"G.SARAY'IN TAKTİĞİ KAYSERİ'YE TUTTU AMA..."
-Galatasaray, fikstüründeki en zor maçlardan biri olan Kayserispor maçında işi ilk yarıda bitirdi. Nasıl yorumluyorsunuz? "Galatasaray o arzu, istek ve temposunu yakaladığı zaman sorun olmuyor. Moralli gittiler, arzulu başladılar. Zaten, kadro kalitesine bakarak kazanması gerektiğini görüyoruz. Bu sebeplerin hepsi de bir arada olunca Kayserispor, Galatasaray'ın önünde duramaz."
-Galatasaray'da Sneijder ve Drogba sonrası sorunlar yaşanırken, üstüste iki zor deplasman olan Schalke ve Kayseri'den galibiyetle ayrıldı. Sizce Terim, yıldızları takıma nasıl monte edeceğini çözdü mü?
"Drogba, Sneijder ve Burak Yılmaz'ın kadroda bulunuşu avantaj gibi ama karşısındaki rakibin kalitesi ve gücü de önemli. Her rakibe karşı bu bulunan taktik tutmayabilir. İlk Schalke maçında Sneijder'in solda oynaması doğru değildi. Hoca da bunu hemen çözdü. İkinci maçta Sneijder daha çok Burak ve Drogba ikilisinin arkasında oynadı. O maçlarda da tuttu gibi ama bu daha güçlü takımlara karşı mesela Real Madrid gibi takımlara karşı bu taktik ne derece tutar, açıkçası o kısım tartışılır. Yıldızların takıma doğru monte edildiğinin cevabı şu an verilmiş değil."
"GALATASARAY İÇİN AVANTAJ"
-Galatasaray'ın Real Madrid karşısında tur şansı nedir? Sizce deplasmandaki ilk maç nasıl olacak?
"Çok zor. Futbol olmayacak şeyler yok ama nasıl Galatasaray ve Kayserispor arasındaki kadro kalitesinden bahsediyorsak, Real Madrid ile Galatasaray arasında da bir kadro kalitesi farkı var. Galatasaray da bu tip maçlara hem motivasyon olarak iyi hazırlanıyor. Her zaman böyledir. Kendinizden güçlü takımlara karşı daha iyi motive oluyorsunuz. Bunun çok örneklerini de bize gösterdi zaten Galatasaray ya da Türk takımları yapıyor bunu. Arada belirgin bir güç farkı da var açıkçası. Futbolda olmayacak şey yok ama bir realite olarak baktığınızda iş oldukça zor. Galatasaray'ın çok fazla kaybedecek birşeyi yok. Galatasaray elendiğinde kimsenin söyleyecek birşeyi olmaz. Bu Galatasaray için bir avantaj. Yine de Galatasaray'ın işi zor."
-Bir teknik direktör olarak siz Galatasaray'ın başında olsanız bu maça nasıl bir anlayışla çıkardınız?
"Öncelikle, deneyimli bir oyuncu grubuyla birlikte deneyimli bir teknik direktör çalışıyor. Bunun cevabını bilmek için oyuncu grubuyla yaşamak lazım. Bunu da en iyi hoca biliyor. Bizim şöyle böyle dememiz doğru olmaz."
"SALİH TÜRK FUTBOLU İÇİN İYİ OLDU"
-Fenerbahçe, Salih Uçan'ın katkılarıyla Viktoria Plzen ve Antalya maçlarından istediği sonuçları almayı başardı. Salih Uçan'ın yükselişini nasıl buluyorsunuz?
"Ben olaya şöyle bakıyorum, Türk futbolu yeni bir yetenek kazandı diye düşünüyorum. Yani, Galatasaray ve Fenerbahçe gibi yüksek seviyede takımlarda, özellikle Fenerbahçe'de genç yaşta bu forma şansını bulmak kolay değil. Salih bunu yakaladı. Devam ettireceğini de düşünüyorum. O yetenek var Salih'de. En sevindirici tarafı, sadece Fenerbahçe değil çok az yetenekli oyuncu yetiştiren Türk futbolundan böyle bir oyuncu çıkmasıdır."
-Salih Uçan bu performansı sonrası ilk 11'i hak ediyor mu?
"Geniş bir kadro var. Aykut Hoca Salih Uçan'ı zaman zaman kullanıyor. Tabii ki rakipleri Emre, Cristian Baroni, Meireles, Mehmet Topal gibi isimler olduğu için bu yaşta, böyle oyuncular arasında forma şansı bulması da önemli. En azından şunu gösteriyor; Fenerbahçe belki de Salih'in bulunduğu mevki için ileride transfer yapma ihtiyacı duymayacak."
-Siz olsanız Meireles, Emre, Cristian, Mehmet Topal, Salih Uçan gibi bir rotasyondan hangilerini direkt olarak kullanırdınız?
"Ben Emre, Meireles ve Cristian Baroni üçlüsünü kullanırdım. Denk mücadelelerde güçlü takımlara karşı orta saha böyle gibi görünüyor. Bunu en iyi Aykut Hoca bilir tabii. Onlarla sürekli birarada, onlarla konuşuyor. Özellikle, ikinci yarıda orta sahayı oturttuğu görülüyor. Biz dışarıdan gözlemlerimizle söylüyoruz."
"KASIMPAŞA'NIN BEŞİKTAŞ'TAN KALİTE OLARAK..."
-Beşiktaş'ın Kasımpaşa karşısındaki mağlubiyetini nasıl yorumluyorsunuz? Sizce sonuç sürpriz mi? "Sürpriz değil, bekliyordum. Çünkü neden, hep şundan bahsediyorum. Kadro kalitesi olarak, oyuncu grubu olarak Beşiktaş'tan aşağı bir takım değil. Beşiktaş'ın bu yıl başarılı olduğunu düşünüyorum. Çünkü, diğer rakipleri gibi önemli oyuncuları transfer politikası açısından kadrosuna katamadı. Şu ana kadar başarılı olduğunu düşünüyorum. Tabii şu bir realitedir; bütün maçlar bittiğinde, eninde sonunda puan tablosunda hak ettiği yere oturur. Bu da tabii kadro kaliteleriyle doğru orantılı olarak ortaya çıkar."
"AYBABA BAZEN ÇARESİZ KALIYOR"
-Beşiktaş teknik direktörü Samet Aybaba son haftalarda sürekli olarak ilk 45 dakikada değişiklik yapıyor. Bunu neye bağlıyorsunuz? "Bazen teknik adamlar maçı kazanma adına süreye bakmazlar. Değişikliğin süresi yoktur. Kötü başlayan oyuncunun, tabii buna oyuncuyu kaybetmek olarak bakabilirsiniz ama önemli olan maçı kazanmaktır. Oyuncu iyi bir oyuncu da olabilir, beklentisi o maçta fazla da olabilir ama oyun içinde performans gösteremediği zaman oyundan almak zorunda kalabilir. Bunlar teknik adamlıkta var. Nitekim, kadro kalitesi yüzünden Samet Aybaba'nın bazen çaresiz kaldığını düşünüyorum. Sakatlıklar ve eksik oyuncular oluyor ya da sıkıntıdan dolayı hazır olmayan oyuncuyu oynatmak durumunda kalıyor. Fernandes belki 10 gün antrenmana katılamamıştır ama elinde oyuncu olmadığı için oynatmak durumunda kalmıştır. Bu sefer de verim alamayabiliyor. Galatasaray ve Fenerbahçe'nin bu hamleleri yapma şansı çok yüksek. Çünkü, arkada kulübede bekleyen eşit ve denk kalitede oyuncular mevcut. Beşiktaş'ın bu sıkıntısı var."
-Trabzonspor, Bursaspor karşısında haftalardır göstermediği karakteri gösterip 1-0 geriden geldi. Ancak, sonuç 3-2 olduğunda takım bir anda dağıldı. Bunu nasıl yorumluyorsunuz?
"Trabzonspor'da bir güven bunalımı ve psikolojik çöküntü var. Büyük takımlarda olsa bu krize girildiğinde bunun altından çıkmak kolay değil. Trabzonspor bunu yaşıyor. Bunun en büyük nedeni de sezon başı oluşturulan aynı mevkide birçok oyuncunun ve geniş kadronun kaliteyle orantılı olmaması. Geniş gibi görünün kadronun kalite düzeyinin yüksek olmayışı ve bazı mevkilerde aynı kalitede oyuncu olması. Bu konuda da istikrar yakalanamadı. Şenol Hoca zamanında da bu istikrar yakalanamadı. Örnek verecek olursak Sapara, Alanzinho, Adrian'ın üçü de bir mevkinin oyuncusu ama bazen bir arada oynamak durumunda kaldılar. Bu da sistem olarak yansımadı, yansımayacaktır da zaten."
Kaynak: Sporx

