Söz konusu dönemde Sakaryaspor ile maçlarının olduğunu, 3 sonra ise Juventuskarşılaşmasının yapılacağını anımsatan Şaş, Hakan Şükür ile oda arkadaşı olduğunu ve o gün gribal birenfeksiyon geçirdiğini söyledi.
Fatih Terim'in açıkladığı kadroda yedek oyuncu olduğunubelirten Şaş, "Böyle olanca ben de 3 gün sonra yapılacak Juventus maçına daha sağlam çıkabilmek içinkulüp doktorundan ilaç istedim. O da bana A-Ferin verdi, ben de içtim" dedi.
CEZAYI A-FERİN NEDENİYLE ALMIŞ
Yedekte olmasına rağmen maçta 10 dakika oynadığını anlatan Şaş, şöyle devam etti:
"Dopinge çıkacak oyuncular kura ile belli oluyor. Bençıktım o gün. Doping odasında örnek verirken, döndüm kulüp doktoru ve federasyondan gelen doktora dedim ki 'maçtan 1 saat önce bana doktor bu ilacıverdi. Bunu yazdınız mı?' İkisi de gülerek 'A-Ferin ilacından da doping mi olur?' dediler. Yaklaşık 1 ay sonra Fatih Hoca beni kulübe çağırdı vesonucu bildirdi. A-Ferin ilacı aldığım için doping kullandığım gerekçesiyle ben 6 aylık bir cezaya mahkum olmuştum. O dönem çok iyi oynuyordum. Oboşlukta askere gittim 18 ay. Maalesef kontratım bir yıl bedava uzatıldı. Maddi kayba da uğradım. Kendimi ifade etmem çok zor oldu. Bunun için kulüpdoktorları ve oyuncuların bilinçlendirilmesi çok önemli. Her gün yeni ilaçlar çıkıyor. Bunların takip edilmesi ve oyuncuların bilgilendirilmesigerekiyor. Futbolun en güzel döneminde futboldan uzak kaldım."
Milletvekillerinin, söz konusu dönemde psikolojik destek alıp almadığıyönündeki soru üzerine, "O dönem 5-10 çocuk evin önüne gelip 'dopingci Hasan' diye bağırıyordu. O dönem saçlarım dökülmüştü, sonradan ektirdim" dedi.Şaş, özellikle Hakan Şükür ve ailesinin kendisine psikolojik destek verdiklerini söyledi.
Hakan Şükür de kulüplerde oyunculara yönelik bilgilendirme çalışmalarının eksik olduğunu, bu konudaönlemler alınması gerektiğini ifade etti. CHP Aydın Milletvekili Metin Lütfi Baydar, "Hasan Şaş, dopingin cezasının cevabını o dönem Brezilya'ya attığı golle vermişti" dedi.
Şaş, konuşmasının sonunda, Fatih Terim'i kastederek, "hoca ile çalışmak için zaten doping almak lazım" diye espri yaptı. AK Parti İstanbul Milletvekili Mehmet Domaç da "Bizim Başbakan ile de öyle" diye karşılık verdi.
''İLAÇ SATAN MASÖRLER VAR''
Türkiye Güreş FederasyonuBaşkanı Hamza Yerlikaya da olimpiyatlarda doping konusunda kimseye güvenmediğini, bu nedenle çokhassas davrandığını söyledi. Yerlikaya, "Herkesin toplu olarak yediği yemekten, içtiği sudan içtim. Asla anlık olarak farklı bir şekilde su bileiçmedim" dedi.
Yerlikaya, ilk başlarda doping ilacı verilen sporcunun daha sonra buna alıştığını, bu ilaçlar olmadan artık iyi birperformans sergileyemeyeceğine, hatta merdiven bile çıkamayacağına inanmaya başladığını anlattı.
Hamza Yerlikaya, Türkiye'de her kesimin doping konusunda bilinçlendirilmesi gerektiğini, spor adınaayağına top değen ilkokul çocuğunun bile eğitilmesi gerektiğini ifade etti. Sporda 35-45 yaş sendromu başladığını belirten Yerlikaya, Türkiye'de ilaçsatan, geçim kaynağını bu şekilde sağlayan masörler olduğunu kaydetti.
''RESMİ DAYANAK YOK''
Türkiye Vücut Geliştirme, Fitness ve Bilek GüreşiFederasyonu Başkanı Niyazi Kurt, son zamanlarda basında "Spor salonlarında doping ilaçları satılıyor" şeklinde haberler yayımlandığını, ancak bukonuda ellerinde resmi bir dayanağın olamadığını ifade etti. İlaç kullanılarak kısa sürede kas yapılacağı kanaatinin yanlış olduğunu vurgulayan Kurt,ancak dengeli beslenme ve bilinçli antrenmanla bunun başarılabileceğini dile getirdi.
Vücut geliştirme sporcusu Şahin İrencin'in "dinamit"olarak bilinen doping ilacından dolayı yaşamını kaybettiğini hatırlatan Kurt, şunları söyledi:
"Şahin İrencin, 2012 yılında dopingkullandığı için 2 yıl süreyle spordan men edilmişti. Ölümünün ardından, yurt dışında yapılacak gayri resmi bir şampiyonaya hazırlık yaptığını, tarımdave boya sanayinde kullanılan, 'dinamit' olarak adlandırılan bir ilaç kullandığını duyduk. Bu ilacın aslında ne kas geliştirici ne de kuvvet artırıcıbir etkisi var. Ciddi bir yağ yakma etkisi bulunuyor. İngil obezite nedeniyle bu ilacı kullanan 62 kişi yaşamını kaybetmiş."
Kurt, dopinglemücadele konusunda kendilerinin de ciddi çalışmalar yaptıklarını, kulüplerin, antrenörlerin bu konuda sorumluluklarını artırmak için ferdi yarışmalarıazaltıp, kulüp yarışmalarına ağırlık vermek istediklerini sözlerine ekledi.
Türkiye Halter Federasyonu Başkanı TamerTaşpınar, halter sporunda dopingle mücadelede yüzde 95 oranında başarı kaydettiklerini söyledi. Sporcunun doping kullanmalarının; kazanmanıngetirdiği şöhret, kaybetmenin getirdiği sıradanlık duygusu ve ödüllerin yüksek oluşu gibi nedenler kaynaklandığını anlatan Taşpınar, dopinginkullanımı ile ilgili sorumluların da "sporcu, antrenör ve göz yuman yönetici" olarak sıralanabileceğini ifade etti.
Halterde dopinglemücadele yöntemlerini de anlatan Taşpınar, "Her Türkiye şampiyonasında ilk 3 dereceye giren sporculardan numune alınmıştır. Aşırı performans gösteren,davranış anormallikleri görülen sporculardan numune alınıyor. Her Türkiye şampiyonasında, antrenörlerle bir araya geliyor ve dopingle nasıl mücadeleedebileceğimize yönelik eğitim veriyoruz" diye konuştu.

