BÖYLE BİR BARIŞ MÜMKÜN DEĞİL
Beşiktaş Başkanı, “Taraftarlar arasında bir şey olmuş olabilir. Bunları mazaret olarak görmenin anlamı yok. Ortadaki husumeti kaldırmamız gerekiyor. Sporun güzelliğini öne çıkarmak bizim görevimiz olduğu için bir iki adım atmak istedik. Bursalı arkadaşlarımla yemek yiyeceğim. Çok abartılacak bir mevzu yok. Ben taraftarlarla görüşmem. Bursaspor kulüp yöneticileri ile görüşeceğim” dedi.
Buna karşılık programa telefonla katılan yeşil beyazlı kulübün başkanı İbrahim Yazıcı ise Fikret Orman'ın görüşlerine saygı duyduğunu ancak böyle bir barışın mümkün olmadığını dile getirdi.
HAPİS YATANLAR NE OLACAK?
Bursaspor Başkanı, “Fikret Bey eski dostum. Düşüncesi kendi açısından doğru olabilir. Ben bir noktaya katılmıyorum, ‘Biz yaptık oldu' gibi bir durum olamaz. Bu işin tabanda olması gerekiyor. Bunlarla birlikte karşılıklı görüşülmeli. Biz ona yardımcı olabiliriz ama taraftarlar anlaşmalı. Bizim anlaşmamız yetmiyor. Bursa'da aylarca Beşiktaş olayları nedeniyle hapis yatan 60 taraftar var. Bunlar hemen unutulmaz. Bununla ilgili ben ağır cezada yargılanıyorum. Ben ne yaptım ki? Bu gibi konular hassas konulardır. Önce taraftarların birleşmesi gerekiyor. Sadece Fikret Bey ve bizim konuşmamızla olmaz” diye konuştu.
Beşiktaş yüzünden çok zarar gördük
BURSASPOR Başkanı İbrahim Yazıcı, “Beşiktaş taraftarından bayağı cezalara uğradık. Sadece küme düşme olayı değil. İstanbul'da taraftarlarımız bıçaklandı. Fikret Bey'in iyi niyetiyle bu işler olmaz. Tabanın yaklaşımı önemli. Beşiktaş konusunda en büyük zararı Bursa-spor gördü” ifadelerini kullandı.
Bursa'daki maça gideceğim
YAZICI'nın olumsuz yanıtı üzerine bir kez daha söz alan Fikret Orman, “İnsanlar hapse girmiş olabilir ama bunları ben yaratmadım. İbrahim Başkan da yaratmadı. Ancak bizim bu durumu artık bitirmemiz gerekiyor. Ortada bir kan davası yok. Kimler kimlerle barışıyor. Ben Bursa'daki maça tabii ki gideceğim. Artık bu yasakların kalkması gerektiğini Spor Bakanı da açıkladı.
Önümüzdeki sene bu yasaklar kalkar. Mesele bu işe katkıda bulunabilmek” derken, yarın G.Saray'la oynayacakları engelli basketbol maçını da Ünal Aysal ile beraber izleyeceklerini açıkladı.
Dünyanın bitiremediği kulüp kavgaları GREVLE BAŞLADI
Londra'daki tersane işçileri tarafından kurulan takımın Milwall'ın, West Ham ile kavgası, grev zamanına dayanır. Millwall Tersanesi'nin işçileri, düşük ücret karşılığı çalışmayan işçilerin yerini alarak grevi kırmıştır. Ardından diğer tersane işçileri ile araları bozulmuştur ve kurulan iki futbol kulübü o gün bugündür düşman kulüpler olarak süregelmişlerdir. Kavgalarının en unutulmazı ise, 1922 yılında 5 taraftarın ölümüne neden olan kupa maçı olmuştur.
SİYASİ KRİZ
LAZIO, İtalyan ordusu mensupları tarafından kurulmuş bir Roma kulubüdür. Mavi beyaz renklere sahip kulübün simgesi kartal, takma isimleri ise “Biancocelesti”dir. Ezeli rakibi Roma ile aralarındaki siyasi görüş ayrılığı, rekabeti kine dönüştürmektedir. Roma taraftarları güney tribününde (Curvasud), Lazio taraftarları ise kuzey tribününde (Curvanord) konuşlanarak bu çatışmaları hala sürdürüyor.
SINIF FARKI
BOCA Juniors-River Plate rekabeti, Arjantin'in en büyük derbisidir. “Zenginler ve fakirler” ya da “göçmenler ve yerliler” olarak adlandırılırlar. Ancak adına ne derseniz deyin, ülkenin düşman takımlarının yeşil sahadaki rekabeti tribünlere sıçrayacak kadar gergin geçiyor. Bir nevi ırk derbisi. Arjantin'de sadece Bocalıların gömüleceği mezarlıklar dahi yapılıyor. Yani, bu kavga mezara kadar...

