QPR – NORWICH 0-0
Güçlü takımlara karşı önemli puanlar toplayan QPR için mutlak kazanılması gereken bir maçtı. Fakat maça iyi başlayamadılar. İlk yarı boyunca Taarabt'ın ceza sahası dışından kaleyi yokladığı pozisyon dışında hiç etkili olamadılar. Norwich ise ilk yarıda Hoolahan ve Snodgrass ile gole yaklaştı. Bu pozisyonlar dışında ilk yarıda kayda değer bir başka tehlike olmadı. İkinci yarıda 53'te Snodgrass'ın sağdan ortaladığı topa Hoolahan dokundu ancak Cesar gole izin vermedi. Hemen ardından 55'te Norwich savunması kaleciye geri pas vermek isterken Mackie araya girdi ve kaleci Bunn'ın müdahalesiyle yerde kalınca hakem penaltı noktasını gösterdi. Topun başına geçen Taarabt vuruşunu yaptı ancak Bunn iyi uzanarak gole izin vermedi. Ardından ceza sahası dışında topla buluşan Taarabt yine kaleyi yokladı ama Bunn güçlükle de olsa golü engelledi. Norwich'te ise B.Johnson yine ceza sahası dışından sert vurdu ancak bu kez de Cesar topu çelmeyi başardı. Yine uzaktan şutlarla gol aramaya devam eden konuk ekipte bu kez Snodgrass uzak mesafeden sert vurdu fakat yine kaleci Cesar gole izin vermedi. Mücadelenin son bölümlerinde ise ev sahibinden bu kez Townsed uzaktan şansını denedi ama iyi bir maç çıkaran Bunn bu şutu da engellemeyi başardı ve mücadele 0-0 tamamlandı. QPR maç öncesi beklentilerimin çok altında bir performans sergiledi. Norwich ise deplasmanda olmasına rağmen rakibine göre daha tehlikeli oldu ve bu beraberlikle puanını 28'e yükseltti.
ARSENAL – STOKE 1-0
Mücadelenin ilk yarısında çok fazla gol pozisyonu yaşanmadı. Stoke City'nin katı savunması karşısında pozisyon bulmakta zorlanan bir Arsenal vardı. Ev sahibi takım ilk tehlikeli pozisyonunu 31. dakikada yarattı. Sağ kanattan kullanılan kornerde Wilshere ortaladı, kale dibinde topu önünde bulan Chamberlian müsait pozisyonda golü atamadı. Ardından orta sahadan atılan topa hareketlenen Chamberlian ceza sahası içinde vuruşunu yaptı ama Begovic gole izin vermedi. Arsenal ikinci yarıda da rakibin katı savunması karşısında zorlanmaya devam etti. Dakikalar 78', gösterene kadar kayda değer bir gol pozisyonu üretemediler. 78'de kazanılan serbest vuruşta Podolski topu ağlara göndererek takımını 1-0 öne geçirdi. Ardından orta sahada topu kapan Cazorla ceza sahasına doğru hareketlenip şutunu attı savunmadan dönen top yine İspanyol futbolcunun önünde kaldı ve bir kez daha vuruşunu yaptı ama top üstten dışarı çıktı. Bu pozisyonla birlikte mücadelede başka bir tehlike yaşanmadı ve maç 1-0 tamamlandı. Arsenal açısından kazanmak ve maçı gol yemeden tamamlamak önemli. Fakat bu kez gol yollarında çok tutuk bir görüntü sergilediler. Stoke ise maç boyunca o bildiğimiz klasik yapıda mücadele etmesine rağmen, duran toptan gelen gole engel olamayınca maçı kaybetti.
EVERTON – ASTON VILLA 3-3
Aston Villa maça adeta 0-1 önde başladı. Henüz dakikalar 2'yi gösterirken N'Zogia'nın pasıyla ceza sahasına giren Benteke karşısında ki Heitinga'dan kurtulup şutunu attı ve takımını öne geçirdi. Bu golden sonra beraberlik için yüklenen Everton golü bulmakta çok gecikmedi. 21'de ceza sahası içinde topla buluşan Anichebe arkasındaki Clark'tan dönerek sıyrıldı ve topu ağlara göndererek skoru 1-1'e getirdi. Fakat Everton'lı taraftarların sevinci tam bitmeden konuk ekip bir kez daha öne geçti. 24'te Westfood'un sağ kanattan ortaladığı topu Agbonlahor kafayla ağlara gönderdi ve durum 1-2 oldu. İkinci yarıda konuk ekip Agbonlahor'un harika ara pası sonucu kaleciyle karşı karşıya kalan Weimann ile net bir pozisyon yakaladı ancak sonuç alamadı. Ataklarına devam eden Villa 61'de sağ kanattan Lowton'un ortasına şık bir kafa vuruşu yapan Benteke ile farkı 2'ye çıkardı. Bu dakikaya kadar sergilediği oyunla umut vermeyen Everton'ın durum 1-3 olduktan sonra maçı bırakacağını düşünmüştüm. Fakat Moyes'in öğrencileri adeta bu dakikadan sonra açıldı. 69'da Anichebe ile paslaşmaları sonucunda ceza sahasına giren Fellaini farkı 1'e indirdi. Bu golden sonra baskısını arttıran Everton Jelavic ve Oviedo ile gole yaklaştı ama sonuç alamadı. Maç tam bitti dediğimiz anlarda yine Fellaini sahneye çıktı ve köşe vuruşundan gelen ortaya iyi yükselerek kafayı vurdu ve 90+3'te takımına 1 puanı kazandırdı. Everton maç boyunca bariz bir şekilde üstün bir oyun ortaya koydu. Fakat savunmada yapılan hatalar neticesinde kalesinde 3 gol görünce galip gelemedi. Özellikle Heitinga'nın kötü gününde olması onları çok zor durumlara soktu. Villa açısından ise alınan 1 puan çok değerli ama sahalarında maç kazanamadıktan sonra bu puanın bir değeri olmayacak.
NEWCASTLE – CHELSEA 3-2
İlk yarının genelinde düşük bir tempo vardı. Maçın ilk tehlikeli atağını konu ekip Chelsea gerçekleştirdi. 32'de Lampard'ın uzun topuna hareketlenen Demba Ba ceza sahasına girip şutunu attı, kaleciden dönen topa Ba bu kez kafayla vurdu fakat top yandan dışarı çıktı. 36'da Cabaye ceza sahası dışından vurdu savunmaya çarpan top Cisse'nin önünde kaldı. Kaleciyle karşı karşıya kalan Cisse müsait pozisyonda vuruşunu yaptı ama Cech gole izin vermedi. 40'ta Santon soldan ortasına Gutierrez iyi yükselip vurdu ve topu ağlara göndererek takımını 1-0 öne geçirdi. İlk yarı bu skorla tamamlanırken ikinci yarıda karşılıklı goller vardı. Chelsea bu devreye hızlı başladı. 55'te ceza sahası dışında topla buluşan Lampard, hafif sol çaprazdan çok sert bir vuruşla topu ağlara gönderdi ve skoru 1-1'e getirdi. Ataklarına devam eden Chelsea 61'de Torres'in pası sonucunda, ceza sahası içinde harika bir plase vuruşu yapan Mata ile öne geçmeyi başardı. Bu dakikadan sonra yeniden canlanan Newcastle 68'de aradığı golü buldu. Ani gelişen atakta savunma arkasına atılan topa hareketlenen Gouffran ceza sahasına girer girmez vuruşunu yaptı, Cech'ten dönen topu önünde bulan Sissoko ağlara gönderdi ve skoru 2-2'ye getirdi. Bu golden sonra oyunun temposu biraz düşse de ev sahibi ekip pozisyonlar buldu. Yine hızlı gelişen atakta sağ kanatta karşısında ki A.Cole rağmen topu önüne alan Sissoko ceza sahasına girip vuruşunu yaptı anca sonuç alamadı. Maç bu skor bitecek derken yeni transfer Sissoko yine sahneye çıktı. 90'da Santon'dan aldığı topa ceza sahası dışında bekletmeden vuran Sissoko kaleci Cech'i bir kez daha avlayarak golü attı ve takımına 3 puanı getiren isim oldu. Newcastle maç öncesinde de yazdığım gibi sakatların iyileşmesi ve yeni transferlerin takıma katılmasıyla birlikte iyi futbol oynamaya başladı. Chelsea gibi güçlü bir takım karşısında yeni transferleri sayesinde galibiyete uzandılar. Chelsea açısından bakıldığında ise önde oldukları bölümlerde bile savunmada çok fazla açık verdiler. Durum böyle olunca da maçtan puansız ayrılmak zorunda kaldılar.
READING – SUNDERLAND 2-1
Ev sahibi Reading maça hızlı başlayan taraf oldu. Henüz 7. dakikada sol kanattan Mcanuff yerden içeri ortaladı. Topu kontrol eden Kebe rakibinden sıyrılıp sert bir vuruş yaparak takımını 1-0 öne geçirdi. Beraberlik için yüklenen konuk ekipte, N'Diaye solda topla buluşup şut açısı aradı ve ceza yayı üzerinden sert vurdu. Federicci'den seken topa bu kez Larsson vurdu ama Federicci bir kez daha golü önlemeyi başardı. Baskısını sürdüren Sunderland ceza sahası içinde O'Shea'nin Pogrebnyak tarafından düşürülmesi sonucu penaltı kazandı. Topun başına geçen Gardner köşeye sert vurdu ve takımının beraberlik golünü attı. Galibiyet golü için yeniden yüklenmeye başlayan Reading duran toplarla tehlike yarattı. İlk yarıda serbest vuruştan yapılan ortaya Pogrebnyak kafayla vurdu fakat kaleci yakın mesafeden gelen topu çıkarmayı başardı. Bu kez sağ kanattan kullanılan kornerden gelen topa Mariappa iyi yükselip vurdu ama top üst direkten dışarı çıktı. İkinci yarıda ender gelişen Sunderland atağında Jonhson'ın pasıyla ceza sahasına sarkan N'Diaye çapraz vuruşunu yaptı ancak top yandan dışarı çıktı. Ardından soldan kullanılan kornerden gelen topa yeni transfer Graham kafayla vurdu fakat kaleci Federicci yine iyi bir kurtarışla golü önledi. Maçın 85. dakikasında ise serbest vuruştan Harte ortasını yaptı arka direkte Kebe iyi yükselip vuruşunu yaptı ve takımını 2-1 öne geçirdi. Bu golden sonra kalan dakikalarda başka gol olmadı ve mücadele 2-1 tamamlandı. Reading açısından bakıldığında alınan 3 puan oldukça kritikti. Sunderland ise Swansea maçına oranla daha etkiliydi ancak son vuruşlarda fazlasıyla şanssızdı.
WEST HAM – SWANSEA 1-0
West Ham maça çok etkili başladı ve ilk yarı boyunca özellikle Nolan ile çok önemli fırsatlar kaçırdı. İlk ciddi pozisyonda ceza sahasına gönderilen uzun topu Carroll indirdi, Nolan vuruşunu yaptı anca savunmaya çarpan top dışarı çıktı. Ardından Jaasklainen'in kaleci vuruşundan gönderdiği topu Carroll yine indirdi ve Diame'ye pasını verdi. Ceza sahası dışından sert vuran Diame kaleciyi avlayamadı. Ataklarına devam eden West Ham 21'de sağ kanattan gelen ortaya vuran Nolan ile gole yaklaştı ancak kaleci bu pozisyonda da başarılıydı. 36'da yine sağdan gönderilen topu Carroll ceza sahasına indirdi. Kaleciyle karşı karşıya kalan Nolan vuruşunu yaptı ancak Tremmel bu şutu da çıkarmayı başardı. 45'te sol çaprazda topla buluşan Vaz Te sert bir şut çıkardı ama kaleci bu pozisyonda da gole izin vermedi. İkinci yarıya da ev sahibi ekip hızlı başladı. Soldan Jarvis'in içeri çevirdiği topa Carroll vurdu top üstten dışarı çıktı. Ardından yine soldan Jarvis ortaladı, Carroll bu kez kafa vuruşu yaptı ama yine sonuç alamadı. 64'te ender gelişen Swansea atağında Hernandez sağdan ortaladı, Michu vuruşunu yaptı ancak top üstten dışarı çıktı. 71'de Swansea'nin savunmadan çıkarken kaptırdığı topu önünde bulan Carroll vuruşunu yaptı ancak Tremmel yine gole izin vermedi. Maçın başından beri sürekli gol arayan West Ham isteğini 77'de almayı başardı. Soldan kazanılan kornerden Noble ortasını yaptı, Carroll müthiş yükselip kafayı vurdu ve topu ağlara göndererek takımını öne geçirdi. Kalan dakikalarda ise bu skoru korumayı başaran West Ham hak ettiği galibiyeti aldı.
WIGAN –SOUTHAMPTON 2-2
Mücadele karşılıklı ataklarla başladı. İlk ciddi pozisyonu ev sahibi ekip Wigan yarattı. 13'te Beausejour soldan ortaladığı topa Di Santo ayak koydu ama kaleci sonuç alamadı. 16'da Lambert'ın soldan ortaladığı topa hareketlenen Ramirez müsait pozisyonda kötü bir vuruş yaptı ve top dışarı çıktı. 25'te Beausejour kornerden ortaladı, Caldwell kafayla iyi vurdu ve takımını 1-0 öne geçirdi. İlk yarı bu skorla tamamlanırken, ikinci yarıda düşük tempoda başladı. 64'te gol için yüklenmeye başlayan So'ton aradığı golü buldu. Cork sağdan ortaladı, kafalardan seken topu önünde bulan Lambert kafa vuruşuyla topu ağlara gönderdi. Bu golden sonra baskısını arttıran konuk ekip, Wigan savunmasının uzaklaştırmak istediği topu bir anda önünde bulan Lallana ile gole yaklaştı ancak top direkten döndü. 72'de Shaw sol kanatta rakiplerinden sıyrılarak son çizgiye inip ortasını yaptı, arka direkte Lambert gelen topa gelişine vurdu ancak sonuç alamadı. 85'te hızlı gelişen atakta solda topla buluşan Rodriguez ceza sahasında son çizgiye inip pasını çıkardı. Kale dibinde müsait pozisyonda Schneiderlin vuruşunu yaptı ve takımını 2-1 önde geçirdi. Maçın son dakikasında ise Beausejour soldan ortaladığı top kafalardan sekti ve direk dibindeki Maloney'in önünde aldı. O da kolay bir vuruşla golü atarak takımına 1 puanı getirdi. Wigan ilk yarıda biraz daha etkili olan taraftı. Fakat ikinci yarıda tamamen So'ton hâkimiyetinde geçen bir maç oldu. Buna rağmen son dakikada da olsa Wigan açısından alınan 1 puan önemliydi.
FULHAM – MANCHESTER UTD 0-1
İlk yarı karşılıklı ataklarla geçti. Her iki takımda önemli pozisyonlar buldu. Dakikalar 8'i gösterirken Van Persie kornerden ortaladı, savunmaya çarpıp kaleye giden top Schwarzer'dan dönüp Evra'nın önünde kaldı. Fransız futbolcu kale dibinde vurdu üst direkten dönen topa bu kez Rooney vurdu ama bu seferde çizgi üzerinde Riether gole izin vermedi. 12'de Riise ceza sahası dışından çok sert vurdu ama De Gea gole izin vermedi. 15'te Riise yine solda topla buluşup içeri doğru hareketlendi ve Ruiz'e bıraktı. O da ceza sahası yayı üzerinde vuruşunu yaptı top direkten geri döndü. Ardından Rooney soldan ortaladı Hangeland ters bir vuruş yaptı ama top direkten döndü. Rooney 32'de Cleverley'den ceza sahası üzerinde aldığı topa sert vurdu ama top bir kez daha direkte patladı. İlk yarı golsüz tamamlanırken, ikinci yarıda oldukça düşük tempoda geçti. Oyunun son bölümlerine kadar kayda değer bir pozisyon yaşanmadı. 79'da savunmadan atılan uzun topa hareketlenen Rooney ceza sahasına girip plasesini yaptı ve takımını öne geçiren golü attı. 90'da Riise soldan ortaladı Senderos iyi yükselip vurdu ama çizgi üzerinde Van Persie topu uzaklaştırdı. Dönen bu top bir anda Hernandes'in önünde kaldı ve o da rakibinden sıyrılarak kaleciyle karşı karşıya kalıp vuruşunu yaptı anca bu kez Riether ağlara giden topu çıkarmayı başardı ve mücadele 0-1 sonuçlandı. Fulham'ın mağlubiyeti hak edecek bir oyun oynamadığını düşünüyorum. Önemli fırsatlar yakaladılar ama direklere takıldılar. Aynı şekilde ManU'da direklere takıldı ama bulduğu tek golle 3 puanı almayı bildi.
WBA – TOTTENHAM 0-1
Mücadelenin ilk atağında 7. dakikada Lukaku ceza sahası dışından şutunu çıkarı ama kaleci Lloris gole izin vermedi. Hemen ardından 8. dakikada Lennon sağ kanattan ortaladı arka direkte Dempsey vurdu ama top yandan dışarı çıktı. 21'de Dorrans'ın şık ara pasıyla ceza sahasında topla buluşan Long şutunu çıkardı ama kaleci yine gole izin vermedi. 34'te ceza sahası yayı üzerinden kazanılan serbest vuruşta Bale çok sert vurdu ama top üstten dışarı gitti. İlk yarının son dakikasında ceza sahası dışında topla buluşan Bale yine çok sert vurdu ama kaleci Foster topu çelmeyi başardı. İkinci yarının hemen başında Popov ile Walker arasında yaşanan gerginlik sonucunda hakem Popov'a kırmızı kart gösterdi ve ev sahibi ekip 10 kişi kaldı. 54'te yeni transfer Holtby sol çaprazdan şutunu attı ama kaleciyi avlayamadı. 67'de Walker'den aldığı pasın ardından rakibinden sıyrılan Bale ceza sahası dışından sert ve düzgün bir vuruş yaparak şık bir gole imza atarak takımını 0-1 öne geçirdi. 78'de Dembele'nin pasıyla ceza sahasına giren Dempsey sol çaprazdan vuruşunu yaptı ancak sonuç alamadı. 80'de savunma arkasına atılan topa hareketlenen Long ceza sahasına girer girmez kaleyi yokladı ama vuruşu çok zayıftı. Kalan dakikalarda da kayda değer başka bir pozisyon olmadı ve mücadele Tottenham'ın galibiyetiyle sonuçlandı. WBA özellikle ikinci yarının başında eksik kalınca pek etkili olamadı. Tottenham ise Bale faktörüyle bu zorlu deplasmandan önemli bir galibiyet almış oldu.
M.CITY – LIVERPOOL 2-2
M.City henüz 1. dakikada gole yaklaştı. Savunmanın uzaklaştırmak istediği topu bir anda önünde bulan Silva sert bir vuruş yaptı ancak Reina güçlükle de olsa topu çelmeyi başardı. 14'te Jonhson'ın ceza sahasına doğru havalandırdığı topu Sturridge kontrol etti ve kaleciden sıyrılıp şutunu attı ama son anda araya giren Zabaleta gole izin vermedi. 23'te Milner'ın sol kanattan yerden çevirdiği topa Dzeko kale önünde vurdu ve takımını 1-0 öne geçirdi. 29'da ceza sahası dışında topla buluşan Sturridge çok sert ve düzgün bir vuruş yaparak topu ağlarla buluşturdu. 45'te Enrique ortasını yaptı arka direkte Suarez voleyi vurdu ama sonuç alamadı ve ilk yarı 1-1 sonuçlandı. 51'de Downing ortasını yaptı arka direkte Suarez çok sert bir şekilde içeri çevirdi ama son anda araya giren Lescott golü önledi. 62'de ceza sahası içinde topla buluşan Suarez, sol çaprazdan plaseyi yaptı ama top yandan dışarı gitti. 72'de Enrique'nin soldan ortaladığı topu savunma uzaklaştırmak isterken top Gerrard'ın önüne düştü. Ceza sahası dışından topa çok sert vuran kaptan harika bir gol attı ve Liverpool 1-2 öne geçti. 77'de Gerrard bu kez sert bir orta yaptı, Sturridge kafayla dokundu ama top yandan dışarı çıktı. 78'da Barry'nin savunma arkasına attığı topa Reina ile birlikte hareketlenen Aguero rakibinden sıyrılıp sağ çaprazdan açısı çok dar olmasına rağmen golü atarak skoru 2-2'ye getirdi. Kalan dakikalarda iki takımda temkinli oynamaya başlayınca, mücadelede başka gol olması ve maç 2-2 tamamlandı. M.City açısından bakıldığında 2 puan kayıp sayılabilir ama oyuna göre bence puan kazandılar. Liverpool ise rakibine göre daha etkili bir oyun çıkardı. Onlar adına en önemlisi ise bu tarz büyük maçları kaybetmemeyi yavaştan öğrenmeye başlamalarıydı.
