Fenerbahçe ile Galatasaray arasında oynanan derbinin ardından iki kulüpten de açıklamalar devam ediyor. İki ezeli rakip derbide yaşananlarla ilgili suçlamalara devem ederken, spor yazarı Hıncal Uluç son açıklamaları sert bir dille eleştirdi.
Derbi sonrasında yaşanan cinayet hakkında da konuşan Uluç'un Sabah Spor'a yaptığı açıklamaların bir bölümü şu şekilde:
ORADAN BURAYA NASIL GELDİK
"Bir defa şunu açık söyleyeyim; ateş düştüğü yeri yakar. Ama Türkiye, bu iğrenç kampanyaya, bir ölü ile çok ucuz bir bedel ödedi. İngiltere'nin başına gelenler, Heysel'de olanlar, bizim başımıza gelebilirdi. Yıllardan beri bağıra bağıra geliyor, biz önlem alacağımız yerde yangına körükle gidiyoruz, bütün kurumlarımızla... Fenerbahçeliler, Galatasaraylılar kol kola yan yana beraber maç seyredip, maçtan sonra Beyoğlu'na giderdi. Çiçek Pasajı'nda aynı masada birlikte biralarımızı içtiğimiz günler benim gazeteciliğimin içinde... 'Dedem anlatırdı' demiyorum, benim yaşadığım günlerde oluyordu.
Oradan buraya nasıl geldik, 'Fenerbahçe, Galatasaray' denince slogan şuydu; 'Ezeli rekabet, ebedi dostluk.' Sportif dostluğu özümsemişti Türk toplumu... Sonra birisi çıktı, 'düşman' kelimesini inatla ve ısrarla telaffuz etmeye başladı.
FENERBAHÇE DÜŞMANLIĞI İMAJINI YARATTILAR
Türkiye'de bir söz vardır; 'Bir lafı 40 defa söylersen olur' diye... 'Fenerbahçe düşmanları, Fenerbahçe düşmanları, Fenerbahçe düşmanları' diye diye düşmanlık yaratıldı. Ben birisine durmadan 'Hıncal düşmanı' diyorsam bu bilinç altında şunun olduğunu gösterir: Ben ona düşmanım ki onu durmadan 'düşman' diye itham ediyorum.
'Fenerbahçe düşmanlığı' diye bir şey yokken arka arkaya gelen iki Fenerbahçe Başkanı, 'Fenerbahçe düşmanlığı' imajını yarattılar Türkiye'de... Sadece Galatasaray'ın sahasında değil, Türkiye'nin bütün sahalarında, Fenerbahçe aleyhine tezahüratlar başladı ve holiganizm hızla körüklenmeye başladı.
Bugün hala kavgayı sürdürüyorlar. Televizyonlarımız da yangına körükle gidiyor. Düşmanlığı iyice tahrik etmek için... Hala Sabri ve Volkan'ın açıklamalarını veriyorlar. Televizyonlar bayılıyorlar bunları vermeye ki 'Sokakta iki Fenerli daha, iki Galatasaraylı daha birbirine girsin ve birbirlerini vursunlar' diye...
VOLKAN, KARACAAHMET MEZARLIĞI'NDA...
Tahrikçiliği, teşvikçiliği benim medyam yapıyor. Başbakan 'Kesin' derse 'şıp' diye keserler. Hiç... Bir daha bu konu konuşulmaz. Ama Başbakan da Amerika'ya gitti. Şimdi Volkan'a Arena'da atılan şişe 10 santim öbür tarafa gitse Sabri'ye o hareketleri yapabilir miydi? Karacaahmet Mezarlığı'nda gömülüydü. Saracoğlu Stadı'nda Fenerbahçe kalesinde görevli olan Volkan, Karacaahmet Mezarlığı'nda gömülüydü.
Eskilerin deyimi ile 70'lik bir şişenin Volkan'ın kulağının dibinden geçtiğini ben gördüm. Stadyumun kameraları da kaydetti. Bu adamın kim olduğunu da herkes biliyor. Bütün Türkiye biliyor, konuşuluyor. Nerede Cumhuriyet Savcım? Adam aramızda dolaşıyor!m Volkan'ı öldürmeye teşebbüs eden adam aramızda dolaşıyor. Yusuf'la farkı ne! Yusuf da bıçağı on santim aşağıya vursaydı, Burak hayattaydı. Yusuf da bugün elini kolunu sallaya sallaya gezecekti. Polis yakalamış, savcıya teslim etmişti, savcı da 'adam ölmedi' diye bırakmıştı. Öyle oluyor çünkü Türkiye'de...
'Adam ölmedi' diye bırakıyorlar, adam hastanede ölürse yeniden arayıp tutukluyorlar. Türkiye'deki hukuk böyle işliyor. 10 santim farkla Volkan hayatta ve onu öldürmeye teşebbüs eden aramızda dolaşıyor. 10 santim farkla da Yusuf'u günlerden beri linç ediliyor.
Federasyon? Göz yuma göz yuma, eyyam eyyam eyyam!.. Nasıl ceza verecekler Meireles'e şimdi yaptığı o iğrenç hareket yüzünden! O PFDK ve o Tahkim nasıl ceza verecek? 'Ağzında sıvı var' diye adamın cezasını indirenler, onu azdıranlar, bu hale getirenler! 'Ben Fenerbahçe futbolcusuyum demek ki bana bir şey yapmazlar' deyip, bu hareketi de yaptıranlar kimler? Hadi bakalım; o PFDK'nın ve Tahkim Kurulu'nun başkanları bana desinler ki 'Meireles'in bu yaptığında bizim kusurumuz yok.' Meireles bunu kendi ülkesinde yapabilmeyi aklına geçirebilir miydi?"

