Ligde kötü günler geçiren Hoffenheim, Bayern Münih'in oynamasına izin verdiği kadar oynayabildi. İlk yarıda vitesi yükseltmek istemeyen lider Ribery'nin indirdiği topla Gomez'in golüyle önde kapadı. 45 dakikalık bölümde Hoffenheim, Williams'ın şutlarıyla etkili olmaya çalışsa da organize şekilde gelmekte zorlandı. İkinci yarının özeti ise Schwiensteiger ve direklerdi. İki nefis frikiği direkten dönen isim şanssız bir maç çıkardı. Lider 2.yarıda temposunu yükseltmedi ve idare ettiği bir maçı daha kayıpsız geçti. Hoffenheim adına ilerleyen haftalar daha zor geçecek. Kurz'un etkisi kısa sürede olumlu katkı vermişti ancak yeniden vasat performanslarına döndüler özellikle ofansif açıdan sorunların çözülmesi gerekir. Aksi takdirde ligde kalmaları imkansız.
E.FRANKFURT – GLADBACH 0-1
Ligde 3 maçtır gol atamayan E.Frankfurt karşılaşmaya tutuk başladı. İnui ve Lakic'in olması da pek etki yapmadı ve oyunun kontrolünü kısa sürede deplasman takımı ele aldı. 21.dakikada Herrmann'ın al da at pasında Younes zor olanu yaptı top Jung'un hamlesiyle kornere gitti. Köşe vuruşunda ise Marx'ın ortasında De Jong sahneye çıktı ve deplasman ekibini 1-0 öne geçirdi. İlk yarının kalan dakikalarında E.Frankfurt beraberliği yakalama çabasında olsa da cılız atakları sonuçsuz kaldı. İkinci yarıda E.Frankfurt'un gol arayışlarıyla başladı. Ancak organize olmakta zorlanan ekip ileri uçta pozisyon sıkıntısı çekti. Maçın en tehlikeli ataklarını ise 71 ve 73.dakikalarda yakadılar. Önce soldan ceza sahasına inen İnui ile ardından oldukça müsait durumda bulunan Aigner'in kafa vuruşunda önemli fırsatları değerlendiremediler. Kalan dakikalarda sonuç getiremedi ve gol atamama serisi 4 maça çıkmış oldu. Ligde 414 dakikadır gol atamayan E.Frankfurt adına olumlu konuşmak zor. İkinci yarıda daha iyi gözükseler de biraz buna rakibi müsaade etti. Gladbach ise ilk yarısını iyi oynadığı maçta 2.yarıda skoru koruma çabasında olduğu için hücumda etkisiz oldu. Son 2 haftada takımın kendine geldiğini belirtmek lazım.
HAMBURG – FÜRTH 1-1
Hamburg, Fürth'u ciddiye almadı ve nasıl olsa kazanırım mantığıyla laubali bir maç oynadı. Maçın hemen başlarında Rudnevs ve Beister ile net fırsatlardan yararlanamadılar. 14.dakikada ise ilk Fürth atağında savunma arkasına iyi sarkan Djurdic topu ağlarla buluşturdu ve deplasman ekibi 1-0 öne geçti. Ancak Fürth'un üstünlüğü uzun sürmedi. 21.dakikada Aogo'nun indirdiği topu kontrol edip iyi vuran Beister skora dengeyi getirdi. İlk yarının kalan dakikalarında ise Hamburg, Van der Vaart ve Aogo ile uygun pozisyonlardan yararlanamadı ve devreye eşitlikle girildi. İkinci yarı da Hamburg'un pozisyon üstünlüğü ile başladı. Van der Vaart kaleciyle karşı karşıya kalmasına rağmen çok kötü vuruşla önemli fırsattan yararlanamadı. Bu dakikadan sonra Fürth kontralarla 1-2 pozisyona girse de Hamburg 75'den sonra Berg'in de oyuna girmesiyle oyunu yarı alana yıktı. Fakat girdikleri ataklar sonuçsuz kaldı ve karşılaşma beraberlikle sonlandı. Fürth yine Leverkusen maçında olduğu gibi şanslı beraberlik aldı diyebiliriz. Hamburg ise ciddi olmamanın cezasını çekti. Gol pozisyonlarında fazla laubali davrandılar ve nasılsa kazanır havasında oldular. Bu da beklenmedik puan kaybını getirdi.
BREMEN – AUGSBURG 0-1
Werder Bremen maça daha iyi başladı. Augsburg daha çok yarı alanında kalmayı tercih ederek kontra ataklarla etkili olma düşüncesinde oldu. 18.dakikada Arnautovic orta alandan başlattığı atakta kaleciyle karşı karşıya kaldı fakat cılız bir vuruş yapınca Bremen mutlak golden oldu. 29.dakikada ise Augsburg ilk ciddi atağını gerçekleştirerek golü buldu. Ji'nin ceza sahasına şişirdiği topta Hahn kindirdi ve Werner'in kafasıyla da gol geldi. İlk yarı bu skorla sonlanırken 2.yarıda Bremen, Elia'nın girmesiyle daha hareketlendi. Hunt ve Sokratis ile bu bölümde çok önemli 2 fırsattan yararlanamadılar. Augsburg kalecisi Amsif'i bir türlü geçemediler ve karşılaşmadan yenilgiyle ayrılmak zorunda kaldılar. Bremen kaybetmesine rağmen kötü futbol oynamadı. Oyunu çok istediler ancak Augsburg zaman zaman onları çok bozdu, etkili oldukları anlarda ise ya şanssızlardı ya da kaleci Amsif kalesinde devleşti. Augsburg adına kesinlikle sezonun en şanslı 3 puanı oldu. Bundesliga tarihinde ilk kez 2 maç üst üste kazanmış olan takım adına iyi oyundan ziyade galibiyet çok önemliydi. Sezonun 2.yarısında yakaladıkları ivme ile ligde kalmayı hak ediyorlar bakalım başarabilecekler mi?
NÜRNBERG – FREİBURG 1-1
Freiburg hafta arası 120 dakikalık zorlu bir maçtan çıkmıştı. Bu yüzden özellikle ilk yarıda beklentilerin altında futbol ortaya koydular. Nürnberg bu yarıda daha iyi olan taraftı ve duran toplarda etkili oldular. Nitekim gol de duran top sonucu geldi. Kiyotake'nin ortası sonucu Diagne'nin eline çarpan topla penaltı kazanan ekip, Simons ile öne geçti. 33.dakikada gelen golden sonra kalan dakikalarda tempo düştü ve ilk yarı 1-0 ev sahibi lehine sonuçlandı. İkinci yarının ilk 30 dakikası da bu şekilde geçti. 77.dakikada Makiadi'nin yerine oyuna giren Flum, Freiburg'un hareketlenmesini sağlayan isim oldu. 1 dakika sonra Rosentahl oldukça uygun durumda zor olanı yaptı ve mutlak golden oldular. 83.dakikada ise 83.dakikada ise Schuster'in vuruşu kaleciden döndü fakat iyi takip eden Schmid topu ağlara gönderdi ve karşılaşmaya denge geldi. Kalan dakikalarda ise başka gol olmadı ve karşılaşma beraberlikle sonlandı. Nürnberg, Freiburg'u vasat yakalamışken üstüne gidebilirdi fakat onlar 1-0'ı yeterli gördü. Takımda hücum opsiyonlarının bir türlü artmaması büyük sıkıntı duran top haricinde tehlike yaratmakta zorlanıyorlar. Freiburg ise son 15 dakika futboluyla 1 puan almasını bildi. Hafta arası inanılmaz geri dönüş yaptıkları Mainz maçından sonra genel anlamda vasat futbol normal karşılanabilir.
WOLFSBURG – SCHALKE 1-4
Schalke'nin hayata döndüğü maç oldu. Wolfsburg'da Naldo'nun sakatlanarak çıkması onları işini çok rahatlattı ve ilk yarım saatten sonra sezonun en kolay maçlarından birini oynadıkları. 33.dakikada Draxler'in net vuruşuyla öne geçmesini bildiler. 42.dakikada da Draxler ile etkili oldular fakat genç yıldız kaleciyi de geçmesine rağmen açısının da daralmasıyla topu ağlara gönderemedi. İkinci yarının başında ise biraz derli topluydu Wolfsburg. Nitekim 50.dakikada Olic ile skora denge getirdiler. Ancak bu dakikadan sonra Schalke kendine geldi ve oyuna hükmetmeyi sürdü. 63.dakikada yine Draxler sahneye çıktı ve takımını öne geçirdi. 79.dakikada ise Wolfsburg tüm hatlarıyla rakip savunmada olduğu anda Schalke kontra yakaladı. 2 golün sahibi Draxler'in de pasıyla Farfan boş kaleye topu ağlarla buluşturmakta zorlanmadı. Maçın skorunu ise suskun golcü Huntelaar belirledi ve attığı golle Schalke sahadan 4-1 galip ayrıldı. Wolfsburg'da Naldo'nun oyundan çıkması dönüm noktasıydı. O çıktıktan sonra savunmada inanılmaz hatalar yaptılar. Schalke ise iyi bir maç çıkardı ve özellikle Draxler'in performansı dikkat çekiciydi. Uzun zaman sonra pozisyon anlamında sıkıntı çekmedikleri bir lig maçı oldu. Huntelaar'ın da golle buluşması kendine gelmesi açısından önemliydi.
Dortmund'da maç öncesi golcü Lewandowski'nin cezasının 1 maç indirilmesi karşılaşma öncesi motivasyon kaynağı oldu. Golcü oyuncuda ne kadar önemli bir isim olduğunu maçın başlarında attığı 2 golle gösterdi. Maça iyi başlayan Dortmund ilk tehlikeli atağını Reus ile buldu fakat genç oyuncu kötü vuruş yaptı. 8.dakikada Grosskreutz'un pasında Lewandowski takımını öne geçiren gole imza attı. 21.dakikada ise Grosskreutz'un şutu Zieler'den dönse de top Lewandowski'nin önüne düştü ve onun için boş ağlara göndermek zor olmadı. 40.dakikada ise kullanılan Hannover serbest vuruşunda Santana'nın hatasıyla deplasman ekibi farkı 1'e indirdi. İkinci yarıda da Lewandowski önemli fırsatlar bulsa da bu kez değerlendiremedi. Skoru ise suskun isim Schieber belirdi ve bu sezon ilk lig golüne imza attı. Hannover'de Diouf ve Huszti gibi iki önemli gol silahının olmaması büyük etki yaptı. Onların varlığı kuşkusuz takım adına çok önemli ve özellikle böyle deplasmanlarda çok aranıyorlar. Dortmund ise 2.yarıda tempoyu düşürerek idare edip sahadan galip ayrılmasını bildi. Şampiyonluk gitmiş olabilir ancak 2.lik adına en büyük aday oldukları ortada. CL içinde ciddi şansları olduğunu söyleyebilirim.
LEVERKUSEN – STUTTGART 2-1
Stuttgart 12.dakikada Wollscheid'ın İbisevic'in düşürmesiyle penaltı kazandı. Topun başına geçen İbisevic ile de öne geçtiler. Golden sonra Leverkusen baskılı oynamaya başlasa da yakadıkları fırsatları değerlendiremediler ve ilk yarı bu skorla sonlandı. İkinci yarının başlamasıyla Stuttgart istediği ortamı bulmuştu. Leverkusen bir türlü tam anlamıyla baskı kuramıyor ve dönen toplarda Stuttgart'da kontra atak şansı oluyordu. Böyle bir fırsatta Sakai önemli pozisyondan yararlanamadı ve 63.dakika oyunun dönüm anı oldu. Bu dakikadan sonra Stuttgart gereğinden fazla gömüldü savunmaya. Baskısını artıran Leverkusen 82.dakikada penaltı kazandı ve Kiessling ile skora dengeyi getirdi. 86.dakikada ise Kiessling'in şutu kaleciden döndü fakat topu iyi takip eden Bender'in kafasıyla ev sahibi öne geçmesini bildi. Kalan az sürede de başka gol olmadı ve ev sahibi baskısının sonucu alarak 3 puanın sahibi oldu. Stuttgart'da maç sonunu kötü oynama sorunu devam etti. Son 25 dakikada fazla gömülmenin bedelini ödediler ve sahadan puansız ayrıldılar.
DÜSSELDORF – MAİNZ 1-1
Ev sahibi Fortuna Düsseldorf maça hızlı başladı. 6.dakikada Svensson'un ters vuruşuyla da şanslı şekilde öne geçtiler. 28.dakikada Bellinghausen ile 2.gole çok yaklaştılar fakat direğe çarpan top dışarı gitti. 40.dakika ise Mainz adına şans anı oldu. Kale çizgisinde topu önünde bulan Klasnic, Mainz formasıyla ilk golünü attı ve skora denge geldi. İkinci yarı ise genel itibariyle orta alan mücadelesinde geçti ve iki takımda bulduğu az pozisyonla skora razı görüntüsü verdi. Mainz'de, Freiburg'a elenmek moralleri bozmuş. Szalai'nin yedeğe çekilmesi de ofansif açıdan takımın düşmesini sağladı. Bu yüzden böyle şartlarda aldıkları beraberlik önemliydi. Düsseldorf ise iyi oynadığı maçta kötü bir gol yiyince oyundan düştü ve ikinci yarı da skora razı görüntü verdi.
