comScore

La Liga'da Haftanın Özetleri

01 Ocak 1970, Perşembe 02:00

La Liga'da bu hafta sonu oynanan tüm karşılaşmaları yazarlarımızdan Erdem Kaya değerlendirdi.

VALLADOLİD 2 – 2 ATHLETİC BİLBAO

 

Ligde haftanın en keyifli maçlarından birisini izledik diyebiliriz. Geçtiğimiz hafta A.Madrid karşısında harika bir futbolla kazanan Bilbao çıkışını devam ettirmek isterken Valladolid ise Avrupa Kupaları iddiasını canlı tutmak istiyordu. Karşılaşma hızlı başlarken henüz 8.dakikada Rukavina'nın ortasında J.Guerra çok iyi yükselerek yaptığı kafa vuruşuyla Valladolid'i 1-0 öne geçirdi. Bilbao henüz şoku atlatamadan Valladolid hızlı oyununa devam etti. 15.dakikada sahneye Bueno çıktı ve farkı 2'ye çıkartan golü attı 2-0. Gollerden sonra toparlanmaya çalışan Bilbao ise maçta tutunmak adına çok önemli bir dakikada golü buldu. 22.dakikada Susaeta'nın pasında topla buluşan de Marcos durumu 2-1'e taşıdı. Bu golle birlikte umutlanan Bilbao üst üste ataklara girerken 29'da de Marcos 35'de Aduriz'le girilen net pozisyonları değerlendiremedi. 42'de Valladolid kontratağında Larsson'un vuruşu yandan dışarı gitti. İlk yarı bu sonuçla biterken 2.yarının hemen başında belki de maçın kırılma anı yaşanırken Guerra'nın şutu direkten döndü. Bu pozisyonun hemen ardından Bilbao Susaeta'yla golü bulurken skora eşitlik geldi 2-2. Golden sonra iki takımda tempoyu düşürürken Bilbao'nun sezon başına göre en iyi oynadığı dönemlerden birisi diyebiliriz. Oscar 67'de Bilbao kalesini yokladı ancak top dışarı gitti. Kalan son 20 dakikada da fazla risk alınmazken karşılıklı birer ataklar daha değerlendirilemeyince mücadele 2-2 sona erdi. Bence Bilbao'nun aldığı bu puan ilerleyen haftalar için de umut olacaktır. Çünkü bu sezon kırılgan yapıları bir çok maçta kolay mağlup olmalarına neden oluyordu. Valladolid'de ise Manucho yorgunluğunu atlatınca daha tehlikeli olacaktır. Ayrıca Zaragoza maçında sakatlanan Ebert'in yokluğu Oscar'ın verimliliğini de düşüren unsur oluyor.

 

OSASUNA 1 – 0 CELTA VİGO

 

Ligde kalma mücadelesi veren iki ekibin mücadelesinde  Osasuna evinde Celta Vigo'yu ağırladı. Konuk ekipte hücum oyuncusu Krohn-Dehli'nin yokluğu elbette büyük sorundu ancak Lizbon'dan alınan Pranjic'in hücum hattına uzun solukta önemli katkılar yapacağı düşünülüyordu. İlk yarıda iki ekipte temposuz bir futbol sergilerken topa daha çok hakim olan ev sahibi avantajıyla Osasuna'ydı. 22'de Armenteros, Cejudos'un ortasında yaptığı kafa vuruşu sonucu direğe takıldı. 30'da Celta'da takımın en önemli ismi Aspas'ın kişisel becerileriyle getirdiği topta vuruşunda sonuç çıkmadı. Kalan dakikalarda uzaktan şutlar ve duran toplarla etkili olmaya çalışan ekipler bunda başarılı olamadı. Özellikle Javi Varas'ın yüksek konsantrasyonu Osasuna'nın golünü geciktirdi. İlk yarı 0-0'lık eşitlikle biterken 2.yarıda tempo çok yüksekti. Ev sahibi Osasuna ligde kalmak adına işlerinin zor olduğunu bilerek oyuna daha da asılırken Celta klasik deplasman sorunlarından birini yaşıyordu. Cejudo, Nino ve Armenteros'la kaleyi yoklayan ekip korner organizasyonunda gelen golle öne geçmeyi başardı. İki takımda 4-2-3-1 formatında oynadığından birbirine yakın oyunlar yüzünden hatalar olmadıkça pozisyonlar gelişmedi.  Golden sonra da Osasuna açılan rakibi karşısında önemli ataklar yakalasa da Varas'a takıldı. Sezonun ilk yarısına göre daha istekli bir Osasuna izliyoruz 2.yarıda. Bu sebeple iç saha maçlarında rakip kim olursa olsun zorluk çıkaratacak yapıları var.  Maçı kazanan Osasuna rakibini küme düşme hattına iterken düşme hattından tam 21 hafta sonra kurtulmayı başardılar.

 

GETAFE 3 – 1 DEPORTİVO LA CORUNA

 

La Liga'ya 1 sezonluk aradan sonra dönüş yapan Deportivo için işler hiçte iyi gitmiyor. Vasat kadrolarıyla yola devam eden ekip devre arasında 2-3 transfer yapsa da henüz karşılığını alamadı. Üstelik A.Madrid'den gelen Silvio ve Assunçao'nın kırmızı kart görmeleri sıkıntıları beraberinde getirdi. Getafe ise rahat bir sezon geçirirken iç sahadaki maçlarla tutunmaya çalışan bir ekipler. Erken dakikalarda Moya'nın Riki'yi düşürmesi sonucu kazanılan penaltıyı Pizzi gole çevirdi. 10 kişi kalmasına rağmen rakibi üzerinde baskı kurabilen Getafe bundan yararlanıp ani gelişen atakta savunmanın büyük hatası sonucu Castro'yu düşürmeleri bu kez Getafe'nin penaltı kazanmasını sağladı. Castro penaltıyı gole çevirirken maç gerçekten de tempoluydu. İlk yarıda çok fazla pozisyon olmazken 2.yarıda da maçın hakimi Getafe'ydi. Colunga'yla girilen pozisyonda kaleci Aranzubia başarılı olurken Getafe'nin 10 kişiyle bu kadar etkili olması da beklenmeyen bir durumdu. Son 20 dakikalık bölümde karşılıklı ataklar olurken Deportivo'nun da 10 kişi kalması Getafe'nin işini kolaylaştırdı. 3 dakika içinde 2 gol bulan Getafe'de Alvaro ve Colunga'nın golleri çok şıktı. Alınan bu galibiyetle Getafe ligde iyice rahatlarken Deportivo ligin dibine demir attı. Üstelik Osasuna, Espanyol, Granada gibi ekiplerin kazanması da işlerini oldukça zorlaştıran sebepler olacak.

 

ESPANYOL 3 – 2 LEVANTE

 

Aguirre'nin gelişiyle şaha kalkan Espanyol 9 maçlık periyotta sadece derbide Barcelona'ya kaybetti. 4 galibiyet 4 beraberlik 1 mağlubiyetlik seriyle harika bir çıkış yakalayan ekip bir anda düşme hattının 4-5 puan üzerine çıktı.  Levante ise gözlenen bir düşüş olduğu belliydi –ki son 4 haftalık süreçte 1 galibiyet alabildiler. Ancak yine de Malaga ve Betis'in kayıpları Avrupa Kupaları iddialarının devam etmesini sağlıyor. İlk yarıda Levante kontratağında Martins kaleciyi de geçmesine rağmen vuruşunda Hector topu çizgiden çıkardı. Karşılıklı ataklar şeklinde geçen maçta Capdevilla sol kanadı etkili kullanırken ortasında Longo pozisyonu değerlendiremedi. İlerleyen dakikalarda baskısını arttıran Espanyol'de Simao'nun açtığı ortada cezasahasında yaşanan karambolde İborra'nın sırtına çarpan top ağlara gitti. Espanyol ilk yarı önde kapatırken 2.yarıya hızlı giriş yapan Levante oldu. Savunmadan atılan uzun topta Colotto'nun hatasını çok iyi değerlendiren Ruben kafayla aşırtarak eşitliği sağladı. Stuani'nin girişiyle tekrardan hareketlenen Espanyol yeniden gol arayışlarını arttırırken Stuani-Sergio Garcia iş birliğinde 2 dakikada gelen 2 golle birlikte ev sahibi müthiş rahatlıyordu. Son bölümde Martins'in golüyle ümitlenen Levante son dakikada beraberlik golüne de yaklaşmıştı ancak kafa vuruşu çizgiden çıkınca bu şansı değerlendiremediler. Puanını 25'e çıkartan Espanyol için zorlu bir süreç başlayacak. Üst üste Bilbao, Betis ve Atl.Madrid maçlarına çıkacak ekip mutlak surette galibiyet çıkarmak zorunda. Yoksa yeniden düşme hattında bulabilirler kendilerini.

 

GRANADA 1 – 0 REAL MADRİD

 

Real Madrid açısından Barcelona ile aradaki puan farkı bir ara 18'e çıktıktan sonra lig artık bitmişti diyebiliriz. Yeni yıla iyi bir başlangıç yaparak bu maça kadar oynadıkları maçlarda mağlubiyet almamışlardı fakat Granada karşısında çok kötü bir takım izledik. Özellikle ilk yarıda savunmada yapılan önemli hatalar vardı ve pozisyona girmekte zorlandılar. 2.yarıda da tüm çabalara rağmen Granada savunması karşısında etkili olamadılar. Forvette Benzema ve Higuain'in bu sezon bir türlü istenilen formu yakalayamaması da takımı kötü etkiliyor. Daha 3 gün önce Barcelona ile kritik bir maçın ardından böyle yorgunluk belirtileri olması da takımı etkiledi ama en önemlisi oyuncuların motivasyon olarak böyle maçlara hazırlanamamalarıydı. Ligde Atletico Madrid ile 2.sıra için mücadele edecekler fakat bundan sonra ligde 2 önemli maçları Atletico Madrid ve Barcelona kaldı. Gelecek hafta Sevilla karşısında iyi skor alarak hafta içinde oynanacak Manchester maçı öncesi moral bulmaya çalışacaklar fakat Mourinho bu maçta da bazı önemli oyuncularına mutlaka dinlenme fırsatı verecektir. Granada'da ise yeni teknik direktör Lucas Alcaraz takımın başında çıktığı ilk maçta Real Madrid'i yenerek önemli bir başlangıç yaptı. İlk yarıda Ronaldo'nun kendi kalesine attığı golün ardından savunmada Real Madrid'e alan vermeyerek kolay bir galibiyet aldılar. Ligde son 10 sezonda kaleyi bulan şutu olmayan ve maç kazanan ilk takım olduklarını da belirtmek lazım ilginç bir istatistik olarak. Transfer döneminde takıma katılan Nolito, Recio ve Aranda gibi oyuncular maça ilk 11'de başlamışlardı, diğer yeni transfer Malaga'dan gelen Buonanotte ise sonradan oyuna girdi. Bu sonuçla birlikte Alcaraz'ın takımı düşme potasıyla aradasındaki puan farkını 3'e çıkardı ve yeni transferlerin takıma nasıl katkı yapacaklarını ilerleyen haftalarda daha net bir şekilde göreceğiz.

 

MALAGA 1 – 1 REAL ZARAGOZA

 

Şampiyonlar Ligi'nde yoluna devam eden Malaga, küme düşme hattından uzaklaşmak isteyen Zaragoza'yı konuk etti. Bir dönem Fenerbahçe'de forma giyen Lugano'nun da ilk kez 11'de çıktığı mücadelede Zaragoza maça hızlı bir giriş yaptı. 13. dakikada Fernandez'in ortasında penaltı noktası üzerinde topla buluşan Helder Postiga bekletmeden yaptığı düzgün vuruşla kaleci Caballero'yu mağlup etmeyi  başardı 1-0. 23. dakikada  Paredes ceza sahası içinde topa elle müdahale edince hakem penaltıyı çaldı. Topun başına geçen Isco, skora denge getirdi 1-1. 28'de soldan açılan ortada savunmadan seken topa vuran İsco gole yaklaşsa da çizgiden savunma çıkardı. 32'de J.Gamez sağ çaprazdan vurduğu şutta kaleci Roberto'ya takıldı. İlk yarı 1-1 biterken 2.yarıda da Zaragoza'nın maça hakimiyeti gözler önündeydi. 54'te Apono şutu direkten dönerken 61'de Rodriguez'in şutunu kaleci Caballero harika çıkardı. Malaga'da 5 ay sonra Baptista oyuna dahil olurken  73'te Postiga ve 81'de Apono ile girilen pozisyonlar da değerlendirilemeyince iki takımda 1'er puana razı oldular. Malaga bir kez daha evinde beklenmedik bir puan kaybı yaparken Şampiyonlar Ligi yolunda böyle kayıpların olmaması gerek. Zaragoza ise oynadığı futbolla 3 puanı hakketmişti fakat 1 puanda onlar için iyi oldu.

 

SEVİLLA 2 – 1 RAYO VALLECANO

 

Sevilla yeni teknik direktörü Unai Emery ile çıkışa geçmiş gibi gözüküyor. Hafta içinde Kral kupası yarı final ilk maçında deplasmanda Atletico Madrid'e kaybetmelerine rağmen iyi futbol sergilediklerini söylemek lazım. Ligde ise Emery yönetiminde oynadıkları 3 maçta 7 puan toplayarak 10.sıraya kadar çıktılar. İlk 7 sırada yer alan kendi rakipleri olabilecek takımlardan hiç birisinin kazanamaması aradaki puan farkının kapanmasına neden oldu. Rayo karşısında ilk yarıda eşit bir oyun vardı sahada ama uzatma dakikalarında Rakitic'in golüyle öne geçmeyi başardı Sevilla. 2.yarının başında Dominguez'in penaltısıyla Rayo beraberliği yakalasa da golün hemen ardından Negredo ile öne geçen Sevilla maçın geri kalanında etkili oynayarak galibiyet almayı başardı. Bu maçta istenilen performansı sergileyemese de Navas ve Negredo'nun son haftalarda formda olduklarını ve takımın aldığı iyi sonuçlarda önemli pay sahibi olduklarını belirtmek lazım. 4.sırada yer alan Malaga ile aralarında 7 puanlık bir fark var ve istikrarlı sonuçlar almaya devam etmeleri durumunda Şampiyonlar ligine katılma mücadelesi vereceklerdir. Rayo ise bu sezon iç sahadaki performansını deplasman maçlalarına yansıtamıyor. Bu maçta takımın en önemli 2 oyuncusu Piti ve Leo'nun sahada olmaması takımı kötü etkiledi. Leo sonradan oyuna girse de onun çabaları galibiyet için yeterli olmadı. Bu sezon Paco Jemez'in takımı ligin en iyi futbolunu oynayan takımlarından birisi durumunda ama Avrupa kupalarına katılma şansları her şeye rağmen fazla değil. Bunu başarmaları için deplasman maçlarında daha iyi sonuçlar almaları ve ekstra performans sergilemeleri gerekiyor. Gelecek hafta Atletico Madrid ile Vallecas'ta zorlu bir maça çıkacaklarını ve bu maçta alınacak beraberliğin kötü sonuç olmayacağını da belirtmek lazım.

 

VALENCİA 1 – 1 BARCELONA

 

Valencia için 2 hafta önce Real Madrid'e iç sahada 5-0 kaybettikleri maçın ardından daha da önemliydi. Barcelona karşısında iyi futbol ve alınacak puan ya da puanlarla taraftara da kendilerini affettirmek istiyordu Ernesto Valverde'nin takımı. Hafta içinde Real Madrid'in Barcelona'ya karşı oynadığına benzer bir futbol sergileyerek 1 puanı almayı başardılar. Barcelona'nın bu maça yorgun çıkmasının da etkisi çok büyüktü fakat son 3-4 sezonda olduğu gibi yine Barcelona'yı çok zorladılar ve son dakikalarda galibiyeti kaçıran taraftı Valencia. Bu beraberlik moral olarak da onlar için çok önemliydi ve ilerleyen haftalarda alınacak iyi sonuçlarla ilk 4 içerisinde yer alacaklarını düşünüyorum. Bu hafta Celta ile deplasman maçları var ve hafta içinde oynanacak Şampiyonlar liginde Psg maçını da göz önünde bulundurarak Valverde kadroda rotasyona gidebilir. Barcelona ise tam kapasite ile oynamadığı maçlarda bile en kötü durumda beraberlik alabileceğini gösterdi. Jordi Roura'nın yönettiği takım yine maç boyunca daha fazla topla oynamasına rağmen eskisi gibi etkili değildi. Maç boyunca kaleyi bulan 2 şutları vardı ve bu sezon Barcelona için en düşük sayıydı bu. İlk yarıda penaltı dışında Valencia kalesine şutları yoktu, 2.yarıda savunma arkasına atılan toplarla etkili olmaya çalıştılar ve Fabregas'ın karşı karşıya kaçırdığı pozisyon da vardı fakat genel olarak Valencia maç boyunca daha etkiliydi. Kendi standartlarında Barcelona bu maçta iyi futbol oynamadı ama bunun bile zorlu maçta 1 puan için yeterli olduğunu gördük. Ligde en yakın rakibi olan Atletico Madrid ile 9 puanlık bir fark var ve bu Şampiyonlar ligi maçları öncesi teknik ekibe rotasyon yapma fırsatı da verecektir.

 

ATLETİCO MADRİD 1 – 0 REAL BETİS

 

Atletico Madrid için Barcelona ve Real Madrid'in puan kaybettiği haftada bu maçı kazanmak çok önemliydi ve sonradan oyuna giren Diego Costa'nın golüyle kazanmayı başardılar. Barcelona ile aralarındaki puan farkı 9'a inmesine rağmen gerçekci bir şampiyonluk hedefleri yok ve Real Madrid ile 2.sırayı almak için mücadele edecekler diye düşünüyorum ilerleyen haftalarda. Bu sezon şu ana kadar kendi sahalarında oynadıkları 22 maçı da kazanmış olmaları çok önemli bir istatistik. Kendi sahalarında rakiplerine neredeyse pozisyon vermiyorlar ve Betis karşısında da rakibin en önemli hucum silahları olan Ruben Castro, Pabon ve Campbell'i iyi kilitleyerek pozisyona girmelerine engel oldular. Bu maçta da net bir şekilde görük iç sahada Simeone'nin takımı çok mücadelecei bir futbol oynuyor ve ligin fizik ve kondisyon olarak en iyi takımı olduklarını düşünüyorum. 3 önce Sevilla ile kupa maçı oynamış bir takımın ligde böyle performans sergilemesi de bunun bir göstergesi. Diego Costa içinde parantez açmak lazım. Oyuna girdikten sonra takımı ateşleyen ve galibiyeti getiren oyuncuydu. Bu sezon takımın mücadele ettiği kupalarda en çok asist yapan ve Falcao'nun ardından en çok gol atan oyuncu konumunda. Özellikle iç saha maçlarında bu performans devam ettirmeleri durumunda Real Madrid'in onları yakalaması hiç kolay gözükmüyor. Betis ise son haftalarda formsuz bir görüntü içerisinde. Ligde oynadıkları son 3 maçta galibiyet alamadıkları gibi istenilen performansı da sergileyemiyor Pepe Mel'in takımı. Orta sahada takımın en önemli oyuncularından birisi olan Benat son 2 maçta ideal performansından çok uzaktı ve Rayo karşısında olduğu gibi bu maçta da 60 dakika sahada kaldı. Gerçekci olmak gerekirse ilk 4 şansları hiç kolay değil ve Şampiyonlar ligine katılabilecek bir potansiyeli yok takımın. Avrupa kupaları için mücadele edeceklerini düşünüyorum ve gelecek hafta iç sahada Valladolid'i yenerek çıkışa geçmeyi hedefleyecekler.

 

 

REAL SOCİEDAD 3 – 0 MALLORCA

 

 

Real Sociedad ligde son haftaların en formda takımlarından birisi. Ligde oynadıkları son 12 maçta sadece Real Madrid'e yenildiler ve Mallorca karşısında da etkili bir performansın ardından kazanmayı başardılar. Rakibin ilk yarıda 10 kişi kalmasının da bunda çok büyük etkisi oldu fakat Barcelona, Real Madrid, Sevilla ve Valencia gibi takımlara karşı bu seride sergilenen performans çok etkiliydi. 2.yarının ilk dakikalarında golü bulmaları çok Mallorca savunmasını açmaları için çok önemliydi. Golün ardından rakip savunmada buldukları boşluklarla çok fazla pozisyona girdiler maçı rahat bir şekilde kazanmayı başardılar. Sociedad ile ilgili ilginç bir istatistik ise oynadıkları son 6 maçta rakiplerinin maçı 10 kişi tamamlaması ama takımın sergilediği performansı gölge düşürmemeli bu. Şu anda Avrupa kupalarına katılma mücadelesinin içerisinde yer alıyor Montainer'in takımı ve böyle istikrarlı sonuçlar almaya devam ederlerse ciddi bir şansları olduğunu düşünüyorum ama Valencia ve Sevilla gibi zorlu rakipleri olduğunu da belirtmek lazım. Mallorca ise bu maç öncesinde ligde son 3 maçını kaybetmişti ve bu maçta da 10 kişi kaldıktan sonra Sociedad karşısında direnç göstermeleri çok zordu. Son haftalarda takımın savunmada da yaşadığı sorunlardan dolayı fazla gol yiyorlardı ve alınan kötü sonuçların ardından teknik direktör Caparros'un görevine son verildi. Düşme potasında yer alıyorlar ve böyle dağınık görüntüde ligde kalmaları imkansızdı. Takımın başına eskiden 2002/03 ve 2006/10 yılları arasında çalıştıran tecrübeli teknik adam Gregorio Manzano getirildi. 2003 yılında takımın tarihinde ilk kez Kral kupasını kazandırmıştı ve 2010 yılında takımın ligi 5.sırada bitirmesine yardımcı olmuştu Manzano. Hafta sonunda çıkacakları Osasuna maçı onlar için hayati derecede önem taşıyor. Osasuna karşısında alınacak galibiyet moral olarak da takımı iyi yönde etkileyecektir ve ilerleyen haftalar için bu çok önemli.