"Türkiye'den ayrıldıktan sonra ilk defa buraya gelişim. Dünya Kupası bahane oldu buraya gelmemde. Bizi Türkiye'den çok fazla takip eden olduğunu biliyorum. Halka da konuşacağız sizin sayenizde."
"EN GÜZEL YILLARIM TÜRKİYE'DE GEÇTİ"
"Aslında hayatım ile Türkiye'yi pek ayırmıyorum. Bununda aslında çok fazla sebebi var. Çocuklarımın 2 tanesi burada doğdu. Eşim Türkiye'ye aşık bir insan. Bende 8,5 sene Türkiye'de top oynadım. İnsanlar bana çok iyi davrandılar. Türkiye ile Alex'in arası çok iyi oldu. Buradan giderken bir söz söylemiştim ben artık yarı Türk, yarı Brezilyalıyım. Hayatımın en güzel yıllarını Türkiye'de geçirdim."
"GÖRDÜĞÜM TEK HAKLI KIRMIZI KART..."
İstanbul Büyükşehir Belediye maçında gördüğüm kırmızı kartın haksız olduğunu düşünüyorum. Karabükspor maçında da hakem dirsek attığımı sanmış o yüzden atıldım. Hayatımda atıldığım tek haklı maç Schalke maçıydı.
"ISLIKLANMIŞTIM"
Kişisel olarak hiç küfür yemedim ancak kendi taraftarımız tarafından Sakarya maçında ıslıklanmıştım. Aslında ben saha içerisinde taraftarın verdiği tepkilere olağan bakıyorum. Beklentiler gerçekleşmeyince bir hedef arıyorlar. O günkü maçta başkan ayağa kalkıp o insanların tepkisine katılmadığını belirtmişti.
"YAŞADIĞIM EN UNUTULMAZ AN..."
"Kesinlikle Kadıköy'de yaşanan o atmosferi özlediğimi söyleyebilirim. Brezilya'da ilk aklıma gelen taraftarımızın yaşattığı o ambians oluyor."
"İnsanların evime gelmesinin haricinde, havaalanında beni uğurlamalarını da ekleyebiliriz. Önemli olarak gelen futbolcular kalabalıklar tarafından karşılanır. Benim için özel olan giderken havaalanına taraftarların beni uğurlamaya gelmesi unutulmazdı."
"FENERBAHÇE BENİM İÇİN..."
"Aslında senin için Fenerbahçe ne ifade sorusunu cevaplamak benim için büyük zorluk içeriyor. Baktığınızda 20 senelik futbol yaşantımı sonlandırıcam. 8,5 senesini Fenerbahçe'de geçirdiğimi söylersek Fenerbahçe benim için ne ifade ediyor; futbolcusundan taraftarına bütün ekibiyle daha başarılı olmasını istediğim bir kulüp. O kadar büyük ifadeler ediyor ki Fenerbahçe benim için kelime bulamıyorum."
"AYKUT KOCAMAN İLE..."
"Aslında hiç kimseye karşı kalbimde kırgınlık yok. Mesela Aykut Kocaman'ı hiç desteklemediğimi düşünen insanlar oluyor. Umuyorum en kısa zamanda Aykut Kocaman hayallerine ulaşabileceği bir takım bulur ve başarılı olduğunu hep beraber görürüz diyorum. İnsanların kafasında başka bir imaj oluşmuş olabilir ama böyle bir şey yok. Biz aramızdaki sıkıntıyı kendi aramızda çözemedik ve bir kopma yaşandı."
"KOCAMAN VE YILDIRIM'A DÜŞMANLIK..."
Aslında bu sorunun cevabını şöyle açıklayabilirim. İnsanların arasındaki kopma nedeni iletişimdi. Bizim baştan beri Aykut Kocaman ile yapamadığımız iletişimdi. İletişimsizlikten dolayı da elbette kararlar alınması gerekiyordu. Aykut Kocaman da bundan sonra seni takımda istemiyorum düşüncesindeydi. Bende başkanla görüşmeye gittim. Başkan da kontratın bitmesi yönünde bir karar aldı. İnsanlar dışarıdan baktıklarında düşmanlık görebilirler fakat böyle bir şey kesinlikle yok. Kişisel olarak her ikisi de hayatlarında mutlu olurlar. Sıkıntıları varsa çözebilirler. 2004 yılından beri Aziz Yıldırım ile problem yaşadığımız zamanlarda oldu. Sonuç olarak da ben şuan kulüpte değilim, kötü duygular beslemiyorum. Düşmanlık beslemiyorum."
"İÇİMİ EN ÇOK ACITAN ŞEY..."
"Benim programa çıkma sebebim şu; Brezilya'ya döndüğüm andan itibaren bir kitap yazmaya karar verdim. Biyografi kitabım çıkacak. Bu kitapta benim özellikle kariyerimde yer edinmiş beni tanıyan insanların yer almasını istedim. Aykut Kocaman kitapta yer almak istemediğini söyledi. Aziz Yıldırım ile yaşadığı sıkıntılardan dolayı görüşemedik ve kitapla ilgili konuşamadık. En son maçım Kasımpaşa maçıydı, belkide baktığınız zaman kendimi en iyi hissettiğim yerde bulunamamak benim içimi en çok acıtan şeylerden bir tanesi."
"DELİLİK OLARAK GÖRÜYORUM"
"Bu insanlara teşekkür ediyorum. Çocuklarına Alex de Souza adını koymalarını delilik olarak görsem de teşekkür ediyorum."
"ŞAMPİYONLUK GECESİYLE İLGİLİ"
"Aslında bu olaya hakimim. İki şekilde değerlendirmek istiyorum. Demokrasinin gereklerinden bir tanesi ifade özgürlüğü. Sakarya maçından bahsettim saygı duyuyorum dedim. Niyet ne olursa olsun taraftarın ifade özgürlüğünü kullanması benim için yanlış değil. Benim görüşüme göre taraftar geldiği statta bağırırsa benim için normaldir. Taraftar açısından baktığınız zaman bunu böyle görebilirim. Aslında o şampiyonlukta emeği geçmemiş Brezilya'da olan bir futbolcunun isminin bağırılmasını kaldıramamalarını normal karşılıyorum. İki taraf da haklı. Orada yaşanan olaylarda ben hiç yanlış bir şey görmüyorum. Burada da taraftar Alex de Souza diye bağırdı. Yıldırım da sahada emek döken futbolcuları gösterdi."
"KADIKÖY'DE JÜBİLE MAÇI..."
"Elbette büyük bir mutlulukla kabul ederim. Bu aslında kariyerimin de sonlanması olur. Çünkü burada yaşadığım kariyerimden bahsetmiyorum.Kariyerimde en iyi hissettiğim yerden bahsediyoruz. Bütün faktörler bir araya gelip ben bu fırsatı yakalarsam teknik heyetten ya da o dönem birlikte oynadığıma arkadaşlarla oynama fırsatı bulursam benim için unutulmaz olur."
"KULÜP SIKINTIYA GİRDİĞİNDE..."
"Şöyle söyleyebilirim Ali Koç ve Ali Yıldırım tesislere gelmişlerdi. O dönem içerisinde kulübün sıkıntıya girdiğini ve maaşların ödenmesinde sıkıntıya girdiğini belirtmişlerdi. Gitmek isteyen futbolcular varsa bize böyle bir seçenek ile gelmişlerdi."
"MAAŞIM ÖDENSİN YA DA ÖDENMESİN..."
"Bunu nereye bağlayacağım; bu noktadan sonra ayrılan futbolcular oldu. Kulüpten giden arkadaşlarımız oldu. Oyuncular gittiği dönemde Ali Yıldırım'ı görüşmek için çağırdım. Oturduk orada ve kendisine aynen şunları söyledim; "Nerede oynarsak oynayalım ben burada devam edeceğim.Maaşımı ödersiniz ya da ödemezsiniz ben burada olacağım. Maaşım ödenmezse ne zaman ödeneceği konusunu sordum. Hiçbir zaman para istemedim. Kendimi planlamak açısından parayı ne zaman alacağımı sormuştum. Ayrılmayı asla düşünmedim. Bu noktadan sonrada ben Fenerbahçe'de devam ettim."
"DİEGO BENCE F.BAHÇE'DE..."
"Diego çok çok iyi bir oyuncu. Özellikle kariyerinin başından itibaren, Santos'tan Atletico Madrid'e kadar kariyerinin yakından takip eden bir insan olarak oynayış tarzını beğeniyorum. Avantajı Avrupa futbolunu biliyor olması. Ufak tefek detaylar var ki futbolunu etkiliyor insanın. Alışması biraz zaman alacak. Her şeyden önce Avrupa'da göremeyeceğiniz futbol tutkusu burada var. Önemli olan Türkiye'deki bu sevgiye ayak uydurabilmek. Fazla sert mücadelenin bir lig ayrıca Süper Lig. Bunlara adaptasyon süreci uzun olacaktır diye düşünüyorum. Teknik direktörün Diego'ya yardımcı olması da etkili olacaktır. Ben geldiğimde Daum bana çok yardım etti. Daha sonrada Zico vatandaşım düşüncesini felsefesini çok iyi bir şekilde aktardı bana. Diego da geldiği zaman bunları anlayabilir ve hoca ile iyi bir şekilde anlaşabilirse yararlı olur diye düşünüyorum."
"TÜRKİYE İLE BREZİLYA LİGİ'NİN FARKI..."
"Ritminin düşük olduğunu düşünmüyorum Brezilya Ligi'nin. Avrupa'daki hakemler maçın akmasını istiyorlar. Sertliklere biraz izin verilmiş gibi oluyor ve maç devam ediyor. Brezilya'da en ufak bir müdahalede hakemler maça müdahale edip durduruyor. Brezilya'da aynı baskette olduğu gibi en ufak bir dokunmada hakemler faul çalıyor."
"BREZİLYA'DA FORVET SIKINTISI..."
"Aslında bunu da şöyle açıklayabiliriz. Brezilya eskiden çift forvet oynayabilirdi. Bir tanesi yapılı, diğeri de hep böyle çevresinde dolanan topu kovalayan tarzda bir oyuncuydu. Son zamanlara baktığınız zaman Avrupa'yı yakalamaya başladı. Altyapıda gidiyorsunuz benim tarzımdaki oyuncular elenmeye başladı, eleniyor ve üste çıkamıyor. Bu oyuncular şans bulamıyor. Brezilya Avrupa ekolü sonrası değişti."
"Oscar'dan örnek vermek istiyorum. Sao Paulo'da 10 numara oyuncu olarak başladı. Chelsea ve İnter'de sol tarafta oynamaya başladı. Kendi alışmış olduğu oyundan uzaklaştı. Daha sonra Oscar o kendi ülkesinde milli takıma çağırıldığında da böyle oynama başladı."
"MALDONADO ÖRNEĞİ"
"Her oyuncunun kendine göre karakteri vardır. Fenerbahçe için verebileceğim en iyi örnek Maldonado'dur. Benim görüşüm onun için tam tersidir. Güney Amerika'da oynadığı dönemlerde her zaman iyi bir oyuncu oldu. Buraya geldiğinde alışkın olduğu şeyler dışında bir şey istenince başarılı olamadı ve kötü oyuncu olarak lanse edildi. Oyuncuya ve hangi kıtada oynadığına bakmak lazım."
"DÜNYADA RONALDO, TÜRKİYE'DE SELÇUK"
"Dünyadaki en iyi oyuncu Ronaldo. Türkiye'deki en iyi oyuncu Selçuk İnan. Benim oynadığım döneme göre en iyisi Selçuk İnan."
"Gerçekten göz zevki veren bir futbol oynuyor Arda Turan. Miranda ve Arda'dan dolayı Atletico Madrid'i takip ediyorum."
"TERİM TÜRKİYE İÇİN NE İFADE EDİYORSA..."
"Elbette bir sürü zorlu maçlar çıkacak ama Brezilya kendi ülkesinde oynanacağı ve kaliteli bir kadrosu olduğundan dolayı ve halkın duygularını bilen bir hocası olduğundan dolayı Brezilya favori. Fatih Terim Türkiye için ne ifade ediyorsa, Scolari Brezilya için öyle bir anlam ifade ediyor."
"FENERBAHÇE, MİLLİ TAKIM KARİYERİMİ ETKİLEDİ"
"Aslında yine 2 noktada el almak istiyorum. 2002 Dünya Kupası ve 2006 Dünya Kupası olarak söylemek istiyorum. Benim 2002 Dünya Kupası elemelerinde yer alıp, ondan sonra benim Palmerias'ta hocalığımı yapmış bir insanın kadroya almaması beni şaşırtmıştı. Benim Fenerbahçe'ye gitmem milli takım kariyerimi etkiler mi diye sormuştum ama şimdi görüyorum ki milli takım kariyerimi etkiledi."
"FENERBAHÇE'YE GELMESEYDİM 2002'DE BREZİLYA KADROSUNDA..."
"2006'dan yana bir kırgınlığım yok. Zaten Ricardinho, Parrera'nın eski bir öğrencisi olduğu için onu çağırması beni fazla şaşırtmadı. 2002'de durum için aynısını söyleyemeyeceğim. Ben Fenerbahçe'ye gelmeseydim eğer 2002 Dünya Kupası'nda Brezilya kadrosunda yer alırdım."
"RONALDINHO BEŞİKTAŞ SÖZLERİ"
"Elbette futbolcular kendilerine bir şey sorulduğu zaman soruyorlar. Ronaldinho konusunda mesela herkes bana sormuşlardı. Ronaldinho ile buluştuğumda sadece samba ve müzikten konuştu. Sadece bana değil tabii ki. Luciano, Taffarel gibi diğer futbolculara da aynı soruları soruyorlar."
"TÜRKİYE'DE GENÇ FUTBOLCU NİYE YETİŞMİYOR BİLMİYORUM"
"Siz bu sorunun cevabını öğrenirseniz ve bana söylerseniz daha iyi olur. 8,5 sene burada oynadım ve neden bu ülkeden genç oyuncu yetişmez bunu gerçekten anlamış değilim. Samet'e sorular sormaya başladım bu oyuncu nereye gitti diye. Özellikle gelir gelmez Recep ve Salih'in durumunu sordum. Bu oyuncular bir türlü yıldızlaşamıyor"

