comScore

Fenerbahçe Fenerbahçe

Çelikler. "İsmail Kartal ya bunu yapar ya da istifa eder"

26 Ekim 2014, Pazar 14:32

Spor yorumcusu Serdar Ali Çelikler, Fenerbahçe-Gençlerbirliği maçını yorumladı.

FutbolArena - Fenerbahçe ligde taraftarı önünde Gençlerbirliği'ni 2-1 mağlup etti. Show TV Spor Koordinatörü Serdar Ali Çelikler, Habertürk gazetesi için maçı değerlendirdi.

işte Çelikler'in yazısı..

"PEP Guardiola dünya tarihine geçecek. Sadece çok iyi bir teknik adam olduğu için değil; Piontek-Pareira-Sacchi gibi “başka türlü bir tarz” yarattığı için; dünyayı etkilediği için. 
 
Ama aynı Guardiola; elinde Xavi- Iniesta-Messi gibi isimlere sahip olmayan hocalara örnek olup onların kariyerlerini zora sokan bir hoca olarak da anılacak. 
 
Bolca ve sıkılmadan yan pas yapıp; topa sahip olma fikrini fetiş hale getiren Guardiola'nın mantığının ancak ve sadece Messi gibi “Kilit açacak” bir oyuncuyla işleyeceğini göremeyen başta Türk hocalar, takımlarını ve kariyerlerini eritti. O zamanların efsane Barcelonası bile rakiplerini pasla bayıltsa da zamanla sadece Messi'nin yaratacağı ‘farklar'a ihtiyaç duyar oldu; bizim hocalar uyanmadı. Bu sistemin aynı zamanda ‘maliyetli' olduğunu kimse fark edemedi. Bu oyun mantığı, İbrahimoviç'i kurban verdi. Box To Box orta saha oyuncusunun sözlük karşılığı Yaya Toure'yi kurban verdi. Henry'yi sol açığa mahkum etti. Bu mantık; Mandzukiç'i bitirdi. Ve nihayet Allianz Arena'da Real Madrid, Bayern'e 4 attığında “geliyorum” diyen son karşılık buldu. Messi'si olmayan İspanya paramparça oldu. Çünkü dünyada bu futbol artık bit-ti... Modern çağ futbolu pasa değil, driplinge; dikine oyuna; kalabalık hücum girişimlerine ve 5-6 kişilik kontrataklara prim verir oldu. Pas oyunu, sadece rakip baskısı olduğunda devreye giren bir emniyet sübabı halini aldı.
 
***
 
Aykut Kocaman; Pareira'dan beri ‘pas futbolu'nun tutkunu. Ona göre futbol “Kontrol-Pas oyunu”dur. Bir hocayı bir tarzı benimsemiş diye suçlayamayız elbet. Ama elinde hiçbir zaman Messi'si olmayan Kocaman döneminde F.Bahçe, Alex'i kaybetti. Caner'i Gökhan'ı Emre'yi kaybetme noktasına geldi. Bu sistem, 3 yılda tam 27 oyuncuya 91 milyon Euro bonservis ödenmesine neden oldu. Topuz'ları-Cristianları-Meireles'leri yüceltti. Yıldızları yok etti. Nihayet 2 yılda şampiyondan 10 puan fark yiyen Fenerbahçe ile Kocaman'ın yolları ayrıldı. 
 
Türk Milli Takımı, Letonya maçında neredeyse 80 dakika tek kale oynadı. Ama yan pas yan pas yan pas derken süre eridi gitti. Aynı şey Trabzon maçında Fenerbahçe'nin başına da geldi. Herkes “Tek kale oynadık atamadık” diyor. Oysa “Tek kale oynamanı rakip istiyor. Sen de o nakıs yan paslarınla bu savunmaları aşamıyorsun” denmeliydi.
 
*** 
 
İsmail Kartal da Kocaman yolundan ilerliyor. Hiçbir işe yaramayan “topa sahip olma istatistiği”ni önemsemeye devam eder; Kocaman'ın izinden giderse Diego'yu; Emenike'yi hatta Sow'u kaybeder. Tüm oyuncuları değersizleştirir. Yanal döneminde F.Bahçe 2 derbide Meireles ve Emre'yi erken kaybetti; hangisinde geri çekildi? İki maçı da kazanamadı ama oyuncular değersizleşmediği gibi takım alkışlandı. Bugün tüm suçu Alves'e atıp onu değersizleştirmek Kartal'ı kurtarmaz. Zamanla harcanacak isim bulunamaz ve en sonunda kendisi gider. İsmail Kartal bir an evvel Kocaman dönemi futbolunu terk etmeli; kontrol-pas futbolunun bittiğini idrak edip geçen sene başı satış listesindeyken sezon sonunda yılın oyuncusu seçilen Caner'in; Emre'nin; Gökhan'ın; Egemen'in; ve tüm forvetlerin nasıl değerlendiğini anlamalı. Bu “pas yapalım-top bizde kalsın” ile “kontrollü oyun” tutkusu Fenerbahçe'yi bu sene başarıya taşımaz. Kartal'ın da Fener'in de kurtuluş yolu Yanal dönemi oyun mantalitesindedir. İsmail Kartal ya bunu anlayacak ya da ‘istifa etmeye mecbur' kalacak."

Selen Yakıcı İle Top 5 (16 Kasım 2020)