"Londra'daki yaşama alışmaya başladım. Kaliteli isimlerle dolu olan bir takıma geldiğinizde ilk etapta kendinizi her zaman biraz tedirgin hissedersiniz. Ama sonra onların da kendiniz gibi iki kolu iki bacağı olan insanlar olduğunu fark edip kendinizi telkin ediyorsunuz. Ama tabii ki onlara saygı duyuyorum."
"Burada yeni bir ülke, yeni bir dil ve yeni bir kültür ile karşı karşıyayım. Belçika'dan Fransa'ya transfer olduğumdan dolayı bu durumu daha önce tecrübe etmiştim zaten."
"Takımda Fransız kültürünü bilen 2-3 kişi var. Petr Cech ve Florent Malouda'nın Fransızca konuşabilmesi benim için ilk etapta bir şans."
"İlk Premier Lig maçıma Wigan karşısında çıktım. İlk 15 dakikada iyiydim fakat yine de mükemmel değildim. Daha iyi olmak için biraz daha zamana ihtiyacım var."
"Burada futbol biraz daha hızlı oynanıyor. Bu yüzden hamle süreniz biraz daha kısa oluyor ve müdahaleler daha sert. İngilizlerin futbolla yatıp kalkması tam da benim aradığım şey."
"Taraftarlarımızın önünde çıktığım ilk maçta Wigan karşılaşmasına nazaran daha iyiydim. Stamford Bridge'e ilk kez çıktığım günü 3 puanla kapatmak da beni çok mutlu etti."

