2011-12'de Devler Ligi'ne gönderilmeyen kulüp için UEFA'nın ikinci bir ceza uygulayamayacağını savunan F.Bahçe, şike yapıldığı iddia edilen Ankaragücü maçı için de Cüneyt Çakır'a dikkat çekti
Fenerbahçe'nin UEFA Tahkim Kurulu'ndan 2 yıl ceza almasından sonra gözler Uluslararası Spor Tahkim Mahkemesi'ne (CAS) çevrilmişti. Başkan Aziz Yıldırım ve Hukuktan Sorumlu Asbaşkan Deniz Tolga Aytöre'nin de katılımıyla Kanarya'nın avukatı Dirk Reiner Martens tarafından CAS'a başvuru dilekçesi hazırlandı.
16 Temmuz'da CAS'a gönderilen 37 sayfalık o dilekçe, F.Bahçe'ye Avrupa yolunu açtı. Başvuru dilekçesi toplam 147 maddeden oluşuyor. Martens Hukuk Bürosu adına Andreas Zagklis ve Christian Keidel imzasını taşıyor. İşte o raporda bulunanlardan biri de Ankaragücü-F.Bahçe maçıyla ilgili... F.Bahçe'nin başvurusunda maçın hakemi Cüneyt Çakır'a vurgu yapılırken; UEFA Tahkim Kurulu'nun kararı eleştiriliyor. İşte o ifadeler:
'DÜNYA FUTBOLUNUN TANIDIĞI İSİM'
"Şikeyle suçlanan Ankaragücü-Fenerbahçe maçında 16. Ağır Ceza Mahkemesi herhangi bir sorun bulmamıştır. Maçı Cüneyt Çakır yönetmiştir. Çakır, Türkiye'nin ve dünya futbolunun tanıdığı bir isimdir. Önemli bir hakem olduğu da söyleniyor ve herkes de böyle biliyor. Maçı yöneten ve 3 penaltı veren Çakır'dır. Ancak gözlemciler iddia edildiği gibi bu maçta şike olduğunu değil, maçın hakeminin iyi bir maç yönettiğini rapor etmiştir. Sizin ve Avrupa'nın tanıdığı bu güzide hakemin kararlarının ne kadar doğru olduğunu anlamalısınız."
EVRENSEL HUKUKA DİKKAT! 'NE BİS İN İDEM' ÇİĞNENEMEZ!
"UEFA, 5 Ocak 2012'deki basın açıklamasında, dosyayla ilgili sorumluluğun TFF'de olduğunu belirtmiştir. Yani bu TFF'nin iç meselesidir. UEFA'nın şimdi yeniden ceza istemesi, kendi statüsündeki 60 ve 74. maddelerinin ihlali anlamına gelir. F.Bahçe 2011-12'de Şampiyonlar Ligi'ne gönderilmemiş, ceza çekmiştir. Ayrıca 23 Ağustos 2011'de UEFA'dan Infantino imzasıyla TFF'ye gönderilen mektupta 'UEFA Şampiyonlar Ligi yönetmeliğine göre Nisan 2007'den bu yana maç sonucuna etki edecek eylemde bulunan kulüplerin bu müsabakaya katılıma uygun olmadığı belirtilmiştir. Bu durum sadece 1 yıl için geçerlidir' denilmiştir. UEFA müdahil olmayacağına dair söz vermesine rağmen bu sözü bozup disiplin prosedürünü uygulamaya başlamıştır. UEFA'nın yetkiyi ülke federasyonlarına bırakırken ikinci bir ceza uygulama hakkı yoktur. UEFA 'ne bis in idem' ilkesine yani 'bir suça iki ceza olmaz' kuralına aykırı hareket etmiştir."
SAVUNMA HAKKI HİÇE SAYILDI
"UEFA Disiplin Müfettişi'nin raporu hazırlaması yaklaşık 2 yıl sürmüş, 31 Mayıs 2013'te rapor tamamlanmıştır. Buna karşın UEFA Disiplin Kurulu'nda F.Bahçe'ye 10 Haziran'a kadar savunma yapma hakkı tanınmıştır. Davalının (F.Bahçe) 10 gün içinde savunma vermesi istenen rapor 66 sayfadan oluşturmaktadır ve 3 bin sayfalık da eki vardır. Davalının süreyi uzatma talebi de reddedilmiştir. UEFA'nın yargılama makamları, anlamamakta ısrar ediyor ki, böylesine karışık bir meselenin son dakika prosedürü ile çözülmesi mümkün değildir. Davalıya kendini savunma için yeterli zaman verilmemektedir. Bu durum evrensel hukuk kurallarına aykırıdır."
BİREYLERE CEZA YOKKEN KULÜP NASIL CEZA ALIR?
"UEFA Disiplin Kurulu'nda ve UEFA Tahkim Kurulu'nda yapılan yargılamalarda bireyler konusunda henüz bir ceza verilmemiştir. Böyle bir noktada kulüplere ceza verilmesi gariptir."
YAPILAN İSVİÇRE YASALARINA TERS
"Dikkat çekici noktalardan biri de şudur. UEFA Disiplin ve Kontrol Kurulu'nun başındaki başkan, müfettişin yaptığı bazı son derece kritik saptamaları okuyamadığını beyan etmiştir. Fakat UEFA Tahkim Kurulu, buna rağmen duruşmadan yaklaşık 18 saat önce ilk kez sunulan belgeler olmasına karşın müfettişin sunduğu dosyayı kabul etmiştir. İsviçre yasalarına göre de savunma hakkı verilmeden, aceleye getirilmiş yargı süreci adaletli değildir. Tartışmaya açıktır. Davalının (F.Bahçe) karara adapte olması için bir süre kalmamıştır. Alalacele gerçekleştirilmiş. UEFA'nın bu uygulaması akla ve mantığa uygun değildir."
MİLAN VE PORTO'NUN F.BAHÇE'DEN FARKI NE?
"Daha önce Avrupa futbolunda benzer soruşturmalar yaşanmıştır. 2006'da İtalya'da açılan soruşturma kapsamında İtalya Futbol Federasyonu; Milan, Fiorentina, Juventus, Lazio ve Reggina'yı cezalandırmış ve bu kendi iç meselesi olarak algılanmıştır. Ayrıca aynı durum Portekiz'in Porto, Ukrayna'nın Karpaty Lviv ve Metalist Kharkiv takımları için de söz konusu olmuştur. Bu 8 takıma ceza verilmezken Fenerbahçe ağır bir cezaya tabii tutulmuştur."
SAVCI BİLE 'YALAN' DEDİ
"UEFA Müfettişi Palacios, TFF kurullarının ve 16. Ağır Ceza Mahkemesi'nin kararlarını baz almaksızın polis fezlekesinden hareketle bir rapor hazırlanmıştır. Bu raporun dayanağı, bizzat davanın savcısı tarafından daha sonra 'O gün iddia edilenlerin yüzde 80'i yalandı' dediği, sayısız hatalar ve yanlışlar içeren bir fezlekedir. Buna rağmen UEFA Tahkim Kurulu sadece 3. şahıs ifadelerine dayanan raporu değerlendirmeye almıştır. UEFA Tahkim Kurulu'nun bu suçlamalarla ilgili 11 tanığın verdiği ifadeleri neden kayda almadığı ise bilinmemektedir. Açıkca görülmektedir ki, bu haksız karar polis raporlarına dayanmaktadır."
TÜRK YARGISI ÇİĞNENDİ!
"UEFA Tahkim Kurulu'nda yapılan duruşmadan sadece 24 saat önce, daha önce hiç karşılaşılmamamış bazı iddialar ortaya çıkarılmıştır. Davalının bunu görme şansı bile olmamıştır. Bu dokümanlar 900 sayfanın üzerindedir. Ve hiçbir sakınca görülmeden UEFA bu suçlamaları dosyaya kabul etmiştir. Davalı 5 maçtan yargılanırken dosyaya sonradan 3 maç eklenmiştir ki, bu 3 maç zaten 16. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki yargılamada F.Bahçe'nin aklandığı maçlardır. UEFA Tahkim Kurulu, bu maçları da göz önüne alarak, ayrıca Türk yasalarını da çiğnemiş ve davalının adil yargılanma hakkını hiçe saymıştır."
ÖNGÖRÜLEMEZ GELİR KAYBI
"Fenerbahçe'yle ilgili karar sonrası kulübün hisseleri değer kaybetmiş, imajı zedelenmiştir. CAS'ın UEFA Tahkim Kurulu'nun aldığı bu kararı askıya almasıyla belki borsadaki değer yükselecektir. Ancak zedelenen imajın düzeltilmesi kolay değildir. Sponsorların çekilmesine dair bir tehdit söz konusudur. Ayrıca pazarlama stratejilerinin temelinde kulüp imajı yatar. Davaların ulusal olarak değil UEFA tarafından cezalandırılmış olmasının uluslararası alanda öngörülemez bir gelir kaybına yol açacağı açıktır. Bursaspor ve Beşiktaş zaten statü itibarıyla bu kupada olmayacaklarından onlar için dışarda kalmak bir kayba neden olmayacaktır. Fakat, ne var ki yukarıda da belirttiğimiz üzere Şampiyonlar Ligi'nden dışarıda kalmak F.Bahçe için onarılması güç zararları ortaya çıkaracaktır."
EKŞİOĞLU BAŞKA NE DİYEBİLİR Kİ?
"UEFA iddialarını İstanbul polisinin tapelerine dayanarak temellendirmiştir. Ancak bu ses kayıtlarında da bir çok hata ve kusur bulunmaktadır. İsimler karıştırılmış, dinleme sırasında odada bulunan kişilerin arkadan yaptığı konuşmalar hatalı bir şekilde kayda geçirilmiştir. Bu tapeler kayda dökülürken tercüme hataları, atlamalar göz ardı edilmiştir. Bu durum 16. Ağır Ceza Mahkemesi'nce de şüpheli görülmüştür! Her tape sanki bir şike görüşmesi olarak algılanmıştır. Ancak bunların böyle olmadığı 16. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından da onaylanmıştır. Gizlilik adına bazı tapelerde konuşmaların tarımsal terimler kullanarak yapıldığı belirtilmiştir. Bu konuşmaları yapan İlhan Ekşioğlu inşaat mühendisidir. Kulüp içinde de bir çok tesisle ilgili projede pay sahibidir. Açıklamalar kendisinin bazı projelerine dairdir konuşmalardır."
PARA ÇANTADA DEĞİL, DEKONTTA
"Sivasspor-F.Bahçe maçıyla ilgili para dolu siyah çanta iddiaları yer almaktadır. UEFA müfettişinin iddiasına göre bu çantanın bir şahıs tarafından Sivasspor'a verildiği ve şikenin parayı alan 2 oyuncu tarafından gerçekleştirildiği iddia edilmiştir. Bu maç sezonun son maçıdır ve F.Bahçe kazanması halinde şampiyon olacaktır. Normal kurallar gereği yüzde 5 bilet hakkına sahip olan F.Bahçe'nin taraftarları için çok sayıda bilete ihtiyacı vardır. Bu doğrultuda Fenerbahçe, Sivasspor ile buluşmuş, biletlerin arttırılmasını talep etmiştir. Sivasspor'la da anlaşmıştır. Para alışverişi de bilet satışı için gerçekleşmiştir. Sözü edilen siyah çantada sadece bilet bulunmaktadır. 1000 adet ekstra bilet alınmış, para da Sivasspor'a banka havalesiyle gönderilmiştir. Banka havalesi dekontu da ektedir. Havale de maçtan 15 gün sonra gerçekleşmiştir. Bu konuda Türkiye'nin önde gelen gazetecilerinden Ertuğrul Özkök'ün şahitliğini de mevcuttur."
KORCAN'IN KARDEŞİ YOK!
"UEFA Müfettişi, Sivasspor'un kalecisi Korcan Çelikay'ın kızkardeşine İlhan Ekşioğlu'nun hediye olarak bir araba verdiğini iddia etmiştir. Ancak Korcan Çelikay'ın kızkardeşi yoktur. Ekşioğlu, arabayı 'Şampiyon olursak sana bir araba hediye edeceğim' diye söz verdiği Abdullah Başak'a hediye etmiştir."
MÜFETTİŞİN TAVRI DOĞRULUK İLKESİNE AYKIRIDIR!
"UEFA Tahkim Kurulu'ndaki duruşma öncesinde dosyaya 3 yeni maç eklenmiştir. Bu 3 maçın eklenmesi, UEFA'nın net bir şekilde kendi kuralını ihlal ettiğinin göstergesidir. 'İtiraz süreci devam ederken yeni bir iddia açığa çıkarsa aynı prosedür üzerinden yeniden yargılama hakkı doğar' maddesi ihlal edilmiştir. Tahkim Kurulu'nda dosyaya sonradan eklenen 3 maç, baştan beri polis fezlekesinde yer alan 3 maçtır. Ne var ki bu 3 maç Disiplin Kurulu'ndaki dosyada bulunmamış, UEFA müfettişi bu 3 maçla ilgili bir itiraz yapmamıştır. Müfettişin tüm bu durumlar ışığında doğruluk ilkesini ihlal ettiği görülmektedir."
ÖNGÖRÜLEMEZ GELİR KAYBI
"Fenerbahçe'yle ilgili karar sonrası kulübün hissedeleri değer kaybetmiş, imajı zedelenmiştir. CAS'ın UEFA Tahkim Kurulu'nun aldığı bu kararı askıya almasıyla belki borsadaki değer yükselecektir. Ancak zedelenen imajın düzeltilmesi kolay değildir. Sponsorların çekilmesine dair bir tehdit söz konusudur. Ayrıca pazarlama stratejilerinin temelinde kulüp imajı yatar. Davalanın ulusal olarak değil UEFA tarafından cezalandırılmış olmasının uluslararası alanda öngörülemez bir gelir kaybına yol açacağı açıktır. Bursaspor ve Beşiktaş zaten statü itibarıyla bu kupada olmayacaklarından onlar için dışarda kalmak bir kayba neden olmayacaktır. Fakat, ne var ki yukarıda da belirttiğimiz üzere Şampiyonlar Ligi'nden dışarıda kalmak F.Bahçe için onarılması güç zararları ortaya çıkaracaktır."
FENERBAHÇE NELER TALEP ETTİ?
1- Yürütmenin durdurulması
2- İki yıllık cezanın kaldırılması
3- UEFA tarafından İsviçre kanunlarına göre yeniden yargılama yapılması
4- Yargılama masraflarının sorumlu tarafa yüklenmesi.
5- Davayı kaybeden tarafa diğer masrafların da yüklenmesi.
EMENİKE'Yİ MAHKEME AKLADI, TAHKİM SUÇLADI!
Disiplin ve Tahkim Kurulu'nun kararında tapelerin dayanak alınması sonucunda, örneğin Emmanuel Emenike konusunda şike yapıldığı kanaati ortaya çıkmıştır. Oysa ki 16. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından Emenike suçsuz bulunmuştur.

