Almanya'nın en önemli derbisi olan Ruhr'da yine Schalke oldu. Ligin ilk yarısında olduğu gibi ezeli rakibi Dortmund'u 2-1 mağlup etmesini bildiler. Maça geçersek, Dortmund'ta kadrolar açıklandığında 2 sürpriz vardı. Bender'in sürpriz şekilde maça yetişmesi ve Reus'un yedeğe çekilmesi takımın sisteminin tamamen aksamasına neden oldu. Bender'in ürkek oynaması orta alanda Dortmund'u çok fazla etkiledi ve takımı ileri taşıma da büyük sıkıntı çektiler. Buna Schalke'nin müthiş bir ilk yarı oynaması da eklenince Dortmund belki de bu sezon ilk kez bu kadar aciz bir 45 dakika geçirdi. Schalke'de sağ bek Uchida'nın sakatlıktan dönüşü mükemmel oldu. Uzun süre sahalardan uzak kalmak Japon yıldızı geriye değil aksine ileriye taşımış adeta. Farfan ile beraber Dortmund'un solunu resmen bitirdiler. 11.dakikada Uchida'nın pasında Draxler ile öne geçen Schalke, 35.dakikada yine Uchida'nın başrolünde Huntelaar ile farkı 2'ye çıkararak devreye mutlu girdi. Kloop'un kötü giden takımda değişiklikler yapacağı belliydi fakat Hummels'in sakatlanması teknik adamın planlarını bozmuştu. Mecburen Hummels'i kenara alan isim bununla beraber Grosskreutz'u da çıkararak Reus-Nuri Şahin ikilisini oyuna soktu. Değişikliklerle birlikte oyunda dengeyi sağlayan Dortmund pozisyon üretmeye de başladı. 59.dakikada Lewandowski ile farkı 1'e indiren gole imza attılar. Ancak bu golden sonra Schalke daha akıllı oynayarak kontralar ile etkili olmaya çalıştı. Bunda da başarılı oldular fakat son toplarda beceriksiz olduklarından rahatlatacak golü atamadılar. Dortmund 87.dakikada Lewandowski ile gole çok yaklaşsa da kaleci Hildebrand başarılı oldu ve karşılaşma ev sahibinin 2-1 üstünlüğü ile sonlandı. Açıkçası Schalke'nin bu sezon Bundesliga'da en iyi oynadığı 2 maçta Ruhr derbisiydi. Dortmund maçlarında bir başka oynayan ekip hak ettiği galibiyeti aldı. Dortmund'ta ise kadro yanlışlığı maça direk etki etti ve ilk yarıda felaket oynamanın handikapını yaşadılar. Yoksa daha farklı skor alabilecek kapasiteleri vardı.
BAYERN MÜNİH – DÜSSELDORF 3-2
Fortuna Düsseldorf'un maça oldukça iyi hazırlandığı ilk dakikalardan belliydi. Diri gözüken takım Bayern Münih'in güçlü hücum hattı karşısında iyi mücadele ettiğini söylemek gerekir. Deplasman ekibi 15.dakikada da şok golle Bolly ile öne geçmesini bildi. Bu golden Bayern Münih tüm hatlarıyla yarı alanda oldu. 26.dakikada Mandzukic'in kafasını kaleci Giefer iyi çıkardı topu önünde bulan Müller ise zor olanı yaptı ve altı pastan topu dışarı atmasını başardı. İlk yarının son dakikasında ise Müller bu kez kaleyi bulmayı başardı ve skora dengeyi getirdi. İkinci yarıda farksızdı, Bayern Münih'in yüklendiği dakikalarda kaçan pozisyonun dönüşüyle Düsseldorf kontradan 2-1 öne geçti. Ancak üstnlükleri kısa sürdü ve lider Ribery ile skora dengeyi getirdi. Galibiyet için baskısını artıran Bayern Münih aradığı golü 85.dakikada Lahm'ın ortasında Boateng ile buldu ve çok zorlandığı karşılaşmadan kayıpsız ayrılmasını bildi. Düsseldorf her şeye rağmen dersine iyi çalışmış olduğunu gösterdi ve Bayern Münih'i genel anlamda zorladı. Bayern Münih'de ise Dante'nin savunmada ne kadar önemli bir isim olduğunu bu maçta net olarak gördük. Liderde son dönemde bir düşüş mevcut ve tam CL'de vites artırma dönemine girilmişken bu iyi bir sinyal değil.
STUTTGART – HAMBURG 0-1
Son dönemde istediği sonuçları alamayan Stuttgart oyuna dengeli başladı. Son haftalarda maça etkili başlayıp sonrasında oyundan düşmeleri tedbiri doğurmuş. Maçın ilk yarı net pozisyon anlamında kısır geçti diyebiliriz. İlk yarının en net pozisyonunu Hamburg, Rudnevs ile buldu fakat golcü isim oldukça kötü değerlendirdi. 42.dakikada ise Stuttgart gole yaklaştı fakat Westermann'ın kritik müdahelesi pozisyonu sonuçsuz bıraktı. İlk yarı golsüz biterken 2.yarıda Hamburg etkili başladı. 49.dakikada Diekmeier'in ortasına gelişine mükemmel vuran Rudvens ile deplasman ekibi öne geçti. Golden sonra Stuttgart beraberliği yakalama çabasında olsa da fazla baskı yaratamadı. 68.dakikada Okazaki'nin ortasında kafayı vuran İbisevic direğe takıldı ve Stuttgart mutlak golden oldu. Kalan dakikalarda sonuç getirmedi ve Stuttgart'da kötü gidiş devam etmiş oldu. Hamburg kazanırken sabırlı oynamanın avantajını kullandı. Stuttgart'da özellikle 2.yarı panik havası fazlaydı ve kapasitelerini göstermelerine bu durum engel oldu.
HANNOVER – E.FRANKFURT 0-0
Hannover iç sahada en silik futbollarından birini sergiledi. Kuşkusuz bunda Huszti'nin olmaması ve Diouf'un sakatlıktan yeni çıkmasının etkisi vardı. İlk yarı daha çok E.Frankfurt olumlu oynayan taraf oldu. İnui ve Jung ile fırsatlar yakalasalar da sonuçsuz kaldı ve ilk 45 dakika golsüz sonuçlandı. Bu bölümde Hannover sadece duran toplardan etkili oldu diyebiliriz. İkinci yarıya ise daha iyi başladı ev sahibi. 48.dakikada Ya Konan ile buldukları net gol hakem tarafından çizgiyi geçmedi gerekçesiyle sayılmadı. Bundan sonra ev sahibinin baskılı dakikaları fazla sürmedi ve oyun daha çok orta saha mücadelesine döndü. Her iki tarafında genel olarak pozisyona girmekte zorladığı mücadele de kalan dakikalarda sonuç getirmedi ve karşılaşma golsüz neticelendi. Hannover'de ofansif açıdan son dönemde düşme yaşanıyor. Huszti faktörünün ne kadar önemli olduğu sakatlığı döneminde net olarak gözlendi. E.Frankfurt ise istekli olsa da gol yollarında yeterli derecede olamadı yine. Ligde son 5 maçında gol atamadılar ve bu seri artık takımda stres de yaratmaya başladı.
AUGSBURG – NÜRNBERG 1-2
Bundesliga tarihinde ilk kez üst üste maç kazanan Augsburg serisini 3.maça çıkarmak istiyordu. Fakat oyun başından itibaren tutuk bir görüntü içerisinde oldular. Karşılaşmanın en net pozisyonu 20.dakikada geldi. Uzun topla çıkan Nürnberg, Esswein'in pasında topla buluşan Kiyotake ile öne geçen taraf oldu. Bu dakikadan sonra Nürnberg kendi yarı alanına çekildi. Augsburg sadece 15 dakikalık bölümde direnç gösterdi ve nitekim golde 35.dakikada geldi. Ancak beraberlik golünde kaleci Schafer'in inanılmaz hatası olduğunu söylemek gerekir, topu kontrol etmek yerine içeri alarak ilginç gollerden birini yarattı. İlk yarı bu skorla biterken 2.yarıda temposuz başladı. 53.dakikada Nürnberg yay içinden serbest vuruş kazandı. Topun başına geçen Esswein sert vuruşla ağlara gönderdi ve takımını yeniden öne geçirdi. Bu dakikadan sonra iki takımında oyundan düştüğünü gördük. Nürnberg fazla pas hatası yapsa da Augsburg istediği baskıyı kuramadı ve pozisyon üretme sıkıntısı çekti mücadeleyi kaybetmiş oldu. Nürnberg'de son haftalarda en azından gol üretme alışkanlık haline gelebildi ve bu iyi noktaları. Ancak savunma anlamında son dönemde iyi olmadıklarını belirtmek lazım, Augsburg biraz becerikli olsa bu handikaplarını çok iyi değerlendirebilirdi. Düşmeme mücadesi veren Augsburg ise Baier'i çok aradı ve gol yollarında büyük sıkıntı çekti. İç sahada bir türlü baskılı oynayamama sorunlarının devam etmesi düşündürücü oldu.
MAİNZ – LEVERKUSEN 1-0
Mainz maça daha iyi başlayan taraf oldu. Leverkusen'in savunmada olan eksiklerini iyi bilen ekip ara toplarla etkili olmaya çalıştı. İlk yarıda Szalai ile bir topu direkten dönen Mainz'de, İvanschitz kaleciyle karşı karşıya kaldığı fırsatı da değerlendiremedi. Leverkusen ise bu yarı da oyuna girmekte ciddi sıkıntı çekti ve savunmadan iyi çıkamayınca ekip kimyası bozuldu. İkinci yarıda Mainz'in kontrolünde başladı. 60.dakikada Freidrich'in ceza sahası içinde elle oynamasıyla penalt kazandılar. Topun başına geçen İvanschitz ile de öne geçmesini bildiler. Bu dakikadan sonra da fazla zorlandıklarını söyleyemeyiz. Kontrol altında tutmasını bildiler ve Leverkusen gibi ofansif yönden oldukça tehlikeli takımı pasif duruma getirdiler. Leverkusen'de savunmada olan eksikler daha çok hücum gücünün azalmasına neden oldu diyebiliriz. Son haftalarda takım halinde düşüş yaşadıklarını da belirtmek lazım. Bu oyunla ligde 2.olmaları hayli zor.
GLADBACH – BREMEN 1-1
Bremen'de savunma tandeminin önemli iki isminin olmaması ciddi sıkıntı çekeceklerini işaret ediyordu. Zaten takım savunmasını iyi yapamadıkları ortadaydı ve Sokratis-Prödl'siz ne kadar açıklar vereceği konuşuluyordu. Ancak Pavlovic ve Lukimya ikilisinin bu doğrultu da vasat performans sergilemediğini belirtmek lazım. Kuşkusuz bunda Gladbach'ın ciddi anlamda vasat oyunu etkiliydi. İlk yarıda Herrmann haricinde golü arayan isim yoktu ve genç yıldız tek başına pozisyonlar üretme çabasında oldu. İkinci yarı da biraz daha istekli başlayan Gladbach yine pozisyon bulmakta sıkıntı çekti. Bremen maçın temposunu istediği gibi ayarladı ve zaaflarının meydana çıkmaması adına iyi bir strateji ortaya koydu. 72.dakikada ise Gladbach'ın imdadına yine duran top yetişti. Marx'ın ortasında Mlapa kafa golüyle takımını öne geçirdi. Ancak üstünlükleri sadece 5 dakika sürdü ve Bremen, İgnjovski ile yeniden dengeyi sağladı. Gladbach golden sonra galibiyeti arama çabasına girse de yine baskılı oynamakta zorlanıyordu. 90.dakikada ise galibiyete çok yaklaşmışlardı. Mlapa uygun durumda boş kale yerine Pavlovic'e isabet ettirince ev sahibi 2 puanı kaybetmiş oldu. Bremen ne olursa olsun akıllı oynayarak takdir topladı. Zaaflarını bilerek buna göre sahada oldular ve birazda şanslarının yardımıyla puan almasını bildiler. Gladbach ise organize olmakta sıkıntı çekmeye devam ettiği sürece duran top onların tek tehlike yarattıkları faktör olarak kalacak. Herrmann'ın bireysel çabası haricinde hücumda fazla opsiyonlarının olmadığını bir kez daha görmüş olduk.
FREİBURG – WOLFSBURG 2-5
Haftanın kesinlikle en sürpriz sonucu bu karşılaşmada çıktı. Wolfsburg'da Madlung'un yanı sıra bir diğer stoper Naldo da yoktu ve ciddi sıkıntı yaşamaları bekleniyordu. Bunun nedeni ise Schalke maçında net olarak görülmüştü. Naldo çıktıktan sonra inanılmaz açıklar veren ekip adına bu maçında farksız olacağına inanılıyordu. Nitekim bu tablo içinde başladı karşılaşma. Freiburg henüz maçın başında Kruse'nin nefis vuruşuyla öne geçti. Ancak üstünlük kısa sürdü ve Wolfsburg, Rodriguez'in kullandığı duran topta golü buldu. 16.dakikada ise haftanın golü atıldı ve Vierinha'nın nefis vuruşuyla deplasman ekibi öne geçti. Bu andan sonra Freiburg baskılı oynamaya çalışsa da 22.dakikada bu kez Olic sahneye çıktı ve rövaşata golüyle skoru 3-1'e getirdi. Freiburg 2 nefis golü kalesinde görünce otomatik olarak düşüş gösterdi. Wolfsburg'da gollerle havaya girdi ve beklentilerin tam aksine maç gelişim gösterdi. İlk yarı bu skorla sonlanırken 2.yarı da Wolfsburg'un golüyle başladı. Fagner'in ortasında Olic skoru 4-1'e getirdi ve maçtaki 2.golünü attı. 65.dakikada oyuna 2.yarıda giren Flum ile fark 2'ye inse de Wolfsburg'da skoru Diego belirledi ve son dakika attığı golle 5-2 sahadan galibiyetle ayrıldılar. Freiburg gibi savunmasıyla ön planda olan ekibin 5 gol yemesi açıkçası açıklanabilecek bir durum değil. Kupayı önemseyen ekibin lig konsantresi şu dönemde kaybol durumda. Wolfsburg ise kazanarak rahat nefes aldı ve gol yollarında uzun zaman sonra ilk kez böyle etkili gözüktü.
FÜRTH – HOFFENHEİM 0-3
Ligde kalma savaşı veren iki takımın mücadelesinde dengeli oyun bekeniyordu. En azından ilk anlardan itibaren risk almak iki taraf adına da intihar olurdu. Bunu da gerçekleştiren ligde iç saha galibiyeti olmayan Fürth oldu. Henüz maçın başında fazla kazanma istediğiyle dengesiz futbol oynayan ekip 10.dakikada Firmino'nun ayağından yediği golle mağlup duruma düştü. Bu golden kısa süre sonra yine savunma hazırlıksız yakalandı ve kontradan Hoffenheim farkı 2'ye çıkardı. İlk 15 dakikada istediğini alan Hoffenheim adına maçın geri kalanı artık çok rahat geçti. Fürth'un risk alması işlerine geldi ve hızlı ataklarla etkili oldular. 50.dakikada ise orta alanda kapılan topla hızlı çıktılar ve Weis ile durumu 3-0 yaparak maçın sonucu belirlediler. Fürth'de kötü gidiş devam ederken iç sahada kazanamama serisinin devam etmesi takımı iyiden iyiye strese soktu. Bu haftadan sonra ligde artık umutlarının iyice azaldığını belirtmek lazım. Hoffenheim ise Augsburg'un kaybettiği haftada kazanarak farkı 2'ye indirdi ve en azından 16.sıra için yeniden umutlandı.
