Gençlik ve Spor Bakanı Suat Kılıç, son dönemde saflığını kaybeden spor ruhunu ve kulüpler arasındaki çetin geçen rekabeti yorumladı. Centilmenlik için önemli bir çağrıda bulundu.
İşte Bakan Kılıç'ın Akşam'dan Hakan Yaşar'ın sorularına verdiği çarpıcı cevaplar:
- Futbol iklimini nasıl buluyorsunuz, düzelir mi? Umutlu musunuz?
Düzelmemesi için hiçbir neden yok. Şu an futbolda gerilimin tek nedeni kulüpler arasında süren acımasız rekabet. Büyüyen ekonomiler. Her kulüp kendini kazanmak zorunda, şampiyon olmak zorunda hissediyor. Çünkü büyüyen bütçeler var, artan transfer maliyetleri var, hem müsabakalardan kalan parayı arttırmak zorundalar hem de satış gelirlerini ve reklam paylarını arttırmak zorundalar. Büyüyen ekonomi ve rekabetin acımasızlaşması yukarda rüzgârların daha çok sert esmesine neden oluyor.
SPOR AMACINDAN SAPMAMALI
Ama buna değer mi? Değip değmediğinin takdirini kulüp başkanlarının kendileri belirlemeli. Futbolun sadece futbol olduğu gerçeği artık görülmeli. Sporun topluma barışçıl mesajlar vermesi gerektiğini kulüp başkanları da görmeli ve ‘Kazanalım da maliyeti ne olursa olsun' yaklaşımı artık terk edilmeli. Bu iklim ancak bu şekilde düzelebilir.
KAYGILI YORUMLAR YANLIŞ
- Bu atmosfer Süper Kupa'ya nasıl yansır. Beklentileriniz ne?
Ben Süper Kupa finalinin sahada da tribünde de barışçıl bir biçimde oynanacağı ve biteceği kanaatindeyim. Önceden gerilim ve kaygı dolu yorumları kesinlikle doğru bulmuyorum. Çünkü taraflar birbirine bilenmeye başlıyor.
EĞLENCENİN TADI KAÇMASIN!
‘Rakip sahayı ve tribünü gerecek şekilde gelecek biz de hazırlıklı şekilde olalım' anlayışı ile tribüne geliyorlar. Futbolcular da bu düşünceyle sahaya çıkıyorlar. Futbol bir eğlence. Eğlencenin tadını kaçırmaya hiç gerek yok. Kurallarına göre oynandığında herkes bundan zevk alacaktır. UEFA'nın, FIFA'nın kriterleri belli. Herkes buna uymalı.”
2020 HEYETİNDE BAŞBAKAN DA VAR
“Sayın Başbakan da programına göre Buenos Aires'te olacak. Onun varlığı etkileyici ve belirleyici faktör. Garantilerde bizzat imzası var.”
- Arjantin'de 2020 final seçiminde büyük kozumuz ne olacak?
En büyük birkaç kozumuz var. Bunlarda biri genç nüfusumuz. Bir diğeri lisanslı sporcu sayısındaki yüksek artış. Son yıllarda bu rakam 4 milyonu aştı. Bir diğeri spora yönelik alt yapı yatırımlarının nazar değmeyecek şekilde artması. 762 spor yatırımını tek bir yıl içinde gerçekleştirebiliyoruz. En büyük avantajlarımızdan biri hükümet desteği. Başbakanımızın bu adaylığa en yüksek desteği vermesi. Siyasal istikrar ve ekonomik istikrar büyük avantaj.
- Başbakan gidecek mi, gitmesi etkili olur mu?
Sayın Başbakan'ın şu anki programı 7 Eylül'de Arjantin'deki oylamada bulunmak şeklinde. Bir olağanüstülük olmazsa Buenos Aires'te olacak. Sayın Başbakan'ın varlığı adaylığımız noktasında hem etkileyici hem belirleyici faktör. Çünkü Türkiye'deki siyasal ve ekonomik istikrarın da, olimpiyata yönelik garantilerde bizzat Başbakanımızın imzası var.
YANLIŞ TRANSFERLER BORÇLARI BÜYÜTTÜ
“Vergi borçları defalarca yapılandırıldı. Ama yüksek transfer ücretleri yüzünden yine büyüdü. Topyekûn değişiklik yapılmalı.”
- Siyaset sporu artık dışlıyor mu? Boğaz'da bir yemek yemeyi, deplasman yasağını kaldırmayı bile kabul etmiyorlar. Bir siteminiz var mı?
Siyasetin sporu dışlaması gibi bir durum söz konusu değil. Hiçbir sitemim yok. Futbolun tarafları öncelikli olarak kulüpler. Devletin görevi alt yapı tesislerini hazırlamak, gereken kanunları çıkarmak ve güvenlik önlemlerini almakla sınırlı. Futbol özerk. Biz özerk diye futbolu, futbol kulüplerini, kulüp başkanlarını da dışlamıyoruz. Kabul edilmeyen bir yemek davetimiz de söz konusu değildir.
BORÇ BATAĞI TRANSFERDEN
Yemek Boğaz'da da yenir, başka yerde de. Sorun değil. Ama Türkiye'de kulüplerin prim borçları, SSK borçları defalarca yapılandırıldı. Artık görüldü ki borç yükü prim ve SSK borçlarından, yüksek transfer ücretlerinden kaynaklanıyor.
SÜREKLİ KRİZ YAŞIYORLAR
Daha makul transferlerle kulüplerini çok daha iyi yönetecekken yüksek transferle sürekli bir kriz yaşıyorlar. Futbol kulüplerinin borçları yeniden yapılandırıldığında bu orasıyla sınırlı kalmıyor, topyekûn bir değişiklik yapılması gerekiyor. Şu an bizim böyle bir gündemimiz yok.
TRİBÜNDE SİYASET İSTENMİYOR
“Tribünlerin politize edilmesinden tüm Türkiye'nin rahatsız olması lazım. Taraftar dernekleri ile görüşmelerimizde de siyasetin tribünlere bulaşmaması konusunda hassas olduklarını gördüm.”
- Yeni sezonda futbol kulisleri hükümetin maçlarda protesto endişesi olduğu için bakanlığınızın çalışmalar yaptığını konuşuyor. Bu konuda bir çalışma ve tedbir var mı, hükümetin böyle bir endişesi var mı?
Bizim böyle bir endişemiz yok. Sloganlarla ya da protestolarla çok ilgili değiliz. Ama tribünlerin politize edilmesinde tüm Türkiye'nin rahatsız olması lazım. Taraftar dernekleri ile görüşmelerimizde de siyasetin stadyumlara bulaştırılmamasında oldukça hassas olduklarını gördüm. Açık açık da ifade ettiler.
HOMOJEN KARŞITLIK YOK
Aynı takım taraftarları içinde değişik siyasi görüşten, felsefi görüşten, dünya görüşünden insanlar var. Olması da çok doğal. Futbol seyircisini homojen bir yandaşlık ve karşıtlık içerisinde göremezsiniz. Böyle değerlendirmek lazım. Hiç kimsenin tribünleri politize edecek bir operasyonu düşünmemesi gerekir. Bizim de kanaatimiz bu yöndedir.
ÖDÜLLER YARIYA İNECEK
- Ödül yönetmeliği değişecek mi? Net bir proje hazırlandı mı? Dopingsiz ve istikrarlı şekilde şampiyon olanların cezalandırılmadığı bir sistem bulunacak mı?
Değişecek, tavrımız da hazırlığımız da net. En az yarı yarıya indirilecek. Bu kadar yüksek ödülü ABD, İngiltere, Fransa, Rusya vermiyor ama başarıları bizden fazla. Ve bazen sporcu tek olimpiyat şampiyonluğunda ya da gümüş madalyasında yüksek ödül miktarına ulaştığında normal bir insanın gündelik ihtiyaçlarıyla kıyaslandığında ömrünün sonuna kadar yetecek paraya ulaşmış olabiliyor. Dolayısıyla ödülle sporcu kazanmıyorsunuz aslında sporcu kaybediyorsunuz.”
"TEMSİL HAKKIMIZ %10"
- Başkanlık seçimlerindeki SGM'nin etkisi azalacak mı?
“Federasyon seçimlerindeki sorun iddia edildiği gibi değil. Burada bir hukuki problem yok. SGM'nin seçimlerde yüzde 40 oranında etkili olduğu, temsil edildiği iddiası da doğru değil. Yüzde 10 düzeyinde bir temsil hakkı var. “
E-BİLETTEN DÖNÜŞ YOK
- E-bilette taraftarların isyanı var ve size de şikâyette bulundular. Geri adım atılacak mı?
E-bilet durduk yerde çıkarılmadı. Tribün olayları ve holiganizme karşı gerekli görülen bir düzenleme. Taraftar isterse e-bileti gerektiren zemini ortadan kaldırabilir. Kalktığı takdirde yeniden konuşulabilir. Ama bugün tribünlerde olaylar var iken, 2011'de Mart'ta çıkan kanunu değiştirmek hiç kimsenin düşüncesi değildir.
KAVGA YOKSA BARIŞA DA GEREK YOK
- Bu yılın futbolda ‘barış yılı' ilanı ve yapılması mümkün mü?
‘Barış yılı ilan ettim' demekle olmaz. Başkanlar, medya, futbolcular, taraftar isterse her yıl olur. Kavga için kışkırtıcılığı yapanlar, işler biraz kontrolden çıkınca barış için ilk önce ortadalar. Gerek yok ki. Hiç kimse kavga tarafı olmazsa barış çağrısı yapmanın da gereği olmaz.
DOPİNGE KARŞI SIFIR TOLERANS
- Doping için radikal önlemleriniz var mı?
tedbirlerimiz radikal. Dünyada en sert tedbirleri alan ülkeyiz. Federasyon başkanları çok sert tedbirler aldılar. İki başkan istifa etti. Önlemler daha da sertleştirilecek. Dopinge karşı sıfır tolerans diyor ve dopingi insan fıtratına aykırı değerlendiriyoruz.
"BENİM İÇİN ÇOK ZOR BİR KARAR"
Şöyle bir eleştiri yapıldı; ‘Ödüller yüksek sporcu doping kullanmak zorunda kalıyor'. Doğruluğuna inanmıyorum. Zor karardı ödülleri indiren bakan olarak hatırlanmak, ama doğrusu buysa yapmakta tereddüt etmem.

