"Malesef
"
TÜM BRANŞLARDA AB
"Federasyonların yapması gereken
"Bunu ilk defa açıklıyoruz.
Anayasa'nın 90. maddesi çok
Türkiye'nin yanına Türkiye Cumhuriyeti yazıyorsan Avrupa Birliği vatandaşı olanları diğer yabancılardan ayıracaksın. Yönetim kurulu seviyesine çıkmaya gerek yok, yönetim kurulunun bir yetkisi de yok. TFF, TCK'ya tabii. Nasıl, TCK'ya tabiyseniz bu kurallara da tabisiniz. Siz ancak tespit yapabilrsiniz, dersin ki ilgili mercilere "Bu adam AB vatandaşı. Gereğini yapın" diyebilrsiniz.
FUTBOLCULAR BİREYSEL OLARAK BAŞVURUDA BULUNACAKLAR
G.Saray'ın bünyesinde G.Saray Spor Kulübü ve Sportif AŞ var. Bizim futbol branışımzı Sportif AŞ çatısı altında. Bizim Drogba, Sneijder, Elmander, Dany, Chedjou, Amrabat ve Riera kişisel olarak ilgili mercilere başvuruyorlar. Kendimiz ses getirmek açısından bakmadık, bu dediğimiz olacaktır. Türkiye Cumhuriyeti'nin bir hukuk devleti mi olduğu, yoksa bazı yerlerde bazı kişilerin keyfi hareket etmediği daha da ortaya çıkacaktır. Avrupa'yı, Dünya'yı gezmiş bir hukukçu olarak ben böyle düşünüyorum. Bu iş çok ciddi Türkiye'yi sınayacak bir olay olacak. Bugün içerisinde 7 oyuncumuz, AV. Celal Erkut vasitasıyla başvurularını yapıyorlar. TFF'nin kaçırdığı bir bölüm var. Milli takımımızda yurtdışı altyapılarda yetişmiş, Türk vatandaşı oyuncular çoğunlukta. Avrupa'nın birçok yerinde Türk vatandaşları yaşıyor. Bir bölümü çifte vatandaş, bir bölümü değil. Çocuğunuz futbol oynuyor. O çocuğun profesyonel olabilmesi ve eşit haklara sahip olması için, siz bu kararınızda devam ederseniz, devletler de mütekabiliyet vardır. Siz bir anlaşmaya riayet etmiyorsanız, devletlerden de bekleyemezsiniz. Her ne kadar şu an alınmış bir karar olsa dahi, bunu yapabilir. Bu konuda Avrupa Birliği Adalet Divanı vatandaşlık açısından her yönü doldurmuştur.
MİLLİ TAKIMA FUTBOLCU BULAMAYACAKSINIZ
Yarın Türk çocuklar, bu karar nedeniyle Türk vatandaşlığı değil, Fransız vatandaşlığı alacak sizin bu kararınız nedeniyle. Siz milli takımınıza oynatacak Türk futbolcu da bulamayacaksınız. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının 400 milyonluk Avrupa'da çalışıp çalışamayacağını belirleyeceksiniz. Türklerin Avrupa'da serbestçe çalışabilmesi için devlet yıllardır uğraşıyor. Türkiye'nin bir tezi var, diyor ki "Biz Avrupalıyız". Bu düşünceyle Türklerin önünü kesersiniz. Türkiye Cumhuriyeti politikalarına karşı davranırsınız. Siz derseniz, Milli takımımız kötü, siyasiler sınırlayın der. Ancak, bu olayı anlattığımız şekliyle, anlaşmalar var derseniz, anlarlar. Bunu bir de çok kritik bir spor dalında yapıyorsunuz. Zannediyorum, Tahkim Kurulu gerekli düzeltmeyi yapacaktır. Tahkim Kurulu gerekeni yapmazsa, başvuracağımız başka merciler de var. Bunun bilinmesini istiyorum.
ARDA YABANCI STATÜSÜNDE OYNAR
Avrupa'da iş bitmiş, düzen yerine oturmuş.Drogba'yı Türk statüsünde oynatmazsanız, Arda Turan Atletico Madrid'de yabancı sınırlamasına takılacak. Türk futbolcunuz Avrupa'da oynayamayacak. Bu olay Türkiye Futbol Federasyonu'nun üstündedir. Devletler arası hukuk olayıdır.TFF, bu hiyerarşinin içerisinde değildir. Bu konu topyekün hallolacak. Ben zannetmiyorum ki şu anda herkes bunu reddedecek. Bu olayda Galatasaray lider, herkese ve kamuoyuna yankısı olacak. Bu programın akabinde medyada bu konu konuşulacak. Kurullardaki arkadaşlarımız bunları izleyecekler. Bu olayın detaylı inceleneceğini ve müspet bir sonuç çıkacaktır. Tahkim açısından düşündüm, haftaya perşembe günü toplantı var.
Üst siyaset konusunda, başkanımız ne dediyse, G.Saray yönetim kurulu, camiası ve taraftarı da konunun arkasında. Başkanımız ne dediyse odur, Galatasaray'ın istediği. Demokrasi, sadece seçim değildir. Demokrasi yazılı kuralları olmayan bir rejimdir, yani bütün kuralları yazılı değildir. İngiltere'de Spor Bakanlığı'nın nezdinde, küçük bir birimde olay oluyor. Bakanın haberinin olmasının mümkün olmadığı negatif bir durum ortaya çıkyıor. Oralarda ne oluyor, bakan istifa ediyor. Çünkü, sistemin doğru çalıştığının, onun cezasını gördüğünün ve toplumun vicdanının rahatlaması gerektiğinin ortaya çıkmasını sağlıyorsunuz. Federasyon, futbol camiasını yöneten bir kurum. Başka yerlerde var, hükümetler var, toplumları, ülkeleri yönetiyorlar, federasyon gibi küçük birimler de var. Siz 100 tane iyi iş yaparsınız ama 1 tane yaptığınız iş, ülkenizi etkileyecek bir olaydır. O zaman toplum size oy verdi diye sizin her yaptığınız işi tasvip etmek zorunda değil. Bu tasvibi yapmazken, o toplumun hayatı için o kadar kötü birşey yaparsınız ki, o toplum sizi orada değil. TFF'nin demokratik olarak durumu budur. İstifa etmek zorunda değilsiniz, uzlaşırsınız. İnat etmezsin.
Türk futbolunda zaten topyekün yolunda gitmeyen birşeyler var. Türk kulüplerinin ciddi başka problemleri var. KDV, stopaj, statlar gibi konular var. Ben hallolan bir şey görmedim. Hep halının altına süpürme var. Çay kahve içip toplantılardan sonra dağılma var. Türk futbolunun lokomotifi olan kulüpler olmasa yolunda gitmeyecek işler. Federasyonun kulüplerin önünü açtığını görmedim. Yanında yapmadığınız şeyler olduğunda, yaptıklarınızın değeri düşecektir. Demokrasilerde çözüm güven tazelemektir. Galatasaray'ı örnek alsınlar arada, görsünler biz neler yapıyoruz. Başkanımız TFF için gereğini, bilerek söyledi. 17 kulüp değil, 18'inci kulübün menfaati de bu yönde. Aslında, bu başvuruyu o 18'inci kulüp yapmıştı. Bazı şeyleri ona uygun görüyorlar. O yüzden öyle yapıyorlar. Türkiye'deki bütün kulüplerin menfaatlerinin aynı olması gerekir ana konularda.
TRİBÜNDE OTURANLAR TAZMİNAT DAVASI AÇAR
AB oyuncuları konusu kulüplerin de değerlendirebileceği olay değil. Keyif olayı değil, hukuk böyle diyor. Uluslararası bir hadise var. Kanunsuz bir iş yaparsan, onun da müeyyideleri var. Görevi kötüye kullanma gibi açılımları var. Bu oyuncuları tribünde oturtursanız, tazminat davası açarlar kayıplarından ötürü ve kazanırlar.

