"GALATASARAY'IN YANIMIZDA OLMASINI İSTERDİK" Sarı lacivertli camianın 3 Temmuz'dan bu yana yaşadığı sıkıntılara da değinen Kiğılı, "Son zamanlarda Fenerbahçe Spor Kulübü olarak geçirdiğimiz bir süreç var. Ancak şunu belirtmek isterim bu süreçte 100 yıllık dostumuz Galatasaray'ın yanımızda olmadığını söylemek isterim. Hatta zaman zaman karşımızda oldular. Bu duruma ciddi manada üzüldük. Sıkıntılı olduğumuz günlerde Galatasaray gibi 100 yıllık ebedi dostumuzun yanımızda olmasını isterdik.. Eğer Galatasaray böyle bir duruma düşseydi, camiamız ve Başkanım Galatasaray'ın yanında olurdu" dedi. Abdullah Kiğılı kendisine yöneltilen, süreç içerisine Fenerbahçe'nin kendi içinde verdiği sınavı geçtiğini, ancak Türk futbolunun bu sınavdan başarısız olduğu ile ilgili soruya ise şu şekilde cevap verdi: "Uzun yıllar Türk futbolunun içindeyim. 7 yıl Fenerbahçe tarafından TFF delegesi olarak yurtdışında Şenez Erzik ile çalıştım. Süreci iyi analiz edenlerden biriyim. Türk futbolundaki en önemli gelişme Turgut Özal döneminde oldu. Sportif anlamdaki dayanışma Olimpiyat başarılarını getirmiştir. Futbolcu tarama merkezleri kuruldu ve sportif başarılar ivme kazandı. Önemli gelişmeler kaydedildi. Ancak bir değişim var ve o da fanatizmin yoğunluğu. Daha öncede bu yoktu, şiddet ve fanatizm hızla devam ediyor. Ne yapılmalı; ilk başta yöneticilere büyük görevler düşüyor. Özellikle de dört büyük kulübün sağduyulu hareket etmesi gerekir. Futbolun güzellikleri artacağına, tam tersi bir durum söz konusu oluyor. 3 Temmuz'dan bu yana Fenerbahçe'nin yaşadığı şu süreci değerlendirirsek, 13 ay geçti ve süreç içinde kimse ne oluğunu bilemedi. Türk futbolunun bu yaşadıkları tarihin sayfalarına geçti. Bu süreci bizden sonraki nesil daha iyi anlayacak ve gözlemleyecek. Fenerbahçe'nin büyük ve namuslu bir camia olduğunu anlayacak."
"HERŞEYE RAĞMEN İKİNCİ OLDUK" Fenerbahçe'nin yönetimiyle, sporcularıyla ve çalışanlarıyla büyük bir kulüp olduğunu da dile getiren Abdullah Kiğılı: "3 Temmuz tarihi şampiyonluğumuzun keyfini yaşadığımız bir dönemdi. Bu sürecin en fazla 1 hafta süreceğini düşünürken, baktık ki bu süreç bitmiyor. Kulübümüz adına tam tersine kararlar çıkar oldu. TFF ile Etik kurulunun hazırladığı dosyalar kabul edilir hale geldi ve UEFA devreye girdi. Arkadaşlarımıza en ufak bir müdafaa hakkı tanınmamış ve linç kampanyası başlatılmıştır. Yeni sezon için transferlerimiz de vardı ama TFF 23 Ağustos'ta bizim Şampiyonlar Ligi'ne gidemeyeceğimizi açıkladı. Bunun sonucunda da yeni transferimiz Emenike ile oyuncularımızdan Andre Santos, Lugano ve Niang'ı kaybettik. Kötü günler geçiriyorduk. Ama taraftarlarımız ve camiamızla kenetlenerek bu süreci atlattık. Böylesine kötü bir sürecin içindeyken, geçen sezon Galatasaray'ın ardından ligi 2'nci sırada bitirdik. Bu sürece rağmen çok iyi bir takım olduğumuzu gösterdik. Bir başka konu ise, 29 yıl aradan sonra Türkiye Kupası'nı kazandık. Ne kadar büyük bir camia olduğumuzu gösterdik. Bütün sporseverler gördü ki Fenerbahçe sporcularıyla, çalışanlarıyla büyük bir kulüptür" açıklamasında bulundu. Son olarak futbol takımındaki olumlu havayı da değerlendiren Kiğılı; "Her geçen gün takımımızın performansı artıyor. Üzerine katarak ilerliyoruz.. Önemli transferler yapıldı. İlk olarak Hasan Ali Kaldırım'ı aldık, ardından Egemen Korkmaz, Mehmet Topal gibi isimleri kadromuza kattık. Yurt dışından da Kuyt ve Krasic gibi önemli transferlere imza attık. Avrupa futbolunun iki önemli ismi kadromuzda. Son olarak da daha öncesinde kiralık olarak oynayan Joseph Yobo'yu kadromuza dâhil ettik. Bu sene hep nokta transferler yaptık, ihtiyaçlarımıza göre hareket ettik. Ancak sosyal medyada transfer yapacağımızla ilgili bir takım haberler konuşuluyor. Zaten gerekli yerlere ihtiyaç olması halinde transferlerimizi yaptık. Teknik ekibimiz tarafından gerek görüldüğü takdirde transfer yapılacaktır" diyerek sözlerini tamamladı.

