Galatasaray ve Fenerbahçe Avrupa'da kendileri açısından önemli performanslar ortaya koyuyorlar. Ancak alacakları sonuçlar Türkiye'nin UEFA sıralamasındaki yeri için de büyük öneme sahip.

"/> Galatasaray ve Fenerbahçe Avrupa'da kendileri açısından önemli performanslar ortaya koyuyorlar. Ancak alacakları sonuçlar Türkiye'nin UEFA sıralamasındaki yeri için de büyük öneme sahip.

">

Galatasaray Galatasaray

Ülke puanı için saldırın!

01 Ocak 1970, Perşembe 02:00

Galatasaray ve Fenerbahçe Avrupa'da kendileri açısından önemli performanslar ortaya koyuyorlar. Ancak alacakları sonuçlar Türkiye'nin UEFA sıralamasındaki yeri için de büyük öneme sahip.

Ülkelerin gelecek sezon oynanacak Avrupa kupalarına kaç takımla katılacağı ve bu kulüplerin hangi eleme turundan başlayacağını belirleyen UEFA sıralaması sezon 5 sezonun rakamlarıyla ölçülüyor. Türkiye olarak son yıllarda bu anlamda kötü sezonlar geçirdik. Önümüzde başarıya dayalı altın gibi parlak bir gelecek olsa da başarısızlık durumunda ligi 1. bitiren takımımızın bile Şampiyonlar Ligi'ne eleme oynayarak katılması gibi tehlikeler kapıda.
 

GALATASARAY KURTARDI
Son 5 sezonun değerleriyle ölçülen UEFA sıralamasında 2008-2009 hesaplamalara dahil olan ilk sezon. O yılki ülke puanımız 7.000'dı. Bu bizim sınıfımızdaki ülkeler için oldukça iyi bir puan. Bunu elde etmemizdeki baş aktör ise Galatasaray oldu. Sarı-kırmızılı ekip o sezonki ismiyle UEFA Kupası'nda 4. tura kadar yükselmiş ve çok talihsiz şekilde Hamburg'a elenmişti.

ÜÇ BÜYÜK KATKI
2009-2010 sezonunda ise üç İstanbul takımı da iyi işler çıkardı. Fenerbahçe Avrupa Ligi'nde elemeleri başarıyla geçip grupta 6'da 5 yaptıktan sonra 2. turda Lille'e elendi. Galatasaray da aynı şekilde 2. tura kadar çok iyi gelip burada Athletic Bilbao tarafından saf dışı bırakıldı. Şampiyonlar Ligi'ndeki temsilcimiz Beşiktaş ise Manchester United'ı deplasmanda yendiği grubu 4 puanla tamamlasa da ülke puanına ciddi katkıda bulundu. Zaten 2009-2010 sezonu halen devam eden 2012-2013 sezonuyla birlikte son 5 yıllık periyotta en yüksek puana (7.600) ulaştığımız dönem oldu.

KABUS GİBİ BİR YIL
Ertesi sezon olan 2010-2011 ise asla hatırlamak istemeyeceğimiz türdendi. Son 5 yılın en başarısız dönemi olan o sezon Galatasaray, Karpaty'ye, Fenerbahçe ise Şampiyonlar Ligi'nde Young Boys'a, Avrupa Ligi'nde de PAOK'a elenerek erken veda etmişti. Ülkemizi Devler Ligi'nde temsil eden Bursaspor da grupta sadece 1 puan alabilince tüm yük üzerine binen Beşiktaş Avrupa Ligi'nde 2. tura kadar yükseldi ancak burada Dinamo Kiev tarafından saf dışı bırakıldı. Toplamda 4.600 puanla noktaladığımız sezon tam anlamıyla kabus gibi geçti.

KÖTÜNÜN İYİSİ
2011-2011 ise daha başlamadan soru işaretlerini beraberinde getirmişti. Çünkü Galatasaray Avrupa bileti alamamış, Fenerbahçe ise Şampiyonlar Ligi'ne gönderilmemişti. Bursaspor ve Gaziantepspor Avrupa Ligi'ne erken veda ettiği için Beşiktaş (11.020 takım puanı) ve Trabzonspor (11.020 takım puanı) iyi sezonlar geçirmelerine rağmen ülke puanımız çok yüksek olmadı. 5.100 ile bir önceki sezondan bir parça daha iyi puanla 2011-2012'yi geride bıraktık.

ALTIN ÇAĞ
Şu anda içinde bulunduğumuz 2012-2013 sezonu Türk futbolu açısından çok kritik bir öneme sahipti. Çünkü önümüzdeki iki yıllık süreçte iyi geçirdiğimiz 2008-2009 ve 2009-2010 sezonları sırasıyla hesaplamalardan çıkacaktı. En azından aynı başarıları yakalamak mecburiyetindeydik zira İsviçre ve Avusturya bizimle puanları eşitlerken, Güney Kıbrıs da dibimize kadar sokulmuştu. Bu şartlar altında Türkiye'nin ilk 12'deki yerini kaybedip, şampiyon olan takımını Devler Ligi'ne doğrudan gönderememe riski de ortaya çıkmıştı. Beşiktaş'ın Avrupa kupalarına alınmadığı sezonda Eskişehir, Bursa ve Trabzon'un yaptığı erken çıkışlar moralleri bozmuştu. Artık tüm ülkenin yükünü sırtlayan Fenerbahçe ve Galatasaray'ın başarılı olmaktan başka şansı yoktu. İki temsilcimiz de harika işler çıkardı. Daha önce de bahsettiğimiz gibi bu sezon şu ana kadar topladığımız 7.600 puanla son 5 yıldaki en iyi puanımızı egale etmiş durumdayız.

PEKİ YA BUNDAN SONRA NE OLACAK?
Bu sorunun yanıtı elbette temsilcilerimizin alacakları sonuçlarla doğrudan bağlantılı olacak. Şu anda ülke sıralamasında 31.900 puanla 12. sıradayız. 11. Yunanistan'ın puanı 34.000, 10. basamaktaki Belçika ise 34.400 puanda. Daha üst basamakların bizim için şu aşamada önemi yok. Zira 9. sıradaki Hollanda'nın puanı 44.729. Bizim için kısa vadede ulaşılamaz durumdalar. Türkiye için en yakın hedef Yunanistan ve Belçika'yı geçerek 10. sırayı almak. Ancak 10. sıra ile 12. basamak arasında bir fark yok. Burada önemli olan konumu korumak ve daha ileriye gidebilmek. Bir anlamda çıkışın temellerini atmak.

YARI FİNAL ŞART
Şu anda Avrupa kupalarında takımı bulunan 11 ülke var. İspanya (4). İngiltere (4), Almanya (4), İtalya (4), Fransa (2), Portekiz (2), Rusya (3), Türkiye (2), İsviçre (1), Çek Cumhuriyeti (1) ve Romanya (1). Bizim en büyük avantajımız önümüzdeki Belçika, Yunanistan'la arkamızdaki Güney Kıbrıs ile Avusturya'nın sezonu kapatmış olması. Tabii Basel'le mücadelesi süren İsviçre tehlikesi devam ediyor. Ancak bu sezonu Belçika'nın üstünde kapatmak için ciddi bir şansımız var. Bunun için ise başarıların devamına ihtiyaç duyuyoruz. Takımlarımızdan birisi yarı final oynamak zorunda. Nasıl mı? İşte şu şekilde:

UEFA'da gruplar ve sonrasındaki turlarda galibiyet başına 2 puan, beraberliğe 1 puan veriliyor. Her tur atlandığında da bonus olarak 1 puan verilmekte. Daha sonra bu puan o sezon o ülkeden katılan takım sayısına bölünerek ülke puanına ekleniyor. Örneğin Fenerbahçe ilk maçta Plzen'i deplasmanda yendiğinde galibiyet için 2 puan aldı. Türkiye bu sezon Avrupa kupalarına (hem Şampiyonlar Ligi, hem de Avrupa Ligi'nin toplamı) 5 takımla katıldığı için bu rakam 5'e bölündü: 2 / 5 = 0.40. Ülke puanına 0.40 eklendi. Belçika'yı geçerek 10. olmamız için 2.600 ülke puanına ihtiyacımız var. 5 takımla katıldığımız için temsilcilerimizin toplaması gereken rakamı 2.600'ü 5'le çarparak bulabiliyoruz: 2.600 x 5 = 13.000. İşte bu sezonu 10. sırada tamamlamak için bu noktadan itibaren toplamamız gereken puan: 13.000.

Galatasaray'ın Schalke'yi, Fenerbahçe'nin Plzen'i rövanşta da yeneceğini varsayarsak galibiyetler için toplam 4 puan, tur atlandığı için de toplam 2 puan alacağız. Toplamda 6 puana ulaşacağız. İki takımımız da çeyrek finale çıkmış olmasına karşın 13 rakamını yakalamak için 7 puana daha ihtiyacımız olacak. Dolayısıyla çeyrek finalde de başarılı olmamız gerekiyor. 10. sırayı alabilmemiz için en az 1 takımımız yarı finali görmeli.

KAPIDA BEKLEYEN TEHLİKE
Tüm bu ihtimal hesapları yukarı sıralara doğru yapılırken bir de işin tatsız kısmı var. Önümüzdeki sezon yapılacak hesaplarda bizim için iyi geçen 2008-2009 sezonu değerlendirmeye alınmayacak. Şu anda 2009-2010, 2010-2011, 2011-2012 ve 2012-2013 sezonları baz alınarak oluşturulan puan durumunda Türkiye 24.900 puanla 13. sırada. İsviçre ise 25.025 puanla 1 basamak üstümüzde. Avusturya da 23.125 ile hemen arkamızda. Bu demek oluyor ki eğer bu sezonun kalan kısmında İsviçre'den daha fazla puan toplayamazsak önümüzdeki sezon onları geçmek zorundayız. Zira 12. sırayı onlardan alamazsak Spor Toto Süper Lig'in şampiyonu olan temsilcimiz Devler Ligi'ne ön eleme oynayarak katılmak zorunda kalacak.

ÖZETLE
Bu sezonki başarımızla son 5 yıllık periyotta yakaladığımız en yüksek puanı egale ettik. Kısa vadede ülke sıralamasında 10.'luğa da çıkabiliriz, 13.'lüğe de düşebiliriz. 10. sıradan 15. basamağa kadar sıralanan ülkelerin Avrupa kupalarına katılımı hususunda sadece tek bir fark bulunuyor. 10., 11. ve 12. ülkelerin şampiyonları Devler Ligi'ne gruplardan başlıyor. Bu sıranın altındakiler ise ön eleme oynamak zorundalar. Bunun dışında önemli fark yok. Bizim ülke puanımız 2008-2009, 2009-2010 ve 2012-2013'te iyi. Ancak 2010-2011 ve 2011-2011'de zayıf kaldık. UEFA ülke puanı hesaplamalarında son 5 yıla bakıyor. Önümüzdeki ilk iki yılın hesaplamalarında sırasıyla 2008-2009 ve 2009-2010 devreden çıkacağı için çok kritik bir dönemden geçiyoruz.

Tüm bunların dışında Avrupa kupalarına daha fazla takımla katılıp, daha iyi turlardan başlamak istiyorsak bu işin sorumluğu her sezon 1, 2 takımın omzuna bırakılmamalı. Bu şartlar altında 1, 2 temsilcimiz her sene çeyrek final bile oynasa yerimiz çok fazla değişmez. Türkiye'nin gerçek çıkışı Avrupa kupalarında Eylül ayını görmeden elenen takımlarımızın sayısı azaldıkça başlayabilir.


ARKADAŞINI GETİR 50 TL BİLYONPUAN AL!