comScore

Bundesliga 18. Hafta Panorama

01 Ocak 1970, Perşembe 02:00

Bundeliga'da 18. haftada oynanan karşılaşmaları yazarlarımızdan Onur Akpınar değerlendirdi.

SCHALKE – HANNOVER   5-4

 

Schalke'nin, Huntelaar'ın yokluğunda ofansif açıdan sorun yaşamasını bekliyordu bir çok kesim. Ancak beklentilerin tam tersi durum oldu ve Schalke gollü bir galibiyet elde etti. Maça geçersek, Schalke oyunu baştan itibaren daha isteyen taraftı. Hannover daha çok kontra ile çıkma çabasında olunca oyunun içine istediği gibi giremedi. İlk yarı golsüz bitecek denirken, Schalke taş atışı sonucu topu önünde bulan Farfan ile 1-0 öne geçti. İkinci yarıya hızlı başlayan Schalke, Draxler ile farkı 2'ye çıkardı. Golden kısa süre sonra Hannover'li Pinto'nun vuruşu rakip defansa çarpıp Hildebrand'ı çaresiz bıraktı ve durum 2-1'e geldi. Bu golle toparlanan Hannover kısa sürede Huszti ile beraberliği de sağladı. 2-2'ye geldikten sonra Schalke yeniden gol yollarında etkin olmaya çalışınca meyvesini hemen aldı. Hannover'in savunma zaaflarını iyi kullandılar ve kısa sürede Draxler ve Marica ile durumu 4-2 yaptılar. Golden hemen sonra Hannover, Huszti ile farkı 1'e indirdi ve bu dakikadan sonra beraberlik aramaya başladılar. Ancak savunmalarında açık vermeleri de kalelerinde tehlike yaratmaya başlamıştı. Oyunun son anlarına doğru Schalke, kontradan Holtby ile durumu 5-3'e getirdi. Karşılaşmanın skorunu ise günün şanssız ismi Diouf belirledi ve harika rövaşata vuruşuyla durumu 5-4 yaptı. Hannover'de yine savunma zaaflarının gözükmesi olumsuz noktaydı. Hücumda aktif olsalar da bu defansif anlayışla kazanmaları hayli güçleşiyor. Schalke için iyi oynadılar demek pek doğru olmaz ama iyi kullandılar rakiplerinin hatalarını. Huntelaar'sız olmalarına rağmen 5 gol bulmaları oldukça şaşırtıcı oldu. Onlarda rakibi gibi savunmada iyi gözükmedi ve ilerleyen haftalar da bu durum başlarına iş açabilir.

 

 

BAYERN MÜNİH – FÜRTH  2-0

 

Bavyera derbisi tek taraflı mücadele oldu. Fürth'de önemli eksiklerin de olması fazla direnç sağlayamamalarına neden oldu. Defansif yönü düşünmekten oyunun hücum yönünü yapamadılar. Bayern Münih, 26.dakikada Mandzukic ile öne geçmesini bildi. Golde Fürth kalecisi Hesl'ın hatası büyüktü. Bu dakikadan sonra Bayern Münih daha rahat oynadı, pozisyonlara kolay girse de son toplarda şanssızlardı. İlk yarı bu skorla biterken 2.devre de farksız başladı. Bayern Münih'in kontrolünde giden oyunda 54.dakikada Fürth oyuna ortak olma şansı yakaladı. Maçtaki tek net pozisyonu cömertçe harcayan ekip beraberlik şansından oldu. 61.dakikada ise kornerden gelen topa iyi yükselen Mandzukic, takımının ve kendisinin 2.golünü atarak skoru belirledi. Bayern Münih için kolay maç oldu diyebiliriz. Rakibi karşısında fazla zorlamadılar ve idare ederek galip gelmesini bildiler. Fürth adına söylenecek fazla bir şey yok. Eksiklerinde etkisiyle istenilen futbol olamadı, onlar adına 2.devre asıl Mainz karşısında başlayacak ve artık reaksiyon göstermeleri şart.

 

 

 

MAİNZ – FREİBURG  0-0

 

Karşılaşmanın başlayış şekline bakarak konuşulsa zevkli ve bol pozisyonlu bir maç olacaktı. Ancak dakikalar ilerledikçe daha durağan olan bir karşılaşma izledik. Maçın ilk atağını Freiburg, Guede ile yakaladı fakat sonuçsuz kaldı. Oyunun ilk 10 dakikasından sonra ise Mainz oyuna hakim olan taraf oldu. Özellikle Müller ile fırsatlar yakaladılar fakat bu pozisyonlardan Freiburg kalecisi Baumann yıldızlaştı. 40.dakikada oluşan karambolde topu önünde bulan Noveski zor olanı yaptı ve topu Baumann'ın üstüne attı adeta. İkinci yarı ise ilk 45 dakikaya oranla temposuz geçti. Freiburg'un beraberliğe razı oyun anlayışı Mainz'in de oyunu etkiledi ve istedikleri pozisyonları bulmakta zorlandılar. Bu yarıda İvanschitz düşürülmesi en çok konuşulan konu oldu. Hakem devam kararı vermesi tartışmalara yol açtı. Mainz adına bakarsak ilk yarı iyi oynadılar diyebiliriz. Sadece son vuruşlarda etkisizlerdi ve aslında kazanacak pozisyonları buldular. Freiburg ise beklentilerimin altında oynadı ve çok fazla ürkekti. Genel anlamda deplasmanda bu tarz oynasalar da hücumu hiçbir şekilde düşünmemeleri handikapları oldu.

 

LEVERKUSEN - E.FRANKFURT   3-1

 

Bayer Leverkusen, lige kaldığı yerden başladı. Bu sezon iç sahada daha da farklı oynayan ekip yine iyi bir futbol ortaya koydu. Özellikle Castro çok hareketliydi ve onun iyi olması ofansta sorunsuz bir takım yarattı. 31.dakikada Castro'nun kullandığı kornerde topu önünde bulan Boenisch, ev sahibi öne geçiren golü kaydetti. Golün hemen ardından Schürrle'nin arasına iyi hareketlenen Castro, boş durumda bulunan Kiessling'e verdi ve durum 2-0'a geldi. İlk yarı bu skorla sona ererken, Leverkusen 2.yarıda da istediği pozisyonları bulmaya devam etti. E.Frankfurt savunmasının önde kurulması onların etkili olmasında en önemli faktördü. 58.dakikada maçın yıldızlarından Schürrle'nin golüyle de ev sahibi durumu 3-0'a getirdi ve rahatladı. 78.dakikada ise E.Frankfurt'un tek golü geldi ve Meier durumu 3-1 yaptı. Geri kalan dakikalarda ise başka gol olmadı ve karşılaşma bu skorla sona erdi. Leverkusen adına herşey olumluydu. İleri uçta olan 3 isim de formda başladı ve takım halinde takım iyiydi. E.Frankfurt ise savunma zaaflarından oyunun içine giremedi ve ortak olma şansı bulamadı. Genel anlamda vasat maç çıkardılar ve standart futbollarından uzaktılar.

 

WOLFSBURG – STUTTGART  2-0

 

Hecking yönetiminde ilk maçına çıkan Wolfsburg maça tutuk başladı. Beklenen futbol ilk yarıda sahada yoktu. Stuttgart kaptığı toplarla yarı alanı çok kolay geçiyor ancak ileri uçta üretkenlik sıkıntısı çekiyordu. İlk yarı bu şekilde golsüz bitti. İkinci yarıya ise Wolfsburg toparlanarak başladı. 51.dakikada Diego orta alandan aldığı topu iyi taşıdı ve düzgün vuruşla ağlarla buluşturdu. 67.dakikada ise Diego'nun kullandığı serbest vuruşta kafayı vuran Madlung, durumu 2-0'a getirdi. Kalan dakikalarda ise Stuttgart, Wolfsburg kalecisi Benaglio'yu geçemedi ve Wolfsburg yeni hocasıyla çıktığı ilk maçtan 3 puanla ayrılmasını bildi. Ancak genel anlamda oynanan futbolu beğenmediğimi söyleyebilirim. Tek olumlu nokta Diego'nun daha iyi oynaması ve ileride çok daha iyi durumda olabileceğinin sinyallerini vermesi oldu. Stuttgart ise gol yollarında İbisevic'i çok aradı ve rakibine oranla daha iyi olmalarına rağmen skor üretemediler ve yenilgiye mahkum oldular.

 

HOFFENHEİM – GLADBACH   0-0

 

Hoffenheim yeni hocası Marco Kurz yönetiminde daha dengeli oyunuyla dikkat çekti. Karşılaşmanın ilk tehlikeli atağını ev sahibi 7.dakika da Firmino ile harcadı. Genel olarak rakibinden daha iyi olsalarda sorun vuruşlarda şanssız olmalarının yanı sıra Gladbach kalecisi ter-Stegen'in payıyla da karşılaşma golsüz sona erdi. Hoffenheim'da gözle görülür ilk gelişim savunma anlamında olmuş. Kurz yönetiminde daha dengeli bir takım olmuşlar ve sahada en azından naptığını bile hüviyet içerisindeler. Tabii ki takımdaki sorunların hemen çözülmesi mümkün değil ancak kısa sürede iyi seviyeye gelebileceklerininin sinyallerini verdiler. Gladbach ise yine hücumda verimsizdi ve ofansta çoğalma sıkıntısı çekti. Bu şekilde istikrar yakalamaları çok zor ve istikrarsız bir yarı geçireceklerine inanıyorum.

 

 

NÜRNBERG – HAMBURG   1-1

 

Nürnberg'de Kiyotake'nin yedek başlaması onların hücumda zorlanacağının habercisiydi. Esswein-Pekhart ikilisinin uzun zamandır vasatı aşamamasına rağmen ilk 11'de olması düşündürücü oldu. Muhtemelen hazırlık döneminde daha hazır gözüken isimler oldular. Karşılaşmanın ilk yarısında Nürnberg daha istekli gözükse de hücumda istediğini yapamadı. Mak ile 1-2 pozisyon yakasalar da sonuçsuz kaldı ve ilk yarı golsüz sonuçlandı. İkinci yarıya ise daha iyi başlayan Hamburg oldu. Galibiyeti arayan deplasman ekibi 70.dakikada Aogo'nun ortasında Rudnevs'in kafa vuruşuyla öne geçti. Golden kısa süre sonra ise bu kez sahneye Nürnberg'in golcüsü Pekhart çıktı ve duruma eşitlik geldi. Kalan dakikalarda ise Hamburg özellikle Son ile etkili oldu fakat kaleci Schafer'i geçemediler ve karşılaşma beraberlikle sonuçlandı.

 

BREMEN – DORTMUND   0-5

 

Haftanın en etkili ve rahat galibiyetine imza atan takım Dortmund oldu. Karşılaşmanın hemen başlarında Reus'un frikik golüyle 1-0 öne geçtiler. 19.dakikada ise İlkay ile başlayan atakta Grosskreutz, Götze'yi iyi gördü ve genç yıldızın vuruşu savunmaya da çarparak ağlarla buluştu. Oyunun kontrolünü tamamen elinde bulundular Dortmund tempoyu biraz düşürdü ve ilk yarı bu skorla sona erdi. İkinci yarıya da Dortmund iyi başladı. Hemen başlarında Reus'un kullandığı köşe atışında Santana ile durumu 3-0 yaptılar. Oyunun sonlarına doğru Dortmund'da göze batan isim sağ bek Piszczek oldu. Diri kalan Polonya'lı bindirmeleri ile tehlike yarattı. 81. Ve 85.dakikalarda Lewandowski ve Kuba'ya yaptığı asistler de karşılaşmanın yıldızlarından oldu. Dortmund hak ettiği maçı 5 farklı kazanarak moralli başladı. Bremen ise Arnautovic olmadan hücumda etkisizdi ve erken anlarda yenilen golünde handikapıyla maçın içine girmekte zorlandılar. Görünen o ki onları yine istikrarsız şekilde izleyeceğiz ve ne zaman nasıl reaksiyon gösterecekleri pek belli olmayacak.

 

 

DÜSSELDORF – AUGSBURG  2-3

 

Maçın başından itibaren Augsburg oyunu ne kadar istediğini gösterdi. Bu sezonun en iyi futbolunu ortaya koyan ekip sanki ligin dibine demir atmış takımın Düsseldorf olduğunu gösteriyordu. Fakat ilk yarıda iyi oyunun karşılığı bir türlü gelmiyordu. Tam ilk yarı golsüz bitecek denirken Düsseldorf savunması ve kaleci Giefer'in hatasıyla topu önünde bulan Mölder filelerle buluşturdu ve Augsburg'u 1-0 öne geçirdi. Bu golden hemen sonra ataklarına devam eden Augsburg, Koo ile farkı 2'ye çıkardı. İkinci yarıda ise Augsburg daha çok skoru koruma çabasına girdi. Oyunu daha fazla yarı alanında kabul eden ekip kontralar ile etkili olma çabasındaydı. 71.dakikada Düsseldorf'un bir ikram golüyle daha tamamen rahatladılar. Levels'in geri pasında Giefer'in uzaklaştırmaya çalıştığı top Mölders'e çarptı ve ağlarla buluştu. Bu golden hemen sonra Düsseldorf, Reisinger ile durumu 3-1 yapsa da oyuna girmekte çok geç kalmışlardı. 90+1'de Reisinger ile bir gol daha bulan ev sahibi için artık yeterli süre kalmamıştı ve karşılaşma 3-2 Augsburg'un üstünlüğü ile sona erdi. Ev sahibi ekibin kötü futbolu dikkat çekici oldu karşılaşmada. Bununla beraber Augsburg'un iyi oyunu da yadsınamaz. Daha farklı skorla ilk 45 dakika bitebilirdi. Düsseldorf golleri daha çok bireysel hatalardan yese de rakibine takım halinde verdikleri pozisyon sayısı hayli fazlaydı ve onlar adına ciddi handikap olarak gözlendi. Augsburg için ise herşey iyi gitti maçta. Şanslı goller bulmaları da iyi oyunun karşılığını almalarında etmen oldu. Mücadele güçleri oldukça iyiydi ve bu galibiyet onlara ilaç gibi geldi.