100 kadar Eskişehirspor taraftarının izlediği boş tribünler önünde oynanan karşılaşmada Galatasaray teknik direktörü Prandelli, tüm medyayı ters köşeye yatıran bir kadro ile Eskişehirspor karşısına çıkardı takımını. Kadroda olması beklenmeyen Semih, Tarık, Dzemaili, Bruma ilk 11'de kendilerine yer buldular. Ama maç başladığında bulunamayan şey oyuncuların birbiri ile uyumu idi. Seyirci baskısı olmadan oynama lüksüne sahip konuk takım Galatasaray'ın üzerine gelemeye pek niyetli gözükmedi. Galatasaray ise amacı ne olduğu anlaşılmayan sıkıcı bir oyun ile pozisyonsuz şekilde ilk yarıyı tamamladı.
Burada bir kez daha tekrarlamak durumundayım. Galatasaray'ın Burak tek forvet sistemi ile gol atması çok zor. Burak top kontrolü kesinlikle olmayan bir oyuncu. Dolayısıyla topu tutup servis yapması mümkün değil. Ancak önüne ofsayta yakalanmayacağı şekilde top atarsanız iş yapar. Bunu bilen rakipler de doğal olarak kolay yakalanmıyorlar. Problemi Prandelli de fark etmiş olacak ki 60'da Umut Bulut'u oyuna sürmek zorunda kaldı. Nitekim Yapılan ilk isabetli ortada kafayı vuran Umut oldu ancak top yan direkten döndü. 75'de ise bu kez kementi yiyen Burak Yılmaz'ın kendisi idi.
İkinci yarının da ilk yarıdan bir farkı fazla olmadı. Takımdaki kimya değişiklikler sonrası da bir türlü tutmadı ve pozisyon üretilemedi. Öyle ki canlı bahis açan şirketler herhalde maç sırasında beraberlik oranını en düşük seviyeye indirmişlerdir. Çünkü maç adeta beraberlik diye bağırıyordu ve sonunda da öyle bitti.
Sarı kırmızılı takımın bu sezonki en büyük güvenceleri ise kaleci Muslera ile savunmada Chedjou. Bu iki oyuncu sezon başından bu yana hatasız şekilde oynuyorlar. Yeni transfer Tarık ise ilk maçı olmasına karşın elinden geleni yaptı diyebiliriz.
Eskişehirspor ise beraberliğe razı bir şekilde götürdüğü maçı istediği gibi sonlandırdı.
Salı günü Anderlecht karşısına çıkacak Galatasaray'ı bu defa yabancı kısıtlaması olmadan izleyeceğiz. Dolayısıyla bu karşılaşmayı şu anda o müsabaka için ölçü almamız çok doğru olmayacaktır.

