comScore

Bayern Münih Bayern Münih

5 maddede futbolda Alman mucizesi

05 Mayıs 2013, Pazar 12:35

Bu sezon sergiledikleri performansla Şampiyonlar Ligi'ne damgasını vuran Almanlar, sistemli çalışma, sabır ve altyapıya verdiği değerle dünya futbolunun yeni süper gücü olarak anılmaya başlandı 

 BAYERN Münih ve Borussia Dortmund'un şampiyonlar ligi'nde gösterdiği insanüstü performansların sırrı yaklaşık 13 yıl öncesine dayanıyor. 2000 yılındaki Avrupa Şampiyonası'nda yaşanan fiyasko ve dibe vuruş ile birlikte yeni bir oluşum için harekete geçen Almanya ilk olarak altyapıya yönelirken, kendi reformlarını geliştirerek Avrupa futbolunun yükselen değeri oldu.
 
ÖNCELİK ALTYAPIYA
 
ALMAN futbolunun yeniden şekillenmesini isteyen Federasyon öncelikle kulüplere kendi akademilerine yönelmelerini ve buralara daha çok yatırım yapılmasını istedi. Takımların kadrolarında 18–19 yaş aralığında oyunculara mutlaka şans verilmesi istenirken, yabancı transferlerinden çok bu gençlerin kaybolup gitmemesi için önlemler alındı. Transferlerde birkaç sezon içinde parlaması muhtemel oyuncularla anlaşıldı. Lewandowski ve Kagawa transferlerinin yanı sıra altyapıdan çıkan Götze, Reus, Lahm, Alaba ve Müller gibi oyuncular ise altyapı gelişiminden çıkan yıldızların temsilcileri olmayı başardı.
 
PARA DOĞRU KULLANILDI
 
ALMANLARI başarıya taşıyan noktalardan biri de finansal açıdan yapılan doğru hamleler oldu. Bugün Premier League dünyanın en karlı ligi olmasına rağmen Almanya'nın önümüzdeki birkaç yılda onları yakalaması bekleniyor. Son mali tablolar Bundesliga'nın 1,75 milyar Pound'luk rekor gelir elde ettiğini gösterirken, kulüplerin sponsorluk, yayın, reklam ve mağazacılık üzerine yaptığı doğru yatırımlar büyük gelirleri de beraberinde getirdi. Manchester United ise birçok Alman kulübüne ilham oldu. Almanların tüm mali belgelerini (bütçe, banka teminatları vb) federasyona sunma zorunluluğu da kulüplerin finansal yapısını değiştirdi.
 
HOCALAR ÖĞRENCİ OLDU
 
ALMAN futbolunun gelişiminde antrenör akademileri de önemli bir yer tutuyor. İspanyol futbolunun pasa dayalı üslubunun benzerliklerinden daha hızlı ve enerjik bir anlayış yaratan Almanya, teknik direktör seçimlerinde de yerli isimlere yöneldi. Bundesliga'da 18 takımdan 17'sinin yerli hocaları tercih etmesinin yanı sıra Köln'de bulunan Hennes-Weisweiler Akademi'de eğitim görmek bir antrenör için zorunlu bir gereklilik haline getirildi. Bayern Münih'in son olarak Pep Guardiola tercihine gitmesinde ise Barcelona felsefesiyle Bayern ekolünün birleşmesi sağlanarak yeni bir oluşum yaratmanın gayreti bulunuyor.
 
STATLAR KAPALI GİŞE
 
BUNDESLIGA'yı cazip hale getiren en önemli faktörlerden biri de ucuz bilet fiyatları. Bir bilet için ortalama 15 Euro ödeyen taraftarlar, tribünleri tıklım tıklım doldurdu. Elbette, kulüplerin taraftarlara bir müşteriden çok kendilerinin arkasında duran bir güç olarak bakması da bu anlayışın temel niteliğini oluşturdu. Bu anlayış ise televizyonları başında maçları takip edecek insanları da stadyumlara çekti. Bunun en güzel örneği ise Iduna Park'ı her hafta tıka basa dolduran Dortmund taraftarlarıydı.
 
KUPA AMBARGOSU KALKTI
 
ALMANYA'nın temel kavramlarından birini de rekabet oluşturuyor. Hem ekonomik hem sportif anlamda rekabet oldukça çeşitlilik gösteriyor. Bir sezon şampiyonluk için kıyasıya yarışan bir takımın ertesi sezon kümede kalma mücadelesi çok renkliliği ve heyecanı da beraberinde getirirken, rekabetin farklı boyutlara taşınmasını sağlıyor. Elbette bu rekabeti maddi olarak tehlikeye atan kulüp Bayern Münih gibi gözükse de Dortmund bu gücü son iki yılda gölgede bırakarak Alman futbolunun rekabetçi anlayışının pozitif olarak değiştiğini gösterdi.

Koray Durkal (Hürriyet)

ARKADAŞINI GETİR 50 TL BİLYONPUAN AL!