Karşılaşmanın ilk dakikaları dengede geçildi. 11.dakikada Freiburg, oyun kurmak isterken orta alanda kaybedilen top Bayern Münih adına ciddi fırsat oldu. Pozisyonun devamında ise Bayern Münih adına karşılaşmanın hakemi çok tartışılaşacak penaltı kararını verdi. Topun başına geçen Thomas Müller deplasman ekibini 1-0 öne geçirdi. 18.dakikada ise yine Freiburg savunması hazırlıksız yakalandı. Shaqiri ile birebir kalan Diagne, rakibini ceza sahasına girerken düşürdü ve bariz gol şansı nedeniyle kırmızı kart görerek oyun dışı kaldı. Bu dakikadan sonra Bayern adına çok kolay maç geçeceğini beklense de Freiburg direnç anlamında oldukça iyi reaksiyon verdi. Dortmund maçınıda düşünen Bayern Münih çok fazla kendini yormak istememesiyle pozisyon anlamında kısır bir maç geçti. Freiburg, Kruse ile beraberliğe çok yaklaşmıştı fakat Neuer müthiş bir kurtarış yaparak olası şoktan kurtardı takımını. Freiburg risk almaya başlayıncada Bayern Münih, bulduğu kontra atakta durumu 2-0 yaptı ve karşılaşma bu skorla sonlandı. Freiburg'un kaybetmesine rağmen ilerisi için çok önemli mesajlar verdiğini düşünüyorum. Bayern gibi takıma karşı her ne olursa olsun iyi mücadele ettiler ve son dönemde yakaladıkları çıkışın sürpriz olmadığını gösterdiler. Daha da iyi olabileceklerine inanıyorum. Augsburg maçında önemli isimlerinden yoksun olmaları handikap yaratmazsa önleri açık olacak. Bayern Münih ise istediği gibi oynayarak kendini çok fazla sıkmadı. Bu yüzden onların futbolunu değerlendirmek doğru olmaz. Tamamen akıllar bu haftasonu oynayacakları Dortmund maçındaydı.
DORTMUND – DÜSSELDORF 1-1
Kehl'in taraftarımız ilk 12 dakika susunca oyuna giremedik gibi demeçleri bir kenara dursun Dortmund bu sezon lig maçlarında bir türlü tam konsantre oynayamadı. İlkay Gündoğan'ın olmaması kuşkusuz takımı etkiledi ancak dominant oynayamadıkları bir maçta olumlu yanları söylemek mümkün değil. Sadece 43.dakikada hazırlanış ve vuruş açısından çok iyi olan Kuba'nın golü maç boyu tek güzellikti. Düsseldorf, rakibine saygı duyarak maça başladı ve yenik duruma düştükten sonra da bu aynı şablonunda devam etti. Hızlı hücumlarla pozisyon arayan ekip soldan gelişen atakta Reisinger'in kafasıyla golü de buldular. Beraberlik golünden sonra silkilenip kendine gelen Dortmund rakip alanda gol aramaya başladı. Grosskreutz'un altı pastan boş boş pozisyonda zor olanı yapıp topu dışarıya atmasıyla takım galibiyetten oldu ve karşılaşma bu skorla sonlandı. Dortmund, beklenmedik puan kayıplarına devam ederken Bayern Münih maçı öncesi büyük yara aldı. Düsseldorf ise eksiklerine rağmen iyi mücadele etti ve nasıl oynaması gerekiyorsa öyle mücadele etti. Nitekimde maç sonunda istediği alan taraf oldu.
M'GLADBACH – WOLFSBURG 2-0
Bir tarafta ofansif açıdan her hafta daha iyi olan Wolfsburg, diğer yanda sezon genelinde oyunun hücum yönünü iyi yapamayan Gladbach. Ancak maç tam tersi başladı. Gladbach bu sezonun en karakterli oyunu sahaya yansıtarak başladı ve golü de erken anlarda buldu. Jantschke'nin ortasına gelişene vuran Arango mükemmel bir gole imza attı. Öne geçtikten sonra da farkı açmak isteyen ekip iyi futbolunu sürdürdü. Devrenin sonlarına doğru kullanılan kornerde Arango'nun kafayla aşırtmasıyla boş durumda bulunan Jantschke sahneye çıktı ve durumu 2-0'a getirdi. İlk yarı bu skorla biterken son 45 dakikada Gladbach'ın kontrolünde ve tempo olarak düşük geçti. Wolfsburg'un herhangi bir reaksiyon vermemesi ve isteksiz olması dikkat çekiciydi. 3 gün arayla maç yapmaya alışık olmadıkları için handikap yaşadılar diyebiliriz. Gladbach ise ilk kez iyi izlenim verdi ve geçtiğimiz sezon ki kimliğinden bir örnek sundu.
STUTTGART – AUGSBURG 2-1
Karşılaşma hareketli başladı. İki takımında kazanma arzusunda olduğu ve bir an önce gol üretme çabası dikkat çekiciydi. 11.dakikada İbisevic'in sağ kanattan kale çizgisine kadar indirdiği top sonucu Traore'yi görmesi ev sahibini 1-0 öne geçirdi. Golden sonra ise Stuttgart daha kontrollü ve rakibinin üstüne gelmesini bekleyen taraf oldu. İstedikleri kontraları pek bulamadılar ve oyun üstünlüğü Augsburg'da göründü.Nitekim ilk yarının sonlarına doğru Koo'nun 30 metreden attığı mükemmel golle Augsburg eşitliği sağladı. 2.yarıda ise genel olarak Augsburg daha iyidi ancak pozisyon anlamında Stuttgart'ın da risk almamasıyla sıkıntı çekiyorlardı. Ev sahibi 69.dakikada kullanılan serbest vuruşta İbisevic ile yeniden öne geçen taraf oldu. Stuttgart iyi oynamadığı maçta skor üstünlüğünü alınca iyice koruma çabasına girdi. Augsburg baskı yaratmaya çalışıyor fakat başaramıyordu. Oyunun son anlarında ise istedikleri fırsatları bulsalarda yararlanamayan ekip hak etmediği şekilde deplasmandan yenilgiyle dönmek zorunda kaldı. Stuttgart'da 2 haftadır bir isteksizlik söz konusu. Yoğun fikstürde normal karşılanabilecek durum olsa da genel kimliklerinden biraz uzaklaştılar. Haftasonu Fürth karşısında istedikleri ortamı bulabileceklerinden düzeleceklerine inanıyorum. Augsburg ise ligin en dibinde olabilir ancak en kötü futbolu oynayan takım asla değil. Basit hataları yapmamayı öğrendikleri zaman sonuca gitmesini de bilecekler.
NÜRNBERG – HOFFENHEİM 4-2
Ligin iki formsuz takımını karşı karşıya getiren mücadeleye ev sahibi iyi başladı. Haftalardır durgun olan Kiyotake'nin serbest vuruştan attığı golle öne geçtiler. 33.dakikada ise Volland'ın ortasına iyi yükselen Schipplock duruma dengeyi getiren golü attı. 43.dakikada ise yine bir duran top yine Nürnberg golü oldu. Gebhart'ın kullandığı serbest vuruş direkte patlamasına rağmen topu iyi takip eden defans oyuncusu Nilsson ev sahibini yeniden öne geçirdi. İlk yarı bu skorla sona erirken 2.yarı daha çok Nürnberg'in istediği şekilde gidiyordu. Dakikalar azaldıkça Hoffenheim risk almaya başladı. 69.dakikada Compper'ın pası kısa düşünce kaleciyi de geçen Polter, Nürnberg'i 3-1 öne geçirdi. Rakip kalede gol aramaya devam eden Hoffenheim 81.dakikada Nilsson'un elle oynamasıyla penaltı kazandı. Topun başına gelen Salihovic durumu 3-2'ye getiren golü attı. 86.dakikada ise maçın skorunu belirlemek tartışmasız sahanın en iyisi Kiyotake'ye düştü. Mükemmel bir vuruşla skoru 4-2'ye getiren ekip, Nürnberg'e rahat bir nefes aldırdı. Hoffenheim'da bu skorla Babbel'in geleceği iyice sorgulanmaya başlandı. Yönetim hala arkasında olsa da devre arasında en azından gönderilmesi bekleniyor. Basın toplantısında savunmayı eleştirmesi normal karşılanmalı. O gitsede mevcut isimlerle Hoffenheim'ın takım savunmasının düzelmesi neredeyse imkansız. Nürnberg ise Hoffenheim'ın zaaflarından iyi yararlanmasını bildi ve akıllı oynadı. Ancak iyi oynadı kelimesini onlar içinde söylemek çok zor. Kiyotake odaklı bir takım olduklarını gösterdiler. Kısacası Japon yıldızın mükemmel performansı sayesinde kazandılar.
BREMEN – LEVERKUSEN 1-4
Leverkusen, Bremen'in savunma zaaflarını iyi bilerek akıllı başladı. Hızlı hücumlarla rakip kalede etkili olmaya çalıştılar. Nitekim 33.dakikada sağdan gelişen atakta iyi bir organizasyonla golü de buldular. Golden önce Kiessling'in, Carvajal'in önünde göğsüyle indirdiği top günün güzel hareketlerindendi. 52.dakikada yine ani gelişen Leverkusen atağında, Lars Bender ilk golün sahibi Castro'yu iyi gördü ve deplasman ekibi skoru 2-0'a getirdi. Golden 1 dakika sonra ise Bremen atağında yapılan ortaya iyi yükselen Petersen farkı yeniden 1'e indirdi. Bundan sonra golü arayan Bremen olsa da pozisyonlara rahat giren Leverkusen'di. 74.dakikada kaptan Rolfes'in sert vuruşuyla durum 3-1'e geldi. Karşılaşmanın skorunu ise Schürrle'nin pasına iyi hareketlenen Hegeler belirledi ve deplasman ekibi zorlu deplasmandan çok kolay bir galibiyetle dönmesini bildi. Bremen'de ilk 11 oyuncuların ne kadar önemli olduğunu gördük. Arnautovic'in yokluğunda sadece ofansif açıdan değil takım halindeki kurgununda bozulduğunu gördük. Leverkusen ise iyi futboluna devam etti ve şu an için ligin en formda takımlarından biriler. Özellikle Kiessling-Schürrle'nin uyumu ve performansları dikkat çekici.
HAMBURG – SCHALKE 3-1
Maç öncesi birçok kesim Hamburg'un Son ve Van der Vaart gibi yıldızlarından yoksun çok zorlanacağını düşünüyordu. Düşüncelerinde de herkes haklıydı. Öyle ki ligde atılan 12 golün 6'sını atan Son ve 5 asist yapan Van der Vaart yoktu. Ancak karşılaşma çok başka başladı. Hamburg'da mevcut oyuncular adeta kendilerini ispatlama çabasında müthiş mücadele ettiler. Schalke'nin biraz rakibi küçümseme biraz da formsuzluğu eklenince ortaya beklenenden çok başka bir maç çıkardı. İlk yarı ev sahibinin daha iyi oyunuyla geçse de gol sesi çıkmadı. Son 45 dakikaya daha istekli başlayan Hamburg vardı. Nitekim kısa süre sonra Beister'in mükemmel vuruşuyla öne geçtiler. 64.dakikada ise günün en güzel gol organizasyonu geldi. Sağ kanattan Beister ve Diekmeier iş birliği sonucu Rudnevs topu boş ağlara yolamakta zorlanmadı. 80.dakikada ise Schalke penaltı kazandı. Topun başına geçen Huntelaar'ın topunu Adler çıkarsada Hollanda'lı takibi sonucu farkı 1'e indirdi. Uzatma dakikalarında Badelj'ın penaltısıyla skor belirlendi ve Hamburg kendisi adına çok önemli 3 puanın sahibi oldu. Schalke'de düşüş devam ederken ofansif açıdan da isteksiz olduklarını belirtmek lazım. Afellay'ın da sakatlığı onlar çok etkiledi ve bu maçta forma giyen Obasi'de beklenen katkıyı veremedi. Hamburg ise yıldızlarından yoksun iyi mücadele etti ve rakibinin kötü oynamasıda onları iştahlandırdı. Ancak bu futbolun anlık reaksiyon olduğunu düşünüyorum ve devre sonuna kadar zorlu maçlar onları bekliyor.
E.FRANKFURT – MAİNZ 1-3
Kadrolar açıklandığında Mainz'de, Müller'in yedek başlaması ve yerine 93 doğumlu Parker'ın 11'de başlamasına anlam verememiştim. İlk kez Bundesliga'da 11 çıkan isim mükemmel bir performans sergileyerek güne damgasını vurdu. İlk golde İvanschitz'e gol pası veren isim 2.golü de kendisi atarak E.Frankfurt'un ipini çeken isim oldu. İlk yarı Parker resitaliyle sonlanırken Mainz, ikinci yarının hemen başlarında bulduğu golle farkı 3'e çıkardı. 55.dakikada ise Mainz'in golcüsü Szalai kaleleri şaşırıp ters vuruşla topu kendi ağlarına gönderdi ve durum 3-1'e geldi. Karşılaşmada kalan dakikalar gol getirmedi ve Mainz hak ettiği 3 puanı alarak deplasmandan gülerek dönmesini buldu. Tuchel'in Parker kumarı tutması dikkat çekici olaydı. Müller gibi formda ismi yedek bırakıp onu oynatması büyül cesaret örneğiydi. Genç oyuncuda hocasını mahcup etmedi ve etkili bir performans ortaya koydu. E.Frankfurt'da ise beklenen oyun sahada yoktu. Occean gol yollarında etkisiz oynayınca ofansif açıdan da hayli zorlandılar. Savunmada da Anderson'un olmaması onları ciddi anlamda etkiledi. Yenilgiden çok Schwegler ve Zambrano'nun aynı anda 5.karttan cezalı duruma düşmeleri Veh'i kara kara düşündürmeye başladı. Düsseldorf maçı bu yüzden onlar adına zorlu olacak.
HANNOVER – FÜRTH 2-0
Maçın hemen başında Diouf ile öne geçen Hannover adına kolay bir maç olacağı görüntüsü oluşmaya başlamıştı. Ancak dakikalar ilerledikçe Fürth, rakibinin savunma zaaflarından da yararlanarak etkili olmaya başladı. Maçta dengeyi kuran deplasman ekibi daha akıllı olsa beraberlik golünü ilk devreden bulabilirdi. İkinci yarı daha derli toplu olan Hannover biraz da tempoyu düşürünce istediğini yapan taraf oldu. Büskens oyuna 67.dakikada iki değişiklik ile müdahele etti. Pekovic ve Asamoah'ı kenara alan teknik adam iki forvet oyuncusu Nöthe ve Azemi'yi sahaya sürdü. Ancak bundan 2 dakika sonra Eggimann'ın attığı gol takımın tüm planlarını alt-üst etti. Büskens baskı kurmak adına hamle yapsada yenilen gol takımın dengesini iyice bozdu. Kalan dakikalar ise başka gol getirmedi ve Hannover sahadan 2-0'lık galibiyetle ayrılmasını bildi. Hannover'de, Freiburg ve Gladbach yenilgilerinden sonra kazanılması çok önemliydi. Fürth ise beklediğim performansın altında kaldı ve ofansif açıdan yine tatmin etmeyerek 90 dakikayı tamamladı.
