comScore

Galatasaray Galatasaray

Bu açıklama G.Saray cephesinden!

30 Aralık 2012, Pazar 16:45

Fenerbahçe-Galatasaray derbisinde yaşanan olaylardan, PFDK'nın ceza indirimlerine kadar birçok konuda açıklamalarda bulunan Fatih Gökşen, Aziz Yıldırım'a göndermede bulundu.

Galatasaray eski yöneticilerinden Fatih Gökşen,ailesinden TV8 muhabiri Selahattin EKREKLİ'ye konuştu.

Fenerbahçe-Galatasaray derbisinde yaşanan olaylardan, PFDK'nın ceza indirimlerine kadar birçok konuda açıklamalarda bulunan Fatih Gökşen, Aziz Yıldırım'a göndermede bulundu.

Aziz Yıldırım'ın Üstünlüğün G.Saray'a geçmesi için bizi 6-0 yenmeleri gerekir" sözüne Gökşen'den cevap geldi.

"5-1 abartmıyoruz neredeyse 7-8 olacaktı" diyen Gökşen, önemli açıklamalarda bulundu.

İşte Fatih Gökşen'in Selahattin Ekrekli ile gerçeklerştirdiği röportaj;
Galatasaray - Fenerbahçe maçında hakem Halis Özkahya'ya el hareketleri yaptığı ve tükürdüğü için 12 maç ceza verilen Meireles'in cezası Tahkim Kurulu tarafından 4 maça indirildi, bununla ilgili neler söyleyeceksiniz?
Yönetici arkadaşlar var onlar cevap verebilirler. Galiba Engin Baytar’daki hareketler değişik, buradakiler daha farklı telakki edildi. Ben pek detaylı bilgiye sahip değilim cevap vermek istemiyorum. Tükürme olayı tam ispat edilemedi, çünkü 8 maç onun içindi diye biliyorum. Orda ispat edilemedi veya tam detaylı görüntülerde yoktu ondan dolayı indirildi diye düşünüyorum.

Peki siz görüntüleri gördünüz mü? En son bir görüntü vardı tükürdüğüne dair.
Görüntüleri herkes gördü ama işte yani bazı şeyler yorum farkları çıkarıyor maalesef bu her yerde böyle oluyor.

Engin'nin cezası düşürülmemişti ama Meireles’in cezası düşürüldü. G.Saray camiasındançok büyük tepkiler var. Bununla ilgili neler söyleceksiniz çifte standart olduğunu düşünüyor musunuz?
Valla tabii ki şimdi bakıldığında 11 maç oynamadı çocuk, hala daha kendine gelemedi. Engin'in yaptıklarını biz tasvip etmiyoruz. Yapmamaları lazım. Çünkü hakemlerimiz hakikaten çok düzgün, bizlerin gurur kaynağı Avrupa'da da Türkiye'de de bakıldığında yönettikleri maçlarda o kadar bariz neticelere etki edici şeyler yapılmıyor. Ben avrupa maçlarını da izliyorum ve Güney Amerika, Arjantin, Brezilya maçlarını da izliyorum. Ordaki hakemlerin yaptığı hatalarıda görüyorum. Bariz ofsayt hataları hemde bir maç içerisinde bir kaç kez yapılıyor. Türk hakemlerimizin altın çağı diyebiliriz. Onlara sahip çıkmak hele hele daha dün gelmiş bir futbolcunun değil tükürmek, hakeret bile etmemesi lazım. Bunlara çok dikkat etmesi lazım sporcu kardeşlerimin, onlarda bu işten ekmek parası kazanıyorlar onlarında ailesi seyrediyor. Nasıl onları seyrediyorsa aileleri eşleri, dostları, camiaları, hakemleri de herkes seyrediyor şimdi tükürülmüş veya hakaret edilmiş bir hakemin otoritesi ona göre zedeleniyor. Her yapılan futbolcunun yanına kar kalmaması lazım. Yöneticilerinde yanlış yapan futbolcuyu her zaman desteklememesi lazım. Bu futbolcuyu disiplin kurulunda savunarak bu gibi cezaların devam ediceği sinyalini veriyorlar. Yöneticiler arkadan korurlarsa futbolcuyu, o zaman yarında başka birşey yapacaktır. "Nasılsa yöneticim arkadan geliyor, verilmiş 10 maçlık cezamı düşürüyor" Bu zihniyeti algılarsa o sporcu bunun önüne geçilmez. Yöneticilerinde burda birazcık şapkayı önüne koyup düşünmeleri lazım. Hem benim takımımı 10 kişi bıraktı hem de maçımda beni zedeledi. "Dünyanın bonservisini verdiğim futbolcu bunu nasıl yapar" deyip bir futbolcusuna kendi ceza verdireceğine bilhakis cezasının düşmesine kendilerine destek oluyorlar bence bunu düşünmek lazım. PFDK'nın cezayı düşürüp düşürmediğinden ziyade yöneticiler yanlış yapan bir futbolcuyu niye gidipte futbolcuyu kurtarma çabasında kurtarma telaşında olurlar bence olayın bu yüzünden bakmak lazım.

Çanak mı tutuyorlar
Yöneticiler takımını yalnız bırakan derbide zararıma faaliyet gösteren bir dedünyanın parasını alan futbolcunun cezasını indirmek için çaba sarfediyor. "Bu ona bir ders olsun" demiyorlar, gidip cezasını indirmek için uğraşıyorlar. Bunu bence düşünmek lazım.

Sanki diğer oyuncuların da önünü açmış gibi oluyor
Sözümün başında onu demek istedim. Yani yönericiler böyle yaparsa,daha sonra futbolcular "PFDK nasıl olsa verilen cezayı düşürüyor. Ben hakaret de ederim yarın bilmem ne de ederim" düşüncesine sahip oluyor. Avrupa'da çok güzel maç yönetenhakemlerimizi küçük düşürmüş oluyoruz.

Bu tükürme olayında Halis Özkahya yalan beyan mı verdi?
Halis Özkahya'ya bir hakaret yapılmış oluyor. Ozaman da burada hakem camiasınınsağlam durmadığı, hakemini kollamadığı ortaya çıkıyor. Burada cevap hakkı Zekeriya Alp’edüşer. Demek ki o zaman hakemi yalan söylüyor.

TFF'nin Fenerbahçe yönetiminden korktuğu söylenebilir mi?
Kimse kimseden korkamaz. Burada korktu kelimesi biraz abartı olur. Bir gerçek var kidemek ki standartlarımızı kaçırıyoruz. Bugün Fenerbahçe yarın Karabük, Denizlispor. Anadolu’dan başka kulüpler. Herkese değişik bir karar uygulanırsa o zaman yakışık almaz. Burada MHK başkanının da hakemin arkasında durması gerekirdi. O zaman raporunu abartılı yazdı. Tükürülmemiş, tükürüldü diye yazdı. Ya hakemimiz yanlış bir rapor uyguladı. Ya PFDK yanlış bir ceza uyguladı

Halis Özkahya'nın açıklama yapması lazım değil mi? Töhmet altında alan kendisi
Demek ki birileri yapma diyor. O zaman tükürülmediği halde tükürdü diyor. O zaman da kendi hakkını aramıyor.

İstifa etmesi gerekir mi?
Hemen öyle istifalar yapmayalım da ama hakkını araması lazım.

Meireles’in yaptığı hareketleri normal bir hareketmiş gibi tanımlamasını nasıldeğerlendiriyorsunuz?
Onlar detay oluyor artık. O derceye yükselmişsin, dünyanın en önemli kulüplerindeoynamışsın. Hiç kırmızı kart görmemişsin, çok büyük bir bonservis bedeliyle Türkiye’ninen büyük kulüplerinden birine gelmişsin. Sen kulübünün en önemli derbisinde, çokönemli bir şekilde temsil etmen lazım. Yapılan hareketler bence futbolcuların bu gibi şeylerde kendini kaybetmesi ama o zaman bir taksi şöförü de araba kullanırken kendini kaybedebilir. Yolcusuyla birlikte denize uçursun arabasını. Bunun da görevi 90 dakikayı tamamlamak. Bu iş için para alıyor. Bu iş için para alan kişinin aldığı cezayı düşürttürmek de bile bile bu yöneticilere bence uygun değil. Biz Galatasaray'da Engin için itiraz dahi etmedik. Niye çünkü takımını 10 kişi bıraktı. Bir kaç kez bu yanlışları yaptığı, geçmiş sabıkaları olduğu için "cezasını çeksin bir daha da bu işi yapmasın" diye G.Saray itiraz etmedi. İtiraz etseydi belki düşürülecekti. Ama etmeyerek futbolcu da bundan sonraki futbol hayatına çeki düzen vermek zorunda kaldı.Yani iyi kısa vadede değil uzun vadede düşünmek gerekir. Bundan sonra gördüğümüz gibiBaytar'ın hakemlere karşı davranışı yüzde doksan düzelmiştir. Ama Meireles konusunda aynışeyleri söyleyemeyeceğim.

Meireles’in Türkiye Ligi’ni hafife aldığını söyleyebilir miyiz ?
Zaten olayın içinden bu da çıkıyor. Türkiye Ligi'ni değil Türk hakemlerini hafife almışoluyor. En önemli FIFA kokartlı hakemlerimizden birine saygılı davranmıyor. Hafife almışoluyor. Türkiye Ligi’ni hafife almış almamış konusu ayrı bir değerlendirme

Aziz Yıldırım'ın açıklaması vardı. "Üstünlüğün geçmesi için Galatasaray'ın bizi 6-0 yenmesi lazım" diye. Psikolojik üstünlük Fener'de mi?
Benim bir başkana cevap vermem yakışıkalmaz. Ama o dönemin yöneticisi olduğumiçin cevap verme durumunda kalıyorum. Zaten başkanın böyle bir cevap vermesi psikolojiküstünlüğün Galasaray'a geçtiğini gösteriyor. Orada takılı kalmışlar. Bir yere 1 gram dahiilerleyememişler. Galasaray 6-0 yenildiği o maçta tek kale oynadı, herkes hatırlar. Arif’in 2 pozisyonu var. Verilmeyen penaltılar var. Tek kale oynayan G.Saray 6-0 yenildi. Onlar geçti gitti ama o sezonda şampiyon olmak lazım. O sezon yine Galatasaray şampiyon bitirdi. Türkiye Kupası'nda biz 5 tane attık hiç bu kadar abartmadık. Hatta Hagi, Ribery’i çıkarmasaydı 7-8 olacaktı. Maçtan sonra da niye çıkardım diye pişman oldu. 7-8 yapıp tarihi farkı da yapabilirdik o maçta. Fenerbahçe yönetimi olarak şeref tribününü terk edip kapalı tribüne girip oturmuşlardı. Böyle şeylere takılıp kalmamak lazım. UEFA Kupası’nı Real Madrid’i yenip de Süper Kupa'yı almış olsalardı sayın başkan ne diyecekti? Hala 6-0 da kalmışlar.

Aykut Kocaman'ın istifasını geri aldığı söyleniyor
Futbol hayatında olur. O gün istifa eder. O gün sinirle yapmıştır. Sonra kıramayacağıinsanlar girmiştir. Olağan şeylerdir. İstifa edilir sonra vazgeçilir vazgeçirtileblir. Onlara ben takılı kalmıyorum.

Rıdvan Dilmen ve İbrahim Seten’in başkan tarafından GSTV'ye davet edilmesine ultrAslan'dan tepki var. Doğru bir hareket mi sizce?
Okuyamadım. Konuya hakim değilim. Empati yapmak lazım. Hakan ünsal'ın da FBTV'ye çağırılması gibi birşey. Çağırıldığında Hakan Ünsal gitmesin mi? Veya çağırılmasın mı? Bu gibi şeyleri aşmamız lazım. Diyoruz ya 70'li yıllarda yan yana maç seyrediyorduk. Bugün yan yana Fenerbahçelisi Galatasaraylısı program yapıyor. Amatör branşlardaFener'li idareci ve sporcularla çok samimi görüntü çizebiliyoruz. Ben sporculuk dönemimdeDereağzı'na giderdik. Kürek takımları Galatasaray - Fenerbahçe futbol maçı yapardık. O günleri yaşamış insanlar olarak bunları geçmemiz lazım diyorum. Rıdvan gelsin GSTV'de programa katılsın o gün GSTV'nin reytingi de artar. Bence ufkuda açılır. ultrAslan fazla tepki koyuyor, katı düşünmemesi gerekir. ultraAslan'ın başkanını Gençfenerbahçeliler'in derneği çağırdığında gidip baş başa oturup görüntü veriyorlar. Davete icabet etmek Türk halkının en önemli özelliklerindendir. Burada bu kadar katı olmasınlar.

Şampiyonlar Ligi'ndeki rakip Schalke oldu. Nasıl değerlendiriyorsunuz?
Ben G.Saray'ın Şampiyonlar Ligi’ndeki kuralarına baktığınızda hep bize denk takımlarla eşleştik. Machester, Braga ve Cluj kura çekiminde de güzel bir kura çekmiştik. Aynı şansımız devam etti diye düşünüyorum. Bundan iyisi Şam’da tatlı. Onu da geçemezsek yakışmaz bize. Onun için yönetimimiz teknik heyetimiz gerekli çalışmaları yapıyordur. Turu geçmemiz lazım. Çünkü bu kadar yatırımlar yapıldı. Takımımıza güveniyoruz. Schalke’yi de geçersek. Takımın bazı eksiklikleri vardı. Melo’nun geç gelişi vs. 11 maç oynamayan Engin, Ujfalusi’nin sakatlığı. Bu gibi dezavantajlarımız da ortadan kalkacak takıma 1-2 takviyeyle ben Şampiyonlar Ligi’nde bu sene G.Saray'ın istenilen yere geleceğine inanıyorum.

Yarı final mi, final mi diyorsunuz?
Herkes gittiği yere kadar gitsin diyor. Adını koymuyoruz ama 2000'de de UEFA'da biznereye kadar gideceğimzi bilmenden bir baktık çeyrek, yarı final sonra da final. Bunlar hiç belli olmaz birden bire o havaya girdiniz mi, istim arkasından gelir. O rüzgarla gidersiniz. Bir bakmışsınız İngiltere'desiniz..

ARKADAŞINI GETİR 50 TL BİLYONPUAN AL!