comScore

Beşiktaş Beşiktaş

Beşiktaşlı yöneticiden çarpıcı sözler!

26 Aralık 2012, Çarşamba 18:45

Beşiktaş Trannsfer Komitesi Üyesi Deniz Atalay, Nene'den Quaresma'ya kadar birçok konuda çarpıcı açıklamalarda bulundu..

Deniz Atalay, Çarşamba günleri Beşiktaş'ın nabzınıRadyospor'da tutan Alper Üstündağ ile Kazan Kaynıyor programınaçarpıcı açıklamalarda bulunurken, tüm sözlerini .comderledi..

Öncelikle Beşiktaş'ın sezonda bir çok puan kaybetmesine rağmen üst sıralarda olmasının hatırlatılması üzerine Atalay, normalde ligin gizli liderinin Beşiktaş olduğunu ifade ederek, "Ummadığımız puanları kaybetmesek gerçek yerimiz liderlik ve rakibimizin 3-4 puan önünde olmalıydı. Ama kısmet, böylesi hayırlı oldu belki de. Futbolcularımız ikinci yarıda bu farkı kapatırız inancında. Bu da onları stres yönünden rahatlatıyor. Bu bizim kısmetimiz, bu yerden de memnunuz, buradan kopmamalıyız" dedi.

"Beşiktaş'ın hedefi her zaman şampiyonluk"
Sezon başında kendilerine şans verilmemesine de sitemli bir karşılık veren Atalay, şampiyonluk değerlendirmesinde de bulundu. Atalay, "Bazı programlarda bize 4-6 hafta ömür verdiler ama öyle olmadı. İkinci yarıda önlemleri alarak, eksikleri gidererek daha iyi bir duruma geleceğimizi düşünüyorum. Amacımız Beşiktaş olarak her zaman şampiyonluk. Başkanımızın ifade ettiği gibi, bu temenniyi sağlayan da futbolcularımız ve teknik heyetin kendine olan güveni. Bizim temennimizi teyit ediyor onların durumu. Ben de inançlıyım, Beşiktaş zirveden kopmaz. Ligin ikinci yarısında 3-4. haftadan sonra da zirveye oturacağımıza inanıyorum" diye konuştu.

"Sinan'ı çok sorduk.."
Ankaragücü'nden Sinan Kurumuş transferindeki araştırma süreçleri ve arayışları hakkında da bilgi veren Atalay, bu konuda şunları kaydetti;
"Bundan sonraki transfer politikamız şöyle; öncelikle izleme ekibimiz bir rapor veriyor. Bu ara transfer dönemi zaten yatırım amacıyla değil ihtiyaç giderme amacını taşır. Sinan da, izleme komitesi ve hocamızın istediği, ihtiyacımız olan bir oyuncudur. Transfer görüşmelerini ben yaptım ve iyi bir oyuncuyu bence kazandırdık. Bence iyi bir oyuncu transfer ettik. Çok araştırdık, karakterini, performansını. Çok olumlu raporlar alarak transferini yaptık. Bunun haricinde sol bek ve forvet arkasında oynayacak, forvete yakın futbolcu ihtiyacımız var. Hocamız bazı isimleri konusunda çalışıyor. Artık alacağımız oyuncular nokta atışı olacak. Bunları bildirdiğinde transferlerini yapmaya çalışacağız".

"Takım makine gibi çalışıyor.. Zarar vermekten korkuyoruz"
Samet Aybaba'nın yabancı hakkını sol bekte kullanmak istemediğini doğrulayan Atalay, "Sol bek olarak bir çok yabancı isim bize bildirildi. Bir çoğu da Beşiktaş'a sıcak bakıyor. Ama sol bekte yabancı kontenjanı kullanırsak şu anki mevcut takımdan birini eksiltmek gerek.. Bizim amacımız işleyen sistemi bozmak değil, katkı yapma. Hocamız da bu doğru düşünce ile sol bekte yerli, ofansif forvet arkası için yabancı oyuncu düşünüyor. İki yabancı kullanırsak takım içindeki dengeleri de bozarız. Şuan sistem oturdu, takım da makine gibi çalışıyor. Çalışan bir şeye zarar vermekten korkuyoruz. İsmail sakatlanmamış olsaydı sol bek ihtiyacımız da yoktu. İsmail'in sakatlığı planları bozdu. Uğur'u herkes suçladı ama tek suçlu Uğur değil, ona yardımcı olacak oyuncuların da orta sahadan gelmesi lazım. Sol bek olur, sol ön olur ama buraya yerli bir takviye düşünüyoruz. Forvet arkasında Almeida bu sene çok iyi performans sergiliyor, Batuhan da bazı maçlarda son dakikalarda da olsa destek veriyor ama o mevkide eksiklik görünüyor. Buraya da bu nedenle yabancı oyunu takviyesi yapacağız. Sonuçta eksik mevkiiler belli" şeklinde konuştu.

-Messi benzetmesi yorumu..-
Samet Aybaba'nın Olcay için Messi, Veli için de Xavi benzetmesi yapmasının bir motivasyon olduğunu ifade eden Atalay, Messi benzetmesi hakkında ilginç ifadeler kullandı. Atalay, "Tabii ki Olcay Messi değildir, ancak bu hocamızın güzel bir benzetmesi oldu. Futbolcusuna olan inancı, onun da ne kadar değerli olduğunu ifade etti. Messi şuan dünyanın en büyük, belki de şuana kadar gelen en büyük futbolcusu. İnşallah Olcay da o performansa ulaşır, biz de övünürüz. Ancak bu bir benzetme, Olcay bu sene bize büyük katkıda bulundu, ikinci yarıda daha büyük katkı yapar diye umuyorum, tabii ki Olcay da çok değerli ama bunlar hocanın bir benzetmesi" diye konuştu.

-"Fenerbahçelisi, G.Saraylısı…"-
Beşiktaş'ın skor koruma çabasında bir takım olmadığını ve bu anlamda çok önemli puan kayıpları da yaptığını ifade eden Atalay, şunları kaydetti;
"Takım 3-0 öne geçince bile hücumu düşünüyor, skoru korumak istemiyor. Bazen maçı korumak da önemli. Bu sıkıntıyı biliyoruz, bazı hatalarımızdan, örneğin duran toplarda umulmadık goller yemiştik mesela, bunlar azaldı. Maç oynadıkça tecrübe, güven ve yardımlaşma üst seviyeye çıktı. Bu eksikleri devre arasında toparlayarak daha iyi takım haline geliriz.Ancak şunu da söylemem lazım ki; Beşiktaş'ın skor korumak gibi düşünceleri olduğu bazı maçlarda aslında bana keyifsiz geldi. 'Oynayalım, keyif verelim, atalım yersek de yeriz' düşüncesi de varaslında. Taraftar da bunu düşünüyor. Bu sene Beşiktaş'ı sadece Fenerbahçelisi, G.Saraylısı da bize övgüler yağdırıyor. Futbolumuzla keyif verdiğimiz için bunu söylüyorlar. Skoru korumak gibi düşüncemiz olsa puan olarak daha üst seviyede olacaktık ama bu yapı da insanlara sempatik geliyor. Bunu da düşünmek lazım, tartışılacak bir konu. Bazı maçlarsa takımın saldırmasını özlüyorsunuz ama gol yiyince de o stresi yaşamak da ayrıca zor. Bunlara da ikinci yarıda önlem alınacak".

Mustafa Pektemek, İsmail Köybaşı, Fernandes gibi isimlerin erken dönüşlerle sakatlıklarının uzamasının hatırlatıldığı ve "Sağlık heyetiyle ilgili bir sorun olduğu" iddiaları hakkında görüşü istenen Atalay bu konuda ise şunları kaydetti;
"Fernandes çok özverili, çok çalışıyor. Beşiktaş'ın sağlık ekibi engel olmasa Orduspor maçında bile oynamak istiyordu. Müsaade etmediler, teknik heyete baskı yaptılar. Burada bir yanlışlık var yani. Ama Fernandes Orduspor maçından 1 gün önce gelip 'Ben oynarım, beni de götürün' diyecek kadar özveriliydi. Sağlık ekibi bu raporla, hatta baskıyla oynatmadı. İsmail ise çok iyi hissediyordu kendisini, eski yerinden de sakatlanmadı, bir talihsizlik yaşadı. Çok iyi geçirmişti sakatlık dönemini, süreyi tamamlama sıkıntısı da olmadı. Çapraz bağdan Avrupa'da da bazı oyuncular 3,5-4 ayda dönüyor. Mustafa da zaten 2 gün önce açıklamalarda bulundu, 'süresini bitirmeden dönmeyeceğini' söyledi. Belki de İsmail'in yaşadığı durumundan etkilendi, sonuçta doğru bir düşünce.6 ayı doldurmadan dönmesini de kendisi görecek. Sağlık ekibimize güveniyoruz. Bir sıkıntımız yok. Yanlışlar-eksikler her ortamda olduğu gibi olabilir ama Beşiktaş 17 maçın tamamında aynı dar kadroyla mücadele etti. Bunun içine sadece 2-3 arkadaş girdi. Ciddi sakatlıklar yaşamadık, İsmail milli takımda sakatlık yaşadı, bizden kaynaklanmadı.Mustafa'nın olayı G.Saray maçındaki talihsiz bir olaydı. Ummadığımız bir sakatlıktı. Fernandes'in de normal biz diz şişmesi vardı ki her futbolcu yaşıyor. Yani sağlık ekibi konusunda sıkıntı yaratacak bir şey yok. Çok özverili çalışıyorlar. Bunu en iyi yaşayan teknik ekip, onlardan da gelen olumsuz bir rapor yok.

"G.Saray da devreye girebilir"
Galatasaray'ın devreye girdiği öne sürülen Nene transferi hakkında da yorumu istenen Atalay, "Galatasaray'ın girip girmediğini bilmiyorum. G.Saray da, her takım da girebilir devreye. Neneartık PSG'den son dönemi olduğu için ayrılıyor. Oynadığı mevkiye takviyeler yaptılar, Zlatan geldikten sonra da az forma şansı buluyor, ilk nedeni bu. Ayrıca 31-32 yaş aralığında ve bundan sonra yapacağı kontrat son kontratı olur. Nene'nin istediği ücret de bu anlamda çok düşük değil, iyi düşünmek lazım. Nene, faydalı olabilecek bir oyuncu ama uzun süre Beşiktaş'a yararlı olmayabilir yaşından dolayı. Bunları da iyi düşünmek lazım" dedi.

"Top Nene'de"
Bu transferde artık son sözün oyuncuda olduğunu ifade eden Atalay, yeni bir Quaresma vakası yaşamak istemediklerini söyleyerek, ilginç bir yorumda da bulunarak; "Gerekli çalışmayı yaptık, teklifimizi sunduk, artık top Nene'de. Nene kabul ederse bünyemize katarız ama şartlarımıza uymazsa riske girmeyiz. Bir işleyen sistem var, yeni bir Quaresma vakası yaşamayı düşünmeyiz. Bu nedenle ince eleyip sık dokuyoruz" ifadelerini kullandı.

-"Burası Beşiktaş Kulübü.."-
"Quaresma konusunda Beşiktaş yönetimimin gönlü rahat mı" sorusuna "Şuanda rahat" diyen Atalay şöyle devam etti;
"Zaten sezon başında araları bozulan ve biten bir evlilik vardı. Bunun son noktasını koyduk. Burada sürekli yanlış bilgilendirme ve bazı medya organlarında yanıltmalar oldu. Quaresma olayı sezon başından belliydi. Quaresma'nın menajeri ve kendisinin söylemleri ile biz bekledik ve bir pozisyon alamadık. Sezon başında mevcut yapılandırma içinde fedakarlık yapmayı kabul etmedi menajeri ve kendisi. Süre istediler verdik ama olumlu gelişme olmadı. Sonrasında onlardan olumlu yaklaşım gelmedi. Süre talebini verdik, kendisi gitti çalıştı ve sonunda da sonlandırdık. Burası Beşiktaş Kulübü. Biz yöneticilerden de, futbolculardan da büyük: burada alınan kararların arkasında durmalıyız, bunu yapamazsak güvensizlik ortamı oluşur. En büyük olayımız kadrodaki inanç ve birliktelik. Buna zarar veren bir ortam yaratamayız. Transfer edeceklerimiz de bile bunu arıyoruz, karakterini soruyoruz, uyum sağlayabilir mi buna bakıyoruz".

-Nouma bugünkü şartlar olsa gönderilir miydi? -
Madida, Amokachi, Nouma gibi Quaresma'nın da sevildiğini ancak Pascal Nouma'da olduğu gibi sorun yaşadıklarını ifade eden Deniz Atalay, Nouma'nın kopma aşamasına geldiği Fenerbahçe maçı sonrasına da değinirken, "Bugünkü şartlar değerlendirilince o olay yanlıştı. Ama her olaya kendi koşulunda bakmak, o günkü koşullara göre düşünmek lazım. O gün o yaşandı ve bitti" dedi.

-Quaresma'ya hem gönderme, hem de sıcak mesaj..
"Quaresma bitti, bundan sonra Beşiktaş var" diyen Atalay, "Yarın Quaresma gider bir takımda daha uygun fiyatta teklifi kabul eder. Bu nedenle duygusal bakmamak lazım" diyerek Portekizli oyuncuya feda konusunda göndermede de bulunurken, yine de kendisine kızılmaması gerektiğini şu ifadelerle anlattı;
"Bir sözleşme yapmış o koşullarda diretmiş. Ama bizim de şartlarımız bu. Bu nedenle ne Quaresma'yı kötüleyebiliriz, ne de Beşiktaş yönetiminin yaptığının yanlış olduğunu söyleyebiliriz. Teknik heyetin raporuna göre oynaması imkansızdı. Karşı taraftan da bir karşılık gelmeyince bu defter kapandı".

-Beşiktaş, Şükrü Saracoğlu Stadı'nda mı oynayacak?-
"İnönü Stadı'nda yıkılırsa Beşiktaş nerede oynanacak" sorusuna ise Atalay şu yanıtı verdi;"Belli değil, Türkiye'de statların sahibi devlettir, hepsi GSGM'ye bağlıdır. Stadı yıkma kararını devlet verecek, nerede oynayacağımızı da söyleyecek. Temenni ve istekler için erken. Hayırlısıyla stadı yıkalım, oynayacağımız zaman da devletle bu konuda anlaşacağız. Saracoğlu mu, Arena mı olur başka stat mı olur bilinmez"

Teknik direktör Samet Aybaba'nın 'Maçlarımızı Şükrü Saracoğlu Stadı'nda oynayacağız' sözlerinin temenni olabileceğini ifade eden Atalay, "Türkiye'de şartlar kısa sürede değişebiliyor. Taksim'de bir çalışma var, yarın stat çalışması da devreye girince İstanbullular için sıkıtı olur mu düşüncesi de var. Buna göre tercihler de değişebilir. Yani hangi stadyumda oynayacağımızı konuşmak için erken, önce stat yıkılsın sonra bu konunun muhataplarıyla değerlendirme yapacağız" dedi.

-"Rakiplerimizi geçeriz.."-
Son olarak Atalay "Beşiktaş taraftarına mali konularda 3 yılda vaat edeceğiniz en gerçekçi hedef ne?" sorusuna şu yanıtı vererek sözlerini noktaladı;
"Yönetimimiz gayretli, özveriyle çalışan insanlardan oluştu. Amatör ruhla mücadele ediyoruz biz de. Rakam olarak borcun önümüzdeki dönemde azalacağını söyleyebiliriz, gelirleri artırırsak da rakiplerimizden daha iyi durumda olacağımızı söyleyebilirim. Ama diğer söyleyeceklerim öngörü olmaz, bir vaat olur ve bunu söylemek istemem".