MALLORCA 1 – 1 OSASUNA
La Liga'da kalma mücadelesi veren iki ekibin mücadelesinde takımlar sahaya kazanmak için çıktılar. Kötü gidişat sonrası Mallorca'da Caparros'un görevine son verilirken takımın başına geçmiş dönemde başarılar getiren Manzano getirildi. Şüphesiz bu durum takıma ekstra bir motive sağlayacaktı. Konuk ekip maça etkili başlarken ilk dakikalardan itibaren Armenteros, Martinez ve Oier ile etkili olmaya çalışsalar da gerek son vuruşlardaki beceriksizlik gerekse Aouate'nin kurtarışları gole engel oldu. Ev sahibi ise durgunluğunu üzerinden atarken Dos Santos'un uzaktan şutları ve Casadesus'un çabalarıyla girdiği pozisyonlardan sonuç alamadı. 2.yarıda iki ekipte kontrollü futbol sergilerken takımlar fazla risk almadı. Mallorca Caparros'lu sistemin aksine Manzano'yla savunma futbolunu daha çok benimsemişe benziyor. Mücadelenin son bölümünde Osasuna atağında Cejudo'nun ortasında çok iyi yükselen Lolo yaptığı vuruşla takımını öne geçirdi. Maç böyle bitecek derken uzatma dakikalarında kaleci Aouate'nin pasını çok iyi kontrol eden Geromel takımına 1 puanı getiren golü attı. Bu sonuç iki ekibe de yaramazken son dakikada gelen gol Mallorca için umut oldu. Ancak şunu belirtmem gerekir –ki, Manzano'nun gelişi takıma ilerleyen dönemde çok şeyler katacak gibi görünüyor.
CELTA VİGO 0 – 1 VALENCİA
Ligde deplasman grafiğini düzelten Valencia üst üste aldığı galibiyetlerle bir anda Şampiyonlar Ligi için iddialı konuma geldi. Formda görüntü çizen Yarasalar beklendiği gibi Celta deplasmanına etkili başlarken ilk bölümde uzaktan şutlarla etkili olmaya çalıştılar. Banega, Jonas ve Costa'nın şutlarında kaleci Adrian başarılı olurken Soldado takımı adına girdiği en net pozisyonda golü yapamadı. Devreye girerken Rami'nin kafa vuruşu direkten döndü. İlk yarı bu sonuçla biterken Celta'nın çok fazla etkili olamadığını gördük. Hücumda Aspas ve Krohn-Dehli'yi iyi savunan Rami-Costa 2'lisi rakiplerini yıldırırken Guaita rahat bir maç çıkardı. 2.yarıda Pranjic'i oyuna alan Celta daha etkili olmaya çalışırken yine net pozisyonları yakalayan ekip konuk Valencia oldu. Ev sahibinde Aspas istediklerini ortaya koyamazken hırçın yapısıyla dikkati çekti ve gördüğü sarı kart sonrası T.D tarafından oyundan alındı. Ev sahibi Bermejo'yla yakaladığı 2 net pozisyonu değerlendiremezken pozisyonların birinde Guiata çok başarlıydı. Maç böyle bitecek derken Valencia'ya hayat veren golü Valdez attı ve mücadeleden galip ayrılmayı başardı Valencia 0-1. Bu sonuçla Betis'in de üstüne çıkan Yarasalar Malaga'yla olan 2 puanlık farkı korumuş oldu. Önümüzdeki hafta Manzano yönetiminde çıkış arayan Mallorca'yı ağırlayacak ekip kazanıp Malaga'nın da Bilbao karşısında puan kaybını bekleyecek.
LEVANTE 1 – 2 MALAGA
Şampiyonlar Ligi için 4.biletin sahibi olmak isteyen Malaga, Levante deplasmanına konuk olurken son haftalarda iç sahada maç kazanamamanın sıkıntısını yaşıyorlardı. Hızla form grafiği yükselen Valencia'nın üst üste galibiyetlerinin ardından 4.sıranın kıymetini bilen ekip kontrollü bir şekilde maça başladı. Ancak ev sahibinin iştahlı görüntüsü ve Barkero-Martins 2'lisinin etkili olması savunmayı oldukça zorladı. 23.dakikada Martins'in seri hareketlerle cezasahası girişi sonrası Demichelis tarafından düşürülmesi penaltıya sebebiyet verdi. Topun başında geçen Barkero ev sahibini öne geçirirken işler Malaga adına iyice zorlaşmıştı. Ancak golün şokunu çabuk atlatan konuk ekipte genç yıldız Isco, Baptista'nın düşürülmesi sonrası kazanılan penaltıyı gole çevirerek skorda dengeyi sağladı. İlk yarı 1-1 biterken 2.yarının hemen başında Baptista'nın pasında topla buluşan Isco takımını öne geçiren golü attı. Golden sonra işi iyice sağlama alan Pellegrini ve öğrencileri kontratağı benimserken rakibine hızlı atak şansı vermedi. Özellikle uzaktan şutlarda kaleci Caballero'nun üstün performansı Levante'ye geçit vermedi. Çok önemli bir deplasmandan galibiyetle dönen Malaga Valencia'nın puan farkını kapatmasına izin vermezken iç sahada da yeniden seri yakalanması durumunda yerini kaybetmeyecek gibi görünüyor. Tabi Şampiyonlar Ligi haftalarında takımın izleyeceği maç politikası da çok önemli.
REAL MADRİD 4 – 1 SEVİLLA
La liga'da Barcelona'nın çok gerisinde kalan Real Santiago Barnabeu'da ağırladığı Sevilla'yı adeta bozguna uğrattı. Ronaldo'nun yıldızlaştığı maçta 3 gol atarken mücadeleyi 4-1 kazanan Real, Atletico'nun kaybetmesi sonucu farkı yeniden 4'e indirdi. Maça etkili başlayan Real ilk dakikalardan itibaren kalitesiyle rakip kalede kamp kurarken rakip savunmayı çok zorladı. Kilidi açan gol ise Ronaldo'nun ortasında Benzema'yla geldi. Savunmadan seken topu topukla tamamlayan Fransız yıldız kariyerinin en kolay gollerinden birini atmış oldu. Fırtına devam ederken 26'da Ronaldo sağ çaprazdan rakibini geçip çok sert vurdu fark 2'ye çıktı. İlk yarı genel itibariyle Real üstünlüğüyle geçerken devre 2-0 bitti. 2.yarının hemen başında savunmanın hatasında karşı karşıya kalan Ronaldo farkı 3'e çıkardı. 60'da Ronaldo kendisinin 3 takımının 4.golünü atarak geceye damgasını vururken Mourinho 62'de kendisini oyundan çıkartarak hem tribünlere alkışlattı hem de Manu maçı öncesi oyuncusunu dinlenmeye aldı. 65'de Higuain rakibine yaptığı gereksiz faulle oyundan atılırken haftaya Vallecano karşısında cezalı duruma düştü. 80'de ise Maduro Callejon'a sert girerken o da 2.sarı karttan oyun dışında kaldı. 87'de hızlı gelişen atakta Manu del Moral seri hareketlerle ceza sahasına girip yerden tam köşeye sert vurarak maçın skorunu ilan etti 4-1. Sevilla için beklentilerin olmadığı bir mücadele olmadığını kabul etmek gerek. Real ise Şampiyonlar ligi maçı öncesi önemli bir moral kazanmış oldu. Artık tek hedefin Kral Kupası ve Şampiyonlar Ligi olduğunu düşünürsek hafta içi bambaşka bir Real izleyebiliz.
DEPORTİVO LA CORUNA 0 – 3 GRANADA
Deportivo'da kötü gidişe teknik direktör Domingos Paciencia da dur diyemedi. Paciencia yönetiminde oynadıkları 2 maçta alınan 4 puanın ardından oynadıkları son 5 maçı kaybettiler ve ligde son sırada yer alıyorlar. Granada karşısında da maça iyi başlasalar da ilk yarının sonunda Marchena'nın kendi kalesine attığı gol takımın direncini kırdı ve 2.yarının ilk dakikalarında İghalo skoru 2-0 yaptıktan sonra dağınık bir Deportivo izledik. Granada kalesinde bazı pozisyonlara girmelerine rağmen golü bulamadılar ve uzatma dakikalarında Siqueira'nın attığı gol skoru belirledi. Ligde 17.sırada yer alan Osasuna ile aralarında 6 puanlık bir fark var ve şu ana kadar oynanan futbolla ligde kalmaları imkansız gözüküyor. Geçen sezon Zaragoza'nın nerelerden gelip ligde kaldığını biliyoruz fakat Deportivo'da öyle bir potansiyel gözükmüyor. Paciencia'nın istifasının ardından takımın başına Fernando Vazquez getirildi. Celta, Rayo Vallecano, Betis, Mallorca gibi takımları çalıştırmış Vazquez ve tecrübeli bir teknik adam fakat Deportivo'da işi çok zor gözüküyor. Hafta sonunda zorlu deplasmanda Sevilla'dan en az 1 puan alarak çıkışa geçmeyi hedefliyorlar. Granada ise teknik direktör Lucas Alcaraz yönetiminde oynadığı 2.maçtan da galibiyetle ayrıldı ve bir anda ligde 14.sıraya çıktılar ve düşme potasıyla aradaki puan farkını 6'ya çıkardılar. Transfer döneminde takıma önemli takviyeler yapıldı ve Nolito ve Aranda'nın gelmesi hucumda takıma haraketlilik getirdi. Geçen hafta Real Madrid karşısında iyi kapanarak istedikleri sonucu almışlardı, Deportivo maçında rakibin savunmadaki boşluklarını iyi değerlendirdiler ve kontra ataklarla etkili oldular. Alcaraz'ın takımı bu performansı devam ettirmesi durumunda ligi rahat bir şekilde orta sıralarda bitirecektir diye düşünüyorum.
BARCELONA 6 – 1 GETAFE
Geçtiğimiz hafta kaptanı Xavi'yi sakat veren Barcelona puan kaybıyla sarsılmıştı. Evlerinde Getafeyi ağırladıkları maçta rakip kaleye yarım düzine gol atarak adeta sükse yaptılar. Öğlen maçı olmasına rağmen tribünlerin dolması dikkat çekiciydi. Seyircisinin desteğiyle hızlı bir giriş yapan ev sahibi İniesta'nın pasında karşı karşıya kalan Sanchez'in sol köşeye yaptığı vuruşla 1-0 öne geçti. Ataklarını kesmeyen Barça'da İniesta adeta solo yaparken yine müthiş bir asistle Messi'yi golle buluşturdu. Getafe şoku atlatmaya çalıştığı her anlarda Barcelona rakip kalede goller kaçırmaya devam etti. Sanchez, Messi ve İniesta formda bir görüntü çizerken yine rahat bir futbol sergiledi Barça. 2.yarıda da Barcelona'dan etkili bir futbol beklerken Katalanlar temkinli başladı. Ancak 60'da Alba'nın pasıyla hareketlenen Villa cezasahasına girer girmez vuruşunu yaptı durumu 3-0'a taşıdı. Golden sonra yeniden hareketlenen Barça ataklarını sıklaştırırken 80'de Messi'nin asistinde Tello'yla farkı 4'e çıkardı. Golden 2 dakika sonra Vazquez takımının şeref golünü atarken son bölümde maçın yıldızı İniesta ve Pique'yle durum 6-1'e geldi. Rahat bir galibiyet alan Barça yeniden galibiyetle tanışırken İniesta'nın ne kadar önemli bir isim olduğunu bir kez daha gördük. Messi üst üste 13.lig maçında da gol atarken rekorları alt üst etmeye devam etti.
REAL ZARAGOZA 1 – 2 REAL SOCİEDAD
Zaragoza ligde üst üste oynadığı 6.maçta da galibiyet alamadı ve düşme potasıyla aralarındaki puan farkı sadece 4. Son haftalarda bir türlü istenilen performansı sergileyemediler ve kendi sahaların La Romareda'da iyi sonuç alamıyorlar. Bu maçı da kaybettiler ve ligde en kötü iç saha performansı sergileyen takım konumundalar. Real Sociedad maçta öne geçtikten sonra Hector'un kırmızı kart görmesi ve ardından Sociedad'ın 2.golü bulması işlerini iyice zorlaştırdı. Maçın kalan bölümünde daha kontrollü bir futbol sergileyen Montainer'in takımı bir kaç önemli pozisyona girmesine rağmen değerlendiremedi. Maçın sonlarında Apono'nun penaltıdan attığı gol ise skoru belirledi. Sociedad'a karşı oynayan takımların son 7 lig maçında kırmızı kart görmesi ilginç istatistik olarak göze çarpıyor. Bu galibiyet ile birlikte 7.sıraya çıktılar ve mükemmel bir form yakalamışlar. Oynadıkları son 12 lig maçında sadece Real Madrid'e kaybetmişler ve bu performansı devam ettirmeleri durumunda Avrupa kupalarına katılabilirler. Kadrolarının bunun için yeterli olduğu söylenemez ama kendi alt yapılarından gelen oyunculara yatırım yapmaları ilerleyen yıllarda önemli katkı yapacaktır takıma. Zaragoza'ya baktığımızda ise son haftalarda yaşadıkları puan kayıplarının ardından hafta sonunda zorlu Osasuna deplasmanına çıkackalar ve Manolo Jimenez'in takımı o maçta en azından 1 puanı hedefleyecektir. Özellikle iç saha maçlarında iyi sonuçlar alamamaları durumunda ligde kalma şansları çok fazla değil.
ATHLETİC BİLBAO 0 – 4 ESPANYOL
Ligde haftanın merakla beklenen maçlarından birisiydi ve maçın favorisi Athletic Bilbao'ydu. Bask ekibi maça çok hızlı başladı ve üst üste 3-4 pozisyondan yararlanamadı. Ardından duran toptan Espanyol Hector Moreno ile öne geçtikten sonra maçın geri kalan bölümü rahat geçti Javier Aguirre'nin takımı için. Bilbao'nun gol aradığı ve savunmada boşluklar verdiği bölümlerde 2 dakikada 2 gol bularak işi bitridiler. Verdu'nun maçın bitimine 15 dakika kala attığı gol ise skoru belirledi. Zorlu deplasmanda önemli bir galibiyet alarak çıkışını sürdürdü Espanyol ve Aguirre yönetiminde oynadıkları 9 maçta sadece 1 kez-Barcelona'ya-yenilmişler ve bu maçlarda 18 puan toplamışlar. Bu galibiyet ile birlikte düşme potasıyla aralarındaki puan farkı 8'e çıktı ve ilerleyen haftalarda çok dengesiz sonuçlar almamaları durumunda rahat bir şekilde ligde kalacaklar. Bilbao'nun ise ligin en istikrarsız takımlarından birisi olduğunu bir kez daha gördük. Maçın başında girdikleri pozisyonları değerlendirseler her şey çok daha farklı olabilirdi ama bu sezon bir türlü istikrarı yakalayamamaları takımı kötü şekilde etkiliyor. Son 3 maçta alınan 5 puanın ardından teknik direktör Bielsa yine eleştirilmeye başlandı ve o takımın başında kaldığı sürece böyle istikrarsız performans devam edecek gibi gözüküyor. Avrupa kupalarına katılmaları bundan sonra çok zor ve bu kadroyla ligde düşmeleri de olası gözükmüyor. Ligin geri kalan bölümünde hedefsiz bir Athletic Bilbao izleyeceğiz.
RAYO VALLECANO 2 – 1 ATLETİCO MADRİD
La Liga'da 2.lik mücadelesi veren Atletico Arda'nın yedeklerde başladığı maçta hiç ummadığı bir mağlubiyet alarak ağır bir yara almış oldu. Ligin formda ekibi Vallecano deplasmanına konuk olan ekip ilk yarıda oldukça kötü bir performans gösterirken beklentileri karşılayamadı. Kaptan Piti'nin tekrardan takıma dönüş yapmasıyla ilk yarıya etkili başlayan Vallecano henüz 3.dakikada Piti'nin ortasınsda Bangoura'yla golü buldu. Golün şokuyla maça tutunmaya çalışan Atletico pozisyonlara girse de Adrian ve Falcao bunları değerlendiremedi. 21'de Dominguez'in sert şutunda kaleci Courtois harika çıkardı. 32'de hızlı atak yakalayan ev sahibinde sağ kanattan Bangoura'nın ortasına dokunan Baptistao farkı 2'ye çıkardı. İlk yarı bu sonuçla biterken Atletico çok silik bir görüntü verdi. 2.yarıya Arda'nın oyuna girmesiyle daha istekli başlayan Atletico hücumda etkili olmaya başladı. Falcao'yla girilen 2 net pozisyonda kaleci Ruben 2 müthiş kurtarış yaparak rakibinin umutlarını söndürdü. Oyunun son 10 dakikalık diliminde Arda'yla etkili olan konuk ekip milli futbolcumuzun girdiği pozisyonda şut az farkla dışarı gitti. Mücadelenin son saniyelerinde ise kornerde oluşan karambolde topu önünde bulan Falcao maçın skorunu tayin etti 2-1. Atletico bu sonuçla deplasmanlardaki kötü görüntüsünü devam ettirirken en yakın takipçisi Real'in puan farkını 4'e düşürmesini engelleyemedi. Formda Arda Turan'ın yerine Adrian'ın oynaması Simeone'ye eleştirileri getirirken Arda'nın 2.yarıdaki futbolu beğeni topladı. Vallecano iç sahadaki müthiş serisini sürdürürken Avrupa Kupaları yolunda önemli bir adım daha atmış oldu.
REAL BETİS 0 – 0 VALLADOLİD
Benito Villamarin'deki maça her 2 takım da önemli oyuncularından yoksun çıkmıştı. Betis'de bu sezon 12 gol, 2 asist ile takımın en önemli oyuncusu Ruben Castro, Valladolid'de ise 5 gol, 5 asist yapan Patrick Ebert bu maçta yoktu. Ebert'in eksikliği özellikle deplasman maçlarında takımı kötü etkiliyor ve maç boyunca Miroslav Djukic'in takımı pozisyona girmekte zorlandı ve hiç pozisyon bulamadılar diyebiliriz. Ligde 30 puanla 10.sırada yer alıyorlar ve lige yeni çıkan takımlar arasında en istikrarlı futbolu sergileyen takım durumundalar ve şu ana kadar sergiledikleri performansı devam ettirmeleri durumunda ligi rahat bir şekilde orta sıralarda bitirecekler. Betis'e baktığımızda ise takımda son haftalarda yaşanan düşüş devam ediyor. 2011 Kasım ayından bu yana ilk kez kendi sahalarında gol atamadılar ve oynadıkları son 4 lig maçında galibiyet alamadıklarını ve sadece 1 gol atabildiklerini görüyoruz. Maçın ilk yarısında hucumda hiç etkili olamadılar ve Benat'ın uzak mesafeden tehlikeli şutu dışında etkili pozisyonları yoktu. 2.yarıda biraz toparlandılar ve 3-4 net pozisyona girdiler fakat Diego Castro'nun olmaması bitiricilik anlamında sıkıntı yaşamalarına neden oldu. Alınan kötü sonuçlarla birlikte Pepe Mel'in takımı ligde 8.sıraya kadar düştü. Özellikle iç saha maçlarında sergilenen kötü performans takımı kötü etkiliyor ve şu ana kadar oynadıkları 12 iç saha maçında sadece 5 galibiyet alabildiklerini görüyoruz. Avrupa kupalarına katılma yolunda işleri kolay değil, zorlu rakipleri var ve bu iç saha performansıyla Avrupa ligi için mücadele etmeleri zor diye düşünüyorum.
Erdem KAYA
futbolarena.com

