comScore

Galatasaray Galatasaray

Sneijder'den bomba açıklamalar

05 Mart 2013, Salı 16:17

Galatasaray'ın Hollandalı ismi Weslej Senijder, sarı-kırmızılı kulübün dergisine önemli açıklamalar yaptı. İşte Sneijder'in o sözleri...

Galatasaray'ın devre arasında Inter'den kadrosuna kattığı dünyaca ünlü Hollandalı yıldız Weslej Senijder, sarı-kırmızılı kulübünün aylık dergisine açıklamalarda bulundu. Weslej Sneijder, Galatasaray'a transferini ve sarı-kırmızılı takımda kalacağı süreyi anlatırken, hem Fatih Terim, hem de Jose Mourinho hakkında konuştu. Jose Mourinho ile yaşadığı özel bir olayı anlatan Sneijder, Portekizli teknik adamın bir keresinde yoğun maç trafiğinde kendisine 5 gün izin verdiğini ve bu durumun kendisini çok şaşırttığını söyledi. 

İŞTE WESLEJ SENİJDER'İN O RÖPORTAJI

Galatasaray'a transfer sürecin nasıl gelişti, tercih sebeplerin nelerdi?

Bir futbolcu olarak her zaman ileri adım atmak istersiniz. Bazen enüst seviyedesinizdir; ama gün olur, işler iyi gitmez; aynı seviyedekalamazsınız. İşte, o anda yeni bir hamle yapmak istersiniz.Galatasaray, en iyi seçeneğimdi. Benim gözümde Avrupa'nın en büyükkulüplerinden biri. Hâlâ Şampiyonlar Ligi'nde, hâlâ Türkiye'deşampiyonluğa oynuyor. Ben de kupalar kazanmak, başarılar elde etmekistiyorum. Galatasaray'a gelme kararımda etkili olan unsurlar bunlardı.İstanbul'a daha önce gelmiştim. Şehir hakkında ufak da olsa bildiklerimvardı. Ve İstanbul da seçim yapmamı kolaylaştırdı. Ama tabii kiözellikle kulüp yapısı beni etkiledi. Hollanda'da çok sayıda Türkyaşıyor, Galatasaray'ın büyüklüğünü oradan da biliyorum. İlkgörüşmemizde, buraya gelme konusunda ikna olmuştum bile. Tüm detaylarıve gerekli prosedürü tamamlamak sadece 48 saatimizi aldı. Evet, farklıtakımlardan teklifler vardı. Ama menajerimi aradım, "tamam" dedim,"Galatasaray'a gitmek istiyorum, hadi şu anlaşmayı yapalım." Ve şu andada buradayım.

"BELKİ 40 YAŞINDA HALA G.SARAY'DA OLURUM"

Üç buçuk sezonluk bir sözleşmeye imza attın. Ancak dahasonrası için bir planın var mı, Galatasaray'ı gelecekteki kariyerindenereye koyuyorsun?

Evet, üç buçuk sezonluk bir kontrat imzaladım. Ve tabii ki buradatakımın en iyilerinden biri olmak, kulüp ve taraftarlar için önemliişler yapmak istiyorum. Başkan için de… Beni buraya getirme konusundaçok güvenli davrandı. Kendisine teşekkür ederim. Üç buçuk yıl sonra?Benim için hiçbir problem yok. Şu anda kendimi çok iyi hissediyorum.Taraftarlar ve takım arkadaşlarım tarafından kabul edildim. Aslabilemezsiniz. Belki 40 yaşında hâlâ burada oynuyor olurum, bilemiyorum.Bu, ilerleyen dönemde konuşabileceğimiz bir konu.

"GALATASARAY, TÜRKİYE'NİN EN BÜYÜK KULÜBÜ"

Galatasaray, son iki sezonda Atletico Madrid'den TomasUjfalusi, Arsenal'dan Emmanuel Eboue, Juventus'tan Felipe Melo,Lazio'dan Fernando Muslera ve Real Madrid'den Hamit Altıntop'un yanısıra milli takımın en önemli oyuncuları Selçuk İnan ve Burak Yılmaz'ıkadrosuna kattı. Bu transferleri nasıl değerlendirirsin?

Kararımı vermeden önce kimlerle hangi takımda oynayacağıma da baktımelbette. Çok güçlü bir oyuncu kadromuz olduğunu düşünüyorum. Takımı busezon Şampiyonlar Ligi maçlarında da izledim, çok iyiydi. Ben de butakımın parçası olabilmek için sahip olduğum tüm enerjiyi vermek,kalitemi göstermek zorundayım. Kazanmayı istiyorum. Ve o yüzdenburadayım. Daha önce de söyledim; Galatasaray, Türkiye'nin en iyikulübü. Avrupa'da ise her geçen gün büyümeye devam ediyor. Bu isimlerinde Galatasaray'a gelmek istemesi oldukça doğal. Bunda hiçbir gariplikyok; çünkü onlar da başarılar kazanmayı arzuluyor.

Ajax Akademisi'ndeki ilk gününde aklından neler geçiyordu?Tarihinde Johan Cruyff, Frank Rijkaard, Dennis Bergkamp, Frank ve Ronaldde Boer, Edgar Davids, Clarence Seedorf ve Patrick Kluivert gibiefsanevi isimlerin yer aldığı, duvarlarında onlara ait fotoğraflar olanbir akademideydin. Hayallerin var mıydı?

Ajax Akademisi'ne girdiğimde sadece yedi yaşındaydım. Henüz ilk andaorada başarılar kazanacağıma ikna olmuştum. Her zaman hedefleriminolmasını istemişimdir. Akademi'de eğitim almaya başladığımda da kendikendime dedim ki, "Bir gün bu stadyumda ben de oynayacağım. Bu, 10yılımı da alabilir; 20 yılımı da. Ama bunu başaracağım." 18 yaşınageldiğimde, Ajax A Takımı ile ArenA'daki ilk maçıma çıktım. Bir hedefigerçekleştirdikten sonra her zaman bir sonraki adımı düşünmeye başlarımben. Ajax ile ilk maçımı oynadım. Ve daha sonra milli takımda oynamahedefini belirledim: "En kısa zamanda Hollanda A Milli Takımı'ndaoynayacağım." Bundan tam üç ay sonra A Milli Takım için ilk davetimialdım. Aynı periyotta hem Ajax hem de Hollanda için oynuyordum,inanılmazdı.

Hollanda Ligi'ni ve futbolun en üst seviyesini tecrübe etmekistediğimden çabucak ülke değiştirmeyi hedeflemiyordum. Daha sonrakendime şunu söyledim: "Beş yıl içinde büyük bir kulübe gideceğim."Bunun için çalışmaya başladım, hedefimi gerçekleştirebilmek adınagerçekten sıkı çalışıyordum. Beş yıl sonra, evet, tam beş yıl sonra RealMadrid'e transfer oldum. Aynı zamanda en büyük hayallerimden biri,Şampiyonlar Ligi'ni kazanmaktı. Ajax, 1995 yılında (ben AjaxAkademisi'ndeyken) Milan'ı Patrick Kluivert'ın golüyle 1-0 yenerek UEFAŞampiyonlar Ligi şampiyonu olmuştu. "Tamam, bunu ben de yapmakistiyorum" diye düşünüyordum. Üç yıl sonra UEFA Şampiyonlar Ligi'nde deşampiyonluk yaşadım. Belirlediğiniz bir hedefin peşinden gitmek vesonunda onu gerçekleştirebilmek harika bir his. Galatasaray'da kendimebaşarılar kazanma hedefini koydum. O yüzden buradayım.

BARCELONA YERİNE NEDEN R.MADRİD'İ SEÇTİ?

Barcelona üzerinde yadırganamaz bir Hollanda etkisi var.Michels, Total Futbol'un mucidi olarak bilinirdi. Daha sonra bu futbolmantalitesini Barcelona'ya taşıdı. Ve bugüne kadar gelen bir gelenekoluştu. Cruyff, Michels'in takımında oynadıktan sonra Barça'da teknikadamlık yaptı. Rijkaard'ın kulübe gelmesini sağladı. Efsanevi PepGuardiola, futbolculuk döneminde Cruyff ve van Gaal ile çalıştı.Rijkaard'ın son sezonunda ise Barcelona B takımının teknik direktörüydü.Ajax'tan ayrılarak İspanya'ya giden bir Hollandalı için başarının birmodeli varken neden Barcelona yerine Real Madrid'i tercih ettin?

Dürüst olmak gerekirse; Real Madrid, beni transfer etme konusunda çokciddi davrandı. İspanya'da benim için iki ihtimal vardı: Real Madrid veBarcelona. Ben her zaman Real Madrid'in formasını sevmişimdir, düzbeyaz! Gençken çok formam vardı. Biliyorsunuz, dünyanın her yerindenforma alabilirsiniz. Ben hep Real Madrid formam olsun isterdim. RealMadrid bana bir teklif verdi. Çok heyecanlandım, "tamam" dedim, "hadiyapalım şu işi." Barcelona çok büyük bir kulüp. Özellikle son altı-yediyılda her şeyi kazandılar, inanılmaz bir futbol oynuyorlar; fakat benMadrid'in tarihinin biraz daha heybetli olduğunu düşünüyorum. Oradaoynadığım için kendimi gerçekten oldukça mutlu hissediyorum.

"R.MADRİD'İN OYUNCUSU OLDUĞUM İÇİN GURUR DUYUYORUM"

Gençlik yıllarında Raul'e ait sahte bir Real Madrid forman olduğunu duymuştum…

Raul ile bu konuyu konuştuk, gençlik yıllarımda sırtında onunnumarası olan Real Madrid forması giyerdim. Daha sonra aynı soyunmaodasında yan yana oturduk, aynı takım için oynadık… O, futbol oynayanherkes için iyi bir örnek. Gerçek bir kaptan. Onunla takım arkadaşlığıyaptığım için gururluyum. Real Madrid'de çok büyük yıldızlarla beraberoynadım. Casillas'ı unutmamak lazım. Her şeyi kazandı. O da harika birinsandır. Gerçekten Real Madrid'in eski bir oyuncusu olduğum için onurduyuyorum.

Real Madrid'deki ilk sezonunda daha önce David Beckhamtarafından giyilen 23 numaralı formayı giymiştin. Beckham'ın yerinegelmek üzerine hiç baskı yaratmış mıydı?

Sahada olduğum zaman formamın arkasına bakmam. Sadece oyunuma bakar,takımım için neler yapabileceğimi düşünürüm. Evet, "Beckham ayrıldı. O,23 numarayı aldı" gibi dedikodular yapıldı. Ama ben herhangi bir baskıhissetmedim. Aslına bakılırsa; iyi ve sağlıklı bir baskı yaşadığımısöyleyebilirim. Onlara başarıya aç ve kazanmaya hazır olduğumu göstermekistedim; fakat forma numarasıyla ilgili bir sıkıntım olmadı. Hattaşimdi de öyle. İnsanlar, burada 14 numarayı Johan Cruyff'un Ajax veBarcelona'daki başarılı döneminde taşıdığı numara olmasından dolayıseçtiğimi düşünüyor olabilir, hayır. Bazı numaralar boştu, ben de bunumarayı seçtim. "Bu numaraya bana ait ve bana harika hisler veriyor"diye düşünmedim. Geçtiğimiz senelerde 10 numara giydim; ancak numaralarbenim için sadece birer detay. Buna konsantre olmuyorum.

"RONALDO'YU ALACAKLARI VE AYRILMAK ZORUNDA KALDIM"

İkinci sezonun sonunda Real Madrid'den neden ayrılmak zorunda kaldın?

İkinci sezon oldukça zor geçti benim için. Bazı kişisel problemlerimvardı. Kulüp birtakım ekonomik sıkıntılar yaşıyordu. En azından öylesöylenmişti. Cristiano'yu [Ronaldo] alacaklardı. Ve hâlâ değeri olanoyuncuları nakit akışını sağlamak için satmak istiyorlardı. Bu yüzden[Arjen] Robben ve ben kulüpten ayrılmak zorunda kaldık. Benim için büyükbir mesele değildi. Real Madrid ile La Liga'da ve İspanya SüperKupası'nda şampiyonluk yaşamıştım. Doğru kararı verebilmek adına yeniadımım için düşünmeye başlamıştım. O dönemde Inter benimle ilgilendi.Başında Jose Mourinho gibi büyük bir teknik adam vardı. Ve karar vermekzor olmadı.

2010 UEFA Şampiyonlar Ligi finalin en ilginç tarafı, ArjenRobben ile Wesley Sneijder'ın eşleşmesi olmuştu. Sen Inter'in en önemlioyuncusuydun. Robben ise sezon boyunca Bayern'i taşıyan isimdi. Veironi, final Real Madrid'in evindeydi. Karma'ya inanır mısın?

Kesinlikle inanıyorum. Bakın, bu eğlenceli bir hikâyedir. BiziMadrid'den Milano'ya götüren uçaktaydık. Eşimle konuşuyordum, kardeşimve menajerim de oradaydı. Madrid'den ayrılalı beş dakika olmuştu. Uçakhâlâ yükseliş hâlindeydi, havadaydık. Birbirimize dedik ki, "Sezonsonunda Şampiyonlar Ligi finalinin Madrid'de olduğunu biliyorsunuz,değil mi?" [Kısa bir sessizlik…] "O zaman şu konuda anlaşalım, Madrid'esadece o finali oynamak için döneceğiz." Final maçından önce de, "burayagelme konusunda birbirimize nasıl bir söz verdiğimizi hatırlıyormusunuz" şeklinde bir konuşmamız olmuştu.

"BALLON D'OR YERİNE GALATASARAY İLE..."

Sneijder'den bomba açıklamalar 2010yılında FIFA Ballon d'Or Ödülleri'nde ilk üçe girmen gerektiğisöylenmişti çok sayıda futbol otoritesi tarafından. Seni ödülü kazananLionel Messi'nin önüne koyanlar dahi vardı. Sen ne düşünüyordun osezonki sıralama (Messi, Iniesta, Xavi) hakkında?

O sezon zaten çok mutluydum. UEFA Şampiyonlar Ligi'ni, İtalya Ligi'nive İtalya Kupası'nı kazanmıştım. FIFA Dünya Kupası'nda finaloynamıştım. Mutlaka bireysel ödül kazanmak güzeldir; ama takım hâlindebir şeyler başarabilmek daha güzeldir. Bireysel bir ödülün sahibiolduğunuzda da o takıma aittir; çünkü arkanızda bir takım olmadığısürece tek başınıza bunu yapamazsınız. Takım başarısını bireyselödüllere tercih ederim her zaman. Bana bugün, "Galatasaray ile UEFAŞampiyonlar Ligi'ni kazanmak mı istersin, yoksa FIFA Ballon d'OrÖdülü'nü mü" diye sorarsınız, kesinlikle Galatasaray ile Avrupa'daşampiyon olmak istediğimi söylerim.

Jose Mourinho'nun ardından Inter'de ve bireysel performansında neler değişti?

Her şey, her şey… Takımın performansı düştü, takım ruhu kayboldu,bazı oyuncular gitti. Mourinho, Inter'den ayrıldıktan sonra altı veyayedi farklı teknik adam göreve geldi. O, takımın başındayken başarılıbir sistem vardı. Takımı çok iyi hazırlıyordu, sahada ne yapmamızgerektiğini iyi biliyorduk. [Rafa] Benitez geldikten sonra tüm sistemideğiştirdi. Santrfor oynadım, sol kanada geçtiğim oldu. Sadece kaledeoynamamıştım! Bu periyottan mutlu değilim elbette; ama geçmişte kaldı.Artık sadece geleceği düşünüyorum.

"FATİH TERİM ÇOK GÜÇLÜ BİR İNSAN"

Fatih Terim hakkındaki ilk izlenimlerin nasıl, benzer iletişimi Terim'le yakalayabileceğini düşünüyor musun?

Çok güçlü bir insan, bunu kolaylıkla görebilirsiniz. Eğer kafasındabir şey varsa, onun için sonuna kadar kararlılıkla gidebilir. Bu konudaçok iyi anlaşabileceğimizi düşünüyorum. Ben de aynı şekilde bir hedefbelirlediysem kendimi onu gerçekleştirebilmek için kararlılıkgösteririm. Antrenman sistemini çok sevdim. Sert, koşu ve baskı üzerine,şut çalışması var. Bunu Hollanda antrenman metotlarıylakarşılaştırabiliriz, benzerlikler var. Burada birlikte güzel günleryaşayacağımızı düşünüyorum.

Senin de Galatasaray'a gelmenin ardından İtalya'da kalitelioyuncuların sayısı iyice azaldı. Sence yıldız isimler neden Serie-A'danayrılmak zorunda kalıyor?

Bilmiyorum; ama belki de ligin kalitesi düşüyordur. Son iki sezondabunu net bir şekilde görebilirsiniz. Juventus hep daha iyi oluyor. Vediğerleri geriliyor. Juventus ile ligin kalan takımları arasında büyükbir fark var. Biraz olsun Napoli, onları zorlayabiliyor; ama bir süresonra onlar da geri düşecekler. Ve Juventus, yeniden tek başına kalacak.Inter için bu durumdan kurtulmak kolay değil. Aynı şekilde Milan ciddibir puan farkıyla geride. Maalesef son iki sezonda durum böyle.

Sneijder'den bomba açıklamalar

"M.UNITED'A TRANSFERİM KONUŞULDU AMA OLMADI"

2010 FIFA Dünya Kupası'nın ardından adın uzun süre ManchesterUnited ile anılmıştı. Sir Alex Ferguson ile o dönemde konuşmafırsatınız oldu mu?

Sir Alex Ferguson ile konuşmalarımız oldu. İlk olarak Inter ile"triple" yaptığımız sezonun ardından iletişime geçildi. Ama çok fazlapara istendi. Ben de Milano'da mutluydum, ilk yılımda kupalarkazanmıştım, kalmayı tercih ettim. Manchester United tabii ki inanılmaz,çok büyük bir kulüp. Daha sonra ilgileri sürdü; yine de %100konsantrasyon sağlayarak olmadı bu. Kulüpler konuşuyordu, menajerlerkonuşuyordu. Ama olmadı. Transferler için çok düşünmem. Eğer bir kulüptemutluysam, mutluyumdur. Bu kadar!

"ÜÇ BUÇUK YIL BURADAYIM, PREMİER LİG TAKINTIM YOK"

Hollandalı gazeteciler, bir gün Premier League'de oynamayı hedeflediğini söylemişlerdi…

Bu çok zor olur; çünkü üç buçuk yıl boyunca burada kalacağım. Sonrasıiçin ne olur, şu an bilemiyorum. Eğer her şey güzel giderse, nedenGalatasaray'da devam etmeyeyim? Asla, "evet" veya "hayır" diyemem.Premier League'de oynamak gibi bir takıntım yok. Bu konu hakkındadüşünmüyorum. Bunu hayatım boyunca yapmadım. Belki sadece HollandaLigi'nde oynarken. Hollanda ve Avrupa'nın diğer ligleri arasında farkvardı. Yalnızca o zaman, "yukarı doğru bir adım atmam lazım" diyedüşünmüştüm. Benim şu anki tek konsantrasyonum Türkiye Ligi üzerine.Burada insanlara hâlâ ne kadar aç olduğumu ve büyük başarılar kazanmakistediğimi kanıtlamalıyım.

HOLLANDA MİLİ TAKIMI HAKKINDA...

Hollanda, tarih boyunca göze hoş gelen ve izleyenlere keyifveren futbolu temsil etmiştir. EURO 2008'de tarihinden güç alarak harikafutbol oynayan bir Hollanda vardı; ancak çeyrek finalden öteyegidememişti. 2010 FIFA Dünya Kupası'nda ise kendi kimliğinden uzakolmasına karşın finale kadar ilerleyen bir Hollanda. İki büyük turnuvaarasındaki keskin geçişi nasıl açıklarsın?

Euro 2008'de en büyük düşüncemiz göze hoş gelen futbol oynamaktı,bunu tüm dünyaya göstermek istiyorduk. Ama 2010'da şunun farkına vardık:Sadece güzel futbol oynayarak başarılı olamıyorsunuz. 2008 ve 2010arasındaki farklardan biri de, oyuncular olarak daha fazla tecrübekazanmıştık. Büyük kulüplerde oynuyorduk. Kendimden örnek vermemgerekirse, ben İtalya Ligi'ndeydim. İtalya'daki tek düşünce kazanmaküzerinedir. Güzel futbol onlar için "olmazsa olmaz" değildir. Bazıoyuncular bu tecrübeyi yaşadı. 2008 ve 2010 arasında tamamen farklıbirer mantalite vardı. Grup aşamasında maçları kazandık; ama etkileyicibir futbol oynamadık. Sadece kaybetmemeyi düşünüyorduk. 2010 DünyaKupası'ndaki planımız buydu. İlk maçımızı Danimarka'ya karşı oynamıştık.Medyanın da kafası karışmıştı. "Kazanıyoruz; ama iyi futboloynamıyoruz" gibi şikâyetler vardı.

Onlara dedim ki, "Danimarka'nın aptal olduğunu mu düşünüyorsunuz? Tümsahaya boşaltıp, bize etkileyici futbol oynama şansımı vereceklerdi?Hayır! İlk düşünceleri tamamen kapalı bir savunma yapmaktı; çünkü enufak bir boşluk verdikleri anda onların işini bitireceğimizibiliyorlardı." Diğer takımlar da bizim oynamamıza izin vermekistemediler. Sahip olduğumuz kalitenin farkındaydılar. İkinci maçın ilkyarısında Japonya bizden daha iyiydi. Ama ikinci yarıda biraz dahafarklı oynadık ve kazandık. Üçüncü maç zaten formaliteydi. Grupaşamasında Hollandalı gazetecilerle bir röportaj yaptım. Onlar da aynıkonudan müzdariplerdi. İyi oynamıyorduk. "Dinleyim" dedim. "Bir gün buturnuvada oynamak isteyen bir takımla karşılaşacağız, bize boşlukverecekler. Ve biz de kalitemizi gösterip, etkileyici futboloynayacağız." Çeyrek finaldeki Brezilya maçının ilk yarısındarakibimizin üstünlüğü vardı. Ancak ikinci yarıda kendi oyunumuzuoynamaya başladık. Ve iki gol birden attık. Açık futbol oynayantakımlara karşı ne kadar etkili olabileceğimizi gösterdik.

EN BÜYÜK HAYALİNİ AÇIKLADI

Kardeşin Rodney nasıl bir futbolcu? Bir gün aynı takım için oynayabilecek misiniz?

Bu benim şu anki en büyük hayalim. Eğer bir gün onunla aynı takımdaoynayabilirsek, bu harika olur. O, benim küçük kardeşim. İyi bir oyuncu,biraz talihsiz ama. Şu sıralar her maçta oynayamasa da oldukça kaliteliolduğunu söyleyebilirim. Hâlâ bir gün beraber oynayacağımızainanıyorum.

En yararlı olabileceğin saha içi dizilişi hangisi?

Kariyerim boyunca farklı sistemlerde oynadım. 4-4-2'de iki oyuncununmerkezde, birinin geride, diğerinin "trequartista" [10 numara,4-1-2-1-2] olarak önde olduğu, elması andıran dizilişte sıklıkla yeraldım. Aynı zamanda 4-2-3-1 de oynaması keyifli bir sistem. Bazısistemleri oynamak için ona uygun oyuncularınızın olması gerekir. Bizyakın zamana dek, Hollanda futbolunun alışık olduğu, 4-3-3 dizilişinigerçekleştiremiyorduk; çünkü hücum üçlüsünün kanatlarına koyabileceğimizoyuncu yoktu. Bir kanat oyuncumuz vardı, [Arjen] Robben. Ama diğerkanatta sıkıntı yaşıyorduk. Şimdi iki kanat oyuncusuyla oynayabiliyoruz.Ve bu yüzden farklı bir sistem deneyebiliyoruz. Dediğim gibi, bazısistemler için ona uygun oyunculara ihtiyaç var.

Taraftara mesaj…

İlk günden itibaren bana verdikleri his, yarattıkları etki içinonlara çok teşekkür ederim. İç saha maçlarında oluşturulan atmosferhakkında çok farklı hikâyeler duydum. Onların önüne çıkmak ve buatmosferin bir parçası olmak için sabırsızlanıyorum. Taraftarlarımızıgururlandırmak, kalitemi göstermek istiyorum.

MOURINHO'NUN SNEIJDER'İ ŞAŞIRTAN DAVRANIŞI

Sıradışı bir taktisyen olmasına rağmen Jose Mourinho'nun enbüyük özelliklerinden biri insan yönetimi. O, psikolojik faktörlerinfutbolcu yetenekleri kadar önemli olduğuna inanır. Ve oyuncularıylaarasında her zaman özel bir ilişki vardır. O, "özel biri" evet; ama onuneler özel biri yapıyor?

Bu, sahip olduğu en büyük kalite. Bir teknik direktör için 11oyuncuyu tatmin etmek çok kolaydır; ama 23 oyuncuyu aynı anda mutluedebilmek için gerçekten önemli bir iş yapmak gerekir. O, oyuncularıylaher gün konuşur, size ne demesi gerektiğini iyi bilir, bir diğerinenasıl konuşması gerektiğini… Duygularınıza hitap eder.

Kendimden bir örnek vereyim. Inter'de birkaç maç oynadıktan sonra,"Hey, Wes. Yorgun musun?" diye sordu bana bir gün. Günlerdenpazartesiydi, bir gün önce ligde bir maça çıkmıştık. "Hayır, hayır.İyiyim" şeklinde cevap verdim ben de. "Tamam, ama şu sıralar biraz fazlaoynadın. Bir süreliğine dinlensen fena olmaz sanki" dedi tekrar. Onadinlenmeye ihtiyacım olmadığını, hâlâ genç olduğumu ve antrenman yapmakistediğimi söyledim. Israrlıydı. "Hayır, hayır" dedi. "Bak, ne yapacağızbiliyor musunuz? Beş günlüğüne ülkene gideceksin. Cuma günü geleceksin.Ve Cumartesi antrenman çıkacaksın." Şaşırmıştım. "Ama koç" dedim,"Pazar maç var, o maçta oynamak istiyorum!" Sakinliğini koruyordu. "E,oynayacaksın" diyerek karşılık verdi bana. "Nasıl yani, yapma. Beş gündinlendikten sonra, sadece bir gün antrenman yapacağım ve Pazar günümaça mı çıkacağım?" Bana bunun kendisi için hiçbir şekilde problemolmayacağını söyledi. Ben de gittim, ne yapayım? Beş gün boyunca ailemlezaman geçirdim. Cumartesi gecesi antrenmana geldiğimde, bana çok büyükbir iyilik yaptığını hissettim. Ben de ona daha fazlasını vermek içinçabalamalıydım. Bana maçtan önce, "Bak, ben sana beş gün izin verdim.Sen de bugün sahada kendini göstermek zorundasın" anlamına gelen bir şeysöylemedi. Ama ben bu konuşmayı aklımın bir köşesine koymuştum. O maçtainanılmaz oynadım. Koşuyordum, koşuyordum… Onu tatmin etmek için herşeyi yapıyordum. Kötü hissetmesini, "Ona evinde vakit geçirmesi için beşgün izin verdim. Ve hiçbir şey yapmıyor" diye düşünmesini istememiştim.

JOSE MOURINHO İLE EN GÜZEL HATIRASI...

Peki, Jose Mourinho döneminde hiç özel bir soyunma odası hatıranız var mı?

Şampiyonlar Ligi'nde Barcelona ile yarı final maçına çıkacaktık.Herkes, Hollanda'daki tüm arkadaşlarım Inter'in Barcelona karşısındaşansı olmadığını söylüyordu. Dürüst olmak gerekirse; ben de kendime,"Evet, buraya kadar gelerek önemli bir iş başardık. Şimdi de Barcelonaile yarı final oynayacağız" diyordum. Milano'daki taraftarlar da yarıfinale dek geldiğimiz için mutlulardı. Maçtan bir gün önce takım hâlindebir toplantı yaptık. Ve neredeyse bir buçuk saat sürdü. Normalde maçtoplantıları 15-20 dakika sürer. Ama o toplantı sonrasında kazanmamızgerektiğine ikna olmuştu. Mourinho, toplantı boyunca bize, "Eğer bunlarıyapabilirseniz, kazanacaksınız" hissini vermişti. Ve 3-1 kazandık! İlkgolü onlar atmıştı; fakat o toplantı sayesinde hâlâ kazanacağımızdanemindim. O, o gün bize çok özel bir şey vermişti... Sahip olduğum engüzel soyunma odası hatırası.

Sneijder'den bomba açıklamalar

2010 FIFA Ballon d'Or Ödülleri esnasında Mourinho'ya hitabençok duygusal bir konuşma yapmıştın. Söylediklerin sonrasındagözyaşlarını tutamamıştı…

Ağlıyordu. Ve yerime döndüğümde bana sıkıca sarılmıştı. Aramızda çoközel bir ilişki var. Hâlâ haftada iki kez telefonda konuşuruz,iletişimimiz hiç kopmadı. Hatta bugün bir mesaj gönderdi bana: "Hamit[Altıntop] çok iyi bir çocuktur. Sana karşılaşacağın yeni kültüreadaptasyon sürecinde yardımcı olacaktır." Aynı zamanda Fatih Terim'i deçok seviyor.


ARKADAŞINI GETİR 50 TL BİLYONPUAN AL!