Lider ManU maça iyi başlayan taraf oldu. 12'de Büttner rakiplerinden sıyrılıp ceza sahasına girdi ve vuruşunu yaptı ama kaleci zamanında müdahale ederek golü önledi. 27'de sol çizgide topla buluşan Van Persie ceza sahasına girip şutunu attı ve top Bramle'a çarpıp ağlarlara gitti. ManU bu gol dışında ilk yarıda Van Persie'nin serbest vuruşu dışında rakip kalede etkili olamadı ve devre 0-1 tamamlandı. Mücadelenin ikinci yarısında Sunderland beraberlik golü için rakip kaleye yüklenmeye çalıştı ancak net pozisyon bulamadı. ManU ise skor avantajına sahip olduğu için tempoyu düşük tuttu. İkinci yarıda son dakikalarda Van Persie ile yakaladıkları net pozisyon dışında onlarda pek etkili olamadı ve mücadele 0-1 tamamlandı. Maçın genelinde ManU oyunun temposunu istediği gibi ayarladı. Sunderland ise son haftalarda ki vasat oyununun üzerine çıkamayınca sahadan puansız ayrıldı. Maç sonrasında menajer Martin O'Neill görevden ayrıldı ve takımın başına Di Canio getirildi.
ARSENAL – READING 4-1
Arsenal maça çok etkili bir başlangıç yaptı. Dakikalar 11'i gösterirken Cazorla'nın sol çaprazdan içeri kestiği topa Gervinho ayak koydu ve topu ağlara göndererek takımını 1-0 öne geçirdi. Bu gol sonrasında da ev sahibinin baskısı devam etti. 18'de Giroud, 22'de Gervinho ve 40'ta Cazorla girdikleri pozisyonları gole çeviremeyince devre 1-0 tamamlandı. İkinci yarıya da hızlı başlayan taraf yine Arsenal oldu. 48'de Gervinho'nun pasıyla ceza yayı üzerinde şutunu atan Cazorla takımının ikinci golünü attı. 67'de Reading hücumda topu kaybedince Arsenal Gervinho ile hızlı bir şekilde rakip kaleye indi ve Giroud pozisyonu tamamlayarak golü attı. Bu golün hemen ardından Reading'te McAnuff soldan ortaladı arka direkte Robson-Kanu kafayı vurdu ve topu ağlara göndererek skoru 3-1'e getirdi. 77'de Reading savunmadan çıkmak isterken topu kaptırdı. Chamberlian bu topu alarak seri çalımlarla ceza sahasına girdi ama savunmanın müdahalesiyle yerde kalınca hakem penaltı noktasını gösterdi. Topun başına geçen Arteta golü atarak maçın skorunu belirledi 4-1. Oyunun genelinde Arsenal'in iyi bir performans sergilediğini söyleyebilirim. Özellikle Gervinho çok iyi bir oyun sergiledi. Reading ise bu mağlubiyetle birlikte az olan umutlarını da neredeyse bitirdi.
M.CITY – NEWCASTLE 4-0
Maçın ilk ciddi tehlikesini konuk ekip yarattı. 23'te Anita'nın içeri doldurduğu topa Cisse bekletmeden vurdu, direğe çarpan top yandan dışarı çıktı. 25'te Nasri'nin pasıyla Dzeko kale dibinde vurdu savunmadan dönen topa bir kez de Barry vurdu ama top bu kez üstten dışarı çıktı. 41'de Clichy'nin ortasında Tevez topu ağlara gönderdi ve takımını 1-0 öne geçirdi. Devre bu skorla bitecek diye beklerken Nasri'nin pasıyla bir anda pozisyona giren Silva düzgün bir vuruşla topu ağlara gönderince skor 2-0 oldu ve ilk yarı bu şekilde tamamlandı. Farkı indirmek isteyen konuk ekip ikinci yarıya hızlı başladı. 48'de Cabaye'nin vuruşunda top az farkla dışarı çıktı. 56'da Barry'nin sert şutuna Kompany müdahale ederek dokundu ve topu ağlara göndererek takımını rahatlatan golü attı. Farkı arttırmasına rağmen City pozisyonlar bulmaya devam etti. Dzeko ile önemli bir pozisyondan yararlanamayan ev sahibi, 70'te Yaya Toure'nin şutunda Perch'a çarpan topun ağlara gitmesiyle skoru 4-0'a getirdi. Kalan dakikalarda başka gol olmayınca da mücadele 4-0 tamamlandı. M.City maçın genelinde çok etkili oynadı. Özellikle Nasri'nin etkili oyunu dikkat çekti. Newcastle ise bir türlü maça ortak olamadı. Orta sahada rakibe karşı direnç göstermekte zorlanınca sahadan mağlubiyetle ayrıldılar.
SOUTHAMTPON – CHELSEA 2-1
Ligde kalmak için mücadele sergileyen So'ton maça etkili başladı. 23'te Davis ile verkaç yapan Rodriguez kaleciyle baş başa kaldı ve şık bir plase vuruş yaparak takımını 1-0 öne geçiren golü attı. Chelsea'nin bu gole karşılık vermesi çok uzun sürmedi. 33'te Marin sağ kanatta kornerden ortaladı, Terry iyi yükselip kafayı vurdu ve topu ağlara göndererek takımının beraberlik golünü kaydetti. Fakat ev sahibi ekip bu golden sadece 2 dakika sonra yeniden öne geçmeyi başardı. 35'te Lambert kaleye uzak bir mesafeden kullandığı serbest vuruşta muhteşem bir gole imza atarak skoru 2-1'e getirdi. İlk yarı bu sonuçla tamamlanırken, ev sahibi takım ikinci yarıya kontrollü başladı. Chelsea ise topla daha fazla oynamasına rağmen pozisyon üretme konusunda sıkıntı yaşadı. İkinci yarıda Moses ve Lampard'ın birer kez kaleyi yoklaması dışında rakip kaleyi zorlayamadılar. Oyunun son bölümlerinde de skoru korumayı başaran ev sahibi ekip bu kritik mücadeleden önemli bir galibiyet alarak ayrıldı. Southampton için alınan galibiyetin önemi çok fazla. Şu anda 34 puana ulaştılar ve Villa ile aradaki puan farkını 4'e çıkardılar. Chelsea adına ise rakiplerin kazandığı haftada kaybetmiş olmak moral bozdu.
SWANSEA – TOTTENHAM 1-2
Tottenham maça çok istekli başladı. Henüz dakikalar 8'i gösterirken savunmadan topla çıkan Vertonghen, Bale ile paslaşarak ceza sahasına girdi ve kaleciyle karşı karşıya kaldığı pozisyonda topu ağlara göndererek takımını 0-1 öne geçirdi. 12'de Swansea'nin orta sahada kaptırdığı top sonrası savunma arkasına atılan pasa hareketlenen Adebayor müsait pozisyonda iyi bir vuruş yapamayınca önemli bir fırsatı harcamış oldu. Ataklarına devam eden konuk ekip 21'de, ceza sahası dışında topla buluşan Bale'in attığı müthiş golle farkı 2'ye çıkarmayı başardı. 35'te yine ceza sahası dışında topla buluşan Bale bu kez ayağının dışıyla şansını denedi ama top yandan dışarı çıktı. 39'da Swansea ilk ciddi atağında direğe takıldı. Sağdan yapılan ortaya yükselen Routledge kafayı vurdu ama top üst direğe çarptı ve dışarı gitti. Bu pozisyonla birlikte devre 0-2 sonuçlandı. Ev sahibi ekip ikinci yarıya hızlı başladı. 49'da Michu kaleciyle karşı karşıya pozisyonda golü atamadı ve önemli bir fırsatı harcadı. 50'de Sigurdsson sol çaprazdan şık bir vuruş yaptı ancak kaleci aynı güzellikte kurtarış yaparak golü önledi. 53'te sağdan yapılan ortaya yükselen Michu iyi bir kafa vuruşu yaptı ancak top yandan dışarı çıktı. Ev sahibinin ikinci yarıda ki hareketli oyunu sonunda golü getirdi. 70'te Ki'nin ortasına yükselen Michu güzel bir kafa vuruşuyla topu ağlara gönderdi ve farkı 1'e indirdi. 73'te Bale savunmadan aldığı topla hızlı bir şekilde rakip kaleye indi ve şutunu attı ama top direğin dibinden dışarı gitti. 86'da Defoe ceza sahasına girip şutunu attı ama bu kez de kaleci gole izin vermedi. Oyunun kalan dakikalarında da başka gol olmayınca mücadele 1-2 sonuçlandı. Tottenham'ın oyunun genelinde daha etkili oynadığını söylemek mümkün. Swansea ikinci yarıda biraz hareketlense de maçtan puanla ayrılamadı.
WEST HAM – WBA 3-1
Maça iki takımda istekli başladı. Konuk ekip Lukaku'nun serbest vuruşuyla gole yaklaşan taraf oldu. Ardından 16'da soldan kullanılan korner sonucunda ceza sahası içinde Carroll çok iyi yükselip kafayı vurdu ve golü atarak takımını 1-0 öne geçirdi. Bu golden sonra iyice moral kazanan West Ham, Diame ve Jarvis ile net pozisyonlar bulmasına rağmen farkı arttıramadı. Ardından 28'de hızlı gelişen atakta Vaz Te rakip yarı alana inip pasını çıkardı. Ceza sahası üzerinde topu alan O'Neil şık bir vuruşla topu ağlara göndererek skoru 2-0'a taşıdı. Bu dakikadan sonra oyunun temposu düştü ve devre 2-0 ev sahibinin üstünlüğüyle sonuçlandı. İkinci yarıya hızlı başlamasını beklediğim WBA tam tersi bir görüntüdeydi. Koca 45 dakika boyunca Lukaku'nun uzaktan 1 şutu dışında rakibi hiç zorlayamadılar. Skor avantajını elinde bulunduran West Ham ise kontrollü oyunu tercih edince maçın son 10 dakikasına kadar sıkıcı bir oyun oldu. 80'da Collins'in ceza sahasına yolladığı uzun topu önünde bulan Carroll vuruşunu yaparak golü attı ve durumu 3-0 yaptı. Maç bu skorla bitecek derken konuk ekip 87'de penaltı kazandı. Topun başına geçen Dorrans golü attı ve maçın skorunu belirledi 3-1. Oyunun genelinde West Ham daha etkili oldu. Galibiyete ihtiyaçları olduğu için hırslı oynadılar ve hak ettikleri 3 puanı aldılar.
WIGAN – NORWICH 1-0
Lige tutunmak isteyen iki takımın mücadelesi seyir zevki bakımından pekiyi geçmedi. İlk yarıda ev sahibi takım 26'da Kone'nin ceza sahası dışından kaleyi yoklaması dışında Norwich'i hiç zorlayamadı. Aynı şekilde konuk ekipte pozisyon bulmakta çok sıkıntı yaşadı. İlk 45 dakika boyunca neredeyse kaleye şut bile atamadılar. Deve golsüz tamamlanırken ikinci yarıda Wigan biraz daha iyi bir oyun sergilemeye başladı. Norwich'in savunmaya çekilmesiyle rakibi üzerinde baskı kuran ev sahibi ekip Maloney ve McCarthy ile gole yaklaştı. Her geçen dakika biraz daha fazla pozisyon bulan Wigan 81'de aradığı golü buldu. Jordi Gomez'in derinlemesine attığı pasa hareketlenen Kone, ceza sahası girer girmez sert vurdu ve topu ağlara göndererek takımını 1-0 öne geçirdi. Bu dakikadan sonra skoru korumayı başaran Wigan çok kritik bir galibiyet alarak maçı tamamladı. Oyunun genelinde aslında vasat bir karşılaşma izledik. Fakat ev sahibi takımın özellikle ikinci yarıda rakibine göre daha iyi oynadığını belirtmek gerek. Norwich cephesinde düşüş sürüyor ve bu şekilde devam etmeleri halinde lige tutunmaları daha da zorlaşacak gibi görünüyor.
EVERTON – STOKE 1-0
Maçın ilk ciddi tehlikesini yaratan taraf Stoke oldu. Henüz dakikalar 3'ü gösterirken sağdan kullanılan taç sonucu Huth yükselip kafayı vurdu, Howard'ın uzaklaştırmaya çalıştığı topu önünde bulan Walters kale dibinden vuruşunu yaptı ancak top üst direkten geri döndü. 12'de Osman ceza sahası dışından şansını denedi ama sonuç alamadı. 28'de Stoke atağında soldan yapılan ortayı Howard uzaklaştırdı. Ceza sahası önünde topu alan Mirallas hızlı bir şekilde rakiplerinden bir bir sıyrılarak ceza sahasına kadar girdi ve şık bir vuruşla topu ağlara göndererek takımını 1-0 öne geçirdi.30'da Mirallas sol çaprazdan vuruşunu yaptı ancak top az farkla dışarı çıktı. 40'ta Walters ceza sahası dışından sert vurdu ama Howard gole izin vermedi ve ilk yarı 1-0 tamamlandı. İkinci yarıda 57'de ceza sahasına yapılan ortaya Huth yükselip vurdu ama top yandan dışarı gitti. 61'de Wilson soldan ortaladı arka direkte Shotton boş pozisyonda kafayı vurdu ama sonuç alamadı. 73'te Jelavic frikikten gol aradı ama top yandan dışarı çıktı. 77'de Jerome ceza sahası içinde çok sert vurdu ama çerçeveyi tutturamadı. Son dakikada ise Adam frikikten kaleyi yokladı ama Howard gole izin vermeyince mücadele 1-0 tamamlandı. Maçın genelinde aslında Stoke bence iyi bir performans sergiledi. Rakibe neredeyse pozisyon vermediler. Üstelik deplasmanda oynamalarına rağmen önemli fırsatlar yakaladılar. Buna rağmen Mirallas'ı durduramayınca sahadan mağlubiyetle ayrıldılar.
ASTON VILLA – LIVERPOOL 1-2
Mücadele seyir zevki bakımından oldukça keyifli başladı. İki takımda karşılıklı ataklarla pozisyonlar buldu. 16'da Villa atağında sağdan yapılan ortada Agbonlahor müsait pozisyonda vuruşunu yaptı ancak Reina gole izin vermedi. 20'de Suarez ceza sahası içinde sert vurdu ama Guzan topu kornere çelmeyi başardı. 31'de ceza sahasına doğru atılan uzun topu Agbonlahor indirdi, Benteke sert vurdu ve topu ağlara göndererek takımını 1-0 öne geçirdi. 41'de savunmanın büyük hatası sonucu topu önünde bulan Suarez net pozisyonda kaleci Guzan'ı geçemedi. 43'te Gerrard ceza sahası dışından sert vurdu ama Guzan bir kez daha kalesini gole kapattı ve ilk yarı 1-0 tamamlandı. Liverpool ikinci yarıya fırtına gibi başladı. 47'de Coutinho'nun muhteşem pasıyla kaleciyle baş başa kalan Henderson bu fırsatı kaçırmadı ve topu ağlara göndererek skoru 1-1'e getirdi. 55'te Suarez'in şık ara pasıyla ceza sahasına giren Coutinho boş pozisyonda vuruşunu yaptı ancak top az farkla dışarı çıktı. 59'da Suarez'in ceza sahası içinde yerde kalması sonucu hakem penaltı noktasını gösterdi. Topun başına geçen Gerrard golü atarak skoru 1-2'ye taşıdı. 65'te ceza sahasına yapılan ortaya Benteke yükselip vurdu ama Gerrard çizgi üzerinde inanılmaz bir şekilde topu çıkararak golü önledi. Bu pozisyondan sonra oyunun temposunu düşüren Liverpool rakibe hiç fırsat tanımadan mücadele 1-2 tamamlamayı başardı. Oyunun genelinde Liverpool'un daha etkili bir performans sergilediğini söyleyebilirim. Özellikle ikinci yarının ilk 15 dakikalık bölümünde rakibi adeta boğdular ve o bölümde buldukları 2 golle 3 puanı almayı başardılar. Villa ise ilk yarıda başa baş bir oyun sergilese de, ikinci yarıda vasatın altında kalınca sahadan puansız ayrıldı.
FULHAM – QPR 3-2
Ev sahibi takım maça adeta bir penaltı golüyle başladı. Henüz 8. dakikada Samba ceza sahası içinde Dejagah'ı yere indirince hakem tereddütsüz penaltı noktasını gösterdi. Topun başına geçen Berbatov ise golü atarak takımını 1-0 öne geçirdi. 15'te Ruiz serbest vuruştan kaleyi yokladı ama sonuç alamadı. 22'de QPR savunmasında Samba inanılmaz bir hata yapınca araya giren Berbatov topu kaptı ve bitirici vuruşu yaparak skoru 2-0'a taşıdı. Ardından yeniden oyuna ortak olmaya çalışan QPR, 28'de Zamora ve 37'de Townsend ile kaleyi yokladı ama sonuç alamadı. 41'de Riise ceza sahası içinde son çizgiden topu çevirdi, QPR savunmasında Hill'e çarpan bu top ağlara gitti ve durum 3-0 oldu. Devre tam bu şekilde bitecek derken 44'te hızlı gelişen QPR atağında Taarabt ceza sahasına girmeden düzgün bir vuruş yaptı ve topu ağlara göndererek farkı 2'ye indirdi. Bu golle birlikte ilk yarı 3-1 tamamlandı. İkinci yarıya hızlı başlayan konuk ekip 48'de Taarabt'ın ceza sahasında düşürülmesi sonucu penaltı kazandı. Topun başına geçen Remy bu önemli fırsatı harcayarak penaltıyı kaçırdı. Fakat bu pozisyondan sadece 3 dakika sonra ceza sahasında topla buluşan Remy golü atarak bir bakıma kendisini affettirdi ve skoru 3-2'ye getirdi. Bu golden sonra iyice morallenen QPR üst üste pozisyonlar yakaladı. Zamora, Remy ve Samba ile birer kez gole yaklaşan konuk ekip bir türlü sonuca ulaşamayınca sahadan puansız ayrıldı. Oyuna baktığımızda aslında QPR kendi elleriyle 3 puanı Fulham'a hediye etti dersek doğru söyleriz. Zira Fulham'ın attığı 3 golde QPR savunmasının yaptığı bireysel hatalar vardı. Yine kaçan penaltı ve önemli pozisyonlarda konuk ekibin kaderini tayin etti.

