve yoruyor haliyle. Son maçta ben bazı şeyleri hatırlamıyorum. Serdar Aziz ile girdiğimiz ve penaltı verilen pozisyonda hakem bana sarı kart göstermiş ben bilmiyorum bunu. Sarı kartım olduğunu bilmiyorum, sürekli itiraz ediyorum, hakem bana atarım İlhan diyor. Son dakikada hakem penaltıyı verince kafa olarak gittim. Futbol kariyerimin ilk kırmızı kartını gördüm. Maç sonu ligde kaldık ama o sevinci bile buruk bir şekilde yaşadım. Burada bir şehrin kaderi var. Basit hatalar sonrası insan bazen dayanamıyor. Buraya kadar büyük emek sarf ettik. Verdiğimiz mücadele kolay olmadı. 1 puan veya 3 puan alsak daha güzel olurdu ama önemli olan burada sonuca ulaşmaktı. Maçtan sonra 2 gün kendime zor geldim.

Berna Gözbaşı için neler söylersin?

Başkanımız Berna Gözbaşı Kayserispor'un menfaati adına gecesini gündüzüne katıp bu takımı ligde tutma adına ve başarılı olma adına çalışıyor, ben birebir canlı şahidim. Hatalar, yanlış elbette olacak. Hepimizin yapmış olduğu hatalar var. Önemli olan bunlarda ders almaktır. Bu yapmış olduğumu iş kolay bir iş değil. Ankara'dan iki takım birden düştü. Paraysa para onlarda da vardı. Bu sezon çok büyük iş başardık. Neden büyük iş başardık, yaptığımız transferle kimi tuttu, kimi tutmadı. 6 tane hoca geldi gitti. Bunlar olurken ligde kalmak kolay değil. Gerçekten başkanımız üzerine düşeni oyuncu topluluğunu adına her şeyi fazlası ile yaptı. Başkanımızın yaptığını her başkan yapmaz. Bazenler iyi niyeti suiistimal eden insanlar da olmadı da değil. Bu başkanın iyi niyetinden. Bir futbolcu olarak oyuncu ne ister, maaşını aldın, primini aldın. Hem maaşı hem de primi hem de aile problemleri ile ilgilendi.  Manevi ve maddi olarak kulübe verdikleri ve yaptıkları ortada. Ben bu şehrin bir evladı olarak başkanıma çok teşekkür ediyorum. Böyle bir başkana sahip oldukları için aslında çok şanslılar. Gençlere önem veren, her şeyleri ile ilgilenen hakikatken Berna Başkan bu konuda futbolsever olarak veya futbolcu olarak  çok takdir ediyorum. Çoğu kulüpte bu ilgili, bu değeri göremezler. Hem kulübün hem başkanın hem de bizlerin kıymetini bilmeleri lazım. Bizler elimizden geleni fazlası ile yapıyoruz. 



Doğan Alemdar için neler söylersin?

Doğan Alemdar, Kayserimizden, Kayserispor altyapısında yetişmiş ve çıkmış bir isim. Özellikle annesine ve babasına çok teşekkür ediyorum. Çok düzgün, terbiyeli çok güzel bir evlat yetiştirmişler. Altyapı hocalarına çok teşekkür ediyorum. Onlar da Doğan'ın gelişiminde çok büyük emek ortaya koymuşlar. Şimdi kardeşi Yahya Alemdar da geliyor. Her genç oyuncu bir potansiyel bir yetenek varsa bu oyuncuya şans verip üzerinde durmak lazım. Çünkü her zaman bu tarz genç oyuncuları yakalayamıyorsunuz. İlla ki hata yapacak herkes hata yapabiliyor. O yeteneği görüp üzerinde durmak lazım. Silviu Lung sakatlandı, İsmail, kovid oldu. Doğan'a öyle şans oldu. Şans eseri şans geldi. Doğan Alemdar bu takımın birinci kalecisi olur. Doğan'a öyle şans gelmedi. Genç oyuncularımızın üzerinde durmamız lazım. Onlarda verilen şansları iyi değerlendirmeleri lazım. Doğan'a bu şans geldi değerlendirdi ve önü açık. Doğan Alemdar mental olarak fizik olarak hazır olmasıydı bu şansı değerlendirmeyebilir veya o şans gelmeyebilirdi. 

Futbolu bıraktıktan sonraki hayalin nelerdir?

Futbolu bıraktıktan sonra içime atarak, ben şunu da yaparım diyeceğim bir şey yok ama uzun vadede benim en büyük hayalim, hedefim Kayserispor'a başkan olmak istiyorum. Hedeflerimden bir tanesi bu. Aslında Kayseri futbolunun içerisinde olup futbolu idare eden yön veren bir yapıda olmak istiyorum. Türk futbolunda da böyle bir açığın olduğunu düşünüyorum. Futbolu bırakan her oyuncu teknik direktör olur, antrenör olur, yardımcı antrenör olur ama ben işin daha yönetim, idari kısmında yer almayı çok istiyorum. Bu anlamda kendimi çok geliştirmek istiyorum. Şu an sadece futbola ve futbolcuğa odaklıyım. Diğer alanda çeşitli kitaplar okuyarak daha sonra inşallah futboldan sonra yurt dışında kulüplerin yönetimi, idaresi ile ilgili, o konularda gözlemler yaparak şehrimize Kayserispor'umuza nasıl faydalı olurum bunları düşünüyorum. Gelecek hedeflerim arasında bular var. Kulübün bünyesinde olup idari anlamda burada devam etmek istiyorum. Belli bir seviyeye geldikten sonra Kayserispor'da başkanlık yapmak en büyük hayalim.

Genç oyuncuları ile yakından ilgileniyorsun ve tavsiyelerin neler olur?

Kendilerini her zaman gelişime açık tutmaları gerekiyor. Sadece futbol anlamında değil. Diğer sosyal anlamda her anlamda. Genç oyuncuların kesinlikle kitap okumaları lazım. Normalde her insanın okuması lazım aslında. Futbolcu olmak için iyi idmanı yapacaksın, beslenmeni iyi yapacaksın, uykunu iy, alacaksın, idmandan sonra dinlenmeni iyi yapacaksın, bunları yapmazsanız olmaz. Kimse size bu paraları kolay kolay vermiyor. Hayatınızdan fedakârlık yapmazsanız, hedefleriniz olmazsa çok çalışmazsanız bir yerlere gelemezsiniz. Yeri gelecek arkadaşlarınızla eğlenecek, idmandan sona odana çıkıp istirahat edeceksin. Bu fedakârlıkları yapmazsan hayata bir yerlere gelemezsin. Mental olarak kafa olarak kendini hazırlamalısın. Futbol artık fiziğe dayalı bir oyun.



Unutamadığın anılar nelerdir?

Bu sezon son oynadığımız Fenerbahçe maçı. Kariyerimin ilk kırmızı kartını gördüm. İnanılmaz stres ve sıkıntı oldu. Kendi duygularıma hâkim olamadığım bir maçtı. Diğeri de Karabükspor'dayken yine son maç Fenerbahçe'ydi. O dönem Başakşehir ile çekişiyorduk. Fenerbahçe bizi 1-0 yeniyor, Başakşehir, Kasımpaşa'yı 1-0 yeniyor. Bu skorlarla düşüyorduk. Hoca beni on birde başlatmamıştı. İkinci yarıda oyuna girdiğimde belki kariyerimin 15. dakikasını oynadım ve sahadan 3-2 galibiyetle ayrılmıştık. İlk yarı düştük dediğimiz maçta ikinci yarı ligde kalmıştık. Benim için bu inanılmaz unutulması zor bir anıydı.

Son olarak neler söylersin?

Öncelikle bu güzel ve keyifli röportaj için sana çok teşekkür ederim. Bu sezon bizler kadar sende çok emek ve destek verdin. Geldiğimden beri bende henüz taraftarlara kavuşamadım. İlk Karabükspor'da oynadığım zamanda Kayserispor taraftarı geldiğinde çok mutlu olmuştum. O zaman Kayseri'de tribün kültürü oluşuyor demiştim.  Kapalı Kale önderliğinde hangi takımla oynadıysam Kayseri'ye geldiğimde çok ilgi gördüm ve hep beni rakip olarak taraftarlar tribüne davet çağırrılardı. Ben Kayseri'de doğdum, büyüdüm. Futbolcu olmasaydım ben de her maça giden bir taraftar olacaktım ama rabbim bana bunu nasip etti. Okul zamanında eski stadyumun önünden geçerken kapılar açık olurdu, içeri gidip o çimlerin üzerinde yatardım. Allah'ım burada oynamayı nasip et derdim. Hep bunların hayalini kurardım ve hepsi nasip kısmet oldu. Hayal ettiğim her şey gerçekleşti çok şükür. Ben  Ankaragücü'nde oynarken, Karabükspor'da oynarken sorarlardı bana hangi takımlısın diye hep Kayserisporluyum derdim. Her şeyden önce bizim için Kayserispor menafi önemli. Taraftarımız ile güzel günler göreceğiz.  Hepimizin derdi Kayserispor. Ben bugün burada varım yarın yok. Ama kalbim her zaman Kayserispor'dan yana. İnşallah pandemi hemen biter taraftarımızla yeniden bir araya geliriz ve bu güzel günleri beraber yaşarız. Taraftarımızı her zaman mutlu etmek istiyoruz. 

Son dakika Kayserispor Haberleri FutbolArena'da.

Mert Nobre: "Atatürk sadece Türkiye değil dünya lideri"