comScore

Premier League 22. Hafta Panorama

01 Ocak 1970, Perşembe 02:00

Lider ManU sahasında Liverpool'u 2-1 mağlup ederken, en yakın takipçisi M.City ise 37 yıldır deplasmanda yenemediği Arsenal'i mağlup etti. Mesut TOK haftanın maçlarını değerlendirdi.



QPR – TOTTENHAM 0-0

 

Maç aslında hızlı başladı. Henüz dakikalar 5'i gösterirken sol taraftan içeri doğru hareketlenen Defoe ceza sahası dışından çok sert vurdu. Direkten dönen top Adebayor'un önüne düştü. Fakat Togo'lu futbolcu net pozisyonda Cesar'ı geçmedi. Ardından 11. dakikada bu kez QPR etkili geldi. Taarabt'ın ara pasında ceza sahasına giren Wright-Phillips vuruşunu yaptı fakat savunmaya çarpan top kornere çıktı. İlk yarının son dakikasında yine Wright-Phillips soldan topu alıp ceza sahasına girdi ve vuruşunu yaptı. Fakat top yandan dışarı gitti. İkinci yarıya Tottenham biraz etkili başladı. 51. dakikada sol taraftan kazanılan serbest vuruşta Walker iyi vurdu ve top az farkla dışarı çıktı. Hemen ardından 53. dakikada Adebayor'un pasıyla ceza sahasında topla buluşan Defoe net pozisyonda vuruşunu yaptı fakat kaleci Cesar ayakları ile son anda gole izin vermedi. Bu pozisyonla birlikte ise maç neredeyse bitti desek yeridir. Zira kalan bölümlerde iki takımda tehlike yaratamadı. Özellikle QPR'ın maçın son bölümlerinde iyice savunmaya çekilmesi Tottenham'ın pozisyon bulmasını engelledi ve maç başladığı gibi sonuçlandı.

 

ASTON VILLA – SOUTHAMPTON 0-1

 

İlk yarı oldukça düşük tempoda ve az pozisyonlu geçti. İki takımda birer kez cılız ataklar geliştirdi. Ardından Soton savunmada kazandığı topla hızlı çıktığı atakta, hakeminde katkısıyla bir penaltı kazandı. Topun başına geçen Lambert ise golü attı ve ilk yarı bu sonuçla tamamlandı. Aston Villa ikinci yarıya hızlı başladı. Stevens'ın ceza sahası dışından vurduğu sert şut kaleciden döndü ve bir anda Benteke'nin önünde kaldı. Belçikalı oyuncu müsait pozisyonda iyi vuramadı ve top üstten dışarı çıktı. Soton ise önde olmanın verdiği avantajla hücumu ikinci plana atarak oyuna devam etti. Buna rağmen Puncheon ile bir pozisyon yakaladılar. Sağ çaprazdan içeri doğru hareketlenip peş peşe çalımların ardından şutunu atan Puncheon bu pozisyonda direğe takıldı. Bu dakikadan sonra tamamen savunmaya çekilen Soton ve tüm hatlarıyla gol arayan bir Villa izledik. Ev sahibi ekip özellikle Benteke ile önemli fırsatlar yakaladı. Ayrıca bir topları da direkten döndü. Fakat bunlar puan almalarına yetmedi. Soton için kazanılan 3 puan önemli ama oyunsal anlamda ortaya çok fazla bir şey katamadılar. Villa ise ikinci yarıdaki oyunuyla en azından 1 puanı hak etmişti.

 

EVERTON – SWENSEA 0-0

 

Ev sahibi Everton maça oldukça etkili başladı. Henüz maçın başında sol çaprazda topla buluşan Fellaini ceza sahası dışından vurdu ancak kaleci için kolay bir top oldu. Ardından dakikalar 8'i gösterirken sol taraftan Pienaar ortaladı fakat Jelavic istediği vuruşu yapamadı. Ardından sağ taraftan kazanılan köşe vuruşunda Baines ortaladı, Jelavic çok iyi yükseldi ve vurdu. Fakat savunma çizgi üzerinden topu çıkardı. Peş peşe ataklar yapan Everton'da, Fellaini'nin indirdiği topa kafa vuruşu yapan Anichebe kaleci Vorm'u geçemedi. İlk yarının son 10 dakikalık bölümünde rakibin baskısını kıran Swensea 35. dakikada Michu ile bir pozisyon yakaladı fakat İspanyol oyuncu iyi bir şut çıkaramadı. Bu pozisyonun hemen arkasından ev sahibi ekip Fellaini ile bir fırsat yakaladı. Ceza sahası içerisinde müsait pozisyonda topla buluşan Fellaini iyi bir şut çıkaramadı. Maçın ilk yarısı golsüz tamamlanırken, ikinci yarıda da ev sahibi ekip gol aradı. Fakat iyi kapanan Swensea karşısında net pozisyon bulmakta zorlandılar. Buna rağmen Jelavic ve Jagielka ile birer tehlike yarattılar fakat bu pozisyonlardan da sonuç alamayınca mücadele golsüz tamamlandı. Everton maç boyunca daha çok isteyen ve daha fazla pozisyon üreten takımdı. Swensea son haftalarda ki yoğun maç trafiğinden etkilenmiş göründü. Zira rakibi hücumda neredeyse hiç zorlayamadılar. Buna rağmen önemli bir deplasmandan 1 puanla dönmeleri başarı sayılmalı.

 

FULHAM – WİGAN 1-1

 

Wigan maça daha iyi başlayan taraftı. Karşılaşmanın ilk ciddi tehlikesini onlar yarattı. Sağ kanattan başlattıkları organize atak sonucunda ceza sahasında McCarthy arka direkte ki Di Santo'ya yolladı. Fakat Santo müsait pozisyonda iyi bir vuruş yapamadı. Ardından Fulham savunmadan çıkarken topu kaptırdı. Ceza sahası dışında topla buluşan McArthur sert vurdu ancak sonuç alamadı. İlk dakikalarda ki etkisizliğini üzerinden atan ev sahibi ekip 22. dakikada Karagounis'in ceza sahası dışından uzak köşeye attığı şık golle 1-0 öne geçti. İlk yarının son bölümlerinde sağ kanattan atak geliştiren konuk ekipte Boyce ortaladı. Fakat Di Santo bir kez daha müsait pozisyonda iyi vuramadı ve ilk yarı 1-0 tamamlandı. İkinci yarıda beraberlik için ataklarını sıklaştıran Wigan 55. dakikada gole yaklaştı. Maloney'in ceza sahası dışından attığı şutu kaleci Schwarzer son anda çeldi ve direğe de çarpan top dışarı gitti. Wigan'ın baskılı futbolu karşısında savunmadan çıkarken bir kez daha top kaptıran Fulham kalesinde yine tehlike yaşadı. Dakikalar 62'yi gösterirken kaptırılan top sonucunda ceza sahası üzerinde topla buluşan Di Santo dönerek iyi bir vuruş çıkardı ama top yandan dışarı çıktı. Üst üste ataklar yapan Wigan bunun karşılığını 71. dakikada aldı. Sol çizgide topla buluşan Di Santo içeri doğru hareketlendi ve ceza sahası dışında hafif sol çaprazdan çok sert bir vuruş yaparak takımının beraberlik golünü attı. Maç boyunca savunmadan çıkarken top kayıpları yaşayan Fulham bir kez daha aynı hatayı yaptı. Topla buluşan Di Santo karşısında ki Hangeland'a rağmen vuruşunu yaptı ama kaleciyi geçemedi. Attığı gol dışında pozisyon bulmakta zorlanan ev sahibi ekip maçın son bölümlerinde Ruiz ile gole çok yaklaştı. Wigan savunmasının hatası sonucunda topla buluşan Ruiz ceza sahası içinde sol çaprazdan sert vurdu kaleciyi geçen topu Figueroa son anda kafasıyla uzaklaştırdı ve takımını olası bir mağlubiyetten kurtardı. Maçın genelinde Wigan'ın daha iyi oynadığını ve galibiyeti hak ettiğini söyleyebilirim. Özellikle Kone'nin yokluğunda Di Santo oldukça etkili bir maç çıkarttı. Hoş golü atana kadar önemli fırsatları harcadı ancak istekli oluşu takım adına önemli bir gelişme. Fulham ise çok tutuk bir görüntü sergiledi ve savunmada çok fazla pas hatası yaptı. Oyuna göre aldıkları 1 puana da bence sevinmeliler.

 

NORWICH – NEWCASTLE 0-0

 

Mücadelenin ilk yarısı oldukça düşük tempoda ve az pozisyonlu geçti. Hatta Newcastle'ın yakaladığı bir pozisyon dışında doğru düzgün atak girişimi de olmadı. Dakikalar 16'yı gösterirken sağ taraftan yeni transfer Debuchy ortaladı savunmanın uzaklaştırdığı topu Anita, Obertan'a bıraktı. Fransız futbolcu ceza sahası içinden sert ve düzgün bir vuruş yaptı ancak kaleci Bunn iyi bir kurtarışla golü önledi. İkinci yarıda tempo biraz daha arttı. Özellikle ev sahibi ekip oyunun hâkimiyetini ele aldı ve pozisyonlar bulmaya başladı. 46. dakikada sağ kanattan Snodgrass'ın içeri çevirdiği topa altı pasta B. Johnson vurdu ancak top üstten dışarı çıktı. Özellikle hücum hattında pasif kalan Newcastle'da, 63. dakikada Marveaux orta sahadan aldığı topla ilerledi ve ceza sahası dışından kaleyi yokladı ama sonuç alamadı. Bu pozisyondan sadece 4 dakika sonra bu kez Norwich'te R. Martin ceza sahası dışından kaleyi yokladı ve direğe çarpan top yandan dışarı çıktı. Norwich'te sağ kanattan geliştirilen atak sonucunda top ceza sahasında ki Pilkington'a geldi. İrlandalı oyuncu uygun pozisyonu bulup şutunu çıkardı ama kaleci Krul gole izin vermedi. Maçın son dakikasında ise sağ kanattan gelen ortayı Holt indirdi kale dibinde ki Pilkington iyi bir vuruş yapamadı ve mücadele golsüz tamamlandı. Genel anlamda ev sahibi ekip rakibine göre daha iyi bir maç çıkarttı. Newcastle açısından bakıldığında ise vasat bir oyun vardı. Buna rağmen deplasmanda alınan 1 puan onlar adına değerli sayılır.

 

READING – WBA 3-2

 

Bu karşılaşma Premier League'de bu sezonun en unutulmaz maçları arasında yer alacaktır. Reading'in müthiş dönüşüne sahne olan maça aslında konuk ekip daha iyi başlamıştı. Özellikle Morrison ve Lukaku ile savunmada zaten problemleri olan Reading'i çok zorladılar. 19. dakikada Morrison'un ceza sahası içinde çevirdiği topu Lukaku tamamladı ve takımını öne geçirdi. İlk yarı bu skorla tamamlandı. İkinci yarıda Reading tüm hatlarıyla gol ararken, WBA savunmadan hızlı çıktı ve Morrison'un pasıyla sağ kanatta topla buluşan Lukaku ceza sahasına doğru sokuldu ve sağ çaprazdan attığı şutla kendisinin ve takımının ikinci golünü attı. Tam WBA rahat bir galibiyet alacak derken son 8 dakikada olanlar oldu. Reading önce 82'de soldan gelen ortaya arka direkte kendini unutturan Kebe'nin kafa vuruşuyla ilk golü buldu. Ardından 88'de yine Kebe ceza sahasına girdi ve Olsson'un müdahalesiyle yerde kalınca hakem penaltı noktasını gösterdi. Topun başına geçen Le Fondre beraberlik golünü attı. Maçın son dakikasında ise WBA savunmasının yaşadığı şoktan iyi faydalanan Pogrebnyak golü attı ve takımının çok kritik bir galibiyet almasını sağladı. Bu galibiyet kuşkusuz Reading'e moral anlamında önemli katkı sağlayacaktır. Fakat oyunsal anlamda iyi sinyaller vermediklerini söylemeden geçemem. WBA ise son 8 dakikaya kadar gayet iyi bir oyun ortaya koydu. Fakat son bölümlerde yaşadıkları rehavet nedeniyle bir anda neye uğradıklarını şaşırdılar ve sahadan mağlubiyetle ayrıldılar.

 

SUNDERLAND – WEST HAM 3-0

 

Ev sahibi Sunderland maça oldukça hızlı başladı. Henüz 3. dakikada ceza sahası dışından Voughan çok sert vurdu ama top yandan dışarı gitti. Hemen ardından sağ kanattan ceza sahasına yapılan ortayı savunma uzaklaştırdı ama top Larsson'un önüne düştü. Ceza sahası dışından sol ayağıyla çok sert ve düzgün bir vuruş yapan Larsson 12. dakikada takımını 1-0 öne geçirdi. Beraberlik için rakip kaleye gitmeye başlayan West Ham'da sağ kanattan yapılan orta ceza sahası içinde ki Jarvis'in önünde kaldı. O da vuruşunu yaptı ama kaleci için kolay bir top oldu. İkinci yarıya da hızlı başlayan ev sahibi ekip 47. dakikada savunmadan çok hızlı çıktı. Sağ kanatta Sessegnon ortada bomboş durumda olan McClean'i gördü. Genç oyuncu ceza sahasına girip vuruşunu yaptı ama top kaleciden döndü. O anda yaşanan karambol sonucunda Johnson topa ayak koydu ve skoru 2-0'a getirdi. Skor avantajını ele alan ev sahibi ekip daha rahat oynamaya başladı. Dakikalar 57'yi gösterirken Sessegnon'un pasıyla bir anda kaleciyle karşı karşıya kalan Colback vuruşunu yaptı ancak top kaleciden geri dönüp tekrar Colback'in önüne düştü. İkinci kez şutunu atan Colback bu kez de direğe takıldı. Ataklarına durmadan devam eden Sunderland 74. dakikada farkı 3'e çıkardı. Sağ kanattan Johnson topu taşıdı ve ceza sahasında ki Sessegnon'a güzel bir ara pası verdi. Maçın iyilerinden Sessegnon rakibinden güzel sıyrılıp şutunu attı. Fakat savunmaya çarpan top McClean'in önünde kaldı ve genç oyuncu müsait pozisyonda topu ağlara göndererek skoru 3-0 yaptı. Kalan dakikalarda konuk ekip pozisyonlar bulsa da, skor üretmeyi başaramadı ve mücadele 3-0 tamamlandı. Sunderland maç boyunca etkili bir oyun ortaya koydu. Özellikle Sessegnon çok iyi bir performans sergiledi. West Ham ise ancak 3-0'dan sonra pozisyonlar buldu ancak onlarda sonucu değiştirmeye yeterli olmadı.

 

STOKE – CHELSEA 0-4

 

İlk yarı oldukça yüksek tempoda ve karşılıklı ataklarla geçti. Ev sahibi ekip 7. dakikada ceza sahası içerisinde topu bir anda önünde bulan Jones ile ilk tehlikeli atağını geliştirdi. Fakat Jones'un vuruşu yandan dışarı çıktı. Ardından Chelsea yavaştan oyunun hâkimiyetini ele aldı ve peş peşe ataklar geliştirdi. Dakikalar 25'i gösterirken Lampard ceza sahası içinde müsait pozisyonda şutunu attı ama Begovic gole izin vermedi. 34'te Lampard bu kez savunma arkasına uzun bir top attı. O topu kontrol eden Demba Ba şutunu çıkardı ama Begovic iyi yer tutmuştu. İlk yarının son dakikasında sağ kanattan atağa katılan Azpilicueta ortasını yaptı ve topu uzaklaştırmak isteyen Walters ters bir vuruş yaptı ve top ağlara gitti. Bu golle ilk yarı 0-1 sonuçlandı. İkinci yarıda ev sahibi ekip soldan atak geliştirdi. Ceza sahasında topla buluşan Etherington kendini yerde buldu. Hakem önce penaltı noktasını gösterdi fakat yan hakemin uyarısı üzerine ofsayt gerekçesiyle kararından vazgeçti. Skor avantajını elinde bulunduran Chelsea, 63'te Mata ile sağ kanattan köşe vuruşu kullandı. Ceza sahasına gelen ortayı yine uzaklaştırmak isteyen Walters bir kez daha ter bir vuruş yaptı ve topu kendi ağlarına gönderdi. Bu golden sadece 2 dakika sonra Lampard'ın yine ceza sahasına havadan gönderdiği topu kontrol eden Mata'nın düşürülmesiyle penaltı kazandı. Topun başına geçen Lampard sert bir vuruşla skoru 0-3 yaptı. Bu golden sonra iyice rahatlayan Chelsea ataklarına devam etti. Ceza sahasında Demba Ba'nın indirdiği topa altı pasın üzerinde Lampard sert vurdu ama top kalecinin üzerine gitti. Ardından dakikalar 73'ü gösterirken ceza sahası dışında topla buluşan Hazard çok uzak mesafeden sol ayağıyla harika bir vuruş yaparak muhteşem bir gol attı ve skoru 0-4 yaptı. Maçın son dakikasında ise ev sahibi ekip bir penaltı kazandı. Topun başına geçen Walters sert vurdu ama top üst direğe çarparak dışarı gitti ve maç Chelsea'nin 0-4'lük galibiyetiyle sonuçlandı. Maç öncesinde kime sorulursa böyle bir sonucun ortaya çıkacağını tahmin edemezdi. Bu sezon sahasında 10 maçta mağlubiyet yüzü görmeyen Stoke için ağır bir yenilgi oldu. Maçın hayal kırıklığı ise kendi kalesine 2 gol atıp, 1 penaltı kaçıran Walters'tı.

 

MAN. UTD – LIVERPOOL 2-1

 

İki takımda maça birbirini kontrol ederek başladı. Fakat oyunun ilk 5 dakikası sonrasında ManU topa hâkim olmaya başladı ve yavaştan Liverpool kalesini zorlamaya başladı. Nitekim 19. dakikada sol kanattan Evra'nın ceza sahasına yerden gönderdiği topu Robin van Persie kaçırmadı ve golü attı. Gol sonrasında Liverpool savunması kısa süreli bir bocalama yaşadı. ManU golden sonra yine pozisyonlar üretmeye devam etti. İlk yarı boyunca Van Persie, Welbeck ve Cleverley ile önemli fırsatlar yakaladılar. Fakat bu pozisyonları gole çeviremediler. Liverpool ise ilk yarı boyunca adeta sahada gezindi ve rakibi karşılamakta çok zorlandı. Savunmada da bireysel hatalar dikkatlerden kaçmadı. Konuk ekip ikinci yarıya Sturridge'yi oyuna alarak başladı. Oyuna da iyi başladılar ve sağ bek Wisdom'un hücuma katıldığı atakta önemli bir fırsat yakaladılar ama genç oyuncu bu şansı değerlendiremedi. Ardından dakikalar 54'ü gösterirken Van Persie'nin serbest vuruştan gönderdiği topa iyi yükselen Evra kafayla golü attı ve farkı ikiye çıkardı. Tam Liverpool oyundan kopacak derken Gerrard ceza sahası dışından vurdu. Kaleciden seken topu Sturridge tamamladı ve farkı bire indirdi. Bu dakikadan sonra oyunun temposu düşmesine rağmen ev sahibi Kagawa, konuk ekip ise Sturridge ile önemli fırsatlar yakaladılar. Fakat bu pozisyonlardan gol sesi çıkmayınca mücadele 2-1 sonuçlandı. Oyunun geneline bakıldığında ManU'nun galibiyeti hak ettiğini rahatlıkla söyleyebilirim. Liverpool ise ikinci yarıda biraz hareketlense de, maçtan puan almayı hak edecek bir oyun sergileyemedi.

 

ARSENAL – M.CITY 0-2

 

Maçın kırılma anı kesinlikle 10. dakikada Koscielny'nin kırmızı kart görmesiydi. Ceza sahası içerisinde Dzeko'yu yere indiren Fransız oyuncu bu hamlesiyle hem takımını 10 kişi bıraktı, hem de penaltıya sebebiyet vermiş oldu. Hoş Dzeko penaltıyı gole çeviremedi ama oyun üstünlüğü bu dakika itibariyle konuk ekibe geçti. İlk yarı boyunca Arsenal kalesini çok zorladılar. Nitekim 21. dakikada Tevez'in pasıyla ceza sahasına sarkan Milner sağ çaprazdan çok sert vurdu ve takımını 1-0 öne geçirdi. Golden sonra ataklarına ara vermeden devam eden City bu kez 32. dakikada Tevez'in vuruşunda Szczesny'den dönen topu tamamlayan Dzeko ile farkı ikiye çıkardı. İlk yarıyı belki de hiç beklemediği şekilde çok rahat geçiren City, ikinci yarıya kontrollü başladı. İkinci yarıda genel olarak tempo çok düştü. Buna rağmen yine 70. dakikada çok hızlı atağa çıktılar. Dzeko'nun pasıyla bir anda kaleciyle karşı karşıya kalan Tevez bu net pozisyonda kaleciyi avlayamadı. Bu pozisyonun ardından dakikalar 74'ü gösterirken Kompany, Wilshere'a çok sert bir faul yaptı ve direkt kırmızı kartla oyun dışında kaldı. Oyunun son bölümlerinde ev sahibi Arsenal baskı kurmaya çalışıp gol bulmak istese de, bunda başarılı olamadı ve maç 0-2 sonuçlandı. Arsenal adına çok erken dakikada 10 kişi kalmaları maçın gidişatını tamamen değiştirdi. Bu yüzden oynadıkları oyunu eleştirmek doğru olmaz. City ise 37 yıldır deplasmanda mağlup edemediği rakibi karşısında çok kritik bir galibiyet aldı ve lider Unıted'ı takibini sürdürdü.


ARKADAŞINI GETİR 50 TL BİLYONPUAN AL!