comScore

Premier Lig 29. Hafta Özetleri

01 Ocak 1970, Perşembe 02:00

Premier Lig'de 29. hafta oynanan karşılaşmaları yazarlarımızdan Mesut Tok değerlendirdi.

NORWICH – SOUTHAMPTON 0-0

 

Oyunun ilk yarısında genel olarak konuk ekp So'ton daha etkili oldu. Maçın ilk ciddi pozisyonunu 19'da yakaladılar. Ceza sahası dışında topu önünde bulan Lallana şutunu attı ancak kaleci Bunn gole izin vermedi. 28'de hafif sol çaprazda kaleciyle karşı karşıya kalan Ramirez aşırtma bir vuruş yapmak istedi ama Bunn topu son anda çelmeyi başardı. 29'da bu kez Norwich tehlike yarattı. Snodgrass serbest vuruştan kaleyi yokladı ama sonuç alamadı. İlk yarının kalan bölümlerinde çok fazla pozisyon olmadı ve devre golsüz tamamlandı. So'ton ikinci yarıya da hızlı bir başlangıç yaptı. 50'de ceza sahası içinde bomboş pozisyonda topu önünde bulan Lallana vuruşunu yaptı ama top üstten dışarı çıktı. 59'da Ramirez ve Lambert ile bir kez daha gole yaklaşan o'ton bu pozisyonlardan da sonuç alamadı. 75'te Hoolahan'ın ara pasıyla kaleciyle karşı karşıya kalan Snodgrass, Boruc'tan sıyrıldı tam topu ağlara gönderecekken Yossiha araya girdi ve topu uzaklaştırdı. 89'da Ramirez ile bir kez daha gole yaklaşan konuk ekip yine aradığı golü bulamadı. Maçın son dakikasında ise Norwich penaltı kazandı. Topun başına geçen Hol vuruşunu yaptı ancak Boruc bu topu çıkarmayı başardı ve takımına 1 puan kazandıran isim oldu. Maçın genelinde So'ton daha etkili oynadı ve daha fazla pozisyon buldu. Norwich ise sahasında oynamasına rağmen vasat bir performans sergiledi. Buna rağmen son dakikada penaltıyı gole çevirebilmiş olsalar 3 puanı alacaklardı.

 

QPR – SUNDERLAND 3-1

 

İki takımda maça kontrollü başlamayı tercih etti. Oyunun ilk 15 dakikalık bölümünden sonra tempo yavaştan artmaya başladı. 20'de Sessegnon'un sağdan ortasında Jonhson arka direkte topu çevirdi, Fletcher'da son vuruşu yaparak topu ağlara gönderdi ve takımını öne geçirdi. Bu golden sonra rakip kalede baskı kuran ev sahibi aradığı golü bulmakta çok gecikmedi. 30'da ceza sahası içinde topu bir anda önünde bulan Remy düzgün bir vuruş yaparak golü atmayı başardı 1-1. İlk yarıda başka pozisyon olmayınca da devre bu skorla tamamlandı. İkinci yarıda QPR biraz daha istekli bir görüntü çizerken, Sunderlan beraberliğe razı bir görüntüdeydi. Bu nedenle savunmayı biraz daha sağlam tutarak mücadele ettiler. Ev sahibi takım ise aradığı golü 70't bulmayı başardı. Ceza sahası dışında topu önünde bulan Townsend'in haria golüyle skoru 2-1'e getirdiler. Bu dakikadan sonra da savunmaya çekilen taraf QPR oldu. Skoru koruma yoluna giden ev sahibi ekip bu konuda başarılı da oldu. Kalesini gole kapatan QPR maçın son anlarında bir gol daha bulmayı başardı. Ceza sahası dışından bu kez şansını deneyen isim Jenas oldu ve o da muhteşem bir gole imza atarak maçın skorunu belirledi. Oyunun geneline bakıldığında daha istekli olan tarafın kazandığını söylemek mümkün. QPR belki oyun olarak çok bariz bir üstünlük kuramadı ama uzaktan şutlarla sonuca ulaşmayı başardı. Sunderland ise özellikle ikinci yarıda çok vasat bir oyun sergiledi. Rakip kaleyi neredeyse hiç zorlayamadılar ve neticesinde mağlubiyeti hak ettiler.

 

READING – ASTON VILLA 1-2

 

Mücadelenin ilk yarım saatlik bölümde iki takımda birer kez gole yaklaştı. Ev sahibi takım Le Fondre, Villa ise Benteke ile kaleyi yokladı ama sonuç alamadı. 32'de ise Reading taraftarlarının beklediği gol geldi. Soldan yapılan ortayı savunmada Baker ters bir vuruşla kendi ağlarına yollayınca ev sahibi takım 1-0 öne geçti. Fakat bu gol sevinci çok uzun sürmedi ve Villa sadece 1 dakika sonrasında karşılık vermeyi başardı.  Weimann'ın sağdan çevirdiği topa Benteke boş pozisyonda vurdu ve topu ağlara göndererek takımının beraberlik golünü kaydetti. İlk yarının son dakikasında ise Villa ikinci golü bulmayı başardı. Ceza sahası içinde Bannan'in vuruşunda direkten dönen topu tamamlayan Agbonlahor ile konuk takım devreyi 1-2 önde tamamladı. Villa önde olmanın verdiği avantajla ikinci yarıya daha kontrollü başladı. 45 dakika boyunca savunmada kalmayı tercih ettiler ve Agbonlahor ile yakaladıkları 1 pozisyon dışında rakip kalede hiç etkili olamadılar. Ev sahibi ekip ise rakibi üzerinde baskı kurmayı başardı ve önemli pozisyonlar yarattı. Özellikle Robson-Kanu ile 2 kez Blackman ile 1 kez gole çok yaklaştılar. Ayrıca çok tartışmalı bir pozisyonda ofsayt gerekçesi ile buldukları 1 golde geçersiz sayıldı. Reading yakaladığı bu pozisyonları bir türlü gole çeviremeyince mücadele 1-2 tamamlandı. Reading en azından ikinci yarıda sergilediği oyuna bence 1 puanı hak etti. Villa ise bana göre çok iyi oynamamasına rağmen şansının da yardımıyla çok kritik bir galibiyet elde etmiş oldu.

 

WBA – SWANSEA 2-1

 

Karşılaşma durgun başladı. İki takımda birbirini kontrol ederek oyuna başladılar. İlk 30 dakikalık bölümde karşılıklı birer pozisyon izledik. Swansea hızlı çıktığı atak sonucunda kaleciyle karşı karşıya kalan Michu ile gole yaklaştı. Ev sahibi takım ise Lukaku'nun uzun pasıyla ceza sahasına sarkan Brunt ile tehlikeli oldu. Bu pozisyonların ardından bir duran top sonucunda Swansea öne geçmeyi başardı. De Guzman'ın ortasında Moore iyi bir kafa vuruşu yaparak topu ağlara gönderdi 0-1. Fakat konuk takımın bu gol sevinci fazla uzun süremedi. 40'ta sağ kanattan Dorrans'ın çevirdiği topu ağlara gönderen Lukaku ile ev sahibi ekip beraberliği yakaladı. Devre bu sonuçla tamamlanırken WBA ikinci yarıya da iyi başladı. Rakibi üzerinde yoğun bir baskı kuran WBA 55'te bir penaltı kazandı. Topun başına geçen Lukaku vuruşunu yaptı ama kaleci Foster topu çıkarmayı başardı. Penaltıyı kaçırmasına rağmen oyundan düşmeyen ev sahibi ekip aradığı golü 61'de buldu. Sağdan kullanılan kornerde McAuley iyi yükselip kafayı vurdu savunma çizgi üzerinden topu çıkarmak isterken top De Guzman'a çarptı ve ağlara gitti. Bu dakikadan sonra oyunun temposunu düşüren WBA maçın son anlarına kadar kalesini gole kapattı. Oyunun son anlarında Swansea Lamah ile golü buldu ancak hakem ofsayt gerekçesiyle bu golü iptal etti ve maç 2-1 tamamlandı. WBA'nın sergilediği oyunla galibiyeti hak ettiğini söyleyebiliriz. Swansea ise özellikle golü attıktan sonra anlamsız bir şekilde kötü oynamaya başladı ve mağlubiyeti hak etti.

 

NEWCASTLE – STOKE 2-1

 

Haftanın en zevksiz maçı oldu. Mücadelenin ilk 65 dakikasında ev sahibi ekibin 2 cılız atağı dışında bizleri heyecanlandıracak hiçbir pozisyon izlemedik. İlk yarıda 36'da Cabaye'nin pasıyla ceza sahasına sarkan Gouffran müsait pozisyonda topu dışarı attı. 41'de ise Cabaye ceza sahası dışından şansını denedi ama sonuç alamadı. Bu pozisyonlarla birlikte devre golsüz tamamlandı. İkinci yarı da aynı şekilde çok düşük tempoda başladı. Maçın böyle bir tempoda geçmesinin tek sebebi Stoke oldu. Sürekli oyunu yavaşlatmayı başardılar. 65'te ise geliştirdikleri hızlı bir atak sonucunda Walters'in ceza sahası içinde yerde kalması sonucu penaltı kazandılar. Daha önce 2 kez penaltı kaçırsan Walters bu kez topu ağlara göndermeyi başardı ve takımını 0-1 öne geçirdi. Bu golle birlikte oyun bir nebze de olsa hareketlendi. 72'de Cabaye serbest vuruştan müthiş bir gole imza atarak takımının beraberlik golünü attı. Ardından galibiyet golünü aramaya başlayan ev sahibi ekip maçın son dakikasında adeta maden buldu. Marveaux katı Stoke savunması arasında boştan kalan Cisse'ye şık bir pas attı. Stoke savunması ofsayt beklerken Cisse topu ağlara gönderdi ve takımını 2-1 öne geçiren golü atmayı başardı. Mücadele bu golle birlikte sona erdi ve ev sahibi ekip 3 puanı hanesine yazdırdı. Oyunun genelinde çok sıkıcı bir maç izlediğimizi belirtmem lazım. Stoke rakibi durdurma adına ne gerekiyorsa hepsini yaptı ama son dakikada ki gole engel olamayınca sahadan puansız ayrıldı.

 

LIVERPOOL – TOTTENHAM 3-2

 

İki takımda maça temkinli başladı. Oyunun ilk 15 dakikalık bölümünde Bale'in serbest vuruştan kaleyi yoklaması dışında kayda değer bir pozisyon izlemedik. Bu dakikadan sonra baskı kurmaya başlayan Liverpool 21'de Enrique'nin pasıyla ceza sahasına sarkan Suarez'in şık golüyle 1-0 öne geçti. Beraberlik golü için rakip kaleye yüklenen Tottenham 37'de Sigurdsson'un şutunda gole yaklaştı. Devrenin sonlarına doğru Bale sağdan ortaladı, Vertonghen kafayı vurdu ve topu ağlara göndererek takımının beraberlik golünü attı. İlk yarı bu şekilde tamamlandı. Tottenham ikinci yarıya hızlı başlayan taraf oldu. 52'de Bale'in pasıyla ceza sahasına giren Defoe şutunu attı ama kaleci gole izin vermedi. Hemen akabinde 53'te ceza sahasına yapılan ortada yaşanan karambol sonucu topu önünde bulan Vertonghen vuruşunu yaptı ve topu bir kez daha ağlara göndererek takımını 1-2 öne geçirdi. 57'de Bale sağdan son çizgiye kadar inip ortasını yaptı. Arka direkten bomboş pozisyonda topu kontrol eden Sigurdsson daha müsait durumda ki Defoe'ye vermek yerine şut atınca top dışarı çıktı. Bu pozisyonda bence maçın kırılma anı oldu. Nitekim 66'da savunma ve kalecinin peş peşe hataları sonucu topu önünde bulan Downing takımının beraberlik golünü kaydetti. Bu golden sonra baskısını arttıran Liverpool, 81'de Suarez'in Ekotto tarafından düşürülmesi sonucu penaltı kazandı. Topun başına geçen kaptan Gerrard bu fırsatı kaçırmadı ve golü atarak takımını 3-2 öne geçirdi. Kalan dakikalarda da skoru korumayı başaran ev sahibi ekip bu önemli maçtan 3 puanla ayrılmayı başardı. Oyunun son bölümleri hariç aslında Tottenham daha etkili olan taraftı. Fakat maçın sonlarına doğru yorgunluk belirtileri baş gösterdi. Liverpool'da rakibin bu zaafını iyi değerlendirerek maçtan galip ayrıldı.


ARKADAŞINI GETİR 50 TL BİLYONPUAN AL!