Aston Villa 0-0 Stoke
Ligin gol yollarında en çok sorun yasayan iki takımının maçıydı belki de Villa Park'ta. Özellikle ev sahibi için kazanılması gereken bir maçtı. Christian Benteke ile etkili olan ev sahibi ekip sürekli kaleciye takıldı. Iki kaleci, Guzan ve Begovic'in katkılarıyla maç golsüz sona erdi. Her iki takım da maçı kazanmak adına fırsatlar elde etse de yine gol üretemedi, Aston Villa alt sıralardan kurtulamazken Stoke City 5.deplasman beraberligini aldı.
Wigan Athletic 2 – 2 Queens Park Rangers
Ligin en çok gol yiyen takımlarından ikisinin mücadelesi oldu. Harry Redknapp yönetiminde de henüz galibiyetle tanısamayan Queens Park Rangers erkenden yenik duruma düstü. Hatalar zinciri seklinde geçen maçta Queens Park Rangers oyunun gidisatının aksine maçı çevirip öne geçmeyi de bildi. Nelsen ve Cissé'nin gollerine McCarthy ile karsılık veren Wigan, Queens Park Rangers'ın ilk galibiyetine izin vermemis oldu. Wigan da Queens Park Rangers'ta bu beraberlikle birlikte küme düsme bölgesinden kurtulamadı, Queens Park Rangers hala ilk lig galibiyetini arıyor.
Swansea 3 – 4 Norwich
Bu maça dek ligin en az gol atan takımlarından olan Norwich özellikle deplasmanlarda skor üretmekte son derece zorlanıyordu. Swansea ise Avrupa biletini kovalamak adına bu maçı kazanmalıydı. Her iki ekibin de fırsatlar yakaladıgı ilk yarıda Swansea bunları cömertçe harcarken Norwich ise degerlendirdi, ve devreye 3-0'lık Norwich üstünlügü ile girildi. Ikinci yarıda Michu sazı eline aldı, onun ve de Guzman'ın golleriyle yeniden umutlanan ev sahibine ise öldürücü darbeyi Snodgrass vurdu. Son saniyelerde gelen Michu'nun ikinci golü ise sadece istatistiklere yansıdı. Norwich bu maçta deplasman gollerini hemen hemen ikiye katlayarak kazandı, Swansea ise önemli bir fırsatı tepmis oldu.
Southampton 1-0 Reading
Ligin en çok gol yiyen iki ekibinin maçı gerçekten seyir zevki yüksek olan bir maçtı. Southampton da Reading de top oynamak için sahadaydı, zevk verdiler. Maçın ilk 45 dakikalık diliminde her iki ekip te ataktı, pozisyonlar buldular, bir de gol geldi. Jason Puncheon'un golü ile seyirciler bir an ayaklandı fakat faul gerekçesiyle gol geçerlilik kazanmadı. Ikinci yarıda da görüntü pek farklı degildi. Her iki ekip te galibiyet kovaladı, Puncheon bu kez nizami bir gol buldu ve aynı zamanda maçtaki farkı yaratan isim oldu. Southampton düsme hattından sıyrılmak adına önemli bir galibiyet alırken Reading'i zor durumda bıraktı.
Arsenal 2 – 0 West Brom
Son Swansea yenilgisinin ardından taraftarına birseyler borçlu olan Arsenal ile sezonun flas ekibi West Bromwich Albion Emirates stadında karsılastı. Arsenal için en azından ilk 5'e yaklasmak adına kritik bir maçtı ve ev sahibi sergiledigi performansla bunun bilincinde oldugunu belli etti. Rakibine pozisyon vermeyen Arsenal iki tartısmalı penaltı ile sonuca gitse de oyun itibariyle söz sahibi olan ve galibiyeti hakeden tek takımdı. Bu maçtan önceki üç maçını da kazanamayan Arsenal bu galibiyetle krizden kurtulurken West Brom ise Everton ve Tottenham'a geçildi.
Sunderland 1 – 3 Chelsea
Rafael Benitez göreve geldi geleli ligde maç kazanamayan ve bundan ötürü zirvenin epey gerisinde kalan Chelsea için oldukça önemli bir maçtı. Maça hızlı baslayan taraf ta Chelsea oldu, Mata, Hazard Torres ile rakip kale önünde tehlikeli olan Chelsea golü de erken buldu. Hazard'ın ortasını iyi takip eden Torres'in vurusuyla öne geçen Chelsea sonraki dakikalarda Sunderland'in daha arzulu olmasından ötürü epey zorlandı. Imdada devre öncesi Larsson'un Ramires'e yaptıgı gereksiz faul yetisti. Maçın basında da Hazard'ın formasını ceza alanı içinde çeken fakat sanslı olan Larsson için bu kez çekirge sıçramadı ve hakem penaltı noktasını gösterdi. Torres'in golü ile farkı ikiye çeken Chelsea rahatlamıs gibiydi ve Mata'nın golüyle de ikinci yarıda maçı koparan taraf Benitez'in takımı oldu. Adam Johnson'un golü sadece istatistiki bakımdan önem tasıyordu ve Chelsea aradıgı galibiyeti nihayet bulmus oldu.
M.City 2 – 3 M.United
Sezonun en kritik maçlarından biri, belki de en önemlisi olabilir. Bu maça namaglup giren Manchester City için liderligi yeniden ele alma fırsatıydı bu maç, Manchester United ise farkı açmak için çıkmıstı sahaya. Mancini'nin Balotelli tercihi tartısılır bir kumardı ve Balotelli'nin maç boyunca etkisiz kalması elestirilere neden oldu. Maça iyi baslayan ekip Manchester City, golü bulan ise Manchester United oldu. Rooney'in golleriyle ilk yarım saatlik dilimde iki farklı öne geçen Manchester United bu gollerle rakibinin baskılı oyununu dindirmeyi bildi. Ilk yarının kalan bölümünde hiç birsey üretemeyen ev sahibi sok olmus gibiydi. Maçın kırılma anlarından biri Ashley Young'un nizami golünün sayılmaması oldu. O andan itibaren uyanan City önce Toure ile farkı bire indirdi, maç sonunda da Zabaleta ile beraberlik golünü buldu. Muhtemelen Ferguson hakemi hedef alan konusmayı kafasından geçiriyordu saha kenarında zira Young'un golü tamamen nizamiydi ve puanlara mal olabilirdi. Ta ki van Persie'nin serbest vurustan gelen golüne dek. Son dakikalarda gelen bu gol Manchester derbisinde farkı yaratan gol oldu, United farkı altıya çıkararak daha simdiden önemli bir avantaj elde etmis oldu.
Everton 2-1 Tottenham
Uzunca bir sure unutulmayacak, jeneriklik bir maç oldu Craven Cottage'da. Oyunun hakimi olan taraf ev sahibiydi, daha net pozisyonları bulan taraf ta mavililer oldu, fakat perdeyi açan golü bulan ise Tottenham oldu. Dempsey vatandası Tim Howard'I Distin'den seken bir vurusla maglup etti ve Tottenham bu golle 0-1 öne geçti. Bu dakikadan sonra kontra atak futboluna dönen Tottenham, Sigurdsson ile maçı koparacak gole çok yaklassa da o golü bulamadı ve o andan itibaren Everton cesaretlendi. Sigurdsson'un ayrıca unutamayacagı bir an olacaktır bu. 89.dakikada eski Tottenham'lı Pienaar'ın golü ile beraberligi saglayan ev sahibi, hemen ardından duraklama anlarında Jelavic ile galibiyete de uzanmayı basardı ve unutulmayacak bir maça noktayı koydu.
West Ham 2 – 3 Liverpool
Orta sıraları yakından ilgilendiren bir maçtı, ligin tam ortasında bulunan bu iki ekibin maçında konuk ekip cezalı olan yıldızı Suarez'den yoksundu. Zaten skor bulma bakımından sıkıntılı olan Liverpool'un hiç isteyecegi bir durum degildi bu. Liverpool maça iyi baslayan takımdı ve öne de geçtiler. Glen Johnson'un güzel golüyle öne geçen Liverpool ilk yarının geri kalanını da control etse de devreye yenik girdi. Önce Noble'ın penaltı golü, ardından Gerrard'ın kendi kalesine gönderdigi top ile West Ham birden öne fırladı. Liverpool ondan sonraki süreçte enerjisini son 20 dakikaya saklamıs gibiydi. O dakikalara dek suskun geçen maçı hareketlendiren konuk ekip, önce Cole, ardından da Shelvey'in golleriyle baskısının sonucunu alarak sahadan 3-2 galip ayrıldı ve Suarez'siz de kazanabilecegini gösterdi.
Fulham 2-1 Newcastle
Fulham'ın hakimiyetinde geçen ilk yarıda farkın neden sadece bir oldugunu hala anlamak güç. Rodallega ve Berbatov ile tehlikeli olan ev sahibi Sidwell'in golüyle 1-0 önde olsa da fark daha fazla da olabilirdi. Yarım saatten sonra biraz toparlanan Newcastle beraberlik golünü devreden sonra ben Arfa ile buldu. Ben Arfa'nın harika golünden itibaren yine sazı eline alan Fulham Rodallega ile galibiyete uzandı ve önemli bir galibiyet elde etti.
