Fenerbahçe'de 3-3 biten Beşiktaş derbisi sonrası mikrofonların başına geçen ve sert açıklamalarda bulunan yönetici Mahmut Uslu'ya çok sert eleştiri, Milliyet yazarlarından Ercan Güven'den geldi.
Güven'in 3 Aralık 2013 tarihli yazısında yer alan bir bölüm şu şekilde;
"Birileri sayın Mahmut Uslu'yu uyarsın lütfen; sürekli komplo arayan zehir zemberek yönetici devri, İspanyol paça pantolon gibi geçti, gitti, sandıklara kalktı.
Ya bu tarzı bıraksın, ya da yeniden moda olduğunda görev alsın. Kimse talep etmiyor artık.Saçma ve gereksiz olduğunu biliyor insanlar. Yüreklerine su bile serpilmiyor. Söylesinler Uslu'ya; yöneticilikte “ben buradayım” demenin başka yolları da var. Belki biraz meşakkatli, sabır ve büyük resmi görmeyi gerektiriyor; ama var.
Sayın Uslu, iki senedir Adana'daki çiftliği ile Özbekistan-Kırgızistan üçgeninde dolaşırken gelişmeleri ıskalamış belli ki.
Yönetici olarak ilk derbide bıraktığı yerden başlaması ve “Fenerbahçe'ye çelme taktılar” tarzında eski plaklar çalması bu sebeple olmalı.
Futbolu gözlerdeki pası silen, şahane oyunla kimsenin yenilmeyi hak etmediği derbiden beraberlikle ayrılmış, şampiyonluktaki iddianı korumuşsun. Herkes teşekkür ediyor Beşiktaş ile Fenerbahçe'ye... Sırası mı 3 Temmuz sürecine göndermelerin, bayat ve bıktıran komploların? Maksat, “ben döndüm işimin başındayım”! Biri söylesin lütfen sayın Uslu'ya; “o işler lağvedildi”.
Çelme takmışlar...Lakin kimse engelleyemeyecekmiş!.. Hayali düşmanlar yaratıp Donkişot kahramanlığına soyunmak değil de nedir bu?
Hem sorarlar, nasıl ve kim yaptı?
Uslu'ya göre, Federasyon'dan MHK'ye, yayıncı kuruluştan dış mihraklara, sana bana ve rakiplere kadar herkes işin içinde olabilir. Daha da ilginci Cüneyt Çakır'ın “Fenerbahçe'nin penaltısını ye golünü sayma” diye memur edilmesidir. Kargalar bile gülmüş olmalı buna. Yok mu bir terzi koskoca Fenerbahçe camiasında; hemen daraltsın paçaları."

