"FİZİK GÜCÜ EKONOMİK KULLANMAK ÖNEMLİ"
-G.Saray'ın Real Madrid'e karşı nasıl oynamasını bekliyorsunuz? "Real Madrid, bir İspanyol takımı. İspanya Ligi ise Avrupa'nın şu anda tempo anlamında 1 numaralı ligi. Bunun da patronajında Real Madrid ve Barcelona'da bu ligin patronajını yapan takımlar. Aşağılardaki takımlar bile aşağı, yukarı bu tempoyla oynayabiliyorlar. Dolayısıyla, G.Saray'ın bu maçta, rakibin yüksek temposu yüzünden çabuk yorulma ihtimali var. Bunu dikkate almak lazım. Fizik gücünü, bu tempoya karşı nasıl ekonomik kullanabilir bunu düşünmesi, planını yapması lazım Fatih Terim'in. Kiminle oynarsa oynasın, ki bunu daha öncede yaşadık, Fatih Hoca aynı tempoyu basmaya çalışıyor. Bunu yaparken karşınızdaki takım, aynı zamanda maharetli, kabiliyetli elemanlara sahipse o zaman işiniz zorlaşıyor. Biraz düz ve maharetli oyuncu sayısı kısıtlı bir takıma, siz de o tempoyla cevap verebilirsiniz. Sizde de maharetli oyuncular yok değil ama şimdi Ronaldo'nun topu alıp taşıyışları, Mesut'un istasyon olarak programlanması gibi şeyleri Fatih Hoca dikkate alacaktır. Bütün mesele, maçın sihiri Galatasaray'ın karşısındaki yüksek tempoya karşı kendi gücünü hangi planla ekonomik kullanacak, bütün mesele budur."
"TEMPOYA TEMPOYLA CEVAP VERİRSENİZ..."
-Fatih Terim'in bu zorlu deplasmanda Burak Yılmaz, Didier Drogba ve Wesley Sneijder gibi defans anlamında sıkıntı yaratabilecek 3 isimle aynı anda sahada olması
dezavantaj yaratır mı?
"Bernabeu'da oyunun iki yönünü oynamak mutlaka gerekiyor. Mesela, Ronaldo yapıyor bunu. Geliyor alıyor, arkalardan götürüyor, kovalıyor falan filan. Herkes yapıyor yani. Yapmayan yok. Ben yine bütün bunların hepsini oynatacağını düşünüyorum ama sanki şöyle birşey düşünüyor diyorum ben; Burak çok önde, evsahibidir önde oynar, derinlik bırakır, dolayısıyla Burak buralara koşar. Drogba ile Sneijder, Burak'ın arkasında oynayacak. Kaleciyi bir kenara çıkarırsak, Galatasaray 4-2-3-1 gibi bir düzenle oynayacak. Hamit bir tarafta, sol bekte Riera'ya yakın oynayacak Drogba, Melo-Selçuk-Sneijder. Yani böyle bir, kaliteli 5'li orta saha hattının oynaması durumu olabilir. Siz sahanızdan olabildiğince uzakta iyi bir 5'li orta sahayla karşılama yapabilirseniz, o zaman rakipte sizin üstünüze oraları doldurmak için mutlaka gelecektir. Hele ki böyle kaliteli bir rakip boş bırakmaz. Burak, arka alanı daha da boşalttırılarak kullanılabilir. Ne var ki, Burak ofsayt olayından kurtulabilirse..."
-İspanyolların klişe bir sözü var; "Bernabeu'da 90 dakika çok daha uzundur" diye. Galatasaray için de bu söz geçerli olur mu?
"Başta söylediğim gibi, Galatasaray yüksek tempo yapan rakibine karşı fizik gücünü ekonomik olarak kullanmalı dedim, bu yüzden söyledim. Bunun planını hoca yapacak da, gücünüzü ekonomik kullanabilirseniz o zaman Bernabeu'nun insanı perişan eden o tehlikesini de bir ölçüde pasifize etmiş olursunuz. Bu çok önemli. Yoksa, siz de "Tempona cevap veririm arkadaş, derin sahaya, uzun sahaya giderim" derseniz İspanyolların deyimi gerçek olur.
"SOW VE WEBO AKHİSAR'A KARŞI OYNAMAYACAK"
-Fenerbahçe'nin Lazio karşısında nasıl oynamasını bekliyorsunuz? İdeal savunma düzeninden uzaklaşan rakibe karşı, Sow ve Webo ikilisi yüksek performanslarını sürdürebilir mi?
"Sow ve Webo'nun yüksek performanslarını devam ettirebilmeleri için ne bileyim bir Akhisar, bir Gaziantep falan olması lazım. Bizim takımlar olmayacak nihayetinden. Sow ve Webo'ya ne kadar yakın temas kurabilecek Fenerbahçe, pas tezgahında. Yahutta rakipler size ne kadar boş alan, derinlik bırakacak ki oralara koşuluk toplar atabilesiniz. Lazio takımı ofans seviyor ama bir İtalyan takımı ne kadar ofans severse sevsin, bir İtalyan takımıdır bu. Yani, Avrupa'dan, Güney Amerika'dan falan gelen oyuncular bile 6 ay sonra o hastalığa yakalanırlar. O bulaşıcı bir hastalıktır. Bunu İtalya'da bir ölçüde tedavi eden adam Fatih Terim'dir. Hatta ben İtalya'ya çok gittim o süreçte. İtalyan taraftarlar dediler ki; "Biz ne zamandır maçlara gider sıkılır, muhabbet ederdik. Bu adam gelip bu takımı karşımıza çıkardıktan sonra maçlarda kendi takımımız olmasa bile epeyi heyecanlanmaya başladık" Fiorentina, son 15 senede santrayı 3 kez geçiyormuş koca bir oyunda. Fatih Hoca gelene kadar. Ondan sonraki performansını, oyun şeklini biliyoruz. Dolayısıyla, İtalyan İtalyandır. Oyuncu yapısı olarak, biraz daha öne çıkayım, orada başka işler yapayım diyen oyuncuları olabilir ama burada Sow ile Webo'nun şok pasla gitmeye kalkmalı. Türkiye'deki gibi çok pasla o savunmayı aşayım diyorsanız, o savunmayı aşmanız biraz zor olur. Biraz çabuk pas, biraz ani pas, belki de çok derin pas. Bunları kim atacak Fenerbahçe'de? Emre yok. Bilmiyorum herhalde, biraz garanti olsun diye Selçuk ve Meireles, Cristian üçlüsüyle oynayacak. Yani, burada benim tarif ettiğim pasları atacak oyuncu yok. O oyuncular da bu hareketleri çok yapmaya çalışıp, arkadan herhangi bir ses çıkarsa bunlar ne kadar etkilenir. Duran top önemli Fenerbahçe için. Bu oyuncular, hatta Kuyt, Selçuk bile önemli faktör oluyor Fenerbahçe'de. Tabii bu duran topları ne kadar kazanırsınız, nasıl kullanırsınız onu bilemiyorum. Ama Sow ile Webo'nun bizim ligdeki fotoğrafları insanları maalesef fazla aldatıyor."
"ETMEZ DİYE BİR DURUM YOK AMA..."
-Fenerbahçe, Lazio'ya karşı ilk maçta avantajlı bir skor elde eder mi?
"Etmez diye bir durum yok. Galatasaray, evinde Schalke'yle berabere kaldı. Herkes iş bitti, geçmiş olsun dedi. Gitti orada 3-2 yendi. Grupta ne yaptı Galatasaray? İlk 2 maçında yenildi, sonra Cluj'la berabere kaldı evinde. Gitti iki rakibini de deplasmanda mağlup etti. Şimdi Fenerbahçe ne yaptı? Marsilya'yla burada 2-2 kaldı, gitti orada yendi. Şimdi, bu kupa maçlarına benim bir sloganım var; "Maçlık maçlardır" Yani, burada Lazio'yla 1-1 berabere kalırsın, Marsilya'yı yendiğin gibi bir golle 1-0 yener elersin. Uzatmaya gidersin falan. Kupa maçları o günkü ortama, o gün oynayan oyuncuların aldığı taktiği uygulamaya, performanlarına, hakemin yanlış-doğru kararlarına, adını ne koyarsanız koyun o günlük olaylara bakar. Senelerce böyle şeyler yaşandı."
"F.BAHÇE'NİN KADER MAÇLARI ORDU VE G.BİRLİĞİ"
-Şampiyonluk yarışı önümüzdeki hafta nasıl şekillenir?
"Fenerbahçe'nin iki tane kritik maçı var. Orduspor ve Gençlerbirliği deplasmanları. Orduspor'un kümede kalma savaşı, Gençlerbirliği'nin de oynadığı top ortada. Galatasaray ise kritik maçlarından birinde İstanbul Büyükşehir Belediyespor maçını geçti. Galatasaray'ın kalan kader maçı sanki bir de Gaziantep maçı. Kendi aralarında oynayackaları maçın ötesinde bu maçlar kader maçlarıdır. Bu maçların sonucuna göre şampiyonluk fotoğrafı belirlenir"

