Semih Kaya, henüz 15 yaşındaydı Altay'dan, Galatasaray'ın altyapısına geçtiğinde. Uzun yıllar bekledi A Takım'ın stoperi olabilmekiçin. Tarihler 30 Ekim 2011'i gösteriyordu.
Dönemin Teknik Direktörü Fatih Terim genç oyuncuyaKayserispor karşısında şans verdi ve Semih ilk maçında ortaya koyduğu performanslaalkış aldı. Hatta Terim karşılaşma sonrasında Semih Kaya için, “Ona güvenerek doğru karar vermeninsevincini yaşadım. Ben oyuncunun forma isteyenini, formayı sırtına geçirdikten sonra kimseye bırakmayanını severim” demişti.Genç Semih gerçekten deTerim'i utandırmadı ve yerini sağlama alarak A Milli Takım'a kadar yükseldi.
Takımın yeniTeknik Direktörü Roberto Mancini de geçtiğimiz günlerde genç savunmacıdan övgüyle bahsetmiş ve“Türkiye'de en beğendiğim oyuncu Semih Kaya” ifadesini kullanmıştı.
İşte son yıllarda müthiş bir çıkış yakalayan Semih'in çok özelaçıklamaları…
- Mancini “Türkiye'de en iyi oyuncu Semih” şeklinde bir açıklama yaptı? Mancini ile aran nasıl? Ne gibi diyaloglar geçiyor aranızda?
"Mancini İtalyan. İtalya'da futbol oynadı. Nasıl savunma yapıldığını iyi biliyor. İtalyan taktiğine göre biziçalıştırmaya başladı. Ben de bir şeyler öğrenmeye başladım. Bunu sahaya, maçlara yansıtmaya başladığımı düşünüyorum. Onun gösterdiği taktiklere göreoynamaya başladım. Mesela üçlü savunmaya döndük. Ben üçlünün sağında oynuyorum, hem savunma, stoper gibi, hem sağ bek, hem de yeri geldiğinde sağ açıkgibi oynuyorum"
- Mancini'nin farkı nedir?
"Mancini hiçbir oyuncuya ayrıcalıkyapmıyor. Kim çalışıyorsa kim hak ediyorsa o oynuyor. Mesela kupa maçında son 10 dakika bizim alt yapıdan genç arkadaşımız İbrahim şans buldu. Herkeseşans veriyor. Bizim takımda hiç süre almayan oyuncu yok, herkes süre aldı, herkes kendini hazır tutuyor. Yolumuz uzun, Şampiyonlar Ligi, Süper Lig, kupa....
Oyüzden herkesi hazır tutmaya çalışıyor. O bize bir arkadaş gibi. Yardımcıları da iyi kişiliğe sahipler. Lombardo'nun futbolculuğunu bilmiyorum, Mancini'yi de videolardan öğrendik, futbolculuk hayatlarındaki kişilikleri antrenörlük hayatlarına dayansımış. O yüzden çok iyiler. Hocanın oyuncularla konuşması çok iyi bir şey. Motivasyon olur."
- Mancini sürekli şikayet ettiği defans hatalarını tespit edip ilaç buldu mu?
"Süper Lig'deikinci sıradayız. Bu sıralamada en az gol yiyen takım biziz ama herkes G.Saray'ınsavunmasından şikayet ediyor. Bunu anlayamıyorum. Takım savunma yapar. Savunma forvetten başlıyor. Bizim çalışmalarımız iyi yönde. Hocamız her maçtansonra söylüyor. Biz gol attığımızda geçen sene de bu sene de hemen geri çekiliyorduk. Böyle bir hastalığımız vardı bizim. Biz yavaş yavaş bunu kırmayabaşladık"
"BÜYÜK MAÇLARI SEVERİZ"
- Chelsea ile önemli iki maç var...
"Biz bugüne kadar Şampiyonlar Ligi'nde Avrupa seviyesinde kötü takım olarak, güçsüz olarak bir Braga ki, o da güçsüz bir rakip değil, Cluj... O da güçsüz değil ama kamuoyuna göre güçsüz gözüküyor. Bironlarla karşılaştık. Onun dışında sürekli üst seviye futbol oynayan büyük rakiplerle karşılaştık. Bunlardan biri de Chelsea... Biz büyük maçlarıseveriz. Bizim gerçekten içimizde görünmeyen bir şey var. Küçük maçlarda kötü oynamışızdır, kötü mücadele etmişizdir. Maç seçmek gibi dursa da, büyükrakiplerle olan maçlarımızda ezilmediğimizi düşünüyorum. Bu sene bir Real Madrid maçı vardır şanssızgoller yediğimiz"
- Ciddi bir puan farkı var. Geçen sezon iddialı konuşan bir Semih vardı. Şampiyonluğu kimseye bırakmayız diyordun. Busene iddialı konuşmak için Semih kaçıncı haftayı bekliyor?
Ben hâlâ iddialı konuşuyorum. 8 puan büyük bir fark değil. Fenerbahçe bir maç kaybettiğinde muhakkak arkası gelecek. Biz de onları kovalıyorolacağız. Zaten hâlâ kovalıyoruz. Muhakkak bir yerde yakalayacağız. İki yıl önce Arena'daki maçta onlar liderdi, biz kazandık liderliği aldık. Ondansonra şampiyon olduk. Neden olmasın? Bizim hedeflerimizden biri Fenerbahçe'yi yakalayıpsezon sonunda yine şampiyon olmak.
“KİM HAK EDİYORSA O OYNUYOR”
-Sahadaki Semih'i nasıl tarif edersin?
"Açıkçası yumuşak bir stoper olarak görüyorlarbeni... Öyle gözüküyor dışarıdan... Sosyal medyada bu tarz yorumlar yapıyorlar. Ama işin aslı öyle değil. Karşımda oynayan forvetlerle röportajyapsanız, benim nasıl oynadığımı onlar size anlatırlar. Yumuşak gözüküyorum ama tatlı sert bir oyun stilim vardır. Bir taraftan da rakip oyuncularabilerek değil bazen ister istemez sert girip faul yapıyorum. Onlar da sonuçta futboldan ekmek kazanıyorlar. Ben de sert girmek istemiyorum, aklımdaböyle oynamak yok. Yanlışlıkla da olsa arada vuruyoruz"
“DONK'A YAKIŞMADI”
- Kasımpaşalı Donk'un yaptığı hareket kamuoyunuçok meşgul etti. Maçın tekrarına karar verildi. Profesyonel bir oyuncu olarak ne düşünüyorsun Donkhakkında?
"Hiç şık olmadı bence... Çünkü alın teri ile oynanan bir maç vardı ortada. Belki Almeida topa vuracak, gol olacaktı. Ne bileyim Donk'ayakışmadı. Gereğini de Kasımpaşa Kulübü yapacaktır, yapar da..."
-Süper Ligde çekindiğinforvet var mı?
"İlk oynadığım yıllarda vardı. İlk kez çıktığım için Süper Lig maçınaheyecan doluydum. Geçen yıl yavaş yavaş bu heyecan ve stresi üzerimden atmaya başladım forvet oyuncularına karşı. Artık çok rahat oynuyorum. Hiçkimseden korkum yok"
- Kalça kemiğinde müzmin bir sakatlığın var. Sakatlığından bahseder misin?
"Belimdeki sakatlıkyaklaşık 1.5 yıldır var. Kimsenin haberi yoktu. Gizli tutmadım, sadece önemsemedim. Riskli bir bölge... Belimde fıtık başlangıcı var. Diskte bayağıbir kayma var ileriye doğru. Onun dışında iki tane küçük kemiğimde kırık var. Bunlar bazen yaptığım hamlelerde ağrılar yapıyordu. Kulüp doktorlarıylabir çalışma yaptık. Yurt dışından aldığımız bilgiler doğrultusunda ameliyat olsaydım futbol hayatım bitebilirdi. İki tane platin takacaklardı, oplatinler de benim dönmemi, kafa topuna çıkmamı engelleyecekti. Bir iğne var. Enjeksiyon tedavisi yapıldı. İyi geldi, ağrı hissetmiyorum, daha önce detedavi uygulanmıştı. Bu iğne tedavisi 4-5 ay süreye yayıldı. Disklerin içine jel veriyor ve rahatlatıyor. Kendimi iyi hissediyorum. Etkisi geçtiğindebu iğne tedavisi tekrarlanacak"
"KAPTAN OLMAK İSTİYORUM"
- Son dönemde alt yapıda yetişip kaptanlığa kadar yükselen bir Arda var. G.Saray taraftarları seni kaptan olarak ne zaman görecek? Transfer edilen yabancı stoperler bile kenarda beklerken sen artık direkt oynuyorsun. İlk 11'dekiyerin garanti. Herkesin gözünde çok başarılısın.
"Alt yapıdan çıkan her futbolcu gibi benim de hedefim var, G.Saray'da kaptan olmak isterim. En büyük hedeflerimden birisi bu... Bu Bülent Hocayanasip oldu, Cüneyt Tanman'a nasip oldu, Arda Abiye nasip oldu. Şimdi Emre ile ben varım, biz de onagöre çalışıyoruz. Konuşma tarzımızı, hareketlerimizi ayarlamak zorunda kalıyoruz. Buna kendimizi hazırlıyoruz, daha doğrusu temelini atıyoruz. 3yıldır oynuyorum. 2-3 yıl içinde kaptanlık yapacağımı düşünüyorum. Birinci kaptan olmasam bile 2., 3. kaptan…"
- Avrupa'da oynamakistediğin bir takım var mı?
"İtalya futbolunu, İtalya Ligini beğeniyorum.Dünyanın en iyi savunma oyuncuları İtalya'dan çıkıyor. Önemli liglerin önemli savunmaoyuncularından birkaçı mutlaka İtalya'da oynamış. Ben de önce İtalya derim."
"FRİKİK KRİZİNİ TATLIYA BAĞLADIK"
-Yerli ve yabancı oyuncular arasında sıkıntı olduğuizleniyordu. Bu kampta bir kaynaşma oldu. Takımda ne gibi değişiklikler var?
"Aslında büyük problem yoktu. Her takımda olabilecek şeylerbunlar. Bunları da atlattık. İyi şekilde atlattık moral olarak da iyi düzeydeyiz."
-Soruyu açayım. Çok kaliteli oyuncuları barındıranG.Saray, duran topları kimin kullanacağı konusunda sıkıntı yaşadı. Bu kampta sorunlarhalledildi diyorsun?
"Bizim bir frikikçimiz var. Bunu tartışmaya gerek yok, herkes biliyor. Takımı şampiyon yaptı, Selçuk Abi... Ufaktefek sıkıntılar oldu. Sonuçta dünya yıldızları ile oynayan camiayız. Muhakkak herkes frikik kullanmak ister. Drogba, Sneijder, Selçuk Abi, Burak Yılmaz...Bunların içinde frikikte usta olan tek isim var, o da Selçuk Abi... Zaten frikikleri Selçuk Abi yeniden kullanmaya başladı. Aralarında anlaştılar,uzaksa Drogba vuruyor, sol açıdan Sneijderatıyor, Selçuk'un kullandığı yerler farklı..."
"Gerçi yabancı konusunda benim konuşmaya hakkım yok ama yabancıya kısıtlamasının altyapıdan oyuncu çıkmasına olumlu şekilde etki edeceğini düşünüyorum. Nitekim bu devre arasında da bizim alt yapımızdan iki tane oyuncu arkadaşımızçıktı. Katıldılar bize. İkisi de gayet yetenekli oyuncular. Belki de yabancı sınırlaması olmasaydı, onlar şans bulamayacaktı. Kısıtlama olduğu içinister istemez takımlar alt yapıya yöneliyor. Transferleri de yerli olarak yapmaya çalışıyorlar. Son yıllara bakın, yurt dışında oynayan sadece ArdaAbi var. İstemez miyiz Türkiye'den birileri çıksa, ben olabilirim, Emre Abi olabilir, Fenerbahçe'de Salih var, Beşiktaş'ta Necip var, Oğuzhan var, istemezmiyiz yurtdışında oynamayı?"

