Fenerbahçe'nin şampiyonluk öyküsünün ardında birçok gizli kahramanın ismini saymak mümkün. Bunlardan en önde geleni ise kuşkusuz yardımcı antrenör İsmail Kartal.
Tecrübeli teknik adamın takıma bir antrenörden fazlasını verdiği su götürmez bir gerçek. Sezon içinde insan odaklı birçok sıkıntının çözümünde etkin rol oynayan, oyunculara bir antrenörden çok dost gibi yaklaşan Kartal, ayrıca teknik anlamda da önemli işlere imza attı. Tüm rakip takımları tek tek analiz etti. Tuttuğu notları yaptığı bire bir görüşmelerle futbolculara ve Yanal'a aktardı.
Neredeyse Samandıra'da yaşayan Kartal, bu özverisiyle başarının ateşleyici unsurlarından biri oldu.
*Bu sezonki başarıda teknik ekibin başarısı büyük. Bu konuda Fenerbahçe'nin farkı nedir?
Ersun Yanal ile burada 5'inci sezonumu yaşadım. Zaten 4 kişilik bir çekirdek ekibimiz vardı. Ersun hoca da 3 kişilik ekibiyle geldi. Hocamız bilimsellikten yana bir antrenör. Daha önce görev aldığı kulüplerde bu şekilde çalışmış. Burada da onun tarzına uygun, hazır bir ortam vardı. Fikirlerimizi birleştirdik, çok çalıştık ve başarı geldi.
*Organizasyonu anlatır mısınız?
Bizde kesin bir şekilde belirlenmiş bir görev bölümü vardır. Her maç izlenir, analizleri yapılır ve bir rapor hazırlanıp sunum halinde Ersun hocaya iletilir. Tabii bu arada herkes birbirine destek de olur. Dayanışma çok önemlidir. Mesela çoklukla maçları hep birlikte izleyip fikir alışverişinde bulunuruz. Bunun yanında futbolcularla yakından ilgileniriz. Bireysel antrenmanları titizlikle uygularız.
*Sezon boyunca oyuncularla diyaloğunuz nasıldı?
Ekibimizin büyük bölümü yaklaşık 5 senedir burada olduğu için futbolcu grubuyla çok samimi bir ortamımız var. Bu oyuncuların özgüvenleri açısından çok önemli. Zaten kaliteli futbolcular hepsi. Kariyerli ve karakterliler. Bu meziyetlerini, ortamın da rahatlığı sayesinde çok daha iyi sergiliyorlar. Diyalog üst seviyede olunca birliktelik de üst seviyede olur. Konuşarak, anlaşarak, en iyiyi arayarak erkenden ipi göğüsledik.
*Hangi maçta ‘Artık şampiyonuz' dediniz?
Kesinlikle ikinci yarıdaki Trabzonspor maçı. O maç öncesi rakiplerimiz bize yaklaşır gibi oldular. Trabzonspor'u kazasız geçtiğimiz anda onların da psikolojileri bozuldu. “Biz Fenerbahçe'yi artık yakalayamayız. En zorlu maçta, ezeli rakiplerinden birini deplasmanda yeniyorlarsa bu iş bitmiştir” dediler. Yani o maç hepsini psikolojik olarak bitirdiğimiz ve şampiyonluğa dev bir adım attığımız maçtır.
*Şampiyonluğu Fenerbahçe'ye getiren en önemli etmenler nelerdi sizce?
Şöyle sıralayabiliriz. Birincisi geniş bir kadroya sahip olmamız. İkincisi haftada bir maç oynamamız. Bir diğeri daha önce de söylediğim gibi karakterli, deneyimli oyunculara sahip olmamızdır.
*Fenerbahçe, bu sene Avrupa kulvarında da olsaydı şampiyonluk daha zor mu olurdu?
Tabii ki yıpranmalar olabilirdi. Sakatlık riski artabilirdi. Çok fazla maç oynuyorsunuz çünkü. Ama şunu söyleyebilirim Avrupa'da da olsaydık şampiyonluğu yine biz alırdık.
"GENÇLERE İHTİYACIMIZ VAR"
*Takım çok tecrübeli isimlerden oluşuyor. Sizce bu kadronun gençleştirilmeye ihtiyacı var mı?
Kabul etmek gerekir ki takımımız Türkiye'nin en yaşlı takımlarından. Ancak ne kadar yaşlı olsak da dünya çapında kariyerli, ne yaptığını iyi bilen, sahada da her biri antrenör gibi olan oyunculara sahibiz. Tabii ki bundan sonraki dönemde yine kariyerli ve deneyimli ancak biraz daha genç oyunculara ihtiyacımız var. Ancak bu bir kerede olmaz. Kademeli olarak bu sağlanabilir.
*Siz aynı kadronun takviye yapılmasa bile gelecek sene de şampiyonluğa oynayacağını düşünüyor musunuz?
Kesinlikle. Bizim en önemli avantajımız çok geniş bir kadroya sahip olmamız.
*Transfere gelirsek... Tespit ettiğiniz isimler var mı?
Tabii ki sezon boyu futbolcuları izledik. Rapor şu an elimizde, hazır. Ersun hocayla birlikte başkana vereceğiz.

