comScore

Bundesliga'da 17.hafta

01 Ocak 1970, Perşembe 02:00

Bundesliga'da ilk devrenin sonuna geldik. Ligin dibine demir atmış Fürth ve Augsburg'un mücadelesi beraberlikle sonuçlanırken iki takımında galibiyet hasreti devam etti. Onur Akpınar'dan haftanın değerlendirmesi. 

 BAYERN MÜNİH – GLADBACH   1-1
 
Karşılaşma Bayern Münih'in kontrolünde başlamıştı. Lider daha çok Ribery'nin olduğu kanadı kullanıyor ve etkili olmaya çalıştı. Oyunu kendi yarı alanında kabul etmek zorunda olan Gladbach, 20.dakikada Boateng'in ceza sahasında elle oynamasıyla penaltı kazandı. Topun başına geçen Marx, deplasman ekibi 1-0 öne geçirdi. Bayern bu dakikadan sonra ilk yarının geri kalanında fazla pozisyon bulamadı. Ter-Stegen maçın adamı olacağını Ribery'nin mükemmel şutunda belli etti. İkinci yarıya daha istekli başladı Bayern. 47.dakikada gole çok yaklaştılar fakat Schweinsteiger'in şutunda kaleci ter-Stegen başarılıydı. 58.dakikada ise Shaqiri, defansın hatasını iyi değerlendirdi ve ev sahibi skora eşitlik getirdi. Bu dakikadan sonra tamamen oyunu yarı alana yıkan Bayern Münih, final paslarında sıkıntı çekiyor ve kalabalık Gladbach defansı karşısında zorlanıyordu. Yakaladıkları fırsatlarda ise günün kahramı ter-Stegen kalesinde devleşiyordu. Karşılaşma beraberlikle sonlanırken, Bayern Münih'de puan kaybının en önemli sebebi Mandzukic'in gol yollarında etkisiz olmasıydı. Gladbach ise son zamanlarda sabırlı oyununun karşılığını fazlasıyla aldığını örnekler gibiydi. Savunmada genel anlamda iyilerdi ancak oyunun hücum yönünde çok fazla eksikleri var. 
 
FÜRTH – AUGSBURG   1-1
 
Ligin dibine demir atmış iki takımın mücadelesine iyi başlayan taraf Augsburg oldu. Maçın hemen başlarında Werner'in inatçılığı sonucu sol kanatta serbest vuruş kazandılar. Topun başına geçen Werner iyi bir orta kesti ve boş durumda kalan Mölders'e gol yapmak zor olmadı. Augsburg öne geçtikten sonra daha çok yarı alanında kalmayı tercih etti. Fürth rakip kalede yenik duruma düştükten sonra etki olmaya başladı. Nehrig'in kafa vuruşunu Amsif güçlükle çıkardı ve ev sahibi mutlak golden oldu. İkinci yarıda ise Fürth yine baskılı olmaya çalışıyor fakat ofansif açıdan son noktada sıkıntı yaşıyordu. 69.dakikada ise şans onlardan yana oldu. Kullanılan kornerde Amsif yumruklayamadı ve Fürth'lu oyununcunun ortasında top üst direkten sahaya düştü. Boş durumda kalan Sobiech ise kafa vuruşuyla topu ağlara gönderdi. Eşitlik golünden sonra da Fürth etkiliydi. Fürstner'in vuruşunu savunma çizgiden çıkardı. Maçın son anlarında ise Ausgburg galibiyete çok yaklaştı fakat Mölders'in kafası az farkla auta gitti. 
 
DÜSSELDORF – HANNOVER    2-1
 
Karşılaşma iki takımında birbirini tartarak başladı. Karşılaşmanın en net pozisyonunu Hannover yakaladı. Savunmanın kısa pasında kaleciyle karşı karşıya kalan Diouf'un vuruşu az farkla auta gitti ve deplasman ekibi mutlak golden oldu. 39.dakikada ise sağdan gelişen Düsseldorf atağında Balogun'un iyi ortaladı ve Schahin'in kafası ağlarla buluştu. Golün hemen ardından Düsseldorf yine sağdan etkili geldi fakat net fırsattan yararlanamadılar. İkinci yarıda ise Hannover oyunu dengeledi ve daha çok gol arayan taraf oldu. 69.dakikada gelişen Hannover atağında haftanın en güzel gollerinden biri geldi. Diouf'un topu gögüsüyle alışı ve son vuruşu görülmeye değerdi. Bu golle beraberliği yakalayan Hannover, hemen arkasından golü atan Diouf ile inanılmaz bir fırsattan yararlanamadı. Zor golü atan Diouf'un bomboş pozisyonda topu kaleciye nişanlaması maçın dönüm anı oldu. 83.dakikada Düsseldorf, tehlikeli yerden serbest vuruş kazandı. Topun başına geçen İlso net vuruşla takımını yeniden öne geçirdi ve karşılaşma bu skorla sonlandı. Oyunda fazla git gellerin olduğunu gördük. Diouf, 2 kez takımını öne geçirme fırsatlarından yararlanamadı ve gol atmasına rağmen şanssız maç çıkardı.  Eğer kırılma anlarında şans Hannover'in yanında olsaydı sonuç çok farklı olacaktı. Yine de Düsseldorf'un mücadele arzusu dikkat çekiciydi ve akıllı oynamanın meyvesini aldılar. 
 
 
MAİNZ – STUTTGART   3-1
 
Mainz'de Tuchel, 93 doğumlu Parker'ı yedeğe çekerek Müller ile maça başladı. Karşılaşmanın ilk net fırsatını ev sahibi yakaladı fakat Stuttgart kalecisi Ulreich başarılıydı. Bu yarıda Stuttgart adına tek önemli pozisyon İbisevic ile yakaladıkları kontrataktı. Ancak golcü oyuncu kaleci H.Müller'i geçemedi ve ilk yarı golsüz tamamlandı. Maçın ikinci yarısına ise Stuttgart golle başladı. Soldan yapılan ortada Harnik'in kafasıyla deplasman ekibi 1-0 öne geçti. Bu dakikadan sonra olacaklar aslında belliydi. Mainz gol ararken Stuttgart klasik oyun şablonunda devam edip kontralar ile gol arayacaktı. Ancak ev sahibi çok geçmeden N.Müller ile golü buldu ve hava girmesini bildiler. Aslında bu golden sonra durum tamamen değişti. Boş alanlar bulan ani ataklar yakalayan ekip ev sahibi ekip oldu. Szalai ile net fırsattan yararlanamayan Mainz ataklarını sıklaştırdı. Kaleci H.Müller'in ilk golü atan N.Müller'e adete asistiyle öne geçtiler. Bu golden sonra Stuttgart, baskı kurmaya çalışsa da Mainz'ın takım savunması başarılıydı. Maçın son saniyelerinde ise Mainz'de Soto sahneye çıktı ve karşılaşmanın skorunu belli eden gole imza attı. Stuttgart'ın genel anlamda iyi oynamadığı mücadele oldu. Özellikle 1-1'den sonra oyun disiplininden kopup rakibine ciddi pozisyonlar vermesi dikkat çekiciydi. Mainz ise oyunun her anında ne yaptığını bilen ve yenik durumda bile paniklemeyen bir yapıda oldu. Onlar için ligin arayana girmesi talihsizlik oldu çünkü son haftalarda daima mesafe kaydeden yapıları vardı.
 
 
WOLFSBURG – E.FRANKFURT  2-0
 
Karşılaşma için aslında çok şöylenecek bir şey yok. Josue'nin atılmasıyla maç erkenden bitmişti. E.Frankfurt duran toptan Meier'in kafasıyla öne geçtikten sonra Wolfsburg'lu Josue orta alanda dengesiz bir hareket yaptı ve bu ev sahibine pahalıya patladı. Hemen 1 dakika sonrası E.Frankfurt, 2.golü de bulunca oyun tamamen koptu. Bu dakikadan sonra Wolfsburg'da eksik kalmanın etkisiyle baskı kuramadı ve E.Frankfurt'un kontrolünde karşılaşma sonlandı. İki takım için de çok fazla dikkate alacağımız bir maç olmadı. Wolfsburg'un eksik kalması çok fazla etkiledi ve ofansif açıdan verimsiz maç çıkardılar. E.Frankfurt ise maça iyi başlayarak hak ettiği bir galibiyet aldı. Ancak 90 dakika genelinde olumu veya olumsuz bir nokta belirtmek zor. 
 
 
BAYER LEVERKUSEN – HAMBURG   3-0
 
Karşılaşma öncesi Leverkusen tribünlerinde eski oyuncusu Adler için açılan pankart dikkat çekiciydi. Karşılaşmanın ilk tehlikeli atağını Leverkusen yakaladı fakat Schürrle'nin vuruşu direkte patladı. 27.dakikada ise ev sahibi Kiessling ile öne geçerek hak ettiği golü buldu. Bu golden hemen sonra Hamburg ilk tehlikeli atağını gerçekleştirdi fakat Rudnevs'in kafası direkten döndü. 36.dakikada son zamanlarda artan uyumları ile dikkat çeken Schürrle-Kiessling ikilisi sahneye çıktı ve Leverkusen durumu 2-0'a getirdi. 2.yarıda Leverkusen hızlı hücumlarla etkili olmaya devam etti. 66.dakikada ise kaleci Leno'nun degajında Kiessling, Adler ile karşı karşıya  kaldı ve aşırtma vuruşuyla farkı 3'e çıkardı. Karşılaşmanın geri kalan dakikalarında başka gol olmadı ve Leverkusen baştan sona üstün oynadığı karşılaşmada kolay bir galibiyet elde etti. 


SCHALKE – FREİBURG   1-3
 
 
5 maçtır kazanamayan Schalke'nin, karşılaşmaya stresli başladığı gözleniyordu. Farfan ile öne geçmelerine rağmen anlamsız şekilde savunmada açıklar veriyorlardı. Karşılaşmanın skoruna bakmayan birisi yenik durumda bulunan takımı Schalke sanardı. Öne geçtikten sonra verdikleri açıkları Freiburg'un değerlendirmesi zor değildi. Nitekim Rosenthal'ın golüyle deplasman ekibi skora dengeyi çabuk getirdi. Bu golden sonra Freiburg iyice oyun üstünlüğünü ele aldı. Schmid ile 2-1 öne geçen Freiburg adına kolay bir maç olacağı gözüküyordu. Schalke sahada çok kopuk oynuyo ve savunmada inanılmaz açıklar veriyordu. Ligin kontratak futbolunu en iyi oynayan Freiburg'un da bu şartlar altında sonuca gitmesi kolay oldu. 61.dakikada günün en iyi ismi Rosenthal sahneye bir kez daha çıkıyor ve deplasman ekibini rahatlatan golü atıyordu. Kalan dakikalarda her iki takımda buldukları fırsatlardan yararlanamadı ve karşılaşma Freiburg'un 3-1'lik galibiyetiyle sonlandı. Schalke'de galibiyet hasreti 6 maça çıkarken maç sonu teknik adam Stevens ile yollar ayrıldı. Takımda bir takım sorunların olduğu aşikar ve kısa vadede çözülmesi zor gözüküyor. Freiburg ise mevcut formunu koruduğunu gösterdi ve 90 dakika iyi bir futbol ortaya koydu. Onlar adına ligin araya girmesi talihsizlik oldu.
 
 
HOFFENHEİM – DORTMUND  1-3
 
Dortmund'da sol bek Schmelzer sakatlanınca Klopp'un burada kimi oynatacağı merak konusuydu. Çünkü bu bölgenin yedeği Löwe'de sakattı. Klopp bu kez daha önce denediği Grosskreutz'u değil de Kuba'yı oynatarak şaşırttı. Deplasman ekibi maça daha iyi başladı. Özellikle sol kanadı daha çok kullanarak Beck'i zor durumda bırakıyorlardı. 26.dakikada Leitner'in pasında topla buluşa Götze düzgün bir vuruşla deplasman ekibini 1-0 öne geçirdi. Bu golün hemen ardından Dortmund, Lewandowski ile net fırsattan yararlanamadı. 35.dakikada ise soldan gelişen Hoffenheim atağında Volland topa vuramadı fakat Schipplock'a pas olan vuruşla ev sahibi durumu eşitleyen golü attı. İlk yarı 1-1 eşitlikle sonlanırken, Dortmund 2.yarıya baskılı başladı. 53. dakikada Reus, 54'de Hummels ile etkili oldular. 58.dakikada ise Rues, Grosskreutz'a al da at dedi ve ona da dokunmak kaldı. Bu golden sonra Hoffenheim tamamen dağıldı. 66.dakikada kaleciyi de geçen Lewandowski, açısının dar olmasına rağmen topu filelerle buluşturdu ve deplasman ekibi iyice rahatladı. Karşılaşmanının kalan dakikalarında ise başka gol olmadı ve Hoffenheim bu mağlubiyetle üst üste 6.yenilgisini aldı. Dortmund ise 3 maç sonra ligde 3 puan aldı ve maç genelinde oldukça iyi futbol ortaya koydu. Hoffenheim'da Babbel'in gidişi de olumlu yansımadı ve sorunlar devam ediyor. Bu savunma zaaflarıyla da kim olursa olsun düzlüğe çıkmaları çok zor. 
 
BREMEN – NÜRNBERG   1-1
 
İlk yarı tamamen tek taraflı bir oyun vardı. Bremen ilk yarının en verimli 45 dakikasını oynuyor fakat bir türlü golü bulamıyordu. Hem son vuruşlarda beceriksizlik hem de Nürnberg kalecisi Schafer'in devleşmesiyle ilk yarı golsüz eşitlikle sonlandı. İkinci yarının ilk tehlikeli atağını Nürnberg yakaladı fakat Mak'ın vuruşu üstten auta gitti. Bu pozisyondan sonra kısa sürede Bremen'in Petersen ve De Bruyne ile iki topu direkten döndü. Bremen birçok pozisyondan yararlanamadıktan sonra son anlara doğru dengesi kaybetti. 82.dakikada ani gelişen Nürnberg atağında Gebhart, topu filelerle buluşturuyor ve deplasman ekibi 1-0 öne geçiyordu. 88.dakikada ise De Bruyne'nin sert şutunu Petersen'e çarptı ve kaleci Schafer'i yanıltarak ağlarla buluştu. Maçın hakkı açıkçası beraberlik değildi. Bremen genel anlamda iyi oynadı ve Nürnberg'e her anlamda üstünlük sağladı. Ancak kaleci Schafer'in oldukça iyi gününde olması onları durduran en büyük etkendi. Nürnberg'de gol yollarında sorunların devam ettiğini gördük ve organize olarak bir pozisyon dahi geliştiremediklerini belirtmek lazım.