comScore

Bundesliga'da 23. Hafta Özetleri

01 Ocak 1970, Perşembe 02:00

Bundesliga'da 23. haftada oynanan tüm karşılaşmaları yazarlarımızdan Onur Akpınar değerlendirdi.

FREİBURG – E.FRANKFURT  0-0

 

İlk yarı oldukça temposuz geçti. E.Frankfurt'da İnui ve Lakic'in olmaması kontrolü bir oyunu ortaya koydu. Savunmada hiç risk almadılar ve kontralar ile etkili olmaya çalıştılar. Bu yarıda en net pozisyonu da Aigner ile bu şekilde buldular fakat sonuçsuz kaldı. İkinci yarıya ise Freiburg biraz daha istekli başladı. 64.dakikada Rosenthal'ın kafasını Celozzi çizgiden çıkardı. 76.dakikada Kruse boş durumda olan arkadaşını görmek yerine kendi atmayı tercih etti ve mutlak golden oldular. Bu pozisyondan sonra ataklarını sıklaştıran ve tamamen baskısını artıran E.Frankfurt, 85.dakikada Flum ile karşılaşmanın en net fırsatından yararlanamadı. Son anlarda yaptıkları baskıda sonuçsuz kaldı ve karşılaşma başladığı gibi bitti. Freiburg'un kupa maçını düşündüğü net olarak gözleniyordu. Vitesi geç artırmanın bedelini ödediler. E.Frankfurt'u bu şekilde bir daha zor bulurlar ve onlar adına kaybedilen 2 puan oldu diyebiliriz. E.Frankfurt ise İnui'siz ancak bu kadar oynayabildi. Lakic'in de olmaması ileri de topun kalmamasını beraberinde getirdi. Onlar istediğini alarak memnun şekilde evine döndü fakat son 3 haftadır gol atamadıklarını ve bu sorunu çözmeleri gerektiğini belirtmek gerekir.

 

BAYERN MÜNİH – BREMEN  6-1

 

Ligin açık ara lideri Bayern Münih'de, Dortmund maçı düşünülerek rotasyon vardı. Alaba, Müller, Schweinsteiger ve Mandzukic gibi isimler bu yüzden ilk 11'de yoktu. Ancak onların futbolunda bir değişim olmadı maçın başından itibaren gözlendi. Kilidi Lahm'ın ortasında Robben ile açtılar. Bu golden kısa süre sonra Javi Martinez ile farkı 2'e çıkardılar. 44.dakikada Prödl, gole giden Gomez'i düşürdü ve karşılaşmanın hakemi Marco Fritz kırmızı kartını gösterdi. İlk yarı bu skorla biterken Bayern Münih rakibinin eksikte kalmasıyla hayli rahat maç çıkardı. 49.dakikada Selassie'nin kendi kalesine attığı golle durum 3-0 oldu. Golden kısa süre sonra bu kez sahneye Gomez çıktı ve fark 4'e çıktı. Oyun tamamen ev sahibinin kontrolündeyken 58.dakikada ani Bremen atağında De Bruyne ile fark 3'e indi. Karşılaşmanın sonlarına doğru yeniden vitesi artıran Bayern Münih, Ribery ve Gomez ile 2 gol daha bularak karşılaşmadan 6-1'lik galibiyetle ayrıldı. Bremen'in gücü belliydi ve 10 kişi kaldıktan sonra da farkın olması gayet doğal. Bu yüzden olumsuz noktalarını bu maçlık görmemek doğru olacak. Bayern Münih ise rotasyonlu olsa da ne kadar formda isimlere sahip olduğunu gösterdi. Bu sezon çok az puan kaybederek lig şampiyonluğunu kazanacakları ortada.

 

 

SCHALKE – DÜSSELDORF   2-1

 

İlk yarıda Schalke üstünlük kurmaya çalışsa da pek başarılı oldukları söylenemez. İstek arzuları vardı fakat organize hücumda sıkıntıları vardı. Daha çok duran toplarda etkili olma çabaları vardı. Nitekim golde bu şekilde geldi. 29.dakikada yapılan ortada Jones indirdi ve Matip'e sadece dokunmak kaldı. Öne geçmesine rağmen Schalke'nin pozisyon sıkıntısı devam etti. Özellikle Huntelaar'ın istenilen düzeyde olmaması takımı etkiliyor. İlk yarı bu skorla sonlanırken Schalke 2.golü bulamama sıkıntısını 56.dakikada yediği şok golle gördü. Bellinghausen'in golüyle beraberliği yakalayan deplasman ekibi bu dakikadan sonra kendi sahasına çekilerek skoru koruma çabasında oldu. Schalke baskı kurmaya çalışsa da oyunu yarı alana yıkmakta zorlandı. Yine imdatlarına duran top yetişti ve 81.dakika Matip ile yeniden öne geçtiler. Kalan dakikalarda ise skoru korudular ve kazanarak rahat nefes aldılar. Açıkçası oynadıkları futbolun tatmin edici yanı yoktu. Sorunları devam ediyor ve bu şekilde devam ederse kazanmakta sürekli zorlanacaklar. Düsseldorf ise iyi mücadele etmesine rağmen 2 duran topla kaybetmeleri şanslarına oldu.

 

AUGSBURG – HOFFENHEİM  2-1

 

Ligde kalma savaşı veren iki takımın mücadelesinde ev sahibi Augsburg daha istekli olan taraftı. Hoffenheim oyunu daha çok kendi sahasında kabul ederek rakibinin risk almasını bekledi. Ancak Augsburg'un son dönem karakteristik futbolu devam etti ve sürekli oyunu kontrollerinde tuttular. İlk yarı çok fazla risk almadan rakip kalede etkili olmaya çalıştılar. Nitekim golde tam ilk yarının son anında geldi ve Augsburg devreye girerken oldukça avantajlı skor elde etmiş oldu. İkinci yarıda genel olarak ev sahibi kontrolünde geçti. Hoffenheim rakibinin üstüne gelip baskı kuramadı ve silik bir görüntü çizdi. 79.dakika sahneye formda golcü Mölders çıktı. Burnunun kırılmasına rağmen sahada olan golcü güzel vuruşla topu ağlara göndererek takımını rahatlattı. Bundan sonra Augsburg vites düşürdü. Skoru korumaya çalıştılar ve bu sıralarda Hoffenheim baskılı gözüktü. Son saniyelerde Camargo ile bir gol bulsa da Hoffenheim, kazanan Augsburg oldu ve oldukça önemli 3 puanın sahibi oldular. Açıkçası Augsburg mevcut futboluna devam ederse en azından 16.olarak play-out oynamaya hak kazanacaktır. Hoffenheim'da hoca değişikliği kısa vade de etkili gibi gözükse de son dönemde yeniden vasat futbollarına döndüler, bu oyunla ligde kalmaları çok zor.

 

MAİNZ – WOLFSBURG   1-1

 

Karşılaşmaya Wolfsburg iyi başladı. Dost'un vuruşunda Diaz çizgiden çıkardı ve deplasman takımı mutlak golden oldu. 5.dakikada ise Wolfsburg kaleci Benaglio'nun büyük hatası sonucu Mainz, Zimling ile öne geçti. 15.dakikada ise Polak'ın ortasında kafayı vuran Naldo skora dengeyi getirdi. 30.dakikada gole giden Müller'i, Madlung çekince deplasman ekibi 10 kişi kaldı. Bu dakikadan sonra Wolfsburg genel olarak skoru koruma çabasına girdi ve hücumda etkinliği aza indi. İlk yarıda kalan dakikalarda önemli atak olmadı ve 1-1 eşitlikle sonlandı. İkinci yarıda kar yağışı zaman zaman arttı ve top kontrolü güçleşti. Mainz bu yarıda Szalai ile 2 net fırsattan yararlanamadı ve karşılaşma beraberlikle sonlandı. Wolfsburg maça iyi başlamıştı fakat Madlung'un atılması onları etkiledi. Bu yüzden alınan 1 puan bana göre sonrasında gol yemedikleri için önemli. Oyunun savunma yönünü daha iyi yapmaya başladıklarını belirtmek lazım. Mainz ise rakibinin eksikliğine rağmen yeterli etkinlikte olamadı. Açıkçası son dönemde biraz ritimlerini kaybettiler diyebiliriz. Szalai'nin de performansında düşüş var.

 

STUTTGART – NÜRNBERG   1-1

 

Stuttgart'da iç saha sorunu devam etti. Bir türlü evinde istediği sonuçları son dönemde alamadılar. Maça iyi başlayan ekip ev sahibiydi Nürnberg yarı sahasında kabul ederek kontra düşüncesinde oldu. Ancak ilk yarıda çok fazla net pozisyona girdikleri söylenemez. İkinci yarıyla beraber daha iyi hücumlar yapan ekip Nürnberg savunmasının dengesini bozdu. Nitekim golde fazla gecikmedi ve 51.dakikada Traore ile öne geçtiler. Bu golden sonra da genel olarak oyun hakimiyeti Stuttgart'daydı. Ancak bir türlü 2.golü bulamama sıkıntısı çektiler ve 77.dakikada ani Stuttgart atağında kalesinde golü gördüler. Bu andan sonra Stuttgart atakları sonuç getirmedi ve rahat kazanabileceği bir maçtan ev sahibi 2 puan kaybederek ayrıldı. Nürnberg'de ofansif verimsizlik yine dikkat çekiciydi. Son 2 haftada dengesizleşen futbolları var ve savunmada pek iyi gözükmüyorlar. Stuttgart ise genel olarak iyi oynadı ve ilerisi adına umut verdi. Özellikle Traore'nin kendini bulması önemli onlar adına.

 

HANNOVER – HAMBURG   5-1 

Haftanın en zevkli maçıydı kuşkusuz. Maçın hemen başında Hamburg, Rudvens ile gole çok yaklaştı fakat kaleci Zieler başarılıydı. 7.dakikada ise Huszti'nin kullandığı serbest vuruşta Diouf kafayı vurdu ve Adler'in de hatasıyla ev sahibi 1-0 öne geçti. Ancak üstünlükleri fazla sürmedi, Djorurou'nun Aogo'yu düşürmesiyle deplasman takımı penaltı kazandı. Topun başına geçen Van der Vaart ile de skora eşitlik geldi. 39.dakikada ise bu kez penaltıyı kazanan Hannover oldu. Adler'in Pinto'ya kontrolsüz girmesiyle kazanılan vuruşta Huszti takımını yeniden öne geçti. Fakat bu pozisyonda talihsizlik yaşandı ve Huszti penaltı vuruşuyla sakatlandı. İlk yarı bu skorla sonlanacak derken Ya Konan çıktı sahneye ve nefis bir gole imza attı. Bu golün güzeliğinin yanı sıra Adler'in de yenilen 3 golde de hatasının olması dikkat çekiciydi. İkinci yarı karşılıklı ataklara sahne oldu. Hamburg farkı indirme çabasında olsa da savunmasında da açıklar veriyordu. Böyle bir pozisyonda 68.dakikada Ya Konan ile tamamen rahatladı Hannover  ve skor 4-1 oldu. Karşılaşmanın skorunu ise 85.dakikada Abdellaoue belirledi ve ev sahibi sahadan 5-1'lik galibiyetle ayrıldı. Hamburg'da özellikle Adler'in 1 maçlık aradan sonra dönmesi olumsuz etki yaptı. Geldiğinden beri en kötü maçını çıkardı kuşkusuz ve yenilgide büyük pay sahibiydi. Hannover kazandı ancak Huszti gibi yıldızını kaybetti. 2 ay sahalardan uzak kalacak olması onları ciddi anlamda olumsuz etkileyecektir.

 

GLADBACH – DORTMUND   1-1

 

Dortmund maça iyi başladı. Henüz 9.dakikada gole çok yaklaştılar fakat Grosskreutz'nin şutunda kaleci ter-Stegen başarılıydı. 31.dakikada Reus'un ara pasında Götze hareketlendi fakat kalecinin temasıyla yerde kaldı. Penaltı noktasına gelen Götze ile de Dortmund 1-0 öne geçti. İlk yarı bu skorla sonlanırken 2.yarı tamamen farklı bir futbol vardı. Hummels'in çıkmasıyla Dortmund'un düzeni tamamen bozuldu ve oyun kurmakta zorlanan ekip üstünlüğü tamamen ev sahibine verdi. Özellikle Dortmund çıkarken top kayıpları yaşıyor ve Gladbach bu şekilde hücuma rahat çıkıyordu. 67.dakikada uzun topla çıkan Gladbach, Wendt'in ortasında topu önünde bulan genç oyuncu Younes ile beraberlik golünü buldu. Bu dakikadan sonra Dortmund biraz daha kendine gelmiş iki takım adına da kırılma anı oldu. 90.dakikada Gladbach, Mlapa ile boş kaleye atamazken, Dortmund uzatma dakikalarında kaptan Kehl ile çok daha müsait pozisyondan yararlanamadı. Dortmund'da Hummels'in ne kadar önemli isim olduğunu bir kez daha gördük. Savunma oyuncusu olmasına rağmen takımın oyun organizasyonunu başlatan isim olan Hummels'in çıktıktan sonra ne derece hücumda zorlandıklarını gördük. Santana hem kurguda hem de savunmada iyi gözükmedi ve takımın 2.yarıdaki futbolu direk zorunlu olan bu değişikliğe bağlıydı. Gladbach ise Herrmann ve Arango'suz alabileceği en iyi sonucu aldı açıkçası. Genç oyuncu Younes'in de golle buluşması çok önemliydi.

 

FÜRTH – LEVERKUSEN  0-0

 

Fürth'de Büskens ile yollar ayrıldıktan sonra takım Preis'e emanet edilmişti. Bununla beraber kadroda bir takım değişiklikler oldu. Genç oyuncular Geis ve Pledl ilk 11'de başlarken Pekovic ve Azemi gibi isimler yedeğe çekildi. Maçın üstünlüğü sürekli Leverkusen'de olsa da karşılaşma boyuncu buldukları pozisyonlarda kaleci Hesl başarılıydı. Ancak maç boyunca nasılsa Fürth'e karşı gol buluruz düşüncesi takımda bariz belli oluyordu ve vites artırma gereği duymadılar. Son anlarda daha istekli görünselerde rakip iyi savundu ve kaleci Hesl'ı da geçemediler. Fürth'de sistemin değişeceği gözlenirken yine hücumda etkisizlik dikkat çekiciydi. Açıkçası bu futbolla ligde kalmaları imkansız. Leverkusen ise son haftalarda düşüşte gibi gözükse de oyunun vasat olduğu söylenemez. Sonuna kadar 2.lik için mücadele edecekler ve Dortmund'a göre tek kulvarı kaldığından daha şanslı.