"Ben Fatih hocanın bu tavrını inanılmaz örmek alıyorum. Yeri geldiğinde eleştiriyor, yeri geldiğinde övüyor. Övülmek daha iyi, daha güzel bir duygu. Beni seven de var, sevmeyen de var. Eleştiri yapan da var, pozitif şeyler söyleyen de var. İnandığım şeyleri yapmaya çalışıyorum. Doğru eleştirileri, doğru zamanda yapılan eleştirileri severim. Olumsuz eleştirileri de severim.
"Galatasaray'ı hangi derecede görüyorsunuz?" diye sordular, ben de "Barcelona gibi bir derecesi var" dedim. Bu dediğimi futbol tarzıyla karşılaştırmış olabilirler. O seviyeye varmamız inanılmaz zaman alacaktır, belki de hiç varamayacağız. İnanılmaz bir futbol oynuyorlar.
Real Madrid karşısında turu atlamak istiyoruz. Real Madrid'in, Bernabeu'da inanılmaz bir baskısı, havası ve gücü var; hepsini biliyoruz. 2 maçlık bir periyot olduğunu unutmamalıyız. İsteğimiz ilk maçta olumlu bir skor elde etmek. Çekindiğim bir isim yok, yıllardır karşılıklı oynuyoruz. Ronaldo, Di Maria, Higuain, Benzema ve Mesut hepsi tehlikeli oyuncular, oyunu kaderini değiştirecek isimler. Defansta hata yapacaklarını da biliyoruz. Bir imkan var Real Madrid'i elemek için. Performansımız olumlu olursa, işimiz çok zor da olsa olabilir.
Herkes farklı boyutlarda karşılaştırma yapacaktır. Başkanlar, hocalar, savunma oyuncuları, orta sahalar ve forvetler Ronaldo ve Burak gibi. Böyle olumlu sonuçlar aldınız mı, tur atladınız mı güzel şeyler oluşuyor. Hepsinin ayrı bir kalitesi ve kişiliği var. Kolektifliğin en iyi olması lazım. Kolektiflik olmazsa, tek kişinin çok fazla anlamı olmuyor maalesef.
Bazen şutlarınız direkten dönüyor, bazen kaleci kurtarıyor, bazen de pozisyona bile giremiyorsunuz. Futbolda olan şeyler, beni çok fazla şaşırtmıyor böyle şeyler.
Ben Türküm ama Türkiye'de yaşamamam, Türk Ligi'ni bilmemem, buradaki farklı oyun anlayışı nedeniyle alışmam ister istemez zaman aldı diyebilirim. Sakindim, fiziksel açığım vardı ve onu kapatmaya çalışıyordum. Takım arkadaşlarımı yeni yeni tanımaya başlamıştım. Bunların avantajları sahaya yansıyor."

